24 °C

Kılıçdaroğlu'dan 'başkanlara' 7 ilke

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının uyması gereken 7 ilke belirlediklerini dile getirerek, "İlkelerle size oy vermeyenlerin dahi size saygı duyduğunu göreceksiniz. Belde halkı ile aranızda olağanüstü bir bağ olacaktır" dedi.

Kılıçdaroğlu'dan 'başkanlara' 7 ilke

CHP Belediye Başkanları Çalıştayı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 7 maddelik yerel yönetimler ilkesini açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun ‘halkçı belediyecilik’ olarak adlandırdığı 7 temel ilke, ‘ayrımsız hizmet, fakir mahallere pozitif ayrımcılık, şeffaflık, liyakat, adaletle yönetim’ başlıklarını içeriyor ve partili belediyelerin bu ilkelere uygun bir yönetim anlayışı sergilemeleri isteniyor.

Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanları için sıraladığı 7 ilke şöyle;

1 – Yönettiğiniz belediyede hemşerilerinizi inançları, kimlikleri ya da yaşam tarzları itibariyle ötekileştirmeyiniz. Tüm vatandaşları kucaklayınız…

2 – Hizmeti belli kişiler, zümreler, akrabalar, yandaşlar için değil, halk için üretiniz. Sizi, bulunduğunuz makama taşıyanın belde halkı olduğunu asla unutmayınız.

3 – Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapınız. Yatırımlarınızda bu mahallelere öncelik veriniz… Hizmet programınızda özellikle engelli – dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz…

4 – Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz, ailenin ya da kişinin yoksulluğunu asla teşhir etmeyiniz. Yani halkçılığın temel ilkelerinden olan “sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” anlayışına uygun davranınız…

5 – Harcamalarınızı, yatırımlarınızı mali disiplin içerisinde planlayınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete veriniz. Bütçe kullanımlarınızla ilgili olarak belli aralıklarla belde sakinlerini ve kamuoyunu bilgilendiriniz. Bu aynı zamanda “israfla mücadele” demektir. Hiç kimse unutmasın “kul hakkı” halkçılığın temel ilkelerinden biridir…

6 – Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kesinlikle kaçınınız. Halkçılığın bir diğer temel ilkesi olan “işi ehline verme” kuralını, her atamada göz önünde bulundurunuz. Kamu yararına uygun olması şartıyla sizden önce başlatılmış projeleri sürdürünüz…

7 – Belediyeyi “adaletle” yönetiniz… Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz, kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlarsınız…

"Türk lirasına olan güven yok olmuş durumda"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Herkes nakit tasarrufunu dolar bazında yapıyor. Türk lirasına olan güven yok olmuş durumda. Bugün bankalardaki mevduatın yüzde 51’den fazlası dolar mevduatı. Yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları diyor ki ‘Türk lirasına güvenmiyoruz. Bir miktar elde avuçta para var. Onu da bankaya yatırdık, ancak dolarla tutabiliriz’. Geldiğimiz nokta budur. Bunu tetikleyen nedir? ‘Tek adam’ rejimi." dedi.

Haksızlığa uğrayan vatandaş, mahkemede hakkını alabiliyorsa o toplumda güvenin var olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bugün Türkiye’nin en temel sorunlarından birisi siyasal iktidara duyulan güvensizliktir. Bu güvensizlik sadece Türkiye içinden değil, yurt dışından da duyulan bir güvensizliktir. Güvensizlik üzerine siz sağlıklı politikaları, geleceği, dış politikaları, eğitimi, adliyeyi inşa edemezsiniz. Devlet, her toplumda en güçlüdür. Mahkemeleri var, polisi var, jandarması var. En zayıf olan ise devlette yaşayan bireydir, vatandaştır, ailedir. Ama onun güvenini sağlamak zorunda olan devletin kendisidir. Nasıl bir devlet? Gücü kontrol edilmiş bir devlet. Yani yasama, yargı ve yürütmeyle güçler ayrılığı ilkesini sağlıklı inşa eden devlet güven veren devlettir.” ifadelerini kullandı.

"Bir ‘tek adam’ rejimine geçildi"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Demokratik bir rejimimiz vardı, eksiğiyle, fazlasıyla. Ama sonra meşru olmayan koşullarda bir referandum yapıldı ve bir ‘tek adam’ rejimine geçildi. ‘Tek adam’ rejiminin gerekçesi neydi? Her şey çok hızlı yapılacak, çok hızlı kararlar alınacak. Bugün geldiğimiz noktada tablo nedir? Bu tabloyu sağlıklı irdeler ve vatandaşın önüne bilgileriyle, rakamlarıyla koyarsak vatandaş da gerçeği daha rahat kavramış olur. Bakınız 'tek adam' rejimine geçtikten sonra son bir yılda büyüme hızımız ne oldu? Binde 3 oldu. Dünyada binde 3 büyüyen başka bir devlet var mı bilmiyorum. Oysa biz yüzde 5’ler, 6’lar, 7’ler, 8’ler, 9’lar oranında büyüyorduk. Neden binde 3’e düştük? Hani her şey çok hızlı olacaktı, Hani önümüzde hiçbir engel kalmayacaktı? Hani Türkiye hızlı büyüyecekti? Binde 3’ün maliyeti topluma yansımış vaziyette.”

Kılıçdaroğlu, son bir yılda milli gelirde 135 milyar dolar düşüş yaşandığını, bu ekonomik düşüşün vatandaşın mutfağına da yansıdığını ifade etti.

"Bir sürü propaganda yapıldı"

Gelir dağılımında bozukluk olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Türk lirasının döviz karşısında büyük değer kaybettiğini bilmemiz gerekiyor. Özellikle AK Parti’li kardeşlerime seslenmek istiyorum; Türk lirası değer kaybettiğinde, Türk lirası karşısında dolar değer kazandığında bir propaganda başlamıştı. Dolarlar yakıldı, ‘Gelin tıraş olun, sizden para almayacağız’ dediler. Bir sürü propaganda yapıldı. Propagandayı yapanlar AK Parti’ye oy veren militanlardı. Yapsınlar, itirazımız yok. Keşke sonuç elde edebilselerdi. Ama bugün bütün vatandaşlarıma şunu söylemek isterim. Herkes nakit tasarrufunu dolar bazında yapıyor. Türk lirasına olan güven yok olmuş durumda. Bugün bankalardaki mevduatın yüzde 51’den fazlası dolar mevduatı. Yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları diyor ki ‘Türk lirasına güvenmiyoruz. Bir miktar elde avuçta para var. Onu da bankaya yatırdık, ancak dolarla tutabiliriz’. Geldiğimiz nokta budur. Bunu tetikleyen nedir? ‘Tek adam’ rejimi.“

Son 10 ayda bankalarda artan döviz tasarruf miktarının 28 milyar dolar olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eskiden 'demokrasi var' derdik, güçler ayrılığı ilkesi var, yargı bağımsız, devletin önemli kurumları bağımsızdı. 'Günlük sıcak politikalarla o kurumlara müdahale edilmez' derdik. Ama bugün Türkiye’nin itibarı bütün demokratik ülkelerde zedelenmiş durumda. Dünyada hukukun üstünlüğü sıralamasında 101. sıradan 109. sıraya düştük. Özellikle vatandaşların düşünmesi lazım. Neden Türkiye Cumhuriyeti devleti hukukun üstünlüğü konusunda geriye gidiyor?"

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap