Kanatlı sektöründe soya sıkıntısı başladı

GDO’lu olduğu gerekçesiyle yıllık tüketimin yüzde 10’u kadar soya, limanlarda ve serbest bölgelerde bekletiliyor

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

FİKRİ CİNOKUR

ANTALYA - Türkiye’de kanatlı sektörünün ana yem maddelerinden biri olan ve sektörün yüzde 90 oranında dışa bağımlı olduğu soya fasulyesinde son günlerde “GDO” krizi yaşanıyor. GDO’lu olduğu gerekçesiyle ülkeye sokulmayan 300 bin ton soya fasulyesi limanlarda ve serbest bölgelerde bekletiliyor. Türkiye’nin geçen yıl 2.3 milyon ton soya fasulyesi tükettiği göz önüne alınırsa şu anda bekletilen 300 bin ton soyanın sektör için önemi daha iyi anlaşılıyor. Zira bu yıllık tüketimin yüzde 10’unun halihazırda kanatlı sektörüne ulaştırılamaması anlamına geliyor. 

Son günlerde patlak veren kuş gribinin ardından bir de yem sıkıntısıyla karşı karşıya kalan kanatlı sektöründe maliyetlerin yükseleceği, bunun da tüketiciye ulaştırılan ürün fiyatlarını artıracağı, kanatlı sektörünün ‘olmazsa olmazlarından’ soya fasulyesinin ithal edilmemesi durumunda, halkın bu sezon kanatlı eti çok pahalıya tüketebileceği belirtiliyor. Piyasada soya fasulyesi sıkıntısı baş göstermeye başladı. Bu nedenle ürünün fiyatı da yüzde 40’ı aşan oranda yükseldi. Yem fiyatının bu denli yükselmesi iç piyasanın yanı sıra ihracatçıyı da olumsuz etkiliyor. Daha önce hesapladıkları maliyetler üzerinden fiyat belirleyen ve ihracat kontratı yapan firmalar hızla ve yüksek oranda artan yem fiyatları nedeniyle zarar yazmaya başladı. 

Merkezi Antalya’da bulunan ve Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyette bulunan Bahar Gıda Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Bahar, kanatlı et üretim sektörümün çok zor bir dönemden geçtiğini belirterek şunları söyledi: 
“Kuş gribi ve GDO’lu yem sorunuyla boğuşuyoruz. Sektörde asıl sorun ise yem sıkıntısı. Soya fasulyesi kanatlı hayvan üretiminin olmazsa olmazlarından yemin hammaddesi durumunda. Eğer bu hammadde kullanılmaz ise kanatlı et ürünü çok pahalıya mal olur. Halk, bu ürünü çok pahalıya yer.” 

Tonu 650 dolara yükseldi 

Dünyada ve Avrupa’da kanatlı üretiminde soya alımı için 13 gen bulunduğunu, Türkiye’de ise sadece 3’üne izin verildiğini anlatan Ali Bahar, “Bu nedenlerden dolayı ithal edilen soya ürünleri limanlardan kabul edilmiyor. Bu yüzden soya fasulyesinin tonu 450 dolardan 650 dolara çıktı. Sanayici çok zor durumda. Bu durum muhakkak fiyatlara yansıyacak ve halk kanatlı eti çok pahalıya yemek, tüketmek zorunda kalacak” diye konuştu. Soya ve benzeri stratejik ürünler için devletin temkinli, planlı bir stratejisi olması gerektiğini vurgulayan Ali Bahar, şöyle devam etti: 
“Şu an serbest bölgelerde, limanlarda 300 bin ton soya fasulyesi bekliyor ve bu iş çözülemediği için ürün neredeyse karaborsaya düşmüş durumda. Kanatlı et üretim maliyetinin artması ve yüksek ürün fiyatı gibi olumsuzlar kanatlı et ihracatını da vurdu. Yurtdışına kanatlı et satanlar zarar eder konuma geldi.”


Soya ithalatı 1 milyar doları buldu

DEMET ÖZTÜRK / ADANA

Adana Ticaret Borsası Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Bilgiç, Türkiye’nin yüzde 90 oranında dışa bağımlı olduğu, bu nedenle de tıpkı son günlerdeki gibi zaman zaman sıkıntısını çektiği soya ile ilgili proje geliştirmeye hazırlandıklarını söyledi. Bu konuda pamuktan örnek veren Bilgiç, “Üretici neyden para kazanırsa onu eker. Üreticiye zorla bir şey ektiremezsiniz. Pamuğa şu anda destek primi var. Daha önce bu prim 55 kuruş iken, bu sene 65 kuruş oldu. Önümüzdeki yıl pamuk ekimine dayalı artış devam edebilir. Üreticilerimizin maliyetle ilgili durumlarını hallettiklerinde tekrar pamuğa döneceklerine inanıyoruz” şeklinde konuştu. Bilgiç, pamuğun yanı sıra yağ açığına bağlı olarak ayçiçek ekiminin de teşvik edilmesi gerektiğini ifade ederek, aynı şekilde soyada yaşanan yaklaşık yüzde 90 oranındaki dışa bağımlılık gerekçesiyle soya ekiminin de üzerinde durduklarını belirtti. Soya ve türevlerinde 2014 yılında soya üretiminin tamamının yaklaşık 200 bin ton civarında olduğuna vurgu yapan Bilgiç, buna kıyasla 2014 yılında toplam soya tüketiminin 2 milyon 300 bin tonu aştığının altını çizdi. Bilgiç, Türkiye’nin, soya ve türevlerinde ciddi oranlarda dışa bağımlı olduğunu ifade ederek, soyaya her yıl ortalama 1 milyar dolar civarında para ödendiğini vurguladı. Soyanın cari açıkta ciddi etkisinin bulunduğuna dikkat çeken Bilgiç, çiftçiye sağlanacak destek primleriyle bu durumu iyileştirilebileceğini kaydetti.

Etiketler