Ömer Çelik’ten Sedef Kabaş açıklaması: Fikir hürriyeti ile alakası yok

MYK toplantısı sonrası açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Gazeteci Sedef Kabaş'ın yaptığının fikir hürriyeti ile alakası yok; bu konuda CHP'nin yaptığı nefret siyasetinin önünü açmak.” ifadelerini kullandı.

Reuters
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrası açıklama yaptı.

Açıklamalarında Sedef Kabaş'ın Cuhmurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin sözlerine değinen Çelik, dünyanın çeşitli yerlerinde, aşırı sağcıların, faşistlerin Türkiye ve İslam düşmanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı ürettiği nefret suçu ve nefret siyasetini Türkiye'nin içerisinde de son zamanlarda sıkça görmeye başladıklarını söyledi.

Ömer Çelik, şöyle konuştu: "En son gazeteci sıfatı taşıyan Sedef Kabaş adlı kişinin yaptığı şey, hiçbir şekilde kabul edilemeyecek ahlaksız bir davranış biçimidir. Cumhurbaşkanımızın şahsına, Cumhurbaşkanlığı makamına dönük bu ifadelerin kullanılması başlı başına bir ahlak yoksunluğu, bir pespayeliktir. Bunun hiçbir şekilde fikir hürriyeti, ifade hürriyeti ile bir ilgisi yoktur. Eğer birisi buna fikir hürriyeti ya da ifade hürriyeti diyorsa, milletin evi olan seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın millete hizmet mekanı olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, birisinin edepsizce 'ahır' demesini meşru gören birisi varsa ifade hürriyetinden hiçbir şey anlamamıştır. Bu, millete hakarettir, milli iradeye hakarettir. Milletin verdiği oylarla seçtiği Cumhurbaşkanlığı makamına hakarettir, devlet başkanlığına, devletin başına hakarettir.

Dolayısıyla burada iki husus söz konusudur. Birisi Cumhurbaşkanımızın şahsına dönük olarak asla kabul edilemeyecek bu tecavüzkar yaklaşım, bu ahlaksız yaklaşım, aynı zamanda da milletin ortak iradesini, devletin iradesini temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamına dönük olarak ortaya koyulan yaklaşım. Şimdi muhalefet, demokrasi için zorunludur. Keşke çok kaliteli muhalefetimiz olsa, çok vizyoner muhalefetimiz olsa bu demokrasimizin standardını yükseltir ama hakaretle muhalefeti birbirine karıştırmak, hakaret edene tavır alındığı zaman 'Muhalifler susturuluyor' gibi bir yaklaşım ortaya koymak doğrusunu söylemek gerekirse, fikir hürriyetini ifade hürriyetini istismar etmekten onu temel unsurlarından boşandırmaktan başka hiçbir şeye yaramaz."

Her bir vatandaşımızdan istirham ediyorum, Cumhurbaşkanımızın şahsına Cumhurbaşkanlığı makamına dönük olarak söylenen bu sözleri meşru görenlere şunu sormak lazım: 'Aynı sözler, sizin siyasi liderlerinize söylense, sizin benimsediğimiz partilerin genel merkezlerine söylense bunu makul kabul eder misiniz? Çalıştığınız kuruma söylense, içinde bulunduğunuz çalışma ortamlarına söylense bunu kabul eder misiniz?' Bu asla kabul edilemeyecek, kabul edenin ifade hürriyetinden, fikir hürriyetinden hiçbir şey anlamadığını gösteren bir davranıştır."

Çelik, teşkilatlarının, vatandaşların, Türkiye'nin her tarafında, Cumhurbaşkanına ve Cumhurbaşkanlığı makamına dönük bu ahlaksız yaklaşım karşısında suç duyurusunda bulunduğunu, demokratik haklarını kullandığını belirterek, "Bu zorlu ortamda, kar varken, ulaşımla ilgili sıkıntılar varken hava bu kadar soğukken bu demokratik iradeye sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza, tüm teşkilat mensuplarımıza buradan sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz. Teşekkürlerimizi sunuyoruz." diye konuştu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şunları kaydetti: "AK Parti bu konularda hukuki ve siyasi olarak mücadelesini en kararlı biçimde sürdürecektir. Hakaret siyasetine de nefret siyasetine de asla geçit vermeyeceğiz. Ama burada herkesin bilmesi gereken bir şey var. Bu şekilde nefret suçlarının bu kadar kolay işlenebilmesi aslında nefret siyasetinin himayesi yüzünden oluyor. Birileri nefret siyaseti vasıtasıyla bunları himaye etmeseler, bunların arkasında siyasi irade koymasalar, bu olaylar gerçekleştiğinde kınamak yerine siyasi şemsiye oluşturmasalar, aslında bu nefret söylemi daha da gerilemiş olacak ama nefret siyaseti, nefret söylemine sponsorluk yaptığı için maalesef bunlarla karşı karşıya kalınabiliyor. Biz her zaman olduğu gibi bu konularda kararlı bir mücadeleyi sürdüreceğimizi bir kere daha net bir şekilde beyan ediyoruz."