İhracatta çalan alarm zilleri 2015 yılını olumsuz etkiliyor

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DR. ALİ TOPÇUBAŞI / Topcubaşı Gruop YKB.

Geçen yıl milli gelirimizin yüzde 4 artması ön görülürken, sonrasında yüzde 3.5'e çekilen rakam, önemli bir sapma ile bunun da aşağısında kaldı. 2014 yılı milli gelirinin beklentinin aşağısında yüzde 2.9 büyümesinde, iç talepteki zayıflık nedeni ile ancak yüzde 1.1 oranında katkıda bulunması, ihracatın yüzde 4 artışı nedeni yüzde 1.8 artışın etkisi olmuştur. 2015 yılı Ocak ayında yüzde 9.6 oranında azalan ihracat, mart ayında daha da gerileyerek yüzde 13.6 ya yükselmesi ile beklentileri tersine döndürerek, alarm zillerinin de çaldığını göstermektedir. Bu yılın ilk 3 ayında ihracat yüzde 6.8 gibi yüksek oranda azalırken, halbuki geçen yıl yüzde 6.2 oranında artmıştı. İhracatta bu eğilimin yıl sonuna kadar sürmesi halinde, 2015 yılı milli gelirimizin beklentilerin aksine eğer iç talep uyandırılmadığı taktirde azalması muhtemeldir. 2012 yılında yüzde 2.2 oranında artan milli gelirimiz, 2013 yılında yüzde 4, 2014 yılında artış yüzde 2.9 a düşmüştür. Son 3 yılda 50 yılın ortalamasının çok altında kalan milli gelir artışı, 2015 yılı muhtemel gerilemesinin önleme yollarını bulmak zorundadır. Çünkü, fert başına milli gelirimiz 2008 yılında 10 bin 438 dolar iken, 6 yıl sonra 2014 yılında 10 bin 444 dolarda kalarak, 2023 yılında Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacak hedefinin çok aşağısına yuvarlanma tehdidini beraberinde getirmektedir. Nitekim, 16'ıncı büyük ekonomiden 19'unculuğa yuvarlanarak, ilk 20 dışında kalma ihtimalimizi de dikkate almamız gerekmektedir. 

Bunun için dünyada büyük kriz var bahanesine sığınmamız gerekmektedir. Dünya ekonomisi 2014 yılında ortalaması yüzde 3 ün üzerinde, ABD ekonomisi yüzde 2.5, Çin ve Hindistan'ın yaklaşık yüzde 7 büyümesini dikkate almamız gerekmektedir. Ayrıca toplam milli geliri 17 trilyon dolar olan ABD'nin yüzde 2.5 büyümesi ülkemizin toplam milli gelirinin yaklaşık 53'ünü kadar kendine katarken, 10 trilyon dolara dayanan milli geliri olan Çin yüzde 7 büyümesi bizim milli gelirimizin yaklaşık yüzde 90 oranında katması anlamını taşımaktadır. Diğer bir anlatımla yine bizim 5 katına yakın 3 trilyon 700 milyar dolarlık milli geliri olan Almanya'nın yüzde 2.5 büyümesinin karşılığı olarak da bizim yüzde 12.5 büyümemizi gerektirdiğini aradaki farkın daha fazla açılmaması için dikkate almamız gerekmektedir. Geçmiş küçümsenerek bir yere varılamayacağını, Osmanlının 1929 yılına kadar borçlarının ödenmesine karşın Cumhuriyetin ilk 15 yılında ortalama büyümenin yüzde 11.8 olduğunu,ayrıca koalisyonlu dönemlerin yoğun olduğu son 50 yılda bile ortalama büyüme nin yüzde 4.1 olduğunu göz önüne alarak seçimlerden sonra yeni bir programla kurucunun hedeflediği muasır medeniyet seviyenin üstüne çıkma hedefine varmak için çalışmalara ağırlık vermemiz gerektiği aşikardır.