İttifak icrayı İstanbul'a taşıdı üç sektörde hızlı büyüyecek

2009 itibariyle 787 milyon lira ciro yapan İttifak Holding, "Version 2.0" denilen yeni dönem planlarını uygulamaya koydu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İbrahim EKİNCİ

İSTANBUL - İttifak Holding, önemli bir hikaye. Araba almak için yardımlaşmak amacıyla bir dayanışma mekanizması oluşturan 20 kafadarın girişiminden 787 milyon lira ciro yapan, 5 bin 200 kişinin çalıştığı bir şirketler grubuna dönüşümün hikayesi...

Temellerini atan 20 arkadaş, şirkette hala ortak. 3'ü de şirketin yönetiminde. İttifak Holding'in kuruluşu ve farklı sektörlere girmesi birinci aşama olarak değerlendirilebilir. Şirketin hayatındaki ikinci önemli adım hisselerinin borsaya kote edilmesi... Şimdi şirket yeni ve üçüncü büyük adımın eşiğinde. Bunun için yönetiminde önemli değişimler oldu. Profesyoneller güçlendi. Şirketin İcra Kurulu, İstanbul'a taşındı. Perakende ve gayrimenkulde büyük yatırım kararları var. Bunlarda ulusal ölçekte bir marka yaratmak için İstanbul'a yatırımı çok önemli görüyorlar.

CEO Ramazan Keser, yeni planlarıyla ilgili olarak, "İnşaat şirketimiz SEHA yurtdışında daha önemli işler alacak. Esas ihracatta etkili olmak istiyoruz. Bunun için 60'a yakın ülkeye ihracat yapan Selva'yı büyüteceğiz. Makinede daha etkin bir şirket olmak istiyoruz. Yeni bir sektör yok ama üzerinde çalıştığımız konular var. Tekstilden çıktık, mobilyadan çıktık. Yemde küçüldük. Hala rekabetçi olmayan şirketlerimiz var.

İMKB'de hissemizi almış olanları saymazsa SEHA dışında yabancı ortağımız yok. İştiraklerimizin tamamında ana hissedarız. Sadece unvan gerektiren birkaç şirkette başka ortaklara ait hisseler veya AŞ‘lerde 5 kişiyi tamamlamaya dönük küçük hissedarlıklar vardır. İştirak ve bağlı ortaklık durumunda 18 şirketimiz var. Ama grubun lokomotifi, gelirlerinin yüzde 90'ı Adese Alışveriş Merkezleri, SEHA Yapı, Selva Gıda ve İmaş Makine'den geliyor" dedi.

Marka için İstanbul'a geliyor

İttifak Holding, Konya'da konut işinde en büyük şirket. SEHA Yapı 10 bine yakın konut üretmiş. Keser, "Bizden çok daha azını üretenler ‘marka' ama biz bu kadar üretime rağmen ulusal bir marka olarak görülmüyoruz. Yılda 2 bin konut üretebilecek kapasitemiz var. TOKİ ihalelerine giriyoruz. Birçok yerde yaptık.

Marka yatırımı için İstanbul'da olmak gerekiyor. Ayrıca diğer yerlerdeki gayrimenkul yatırımları İstanbul kadar karlı olmuyor. Anadolu'daki işler marka değeri oluşturmaya yetmiyor. Şimdi İstanbul'da arsa bakıyoruz. Anadolu Yakası‘nda Kartal, Maltepe, Ümraniye civarı olabilir. Ereğli, Aksaray ve Konya'da AVM yatırımlarımız var" diye konuştu.

Perakende de büyüyecek

İttifak Holding'in hızla büyüme amacında olduğu bir diğer sektör perakende. Bu sektörde 3 AVM dışında Adese zincirinin sahibi. Adese marketleri 500 metrekarenin üzerinde mağazalar. İkinci markası Adesem ise 500 metrekare altı marketlerden oluşuyor. İstanbul'da da Adese marketleri var. CEO Ramazan Keser, Adesem'i de önemli bir ulusal marka yapmak, büyüklüğüne eşit bir bilinirlik sağlamak için İstanbul yatırımlarına ağırlık vereceklerini belirtti.

Keser, perakende ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Anadolu'nun en büyüğüyüz. Sektörde 6'cıyız. Hedef ilk 5'te olmak. Eti çok önemsiyoruz. Kendimiz üreteceğiz. Manav ve unlu mamullerde kendi karakteristiğimizi yansıtacağız. Paketsiz üründe kaliteyi artıracağız. Son 5 yılda ortalama büyümemiz yüzde 19 civarında. Hızlanmak istiyoruz. 580 milyon ciromuz var bu sektörde. Marmara'da, özellikle İstanbul7da olmak istiyoruz. 3 - 4 yıl daha bu hızda büyümez şart. Bunun için, daha önce Mersin ve Ankara'da yaptığımız gibi küçük market zincirlerini satın alabiliriz. 2009'da 70 milyon liralık yatırım yaptık, çoğu perakendeye oldu."

'Taşıyıcı annelik'le hayvancılık yatırımı

Ramazan keser'in anlatımına göre şirketin perakendede büyüme kararı ile birlikte ele alınan başka bir sektör daha var; hayvancılık yatırımları... Keser, et, sebze ve meyvede kendi marketlerini besleyecek, artı yaratacak bir büyüklüğe erişmek istediklerini anlattı. Keser, "Bu konular bizim farkımız olacak" dedi.

Şirketin şu anda 380 büyükbaş, 3 bin civarında küçükbaş hayvanı var. Bunları et için besliyor ve marketlerinde satıyor. Ancak artık yetersiz kalıyor. Büyüyecek zinciri beslemek için daha fazla açık olacağı için bu alandaki yatırımlarını artırmak istiyor. Et ineği olarak ün yapan Angus ineği konusunda bağlantılar yapmışlar. Konya yakınlarında Milli Emlak'ın ihale etmesi beklenen 5 milyon metrekarelik bir alanı almak istiyor. Büyükbaşta hedefi 5 bin başa çıkmak. Yalnız tamamını Angus ithalatı yerine bir kısmını 'taşıyıcı annelik' sistemi ile üretecek. Küçükbaşta 15 bin başa çıkacak.

İttifak, bu kapsamdaki yatırımlarını yumurta, yem ve atıktan enerji üretimi alanlarında da geliştirmek istiyor. Atıklardan bioenerji ve seracılıkta yararlanacak. Şu sıralar bu işleri yaptığı yerler şehir içinde kaldığından arsalarını gayrimenkul yatırımı olarak değerlendirecek. Ayrıca süt üretimine girecek. Keser, "Bu işler için arsa hariç 50 milyon dolar civarında yatırım yapacağız" dedi.

Selva Gıda'yı büyütüyor

İttifak Holding, en önemli şirketlerinden Selva Gıda'da da yatırımlarını sürdürüyor. Yeni yatırımla kapasitesini yüzde 70 artırdı. İtalyan makineleri ile üretim için yapılanma sürüyor. Bu yatırım bitince 25 milyon dolarlık markalı makarna ihracatı ikiye katlanacak.

İttifak'ın inşaat, perakende, gıda dışında en önemli işlerinden biri de makine üretimi.

Grup şirketi İmaş Makine, sektörde önemli bir şirket. Değirmen makinelerinde uzman. 41 ülkeye ihracatı var. Son olarak Paraguay'a bile ihracat yapmış. Dahası, bu makinelerinin kurulumu, çalışması için profesyonel teknik adam da gönderiyor. Bu şekilde gidip Makedonya gibi ülkelere ailesiyle yerleşenler bile olmuş.

'Ciroda 1 milyara gidiyoruz'

Keser'in verdiği bilgiye göre şirketin 2009 cirosu 787 milyon lira. Keser, "2010 için ciro veremiyoruz ama sonrası için hedefimiz 1 milyar lira" dedi.

Şirketin büyüme temposuna bakıldığında iki yıl üst üste yüzde 11 - 12 büyümelerle bu ciro yakalanabilir. İttifak'ın restoranları (7 tane), ayakkabı satan mağazaları var. Ancak bunlar hacimli işler değil. Büyütme yönünde bir karar da yok. Manavgat'ta otel arsası var ancak şimdilik otel yatırımı düşünmüyor.

Yeni döneme Version 2.0 diyorlar

Ramazan Keser'in anlatımına göre İttifak Holding yeni bir döneme giriyor. Buna kendi içlerinde Version 2 diyorlar. Keser, "Bunun belli özellikleri var. İnsan kaynaklarında, iletişimde, bilgi teknolojilerinde, eğitimde belli normlara geleceğiz. Eğitimi, İttifak Akademi ile başlattık, kendi elemanlarımızı eğitip ülkeye yetişmiş insan kaynağı katkısında bulunacağız. Bir Adese mağazasında eğitim başladı. Holding icra merkezini İstanbul'a taşıdık. Gayrimenkul ve perakende planlarımızla ilgili olarak buradayız. Gelişme İstanbul odaklı olacak" dedi. Yönetim Kurulu ise Konya'da kalmaya devam edecek.

Halka açıktık, sadece kote olduk 'Parayı ne yaptınız' diye sordular

İttifak Holding İcra Kurulu Başkanı Ramazan Keser'in en büyük üzüntüsü, zaten halka açık durumda olan şirketin borsaya kote edilmesinin kamuoyunda yanlış anlaşılması. Şirketin defter değeri ile hisse fiyatının kıyaslanması, buradan sonuçlar çıkarılması... Keser, "Çok iyi anlatamadık. Anlı şanlı yazarların bile yanlış yorum yaptıklarını gördük" dedi. Keser şöyle konuştu: "Şirketin yüzde 100'ü halka açıktı.

Bu hisseler 20 bin ortağın elindeydi. Borsa'ya kote edilme aşamasında yüzde 75 kadarı hissesini kote etti. Bunların hisseleri artık borsada alım satıma konudur. Yüzde 25 ise elinde tutuyor. Kote ettirmedi. Bunlar alım - satım, temettü, genel kurula katılım gibi haklarını kullanamıyor. Ama hisseleri kendi adlarına blokedir. İkinci el satışla olabilir ama çok organize bir pazar değil. Bizim borsaya gelişimizdeki yanlış anlama şirketin farklılığından kaynaklandı. Alışılagelmiş bir sistem değildi. SPK'ya kayıtlıydık. Bu klasik bir halka arz değildi. Kotasyon deneyimi yoktu. Bizim durumumuzdaki bir şirket için ‘referans fiyat' belirlenir.

Bu daha önce yoktu. Bizim için belirlendi. Hisse fiyatı belli değildi çünkü organize bir pazarı yoktu. Kişilerin elindeki hisselerin değerini, piyasası olmadığı için kimse bilmiyordu. Bize iki şirket geldi inceledi defter değerini buldu, sermayeye böldü ve referans fiyatı belirledi. Bu fiyat talep toplama fiyatı değildi. Talep toplamadık da zaten. Bir şey arzetmedik, hisseler arzedilmişti. Kote olunca hisseler alım satıma açılmış oldu.

Hisse fiyatını piyasa tahakkuku belirler. Yani bizde defter değeri, eşittir piyasa değeri veya fiyatı değildir. Halka arzlarda defter değeri ile piyasa değerinde oran, normal şirketlerde 1.6 piyasa lehinedir. Bizde 0.6'dır. Hisseler alım satıma açılınca ilk 100'e girdi. Hacim oluştu. Yabancılar da alıyor. Bütün bunları neden anlatıyorum? Çünkü kote olayından sonra, soranlar çıktı, ‘Bu kadar hisse sattınız, parayı ne yaptınız?' Yok böyle bir şey. Biz bir şey satmadık, şirketin kasasına para da girmedi. İkinci elde, ortakların elinde ve arasında alım satıma konu olan hisseleri Borsa'ya taşıdık, olay budur."

 

Bu konularda ilginizi çekebilir