21 °C

Salgınla mücadelede hekimler kısıtlama istedi

Türkiye’nin "yeni normali” anlamadığını ve salgında ciddi bir noktaya gelindiğini söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı İsmail Cinel, sokağa çıkma kısıtlamaları dahil yeni kısıtlayıcı önlemler alınmasını önerdi.

Salgınla mücadelede hekimler kısıtlama istedi

MEHMET KAYA - ANKARA

Sağlık Bakanlığı’nın tanımına göre Türkiye, salgında birinci dalganın ikinci pikini yaşıyor. Bu kez salgının merkezi Ankara haline geldi. Ankara ve yakın çevresindekiler ile bazı doğu illerinde COVID-19 enfeksiyonu olanların sayısında hızlı bir yükseliş gerçekleşmişti. Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı İsmail Cinel, COVID -19’un ağır vakalarda sepsis tanımına girdiğini hatırlatarak, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü’nde hem salgın, hem de sepsise karşı toplumun bilincinin artması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin “yeni normali” anlamadığını ve salgında ciddi bir noktaya gelindiğini belirten Cinel, sokağa çıkma kısıtlamaları dahil yeni kısıtlayıcı önlemler alınmasını önerdi. Bu arada, aralarında Türk Yoğun Bakım Derneği’nin de bulunduğu 13 tıbbi uzmanlık derneğinin ortak bir deklarasyon yayımlayacağı ve COVID-19 salgınına yönelik kısıtlama önerileri talep edecekleri belirtildi.

"Türkiye'de yoğun bakım yatağı sayısı homojen dağılmıyor"

İsmail Cinel, yoğun bakım yatak sayısına ve doluluk oranına ilişkin değerlendirmenin geniş kapsamlı yapılması gerektiğini vurguladı. Yoğun bakım yatağının bütün Türkiye’de homojen dağılmadığının altını çizen Cinel, Mart-Mayıs döneminde İstanbul’da ihtiyaç doğunca yatak sayısının çok hızlı biçimde artırılabildiğini hatırlattı. Buna karşılık benzer bir eğilim görülürse, küçük illerde aynı hızla artışın sağlanamayacağının altını çizdi. Cinel, bir diğer faktörün ekip olduğunu belirterek, “Yoğun bakım bir ekip işidir. Hekim, hemşire diğer görevliler. Yatağınız olsa bile iyi bir ekibin olması gerekir” dedi. İsmail Cinel, bunların dışında sağlık çalışanlarının da salgın döneminde çok fedakarlıkla çalıştığını belirterek, çok yorulduklarını kaydetti.

"2-3 hafta sokağa çıkma yasağı getirilmeli"

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı İsmail Cinel, mevcut ikinci salgın tırmanışının ekonomik maliyetine katlanılarak mutlaka sert bir müdahale ile kesilmesi gerektiğini, vurgulayarak, “Şok tedbirlerin alınması lazım. Nedir bu dersek, 2-3 hafta sokağa çıkma yasağı getirilmeli. Böyle tedbirlerle yukarı seyri aşağı döndürmemiz lazım” diye konuştu.

"Maske takılsa da sosyal mesafeye dikkat edilmiyor"

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı İsmail Cinel, Türkiye’nin yaşadığı ikinci yükselişin ana nedeninin toplumun “yeni normal” olarak tanımlanan, tedbir ve kurallara uyarak yaşamayı başaramamak olduğunu belirtti. Cinel, “Ne oldu dersek? Farkındalığı başaramadık, algı ‘yendik, bitiyor’ gibi oldu. Sonra kısıtlılıklar gevşedi. Mecbur gevşeyecek. Kritik nokta, gevşeme olduğunda yeni normale uyum olmalı. Sorun, yeni normalin anlaşılamamasıdır. İnanılmaz, toplu merasimler, düğünler oldu, yaz tatili de gelince Anadolu’ya insanlar gidince rakamlar arttı. Vatandaşların korkmalarını istiyorum. Çünkü, maske taksa dahi sosyal mesafeye dikkat etmediği için, sosyal yaşamını eskisi gibi sürdürmeye devam ettiği için kapıyoruz bu hastalığı. Şu an korku dönemini yaşaması gerekiyor vatandaşların” diye konuştu.

“Kanserle mücadelede alternatif olabilecek hücre keşfettik”

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Güneş Esendağlı, kanser tedavisinde kullanılabilecek yeni bir hücre grubu keşfettiklerini açıkladı. DÜNYA’ya konuşan Esendağlı, keşfin, alanındaki saygın bilimsel yayınlardan kabul edilen, Cancer Immunology, Immunotherapy dergisinin online versiyonunda yayımlandığını, basılı versiyonunda da kapak konusu olarak seçildiğini ve buluşlarının başka laboratuvarlarca da teyit edilmek üzere çalışıldığını kaydetti.
Kanser ilaçlarında standart ilaç deney fazlarının farklı işlediğini hatırlatan Esendağlı, 4 yıllık bir dönem içinde insanlı deney aşamasına gelebileceklerini belirtti.


Esendağlı, “Yurtdışında böyle bir şeyin yapılması, üretilmesi, verilmesi ve bize gelmesi hem çok yazık olur, kendi datamızın gittiğini görürüz hem de yurtdışında farklı gruplar var. Bu hücreye enerji sarf etmek istemeyebilirler. Biz son noktaya kadar götürmek istiyoruz bu işi. Bu nedenle kamuoyuna duyurduk” dedi. Esendağlı, çalışmayı kendilerinin başlatması ve genetik analiz nedeniyle şu anda olası diğer bütün ekiplerden önde olduklarını ifade ederek, bir ilaç geliştirme sürecine girmek için ilave laboratuvar çalışmalarına ihtiyaç olduğunu, şu anda Hacettepe Üniversitesi ve diğer bazı kuruluşların katlarıyla sınırlı bir çalışma yapabildiklerini anlattı. Esendağlı; keşiflerinin, varlığı bilinen monosit grubunda yeni bir hücre alt-grubu olduğunu ve bu hücre grubunun kanserde yeni bir immünoterapi yöntemi olabileceği yönünde çalışmak istediklerini belirtti. Esendağlı , keşfettikleri monosit molekülünü “inflamatuar monositler” olarak adlandırdıklarını söyledi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap