10 °C

Kılıçdaroğlu: Ön seçimle gelenlere müdahale yok

Deniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddialarını yalanlayan Kılıçdaroğlu, "Ön seçimde listeye girmiş bir ismin liste dışı kalmasını istemeyiz, ama ayrılmak isteyen varsa saygı duyarız" dedi

Kılıçdaroğlu: Ön seçimle gelenlere müdahale yok

CNN TÜRK'te Tarafsız Bölge programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddialarını yalanladı. Vatan Partisi ile ittifak konusuna da açıklık getiren CHP lideri, medyaya yönelik baskılara sert çıktı. Dağlıca ve Iğdır'daki terör saldırıları sonrası Türk-Kürt çatışmasının zemininin yaratılmaya çalışıldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Dolduruluşa gelmemeliyiz kesinlikle. Bu konuda çok duyarlı olmalıyız" çağrısında bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Perşembe günü Parti Meclisi'ne toplayıp son şeklini verip, milletvekilleriyle ilgili listeyi hazırlayacağız.

Merkez sağdan partimize gelen adayları büyük bir keyifle kabul ediyoruz.

Mehmet Ali Bayar'ın ismini ilk kez duydum, yeni bir ismi alma konusunda hareket alanımız dar; çünkü ön seçim yaptık.

Ön seçimle gelenlere müdahale yok

Ön seçimde listeye girmiş bir ismin liste dışı kalmasını istemeyiz, ama ayrılmak isteyen varsa saygı duyarız.

Listelerde nihai kararı Parti Meclisi'miz verecek. Kadın adaylar 7 seçim bölgesinde yine birinci sırada olacak.

Ön seçimle gelen adaylara hiçbir şekilde müdahale etmeme kararımız var.

İhsan Özkes şaşırttı

İhsan Özkes herkes gibi beni de şaşırttı. Özkes, bir din adamı olmanın ötesinde politikacı kimliğiyle geldi partimize. Din adamını din adamı olarak partiye getirmeyi çok doğru bulmuyoruz.

Deniz Baykal iddiaları

Deniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddiaları doğru değil, o da seçimle geldi. O gazetelerde yazılanları ben de hayretle takip ediyorum; anlamakta zorlanıyorum.

Vatan Partisi ile ittifak

Vatan Partisi ile ittifak yapamayacağımızı, listelerde değişiklik yapamayacağımızı Doğu Perinçek'e ilettik. Ama aday başvurusunda eksiklik varsa özel bir değerlendirme yapacağımızı söyledik.

Ali Taran'la çalışmayacağız, Gelen öneriler doğrultusunda bu seçimde başka bir kurumla anlaştık.

Cumhurbaşkanı ile ilişkiler

Erdoğan benim muhatabım değil. Ne yaparsa yapsın onunla polemiğe girmeyeceğim. Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı bizden çok Davutoğlu'nu etkiliyor. Cumhurbaşkanı tarafsız olmadığı için sağduyu çağrısı da yapamıyor. Cumhurbaşkanı'nın meydanlara inmesi AK Parti için negatif etki yapmıştır.

Medyaya yönelik baskılar

Devlet kontrolündeki kurumlar artık yandaş medyaya veriliyor. Ana akım medya, hükümetin finans baskısı altında. Bir de siyasal baskı var. Bunda da arzu ettikleri süreci yakalayamadılar. Şimdi üçüncü aşamaya geçtik. Üçüncü aşama bir gazeteyi terörist ilan edelim diyorlar. Gazeteleri susturmak istiyorlar. Dava açtılar. O savcıya savcı denmez. Hukuk fakültesinden mi mezun onu da bilmiyorum. Hürriyet mercek altına alınmış gibi. Hürriyet herkesin okuduğu bir gazete. Hürriyet üzerindeki baskının nedeni de bu. Gazeteyi havuz medyasının paralelindeki bir yayın organı haline getirmek istiyorlar.  Savcının pespaye iddiaları, soruşturma açması; gerçekten felaket... Asa doğru değil.

Ben bütün esnafların, sanatçıların, baroların tepki göstermesini beklerdim. Doğan Grubu'na olan soruşturma hukuka güveni sarsıyor. Normalde HSYK'nın harekete geçmesi lazım. O savcının bir gün bile kalmaması lazım. Savcı diyemeyiz ona.

Sözde savcı soruşturma açtı ya da açacak. Bilmiyoruz. Şimdi başka bir süreci başlatıyorlar. Milletvekili eşliğinde gazetelere saldırıyorlar. Sabah, Star gazetelerine yapılan da Hürriyet gazetesine yapılan da yanlıştır. Milletvekili eşliğinde gazeteye gidip cam çerçeve indireceksiniz, savcı da bunu görmeyecek, üstelik onu da AK Parti kongresinde de divan üyesi yapacaksınız.

Nokta dergisine baskın

Her alanda susturulmak isteyen baskı alıntına alınmak isteyen bir toplum var. Kapakta bana göre Cumhurbaşkanı'na hakaret yok.

Artan terör olayları

Toplum sormalı ne oldu da 7 Haziran'dan sonra çatışmalar yeniden başladı. PKK'yı azdıran 13 yıllık iktidardır. 'PKK silah depoladı çözüm sürecinde' diyorlar. PKK ile bunlar ne görüştü? Bunlar durdu da neden 7 Haziran'dan sonra teröre başvurdular. Neden söylemler örtüşüyor?

Erdoğan neden koalisyona engel oldu? Başka bir koalisyonun kurulması için neden ana muhalefete imkan vermedi. PKK silah depolarken neden ses çıkarmadınız? Eğer bir kişi kendisini ve ailesinin çıkarları uğruna devleti yönetmeye kalkarsa toplum bu hale gelir. Ne zaman köşeye sıkışsalar bir kötü bellediler, bizi kandırdılar dediler.

Şehit ailelerini de susturuyorlar

Şehit cenazelerine katılıyorum. Cenazeyle protokol arasında şehit aileleri yakınları var. O tabloyu görünce içiniz cız ediyor. Hepsi yoksul aileler... Şimdi bu tablo var. Bedeli bunlar ödüyor. Bunlar artık neden biz ölüyoruz demeye başladılar. Acıyı o yaşıyor, soru soruyor; siz onu da susturmak istiyorsunuz.

Terör sorunu

İktidar olabilseydik, daha önce yapılan görüşmeleri masaya koyardık. Hangi sözler verildi, hangileri yapıldı. Yüzde 90 oranında saklanıyor bu bilgiler. Topluma veremeyecek angajmanlara girdiler ki açıklayamıyorlar. Dolmabahçe mutabakatından sonra Cumhurbaşkanı neden 'bunlar olmaz' dedi. Şimdi tam tersi bir tablo var. Biz önce bunları öğreneceğiz. Olabildiğince olayı toplumsallaştırmak gerekiyor. AK Parti bunu yapmadı. Yeteri kadar yapamadı. İktidar olsaydık kamuoyunun desteğini alarak terör sorununu çözmeye çalışırdık.

PKK'ya çağrı yapar mıydınız?

Meşru organlarla gayrimeşru organları muhatap ettirmek istemiyoruz. PKK'ya çağrıları herkes yaptı. PKK'nın kesinlikle olayları durdurması lazım. Fatura oradaki masum halka çıkıyor. Kim terörden besleniyorsa onların tamamını lanetleriz.

HDP'ye çağrı

HDP'yi gayrimeşru ilan etmek doğru değil. Başka bir ülkenin oy verdiği insanlar değil. 6 milyon gidip oy vermiş. Düşüncelerini beğenmeyebiliriz ama parlamentodaki partiyi yok saymak doğru değil. Ama HDP bu süreçte iyi bir sınav vermedi. PKK ile arasına mesafe koymak zorunda açık ve net...

Çözüm sürecinin geleceği

PKK, Türkiye'den çekilse bile Ortadoğu gerçeği ile silah bırakmaz.

Dağlıca ve Iğdır saldırısı... Vatandaşlara çağrı

PKK 30-32 yıldır Türk-Kürt çatışmasının zeminin yaratmaya çalışıyordu. Ama buna rağmen böyle bir çatışma ortamı hiç yaşamadık. Ama son olaylarda bazı illerde Kürt esnafımızın iş yerlerinin yağmalanması, yakılması asla asla doğru değil. Bütün vatandaşlarıma bu konuda çağrı yaptık. Yine yeniliyorum çağrımı. Kavga etmeden düşüncelerimizin dile getirilmesi gerekiyor. Güzel Türkiye'yi kana boğmamalıyız. Bu tür olaylara kesinlikle provokatörler yol veriyorlar. Alıyorlar eline bir bayrak, işte şuraya gidelim şuraya saldıralım diye... Her ortaya çıkıp da tahrik edenlere biraz mesafeli olması lazım bütün vatandaşlarımızın. Bunlar PKK'nın amacına hizmet ediyor. Bakın Kandil'den çağrı yaptılar, Batı'dakiler Doğu'ya gelsin diye. Niye Doğu'ya gitsinler? Dolduruluşa gelmemeliyiz kesinlikle. Bu konuda çok duyarlı olmalıyız.

"Sarayda oturan beyefendidir"

Koalisyon görüşmelerine engel olan sarayda oturan beyefendidir. AKP'nin tek başına bu ülkeyi yönetmesi sıfırdır. 280 vekil çıkarsa bile sıfırdır. Yönetme erkini kaybetmiştir. Dünyadan soyutlanan bir iktidar var, kendisini yönetemeyen bir parti var. Mendi iradesini kullanamayan bir başbakan var. Türkiye'nin en ciddi sorunu yönetim boşluğudur. AKP'ye olan eski güven yok, iş dünyası üzerinde baskı var.

Seçim hükümeti teklifi

Davutoğlu ile biz görüştük. Biz, Bizimle koalisyon kuracaksanız, bu hükümetin yüksek profilli olması lazım, dört yıllık bir hükümet olması lazım, ortakların birbiren güvenmesi lazım, dışarıya ve içeriye yeni hükümet kuruldu algısı vermemiz lazım dedik. Bize üç aylık seçim hükümeti kuralım dediler. Biz bunu kabul etmedik.

Mal varlığı tartışmaları

Kızıma aldığımız evin Ataşehir Belediyesi ve İlgezdi ile hiç bir alakası yok.

(Kaynak: cnnturk.com)

 

Kaynak: DHA

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.