22 °C

Salgını önlemek için toplum bazında kısıtlılıklar hayata geçirilmeli

13 Eylül Dünya Sepsis Günü nedeniyle, 14 tıp uzmanlık derneği tarafından ortak bir açıklama yayımlandı. Ortak açıklamada sepsis ve Covid-19 salgınına yönelik olarak alınması gereken önlemlere işaret edildi.

Salgını önlemek için toplum bazında kısıtlılıklar hayata geçirilmeli

Mehmet KAYA

ANKARA – Enfeksiyonlara karşı vücudun verdiği düzensiz (disregüle) yanıta, organ yetmezliğinin de eklenmesiyle ortaya çıkan ve Covid-19’un ağır vakalarının da tanım olarak içine girdiği sepsisin küresel çapta 12 milyon kişinin ölümüne yol açtığı hatırlatılarak, bu hastalığa karşı farkındalığın salgın ortamında daha da artması gerektiği vurgulandı.

13 Eylül Dünya Sepsis Günü nedeniyle, 14 tıp uzmanlık derneği tarafından ortak bir açıklama yayımlandı. Ortak açıklamada sepsis ve Covid-19 salgınına yönelik olarak alınması gereken önlemlere işaret edildi. Ortak açıklama, Türk Yoğun Bakım Derneği, Türk Toraks Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları derneği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği, Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Acil Tıp Derneği, Türk Cerrahi Derneği, Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakın Derneği, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti, Türk Neontaloji Derneği Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği tarafından hazırlandı.

Daha ağır vakalar görülüyor

“Haziran ayından itibaren yavaş yavaş kısıtlılıkların kalkması sonrası ülkemizde toplumsal düzeyde bulaşıcılığı kontrol altına alınamayan salgının seyri endişe vermektedir.” denilen açıklamada, ağır vakaların, Mart-Nisan ayında görülenlere kıyasla Temmuz-Ağustos döneminde daha ağır seyrettiği gözlemi vurgulandı.

Uzmanlık dernekleri ortak açıklamasında, “Bu dönemde bütün sağlık çalışanları gibi yoğun bakım çalışanları da bir ekip halinde çok yoğun bir iş yükü altında çalışmışlar ve yorgunlukları/tükenmişlikleri artmıştır. Bu iş yükünün bu şekilde taşınması sürdürülemeyeceğinden ağır hasta yükünün azaltılması için ivedilikle radikal önlemler alınmalıdır” denildi.

Tıp uzmanlık dernekleri ortak açıklamasında salgınla mücadelede birinci basamak olarak tanımlanan; sağlık hizmetlerinin verilmesi, yönlendirmelerin yapılması, koruyucu hizmet sunumu, kronik hastaların takibi, bireylerin endişe ve korkularının giderilmesi, bilgilendirme gibi unsurların öneminin arttığı belirtilen açıklamada bu aşamaya yönelik desteğin artması gerektiği anlatıldı.

Maske sepsise karşı da korur

Covid-19’un damlacık yoluyla bulaşan virüse karşı maske ve fiziksel mesafenin büyük katkı sağlayan bir koruma yöntemi olduğu hatırlatılan açıklamada, “Sağlık otoritesi hayatı tehdit eden bu en ölümcül durumun önlenmesi için acilen önlemler almalı, toplumu bu önlemlerin uygulanması için yönlendirmeli ve sonrasında da mutlaka gerekli denetimlerle izlemelidir” denildi.

Önlem teklifleri

“Küresel salgın sürecinde sepsis ve farkındalığının önemi iyice artmıştır. Sepsis yoğun bakımlarda her yaş grubunda sık görülen ölümcül bir hastalık olmakla birlikte hızlı tanı konulup etkili ve doğru tedavi uygulandığında ölümün büyük oranda engellenebildiği hastalıkların başında gelir” denilen açıklamada talep edilen önlemler şöyle sıralandı;

 ·        COVID-19 pandemisi ile ilişkili olarak viral yayılımın önlenmesini sağlamak için toplum bazında kısıtlılıkları hayata geçirmeye yönelik tedbirler artırılmalı,

·        Enfeksiyonun önlenmesinde en önemli uygulamanın “el yıkama (el hijyeni)” olduğunun ve şu an içinde bulunduğumuz Pandemi sürecindeki etkenin damlacık yoluyla bulaştığı göz önüne alınarak maske kullanımı ve fiziksel/sosyal mesafenin olduğunun toplumdaki farkındalığı arttırılmalı,

·        Enfeksiyon hızları ve hastaneye yatışları azaltmak için sık görülen enfeksiyonlara karşı etkili aşıların risk grubundaki kişilere uygulanması sağlanmalı,

·        Hastanede görev yapan COVID-19 ile ilişkili branşların asistan, uzman ve öğretim üyelerinin “pandemi neferleri” olarak görülmemesi, COVID-19 poliklinik ve servislerindeki adil olmayan iş yüklerine tüm bölümlerin katkı vereceği havuz sistemleri aracılığıyla son verilmesinin sağlanması, sağlık çalışanları üzerindeki yükün hafifletilmesi ve şiddetli COVID-19 ve sepsise karşı sağlık çalışanlarının daha güçlü hale gelmeleri sağlanmalı,

·        Sepsis tanı ve tedavisinin kanıta dayalı gerçekleştirilmesi için ulusal eylem planları geliştirilmeli,

·        Sağlık kuruluşlarında enfeksiyon kontrol uygulamalarının yaygınlaştırılması için yeterli personel ve altyapı koşulları sağlanmalı, sağlık çalışanlarının enfeksiyon hastalıklarının tanı, tedavi ve takibi konularında eğitimine önem verilmeli ve iyi uygulamalara yönelik teşvik politikaları geliştirilmeli,

·        Hızlı ve doğru tanı için, her sağlık kuruluşu için laboratuvarlar asgari koşulları sağlayacak şekilde güçlendirilmeli,

·        Dünyada yaygın olarak kullanılan hızlı tanı testlerinin ülkemizde de kullanılabilmesi için geri ödeme politikaları geliştirilmeli,

·        Sepsis hastalarının gecikmeden 3. Basamak yoğun bakım ünitelerinde ulaşmalarının sağlanması,

·        Yoğun bakımların gerçekten gereksinimi olan hastalara hizmet verecek şekilde organizasyonlarının yapılıp akılcı kullanımlarını teşvik edilmesi ve destek ünitelerinin yaygınlaştırılması sağlanması,

·        Ulusal hastalık istatistikleri ve raporlarında sepsisin doğru belgelendirilmesi sağlanarak sağlıklı veri toplanmalı,

·        Toplumda gereksiz antibiyotik kullanımının bakterilerde antibiyotik direncine yol açtığı ve durumun hastanelerdeki antibiyotik direncine katkıda bulunduğu konusunda halkımız bilinçlendirilmeli ve gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilmeli,

·        Sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi ve hasta güvenliğinin arttırılmasının yanı sıra sağlık çalışanlarının da can güvenliğinin sağlanması için sağlık otoritesinin sivil toplum kuruluşları ve bilimsel derneklerle işbirliği gerçekleştirmesi sağlanmalıdır. 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap