22 °C

Grip aşısında talep, doz aşımına uğradı!

Grip aşısı dönemi geldi. Önceki yıllarda grip aşısı popülasyonu yüzde 1.5’larda kalan Türkiye’de bu yıl pandemi kaynaklı talep patlaması yaşanıyor. Oysa üreticiler yıllık kullanıma göre ülkelerin dozunu belirliyor.

Grip aşısında talep, doz aşımına uğradı!

YASEMİN SALİH

Dünya Sağlık Örgütü’nün Kuzey ve Güney yarıküreler için belirlediği grip aşısı dönemi yaklaştıkça akıllardaki sorular da artıyor. Türkiye için, 20202021 döneminde grip aşısı, ekim ve kasımda iki parti halinde gelecek. Ancak bu yılın en büyük handikapı, pandemiden dolayı bir anda katlanan talep artışının arzın çok üzerine çıkmış olması. DÜNYA, grip aşısında herkesin merak ettiklerini uzmanlarına sordu.

TÜRKİYE’NİN GRİP AŞISI KARNESİ NASIL?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), her iki yarımküre için her yıl belirlenen tarihlerde mümkün olduğu kadar çok insanın grip ve pnömoni (zatürre) aşısı yaptırması gerektiğini açıklıyor. Özellikle de “riskli grup”ta yer alan bireylerin her yıl sonbaharda aşılanmaları gerektiği belirtiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Mehmet Ceyhan’ın verdiği bilgilere göre bu grup Türkiye’de yaklaşık 35 milyon kişilik büyük bir nüfus. Ancak önceki yıllardaki kullanım oranlarına bakıldığında Türkiye’de genel nüfusun yüzde 1.5’i aşı yaptırıyor. Bu risk gruplarında Türkiye’de aşılama oranları dünyanın oldukça gerisinde seyrediyor. Oysa DSÖ riskli grubun en az yüzde 75’inin aşı yaptırması gerektiğinin altını çiziyor.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, mutlaka aşı yaptırması gereken bir grup olduğunun altını çizerek, “Sağlıklı insanların da aşı yaptırmalarını öneriyoruz” diyor. Riskli grup olarak belirtilen başlığı ise şöyle açıklıyor: “65 yaş üstü yetişkinler ve 5 yaşına kadar olan çocukların aşı yaptırmaları gerekiyor. Bunun yanında kronik hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemini etkileyecek tedavi görenler (kanser hastaları gibi), akciğer hastalıkları, özellikle de astımı olanların mutlaka grip aşısı yaptırmalarını öneriyoruz. Gebelerde grip anne ve bebek ölümlerine yol açabildiği için gebeleri de bu gruba koyuyoruz. Sadece kronik akciğer hastalıkları ve astımı olanlar Türkiye’de 20 milyon kişi ve önceki yıllarda biz bunun sadece yüzde 4.4’ünü aşılayabildik.”

BU YIL YETERLİ DOZDA AŞI GELECEK Mİ?

Türkiye’de grip aşısı ruhsatı olan birkaç uluslararası üretici var. Bunlar da tüm dünyadaki üretimlerini, bulundukları ülkelerdeki yıllık tüketime göre belirliyor. Türk Eczacıları Birliği’nden Serdar Türkaydın, Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 2.5 milyon kişinin grip aşısı yaptırdığını söylüyor. Zorunlu olmadığı için insanların grip aşısına ilgi göstermediğini anlatan Türkaydın, “Biz eczaneler olarak geçen yıl 1.5 milyon doz aşı verdik. Bunun dışında özel hastanelerde de aşı yapılabiliyor. Oradan da yaklaşık 1 milyon doz yapıldığını düşünüyoruz. Tam bir rakam bulunmamakla birlikte Türkiye, 2.5 milyon dozun üzerinde aşı kullandı. Üretici bir sonraki yılın planlamasını buna göre yapıyor. Yani bu yıl ihtiyaç 35 milyon, bize ayrılan üretim ise en fazla 3 milyon” diyor.

DEVLET GRİP AŞISINI KARŞILIYOR MU?

Grip aşısı “İsteğe bağlı aşı” grubunda yer alıyor. Bununla birlikte Türkiye’de grip aşısı geri ödeme sisteminde yer alıyor ve ücret devlet tarafından karşılanıyor. Aile hekimlerine gidilerek grip aşısı talep edilebiliyor. Bunun dışında eczaneye gidip aşı satın almak da mümkün. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Biz burada bilim insanları olarak önceliğin riskli gruptaki kişilere verilmesini öneriyoruz; ancak Türkiye’deki 35 milyon kişilik ihtiyacı karşılayacak bir üretim yok” diyor.

AŞININ, COVID-19'A ETKİSİ VAR MI?

Bu sorunun yanıtı “Direkt bir etkisi yok” şeklinde. Ceyhan, şu anda grip ya da başka bir aşının COVID-19’a etkisi olmadığını söylüyor. Ceylan, “Ancak pandemi döneminde belirlendi ki, bir insana arka arkaya hem grip hem de koronavirüs bulaşırsa, ikisi de kalp ve akciğerleri etkilediği için seyri çok daha ağır olacaktır. Grip küçümsenmeyecek bir hastalık. Şimdi grip mevsimi yaklaşıyor. Bunun yanında koronavirüs de yükselişe geçti. Yani Kuzey Yarımküre’de vakalar artıyor. Bu nedenle DSÖ tüm ülkelere ‘mutlaka grip aşısı yaptırılmalı’ uyarısında bulundu” uyarısını yapıyor.

Sanofi Pasteur: Ani talep artışına cevap verilmesi mümkün değil

Grip aşısıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Sanofi Pasteur Türkiye ofisi, konuyla ilgili dünyadaki kurallara da değindi. Şirketten gelen yanıtta şu bilgilere yer verildi: "Grip aşıları, yılda iki farklı kampanya halinde ve Kuzey yarıküre ülkeleri ile Güney yarıküre ülkeleri için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün belirlediği suşlara (aşının içinde dahil olan 4 virüs tipi) göre farklı şekilde formüle edilerek üretiliyor. Sanofi olarak, ülkemizin de içinde bulunduğu Kuzey yarıküre için, Şubat 2020 ortasında DSÖ’nün yeni suşları belirlemesi ile üretim yaptık. Grip aşısında üretimi ve kalite kontrolleri tamamlanan seriler, partiler halinde ülkelere dağıtılıyor. Tüm dünyada aşı dozlarının planlaması grip sezonundan 8 -10 ay önce, geçmiş dönemdeki talep ve rakamlar göz önüne alınarak yapılıyor. Bu hassas süreçte, aniden çıkan pandemi koşullarında dünya çapında ani gelişen bir talep artışına cevap verilmesi, kapasite miktarı artmasına rağmen, belirttiğimiz süreçlerden ötürü, mümkün değil."

COVID-19 testleri temmuzdan itibaren daha ulaşılabilir oldu

Özellikle gurbetçi ve turistlerle ilgili açıklanan Avrupa Birliği koronavirüs seyahat kuralları çerçevesinde, COVID-19 testlerinin yaygınlaştığı görülüyor. Koronavirüs testleri temmuz ortalarından bu yana gerek kurumsal gerekse bireysel anlamda daha ulaşılabilir oldu. Kurumlar çalışanlarına ya da tedarikçilerine PCR ya da antikor testi yaptırmak istediklerinde büyüklüklerine göre farklı yollara başvuruyorlar. TİM gibi büyük gruplar, özel sağlık kuruluşlarına bir çağrıda bulunup ihale yöntemini izledi. Bu sürecin sonunda lokasyonlarına yakın bir özel hastane ile anlaşma yapıp, binadaki tüm kurumlarla birlikte çalışanlara PCR ve antikor testi yapıldı. Ancak daha küçük şirketler de bu kadar uzun bir süreç olmamakla birlikte benzer yolu izliyor ve bir özel sağlık kuruluşuyla anlaşarak çalışanlarına test yaptırabiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda açıkladığı yaklaşık 270 laboratuvarda test yapılıyor. Hastaneler de testlerini buralara gönderiyorlar. Test ücretleri de hastanelere göre 250 TL’den başlayıp bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. Bunun dışında devlet, gerekli gördüğü vakalara test yaptırıyor. Sonuçların süresindeki farklılık, PCR test kitine göre değişiyor. Bu kitler 100’er vakalık paketlerden oluşuyor. Kitin sonlarına denk gelinmişse sonuç hemen çıkıyor, Kitin başlarında ise 100 vakanın dolması beklendiği için sonuç uzayabiliyor.

İnternetten alınan test güvenli mi?

Son dönemde sağlık otoritelerini tedirgin eden konulardan biri de internetten satılan COVID-19 ve antikor testleri. Şu anda eczaneler test satışı için yetkili değiller. İnternette fiyatı 50 ila bin 500 TL arasında değişen çok sayıda test satılıyor. Eczacı Serdar Türkaydın, bunun mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ve toplum sağlığını tehlikeye attığını vurguluyor. Türkaydın, "Yurtdışından ithal edilerek gelen, kaynağı belli olmayan bu testleri birçok kişi yaptırıyor. İsteyen internetten ulaşıyor. Bu riskli bir durum çünkü hangi test ne kadar güvenilir bilinmiyor. İnsanlar en fazla daha önce bir enfeksiyon geçirip geçirmediklerini öğrenmek için parmaktan alınan kanla yapılan antikor testlerine yöneliyorlar. Bu testlerin alınıp uygulanmasını önermiyoruz. Bakanlığın bu konuda planlama yapması, kontrollerin artırılması gerekiyor" diyor.

ECZACILAR: Bizi vatandaşla karşı karşıya getirmeyin

Türk Eczacılar Birliğinden Serdar Türkaydın, Türkiye’de daha önce görülmemiş bir grip aşısı talebiyle karşı karşıya olduklarını belirtiyor. Görüştüğümüz bazı eczanelerin "Bende daha şimdiden 1.000 kişi aşı için listeye adını yazdırdı" şeklindeki sözlerini değerlendiren Türkaydın, "Matematik ortada. 35 milyon ihtiyaç, 2-3 milyonluk da doz var. Bakanlığın mutlaka devreye girip planlama yapması lazım. Önceliği riskli gruplara veren bir aksiyon alınması gerek. Eczacı ile hastayı karşı karşıya getirmemesi gerekiyor. Bizler bazı durumlarda özel izinlerle ilaç getirebiliyoruz. Belki yeni bir izinle, eczacılar grip aşısını da böyle getirebilir. Böylece zaten COVID-19 nedeniyle kalabalıklaşan hastanelerde bir de grip yoğunluğu olmasını, bunun getireceği ek riskleri ortadan kaldırmış oluruz" şeklinde konuşuyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap