18 °C

Hariri suikasti davası: Suriye ve Hizbullah'ın karıştığına dair kanıt yok

Lahey'deki Uluslararası Lübnan Mahkemesi, Hizbullah liderliği veya Suriye hükümetinin Refik Hariri suikastine karıştığına dair kanıtın olmadığını açıkladı. Hizbullah üyesi Ayyaş suçlu bulunurken, diğer üç sanıkla ilgili yeterli delilin olmadığı belirtildi.

Hariri suikasti davası: Suriye ve Hizbullah'ın karıştığına dair kanıt yok

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 15 yıl önce Başbakan Refik Hariri'ye bomba yüklü kamyonla düzenlenen suikastle ilgili Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı olarak Lahey'de özel kurulan Uluslararası Lübnan Mahkemesi, 2600 sayfalık kararı açıkladı.

Bugünkü duruşmada karar özetini okuyan Yargıç David Re, Lübnan'ın İran destekli Şii örgütü Hizbullah'ın liderliğinin ya da Suriye hükümetinin Hariri suikastına karıştığına dair kanıt olmadığını duyurdu.

Davada 4 Hizbullah üyesi Hariri suikastının komplosunu kurmakla itham edilirken, son 15 yıldır ABD ile İsrail destekli kesimler suikastle ilgili Hizbullah ve Beşar Esad yönetimini suçlayan açıklamalar ve iddiaları kamuoyuna servis etmişti.

"Ortadan kaldırmak için saikleri bulunabilir, ama kanıt yok"

Sputnik'teki habere göre, Yargıç David Re, "Dava dairesi, Suriye ve Hizbullah'ın Hariri ile siyasi müttefiklerini ortadan kaldırmak için saiklerinin bulunabileceği görüşünde olmakla birlikte Hizbullah liderliğinin Hariri'nin öldürülmesine müdahil olduğuna dair kanıt yoktur ve Suriye'nin müdahil olduğuna dair de doğrudan kanıt bulunmamaktadır." dedi.

1975-90 arasındaki Lübnan iç savaşının ardından 5 kez başbakan seçilmiş Refik Hariri'nin oğlu, Sünni blok lideri ve eski Başbakan Saad Hariri, Lahey'deki mahkeme salonunda kararın açıklanmasına katıldığına dair sosyal medyada paylaşım yaptı.

Oğul Hariri, 2010'da dönemin başbakanı sıfatıyla yaptığı açıklamada, babasının öldürülmesiyle ilgili Suriye hükümetinin suçlanmasıyla hata edildiğini dile getirmişti.

Karar açıklandı

Mahkeme, Hizbullah üyesi Selim Cemil Ayyaş'ı suçlu buldu ancak cezası açıklanmadı.

Hizbullah üyesi diğer üç sanığın ise "saldırıda suç ortağı olduklarına dair yeterli delil olmadığı" ifade edildi.

Refik Hariri'nin önemi

BM mahkemesinin kararının ardından gelişmiş yöntemlerle ve karmaşık bir planlamayla düzenlenen suikastle ilgili gözler İsrail ile müttefiklerine çevrildi.

Suudi Arabistan'daki inşaat işleriyle büyük servet edinen, Suudi pasaportu bulunan Refik Hariri, Lübnan'ın mezheplere dayalı siyasi sistemindeki en güçlü Sünni liderdi. İlk kez başbakan seçildiği 1992'den itibaren iç savaşta harabeye dönen Beyrut'u yeniden inşa eden Refik Hariri, 2004'te Suriye'nin Lübnan'ın içişlerine karışıp karışmadığına dair Cumhurbaşkanı Emil Lahud'la yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle istifa etmişti.

Suikastten dava sürecine

14 Şubat 2005'te düzenlenen, toplam 22 can alan ve 226 kişiyi yaralayan suikastle ilgili BM soruşturması açılmasını, 2007'de uluslararası mahkeme kurulması izlemişti.

Dosyada, 297 tanık ifadesi ve 3 bin 131 belge delil olarak bulunuyor.

Mahkeme, 30 Haziran 2011'de Hizbullah üyeleri Selim Cemil Ayyaş, Mustafa Emin Bedreddin, Hüseyin Hasan Anisi ve Esed Hüseyin Sebra hakkında "Hariri suikastını planlamak ve düzenlemek" suçlamasıyla tutuklama kararı verdi. Bulunamayan 4 zanlının 2 Şubat 2012'de gıyabında yargılanmasına başlandı. Aynı yıl bir Hizbullah üyesi hakkında daha tutuklama kararı çıkarıldı.

Hizbullah ise gerçek kanıtlar bulunmadığını iddia ederek, iddianameyi reddetti.

Zanlılar arasında bulunan Hizbullah Komutanı Mustafa Emin Bedreddin, 2016 yılında Suriye'de öldürüldü.

Dava sürecinin uzaması nedeniyle 23 Aralık 2017'de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Uluslararası Lübnan Mahkemesi'nin görev süresini 3 yıl daha uzattı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap