16 °C

”Kılıçdaroğlu şu kadar boyuyla konuşuyor”

Arınç, Kılıçdaroğlu'nun iddialarını yanıtlarken "Genç Parti'nin sloganları gibi slogan üretiyor. İçi boş" ifadesini kullandı.

”Kılıçdaroğlu şu kadar boyuyla konuşuyor”

ANKARA - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Orhan Özdemir'i Ankara Emniyet Müdürü iken tutuklanması üzerine görevden aldıklarını, yerine Bursa Emniyet Müdürü'nü atadıklarını belirterek, "Aynı iş askerde de olmalı mı derseniz, bence olmalı" dedi. Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarınada yanıt vererek, "Ya, şu kadar boyuyla bir şeyler söylüyor” dedi.

Habertürk kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, "Balyoz soruşturması" kapsamında 102 emekli ve muvazzaf subay hakkında yakalama kararı çıkarılmasının Yüksek Askeri Şura'da terfileri engellemek amacı taşıdığı iddiaları karşısında, kararın ne anlama geldiğini kararı verenlerin bileceğini belirtti.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile hakkında yakalama kararı bulunan 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek'in Adana'daki şehit polislerin cenaze töreninde yan yana gelmesinin nasıl izah edileceğine ilişkin soru üzerine, "Böyle bir çelişki varsa bu çelişkinin sorumlusunu aramamız lazım." dedi.

Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından baskın düzenlendiğinde ve İskenderun'daki terör saldırısı meydana geldiğinde başbakan vekili olarak bazı komutanlar ve ilgililerle toplantı yaptığını belirten Arınç, toplantıya katılan iki komutanın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesinin alındığını ertesi gün gazetelerden öğrendiğini kaydetti.

Asker de görevden alınmalı

Arınç, Genelkurmay Başkanlığına telefon ederek bu konuyla ilgisi olan kişileri toplantıya çağırdığını belirterek, şöyle devam etti:

"Kimin geleceğini, kimin gönderileceğini bilmiyorum. Burada masum durumdayım. Bana askeri kanattan gelen kişilerle görüş alışverişinde bulunuyorum. Beşir Atalay'ın durumu da farklı değil. Atalay da cenazeye gidiyor, cenazeye hala muvazzaf olan ve görevinin başında olan bir insan geliyor. Yani Beşir Bey şöyle bir sol tarafına bakıp 'Bu adam aranıyordu, hazır gelmişken bana bir kelepçe verin de eline takayım götüreyim' mi diyecek, çelişki buradadır. Ankara Emniyet Müdürü tutuklandı. Kararnameyi gönderdik, Ankara Emniyet Müdürü'nü görevden aldık, yerine Bursa Emniyet Müdürü'nü atadık. Aynı iş askerde de olmalı mı derseniz, bence olmalı. Neden olmalı? Çünkü böyle tablolar ortaya çıkıyor. Gediktepe'de karşı dağları işaret ederek kendi görevini anlatmaya çalışan tümgeneral, bu olayların içinde gösteriliyor. Başbakan'ın yanında siperde duran insan şu anda görevinin başında ama bir taraftan da şu davanın (Balyoz) içindeki sanıkların başta geleni. Bu ne yaman çelişki diye düşünmem mi? Ancak tabii asker diyecektir ki 'Görevden almaya gerek yok. Bu, dava sürecidir. Benim de sistemim böyle.' Bunu yapıyorsunuz ama böyle tablolar ortaya çıkıyor. Bu tabloların yaşanmaması için silahlı kuvvetlerimizin kendi iç dinamiğinde gerekli kararları alması lazım."

Arınç, bu sırada "Yani o komutanların değiştirilmesi, en azından böyle bir soruşturma sürecinde" sorusunu "Gerektiğini düşünüyorum" diye yanıtladı.

Bu durumun söz konusu komutanların mutlaka suçlanması anlamına gelmeyeceğini ifade eden Arınç, meclis başkanlığı döneminde suç işlediği iddia edilen bir sivil memuru soruşturmanın selameti açısından açığa aldığını, iddiaların faili olmadığının ortaya çıkması halinde tekrar görevine başlattığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'nun iddiaları

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yayınlanan 27 Nisan 2007 bildirisinin AK Parti'yi güçlendirmek için yazıldığı iddiasının hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:

"İki açıdan bu konuya çok üzülüyorum. Kemal Bey demiyorum, bir siyasetçi nezaketi elden bırakmamalı. Yani bu belki küçültücü bir ifade değil ama anlamsız bir şekilde bunu dahiyane bir buluşmuş gibi devam ettiriyor. Bunu dinlerken Sayın Kılıçdaroğlu açısından üzülüyorum. Yani dağ fare doğurdu gibi bir hale dönüşüyor. Şimdi Kemal Karabulut desem ona 'Karabulut' nereden çıktı diyeceksiniz, bir önceki soyadı. Bunları artık konuşmamak lazım. Recep Bey... Yakışmıyor. Bir genel başkan, arkasında rüzgar da varken ve ben bunun CHP açısından faydalı olacağını, Türk siyaseti açısından iyi dönüm noktası olacağını savundum. Hatta bu rüzgarla CHP'nin oylarını yükseltebileceğini söyledim. Bir AK Partili olarak bunları söylemem yanlıştı ama bunu bilerek yapıyorum, Türk siyaseti açısından yapıyorum.

Kılıçdaroğlu, doğru zamanda, doğru kararla adaylığını koydu. O günden bu yana sadece Baykal değişti de Kılıçdaroğlu mu geldi? Bununla yetinmememiz lazım. Üslup değişmeli, söylem, vizyon, program değişmeli. Sosyal demokrat parti olarak Türkiye için ne düşündüğünü bilmeliyim, bugünün sorunlarına karşı ne getirdiğini bilmeliyim, halkla bütünleşmenin nasıl olacağını bilmeliyim ama her çıktığı yerde aynı Genç Parti'nin sloganları gibi slogan üretiyor. İçi boş. Sadece 'hesap soracağız' diyor, 'bu adam mı' diyor, 'kıvırtıyor' diyor. Ya, şu kadar boyuyla bir şeyler söylüyor."

35. madde kaldırılmalı

TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesiyle ilgili tartışmalar üzerine Arınç, maddenin mevcut halinin de askere anayasal düzeni zorla değiştirme yetkisi vermediğini söyledi.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in 12 Eylül bildirisini okurken cumhuriyeti koruma, kollama görevinden bahsettiğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

"Cumhuriyeti koruma ve kollamayı silahlı kuvvetlerin tümü veya konuşan kesimi kendilerine dayanak yapıyor, halbuki değil. Şu açıdan değil, 'Cumhuriyeti koruma kollama görevi var. Ben durumdan vazife çıkarırım, işler kötüye giderse el koyarım', öyle bir şey yok. Darbe yapmaya kalkıp da yakalananlar idam edildi, başarılı olanlar cumhurbaşkanı oldu. Darbenin anayasası, hukuku, 35. maddesi olmaz. Bu güçtür, güçle yaparsınız. Başarırsanız kalırsınız hatta anayasa oylaması içine kendi cumhurbaşkanlığınızı da sokarsınız. Sonra da millete dersiniz ki 'Evet demezseniz buna sittinsene başınızda kalırız. Bir daha seçim göremezsiniz'. Millet de tıpış tıpış gider oyunu verir. Bu maddenin aslında kaldırılması lazım. CHP bunu ilk defa söylüyor, 40 defa fikir değiştirerek söylüyor. Değişiklik teklifinde çok fazla değişen bir şey yok. Fikrimizi söyleriz, teklifi inceleriz. 1 Ekime kadar daha çok zaman var. Maddelerin kalkacağını mı, değişeceğini mi beraberce düşünür, yeni yasama döneminde bunu kaldırırız inşallah. CHP'li arkadaşlarıma tavsiyem, 12 Eylülü bir görelim ondan sonra daha rahat konuşuruz."

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.