"Türkiye'de her 7 kişiden biri potansiyel böbrek hastası"

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

İSTANBUL - Organ Nakli Koordinatörleri Derneği (ONKOD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sağlık Bakanlığı Organ ve Doku Nakli Ulusal Koordinasyon Kurulu Üyesi Dr. Eyüp Kahveci, Türkiye'de her 6-7 kişiden biri potansiyel böbrek hastası olduğunu belirtti.
 
14 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Kahveci, Avrupa'da kadavradan böbrek nakli oranının yüzde 80-85 civarında olduğuna, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 20'ler seviyelerinde kaldığına dikkati çekti.
 
Türkiye'de geçen yıl tespit edilen 1477 beyin ölümünden ailelerin izniyle organları alınabilen donör sayısının sadece 345'te kaldığını ifade eden Kahveci, bu oranın yüzde 23 gibi düşük bir seviyede olduğunu söyledi.
 
Kahveci, Türkiye'nin kadavradan nakilleri artırması gerektiğini de vurgulayarak, "Her yıl organ nakli bekleme listelerine 4-5 bin kişi ekleniyor, yalnızca 3 bin civarında hastaya organ nakli yapılabiliyor" dedi.
 
Hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde meydana gelen beyin ölümlerinin zamanında tespit edilmesinin önemine de değinen Kahveci, şunları kaydetti:
"Başta sağlık çalışanları olmak üzere halkın ve ailelerin organ bağışı konusunda önceden bilinçlendirilmesi gerekiyor. Son yıllarda yapılan yoğun çalışmalar ve yapılan organ bağış kampanyaları sonucu organ nakli ve bağışı konusunda bilgi düzeyinin artmasına rağmen sayılar yetersiz."
 
Vatandaşların organ bağışı konusundaki önemli çekincelerinden birinin de dinsel nedenler olduğunu dile getiren Kahveci, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun, 06.03.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ bağışı ve naklinin caiz olduğunu açıkladığını anımsattı.
 
Türkiye'de yüzde 23 olan kadavradan bağış oranının, muhafazakar olarak nitelenebilecek Katolik İspanya'da yüzde 85 olduğunu belirten Kahveci, şöyle konuştu:
"Yine diğer Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da oranlar milyonda 25'in altında değildir. İdeal olan yılda milyon nüfus başına minimum 25 kadavra donör iken, Türkiye'de bu sayı milyon nüfus başına 4,5 olarak belirlenmiştir. Bizde ölümlerin ancak yaklaşık yüzde 20'sinin yakınları organ bağışını kabul etmektedirler. Burada insanlarımızın şunu anlaması önemlidir; bir gün bizim veya bir yakınımızın da acilen organ nakline ihtiyacı olabilir. Bizler de uzayıp giden organ bekleme listelerinde yer alabiliriz. Kaybedilen bir kişi hayata yeniden merhaba diyemez ama bir başkasının yaşama dönmesine katkıda bulunabilir."
 
Şeker ve yüksek tansiyon hastaları risk grubunda
 
Nakle en çok ihtiyaç duyabilecek risk gruplarını da tanımlayan Kahveci, kronik böbrek hastalığının nedenleri arasında en sık görülen iki önemli hastalığın hipertansiyon ve diyabet olduğunu kaydetti.
 
Hipertansiyonun yüzde 33 oranında, diyabete yüzde 13 oranında rastlandığını aktaran Kahveci, şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde her 6-7 kişiden 1'i potansiyel böbrek hastası. Bu kişiler, hastalığın ilerleyen safhalarında böbrek nakline ihtiyaç duyuyorlar. Ülkemizde 2015 sonunda 100 binin üzerinde hastanın kronik böbrek hastalığı nedeniyle diyalize girmek zorunda kalacağı hesaplanıyor. Bu çok büyük bir rakam. Hem sağlık sistemimiz hem de sosyal güvenlik sistemimiz için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, daha fazla hastaya nakil yapmak ve organ bağışını geliştirmemiz için her bir birey üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir."