'Maden şirketlerinin ruhsat alanı dışına tesis kurmasının önü açıldı'

Gündemi değerlendiren HDP Grup Başkanvekili Oluç, "Pandemi konusunda durum vahim. Önlemlerin gevşetilmesi, yanlış kararlar alınmış olması nedeniyle salgında ciddi bir sıçrama yaşanıyor." dedi. Oluç, enerji alanındaki düzenlemelerle ilgili ise, teklifin altıncı maddesiyle maden şirketlerinin ruhsat alanı dışına tesis kurmasının önünün açıldığını söyledi.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulunda enerji alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşüleceğini belirterek, kanun teklifinde "sakıncalı maddelerin bulunduğunu" savundu. 

Kanun teklifinin, altıncı maddesi ile maden şirketlerinin ruhsat alanı dışına tesis kurmasının önünün açıldığını ifade eden Oluç, bu maddenin geri çekilmesi gerektiğini söyledi. 

Hakları için Soma'dan Anakara'ya yürümek isteyen madencilerin engellendiğini anlatan Oluç, "Yıllardır gasp edilmiş haklarını kazanmak için mücadele eden madenciler önemli bir kazanım elde ettiler. Dün itibarıyla devletin çeşitli kurumlarından yetkililer madencilerin temsilcileri ile görüştüler ve bugün madenciler yaptıkları toplantıda bunu açıklayarak, 15 Ocak'a kadar taleplerinin yerine getirileceğine dair söz verildiğini ifade etti. Biz, bu sözün takipçisi olacağız." diye konuştu. 

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) konusunda bugün TBMM Genel Kurulunda genel görüşme talebinde bulunacaklarını belirten Oluç, "Pandemi konusunda durum vahim. Önlemlerin gevşetilmesi, yanlış kararlar alınmış olması nedeniyle salgında ciddi bir sıçrama yaşanıyor. Sadece İstanbul, Ankara, İzmir'de değil, Türkiye'nin her yerinde salgında çok ciddi bir sıçrama yaşanıyor." dedi.

Oluç, Meclis'te genel gönüşme vasıtasıyla bu konuyu enine boyuna değerlendirmek istediklerini dile getirdi. 

Açıklanan resmi rakamların "çarpıtılmış verilerden oluştuğunu" öne süren Oluç, "Bunu dünya alem biliyor. Bunu bildikleri için Avrupa Birliği, Türkiye'den gelenlere yasak koyuyor." ifadesini kullandı. 

Türkiye'de doğru verileri bir türlü alamadıklarının altını çizen Oluç, "Bu veriler gerçekleri yansıtmıyor. Sağlık Bakanı'nın hiçbir sözünün inandırıcılığı ve güvenilirliği kalmamıştır. Bu çok vahim bir durumdur. Böyle iradesiz bir Sağlık Bakanı olabilir mi? Salgını yönetemeyen bir Sağlık Bakanı neden hala o koltukta oturuyor? Bunun bir açıklaması yoktur. " değerlendirmesini yaptı. 

 Ekonomide acı reçeteden söz edildiğini ve Türkiye'de toplumun zaten her gün bir acı reçete ile yaşadığını belirten Oluç, "Toplumda acı reçeteyi yaşamayanlar yöneticiler, iktidar, iktidarın yandaşlarıdır. Bir kere de şu acı reçeteyi siz için." diye konuştu. 

 Oluç ekonomide, demokraside, yargıda ve hukukta reform sözlerinin dile getirildiğini vurgulayarak şöyle devam etti: 

"Hep beraber bunları duyduk. Bu reform sözlerinin edilmiş olması ilginç. Aslında biz ekonomik, sosyal krizden kaynaklanan dolar ayarlı bir reformu doğru bulmuyoruz. Olması gereken demokrasi ayarlı bir reformdur. Adalet Bakanı'na soruyoruz;  sarayda düğme ilikleyen yargıçları, 'Mevzuata takılmayın' diyen bakanları ve kamu yöneticilerini, talimatla hareket eden bağımlı ve taraflı yargıyı ne yapacaksınız? Bun meseleleri konuşmadan, bunlar ele alınmadan yargıda, hukukta reform yapılamaz." 

Hukukta ve yargıda reform meselesinin konuşulduğu günlerde çok ilginç iki örnek yaşandığına dikkati çeken Oluç, bunlardan birisinin Kanal İstanbul nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik açılan soruşturma olduğunu kaydetti. Kanal İstanbu Projesi'nin devlet projesi olmadığını belirten Oluç, "Kanal İstanbul, bir emlak, rant, Katar ile iş birliği projesi. Bunu bir devlet projesi olarak kimseye anlatamazsınız." dedi. 

Hakkı Saruhan Oluç, ikinci ilginç olayın ise İzmir'de belediye başkanlarına yönelik İçişleri Bakanlığı'nın depremlere ilişkin gönderdiği yazı olduğunu söyledi.