25 °C

Her şey tahmin ettiğimiz gibi oluyor

Her şey tahmin ettiğimiz gibi oluyor

 

 

Can KOMAR / Grand Trade Türkiye Temsilcisi

 

Ama, keşke olmasaydı…

2008 yılının Ağustosunda başlayan sıkıntılar, ine çıka hala devam ediyor.  Zor dönemlerden geçiyoruz.  Bu zorluğu, sanayicisi de, tüccarı da, çelik üreticisi de yaşıyor.

Bazı okurlarımdan olumlu görüşler alırken, diğer bazı dostlarım da karamsar şeyler yazmamdan duydukları rahatsızlıkları dile getiriyorlar.  Ama ne yapayım ki, şartları oluşturan ben değilim.  Sadece yorumluyorum.

Geleceği görebilen kişilerin, bundan ekonomik olarak yararlanabilmesi gerekir.  Piyasalar yükselirken de, düşerken de, olanları öngörebilmek çoğu kişiye para kazandırır.  Eğer  son 2 yıldır, her ay sizlerle paylaştığım öngörüler dikkatle izlense idi, pek çok firma bugün hayatta olacaktı.  Kazanılan yüzlerce milyon dolar kaybedilmemiş olacaktı.  Önemli olanın geçmiş değil, gelecek olduğu bilinci ile yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.

Dünya piyasalarında olanlara bir göz gezdirelim

Hurda fiyatı düştü; Kütük fiyatı düştü; Sac düşüyor, düşmeye devam ediyor; ArcelorMittal , Severstal, 3. Çeyrekte fırın kapatıyor, kapasite daraltıyor; Altın fiyatı çıkıyor; Borsalar düşüyor; Petrol fiyatı istikrarsız; Erdemir liste fiyatından vazgeçti, müşteriye göre fiyat veriyor; Euro düştü, Dolar çıktı; Çin, vergi iadelerini kaldırdı; İlyiç ele geçirildi; Ramazan geliyor; Ağustos bakım tatilleri geliyor; Otomotiv ihracatı Haziran'da düştü .  Gelecek karanlık; Dünyada deflasyonist baskılar artıyor; Merkez bankası faiz artırdı; Ekonomik büyüme önce düştü, sonra biraz çıktı; Türkiye ilk çeyrekte %11.7 büyüdü; Türkiye ikinci çeyrekte daraldı; Son 2 aydır tüm küresel piyasalarda büyük bir durgunluk var; Demir çelik ihracatında yeni yüzler: Singapur, Brezilya, İsrail; Mısır, demir çelik ihracatında düşüşte; AB 1 trilyon dolar kurtarma paketi açıkladı; Çin 2 trilyon yuan teşvik paketi açıklamaya hazırlanıyor; Küresel toparlanmanın hız kestiği kanısı güçleniyor; G20 zirvesi kararsızlıklarla dolu geçti, elle tutulur bir karar çıkmadı; AB ekonomiyi daraltacak önlemler alıyor; ABD, küresel ticaretin zarar göreceği düşüncesi ile buna karşı çıkıyor; AB ulusal çıkarlarını, küresel çıkarların üstüne koyuyor; Bütçe açığı ve borç yükü büyük olan AB ülkeleri yalnızlaşmaya ve kopmaya doğru gidiyor; ABD ve AB, küresel tüketimin %60'ına hükmediyor.  Oralarda durum düzelmedikçe, hiçbir yerde düzelmez; BM dolardan çıkın uyarısı yaptı; AB çatırdıyor bunun sonunda üye sayısı azalabilir; Bankacılık sistemi masaya yatırılmaya çalışılıyor ama kimse tınmıyor; BRIC, ABD hâkimiyetinden yırtılmaya çalışıyor…

Evet, geçtiğimiz ay işte bunlar oldu.  Peki, bütün bunlar ne demek oluyor?

Bu noktaları birleştirdiğinizde, pek güzel şeylerin olmadığını anlayabilmek için müneccim olmaya gerek yok. 

Çelik fiyatları

Sıcak sac fiyatları, Çin'de 550 USD FOB'a kadar geriledi.  Tüm piyasalarda, sac fiyatları iniyor ve yine de yeteri kadar satılmıyor.  Piyasalarda talep azlığı göze çarpıyor. 

Hurda fiyatları, ay başındaki 350-365 $/t seviyesinden, 320-335 $/t seviyelerine indi.  Piyasalarda talep darlığı çok belirgin.

Kütük fiyatları, ay başındaki 505-530 $/t seviyesinden, 470-480 $/t seviyelerine indi.  Talep darlığı burada da göze çarpıyor. 

Dünya pazarları

Tüm dünya pazarlarındaki dinamiği olumsuz etkileyecek olan AB ekonomisinde sarı alarm uyarısı yapılıyor.  Krizin başından beri G20 toplantıları ile krizi alt etmeye çalışan ABD ve İngiltere, en sonunda Avrupa'nın en güçlü ekonomisi, Almanya'nın vetosunu yedi.  Almanya, bir anlamda "ben küresel ticaretmiş filan anlamam arkadaş, bizim durumlar kötüye gidiyor.  Ben öncelikle kendimi düşünürüm" dedi ve AB ekonomilerini daraltıcı önlemlere yeşil ışık yaktı.

Bütçe açığını ve borçlanma düzeyini azaltmayan veya azaltamayan ülkeleri dışlayacak bir sistem gelişmeye başladı.  Bu ülkeler, AB'nin bazı fonlarından yararlanamayacaklar.  Dolayısı ile cezalandırılacaklar.  Bu gidişat, bazı ülke halklarının yaşamlarını kabusa çevireceği için, AB içinde bazı milliyetçi akımlar gelişebilecek.  ABD Merkez Bankası eski başkanının dediği gibi, bu sürecin sonunda AB'ye üye ülke sayısı azalabilecektir.  Bu durum, söylemesi olmasından daha kolay bir durumdur.  Ayrılık ve çatırdama sancılı ve acı olacaktır. 

ABD, hızla dünya ticaretindeki konumunu yitirmeye başlamıştır.  Birleşmiş Milletler'den geçen hafta yapılan açıklamada, Amerikan Dolarının, küresel kur olabilmek için yeterli istikrara sahip olmadığı belirtilmiştir.  BM, dünya ülkelerine, ellerindeki dolar rezervlerini azaltmaları yönünde bir çağrı yapmıştır.  Peki, ülkeler ellerindeki dolarları çıkartıp yerine Euro'mu alacaklar?  Hayır, BM onun da cevabını vermiş:  IMF'in kullandığı sanal kur olan SDR'yi önermiş.  6 ay kadar önce, elinde ABD dışında, dünyanın en büyük dolar rezervi olan Çin de aynı öneride bulunmuştu.  Bu haberlere dikkat ediniz.  Dolar, çok yakında beş para etmez bir konuma indirgenebilir. 

Dünya'nın dolardan kaçması ise, 2012 filminde yaşanılan tabanın çökmesi ile aynı derecede bir etki yaratacaktır.

Türkiye'ye etkileri

Türkiye'nin ihracatının %50'si AB'ye yapılmaktadır.  Ürettiğimiz otomobillerin %70'i de AB'ye gitmektedir.  Peki, yukarıda özetlediğimiz AB  pazarındaki durumlar, Türkiye'nin ihracatını nasıl etkileyecektir diye sorsak, cevabı bulmak çok zor olmayacaktır.  Haziranda düşen otomotiv ihracatı, daha uzun bir süre düşecektir.  2008 Aralığını tekrar görmek mümkündür.  Hatta daha da kötüsünü görebiliriz.

Çelikçiler ne yapıyor

Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan ArcelorMittal, bu olası sıkıntıları görmektedir.  Bu nedenle, "şimdilik" kaydı ile %10'luk bir kapasite azaltışına gitmiştir.  Severstal da onu takip etmektedir.  Diğer üreticilerin de yakında bu tip açıklamalar yapmasını bekleyiniz.

Erdemir'de yönetim değişmiş ve satış ve pazarlamada radikal bazı kararlar alınmıştır.  Erdemir artık liste fiyatı açıklamayacaktır.  Müşteriye göre fiyat verecektir.  Bu bir açıdan bakıldığında, koca bir tankeri motosiklet gibi kullanmaya benzer.  Ancak, diğer açıdan bakıldığında son derece akılcı bir yöntemdir.  Erdemir'in ürünlerine rakip olabilecek çok farklı üreticiler vardır.  Örneğin, genel endüstriye hitap eden ticari kalite sıcak, soğuk ve galvanizli sacların rakipleri (ve rakip fiyatlar) farklıdır, otomotiv saclarının rakipleri (ve rakip fiyatları farklıdır).  Dolayısı ile, tüm bu Pazar dengeleri, tek bir liste fiyatı ile yönetilemez.  Erdemir rekabet şartlarına göre, bazı ürünlerde indirim yaparken, diğer bazılarında fiyat artırabilmelidir.  Yapılan değişiklik budur. 

Ancak bu noktada sorulması gereken çok önemli bir soru şudur:  Bu değişiklik neden şimdi yapıldı?  Neden gerek görüldü?

Cevabı basittir:  Sıkıntılardan kurtulma stratejisidir.  Tüm dünyadaki çelik üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar, Erdemir'i de sıkıştırmaktadır. 

Düşen savunma kalkanları

Bakınız, Ukrayna'nın en büyük üreticilerinden olan İlyiç, dostane olmayan bir ele geçirmeyle sahip değiştirdi.  Bunun nedeni, kriz süresince düşük fiyat ve yüksek maliyetlere maruz kalan İlyiç'in savunmasının son derece düşük seviyelere inmiş olmasıdır.   Aynı şey Erdemir'in de başına gelebilir.  Unutmayın ki, Erdemir'in hisse senetlerinin %25'e yakını, ArcelorMittal'in kasasındadır.  Mittal Bey, bu tip dostane olmayan ele geçirmeler konusunda uzman bir adamdır.  Köpekbalığı gibi, her an ısırmaya hazırdır.  Mittal'in Arcelor'u nasıl ele geçirdiğini hatırlamanızı isterim.  Erdemir'in ayrıca ivedilikle Borçelik'teki ve Ambalaj çelik merkezindeki hisselerini de satmasın öneriyorum. 

Piyasalara dönelim. 

Temmuz ayında bir miktar alım yapılacaktır.  Bu alımlar, stokların azalması nedeni ile olacaktır.  Bazı sanayiciler yaz tatili sırasında üretim yapmayacakları için Temmuz ayında stok yapacaklardır.  Bu talep, fiyatları az miktarda besleyecek ve düşen fiyatlara geçici bir destek verecektir.

Ancak, Ağustos tatilleri ve Ramazanın bir arada olması nedeni ile Temmuz sonundan Eylül ortasına kadar düşük bir dönem geçireceğiz.

Daha sonra ise, çalıştırmaya çalıştığımız motorun bir türlü marşa basmadığını üzülerek göreceğiz.  Çünkü, AB ve küresel pazarlar esas sıkıntıyı o dönemlerde yaşamaya başlayacaklardır.

2008 krizinde de Ağustos tatilleri bir kırılma noktası idi.  Yine aynısı olacaktır. 

Önerim

Dikkatli olmanızı, Temmuz sonuna kadar tüketemeyeceğiniz stoka girmemenizi,  maliyetlerinizi tekrar düşürmek için planlar yapmanızı ve hatta bu planları Temmuz sonundan itibaren uygulamaya sokmanızı öneriyorum.

Kriz gelecek, hayat devam edecek…

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.