9 °C

‘Rekabetin fiyatla yapılması Türkiye’nin imajını sarsıyor’

Seramik firmalarının yeni pazarlar bulmaya çalışmak yerine rakipleriyle fiyat rekabetini tercih ettiklerini belirten Graniser Seramik Genel Müdürü Erol Hacıoğlu, bu durumun sektördeki tüm oyunculara ve ülkeye zarar verdiğini söyledi

‘Rekabetin fiyatla yapılması Türkiye’nin imajını sarsıyor’

AHMET USMAN

İZMİR - Dünyada seramik pazarı büyümesine karşın iki yıldır Türkiye’nin seramik ihracatı geriliyor. Kapasite fazlası bulunan sektörde bazı firmaların yeni pazarlar bulmak yerine diğer firmaların müşterilerine yöneldiğini ve sadece fiyat düşürerek rekabet etmeye çalıştığını söyleyen Graniser Seramik Genel Müdürü Erol Hacıoğlu, bu durumun sektörün dünyadaki imajını sarstığını dile getirdi. Dünyada 2011’de 2.2 milyar m2 olan toplam seramik ihracatının, her yıl yüzde 8-9 büyüyerek geçen yıl 2.7 milyar m2’ye ulaştığını vurgulayan Hacıoğlu, “2002’de açıklanan ‘Seramik Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda vizyon,Türk seramik sektörünün imajını yükseltmek ve küresel pazar payını artırmak; genel amaç da iç ve dış pazarda sağlıklı büyümeyi sağlamak, Türk seramik sektörünün rekabet gücünü artırmak olarak belirlenmişti. Ama o yıl 92 milyon m2 olan ihracatımız, 2013’te 88 milyon m2’ye, 2014’te 85 milyon m2’ye indi. Dünyada pazar büyürken, bizim ihracatımız azaldı. Gönül isterdi ki en azından dünyaya paralel büyüsün. Pazardaki payımız yüzde 5’lerden yüzde 3’lere indi” diye konuştu. 

Sektörü iç piyasa büyütüyor 

İç piyasa nedeniyle sektörde kapasitenin ve üretimin arttığına dikkat çeken Hacıoğlu, “2010’da 245 milyon m2 olan üretimimiz 2013’te 340 milyon m2’ye kadar çıktı, geçen yıl tahminim 315 milyon m2’lere indi. Sektörün kapasitesi 430 milyon m2. Yani şu an kapasite kullanımı yüzde 75’lerde. Bu durum rekabette bazı olumsuzluklara neden oluyor. Maalesef herkes aynı müşteriye gidiyor. Rekabetin en kolay yolu olarak da fiyatı düşürüyorlar. Ülke olarak ortalama ihracat fiyatımız artmış görünüyor ama daha büyük ebadı daha düşük fiyata satıyoruz. Aynı müşteriye gidilip, yüzde 20 düşük fiyat teklif edildiğinde birileri mal satıyor ama bu ülke yararına olmuyor. Bu durum Türk seramik imajını da zedeliyor. 2013’te Türk seramiğinin ortalama ihraç fiyatı 5.2 euro iken İspanya’nın 7 euro, İtalya’nın 12.8 euro, Çin’in 5.2 euro olarak gerçekleşti” dedi. 

İç pazarda canlılık 8-9 yıl sürer 

İtalya’da iç pazarda yaşanan daralmanın ardından sektördeki firmaların büyük sıkıntıya düştüğünü hatırlatan Hacıoğlu, “Son 3 yılda Türkiye’de verilen yapı ruhsatları artıyor. 2014’ün ilk 9 ayında 173 milyon m2’lik yapı ruhsatı verildi. Marmara depreminden bugüne 9 milyon konuta ruhsat verildi. Nüfus artışı ve kentsel yenileme projeleri ile önümüzdeki 7-8 yıl ilave 8-9 milyon adet konut daha yapılacağını düşünüyorum. Sonrasında iç pazar birdenbire düşecek. Uzun vadede bazı tedbirlerin alınması lazım. Bizim yapmamız gereken ihracata yönelmek” diye konuştu. 

Eylem planının eylemsizliğe dönüştüğünü belirten Hacıoğlu, “Firmaların çözümü kendi içinde araması lazım. Biz bu çalışmayı yapıyoruz. Hedef bir pazara girdiğimizde oranın desen, dizayn, renk, ebat anlamında tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bunun sonucunda 2013’te 42 milyon dolar olan ihracatımızı 2014’te 46.5 milyon dolara yükselttik. Ama hem rekabeti fiyata indiren rakiplerimiz, hem de eurodaki değer kaybı nedeniyle 2015’te 46 milyon doları yakalayamayacağımızı tahmin ediyorum” dedi. 

Ülke imajını yükseltmek lazım 

Türk seramiğinin imajını artırmak gerektiğine işaret eden Hacıoğlu, “Bunun için öncü firmalara ihtiyaç var. Örneğin İspanya’daki firmalar 7 eurodan mal satmıyor. 5-6 lider pozisyondaki firma İtalyanlardan yüksek fiyata mal satarak ortalamayı yükseltiyor. Siz hep ucuz olarak bir yere girerseniz ülkenizin imajını artıramazsınız. İstikrar çok önemli. Ben 8 dolardan mal satarken, siz yüzde 25 altında fiyat veriyorsunuz. Türk malı 6 dolar olarak algılanıyor. Dünyada pazar çok küçük. Maliyetleriniz belli, bu fiyatları neden veriyorsunuz. Bunda kapasite artışları etkili" görüşünü savundu.

34 milyon euroya 2 yeni yatırım

Graniser’in yüzde 75 hissesinin Haziran 2012’de Londra merkezli Bancroft Private Equity LLP’ye satıldığını hatırlatan Hacıoğlu, “Eylül 2013’te de kalan yüzde 25’lik hisse EBRD’ye (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) geçti. Şu an yüzde 100 yabancı sermayeli olarak yolumuza devam ediyoruz. Üretimi Akhisar OSB’de 65 dönümü kapalı, 275 dönüm alanda kurulu tesisimizde yapıyoruz. Yüzde 65-70’i ihracata yönelik 3 milyon metrekare dolayında ilave kapasite yaratacak bir yatırımımız olacak. 9 milyon euroya mal olacak bu yatırımdan 14-15 milyon dolar ilave ihracat geliri bekliyoruz. Yeni pazarlar için bunu yapmak durumundayız. Bu, 2016’nın ikinci çeyreğinde devreye girecek. Daha sonra teknik granit tesisimize yatırım yapacağız. O da 25 milyon euroya mal olacak ve 7.2 milyon metrekare teknik granit üreteceğiz. Geçen yıl 17 milyon metrekare üretim yaptık. Bu yıl 16.5 milyon metrekare planlıyoruz. Ebatlar büyüdükçe kapasite azalıyor. 2013’te 172 milyon TL olan ciromuzu 2014’te 198 milyon TL’ye yükselttik. Bunun yarısından fazlasını ihracattan sağlıyoruz. Ana pazarlarımızı ABD, Kanada, Kuzey Avrupa, Almanya, Yunanistan ve İsrail oluşturuyor” diye konuştu.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.