Suudi Arabistan güneş enerjisine yatırım yapıyor, Türkiye'de durum ne?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Serdar İSKENDER / TÜTEV Enerji Danışmanı
 
Petrol, insanoğlunun en çok ihtiyaç duyduğu enerji kaynağı, dünya üzerinde coğrafi olarak eşitsiz dağılımı ve tükenir bir kaynak oluşu, çevreye zararlı bu kaynağın önemini daha da artırıyor. Petrol kaynaklarına sahip ülkelerle, bu ülkeleri kontrol etmeye çalışan süper güç olarak tanımlanan emperyalist ülkeler, dünyanın dört bir yanında petrolü kontrol edebilmek için kavga veriyorlar. Dünyada petrol rezervlerinin yüzde 60'ı, Ortadoğu, Kafkasya ve Körfez ülkelerinde bulunuyor. 
Gelişmiş ülkeler, petrol ve doğal gaz bağımlılıklarını azaltabilmek amacıyla, fosil kaynaklardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmeye çalışıyorlar. Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünya enerji üretimindeki kullanımı sürekli bir artış içerisinde bulunuyor. En çok kullanılan yenilenebilir enerji kaynakları hidroelektrik, rüzgar ve güneştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı hidroelektrik enerji ile başlamış, rüzgar enerjisiyle devam etmiştir. Son 10 yıl içerisinde, güneş enerjisinin enerji üretiminde kullanımı hızlanmıştır. Güneş enerjisinin enerji üretiminde kullanılmaya başlaması, güneşten enerji üretimin maliyetlerinin düşmesini de beraberinde getirmiştir.  
Dünya üzerinde güneş enerjisi kurulu gücü 2011 yılında 67.400 MegaWatt (MW)'a ulaştı. Avrupa ülkelerinin güneş enerjisi kurulu gücü ise 50.300 MW seviyesinde bulunuyor. Değerlendirme kriteri açısından, Avrupa ülkelerinin güneş enerjisi kurulu gücü ülkemizin toplam kurulu gücünden daha fazladır. Özellikle, Almanya ve İtalya güneş enerjisi kurulu gücü açısından önemli ülkeler olarak dikkat çekiyor. Almanya ve İtalya'nın güneş enerjisi kurulu gücü, tüm dünyadaki güneş enerjisi kurulu gücünün yüzde 55'ini oluşturuyor. Fosil kaynaklar açısından fakir ancak enerji ihtiyacı yüksek olan ülkeler yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık vermeye çalışıyorlar. Bu kaynaklar açısından da güneş, sürekli büyüyen önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Avrupalı ülkeler dışında, büyük petrol rezervlerine sahip Suudi Arabistan, Katar, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi topraklarının büyük çoğunluğu çöl olan ülkeler de, güneş enerjisi yatırımlarına hız vermeye başladılar. Bu ülkeler arasında, Suudi Arabistan dikkat çekiyor. Dünya petrol rezervlerinin yüzde 23'üne, Ortadoğu'nun en büyük ekonomisine sahip Suudi Arabistan önümüzdeki 20 yıl içerisinde, ihtiyaç duyduğu elektriğin üçte birini güneş enerjisinden sağlamayı planlıyor. 
2032 yılına kadar 41.000 MW'lık güneş enerjisi kapasitesine sahip olmayı hedefleyen Suudi Arabistan, bunun için 109 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefliyor. Suudi Arabistan'ın elektrik ihtiyacının 20 yıl içerisinde, 120.000 MW'a ulaşması bekleniyor. Bu elektrik ihtiyacının yarısının da hidro karbon dışındaki kaynaklardan sağlanması hedefleniyor. 
Suudi Arabistan'ın yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmasıyla su arıtma ve enerji üretimi için kullanılan petrol miktarının azaltılması düşünülüyor. Bu sayede, önümüzdeki 20 yıl boyunca günlük 523 bin varil petrol tasarruf edilmesi de bekleniyor. Suudi Arabistan'ın, güneş enerjisi kullanarak elektrik üretimini teşvik etmesinin yanında, güneş panellerinin ülke içerisinde üretilme şartını da getirmesi planlanıyor.
Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi güneş enerjisinin elektrik üretiminde kullanımının artırılmasına yönelik enerji politikaları oluştururken, ne yazık ki ülkemizde güneş enerjisi elektrik üretiminde kullanılamıyor. Güneş enerjisi kullanarak sıcak su üretiminde dünyada ilk üç içerisinde yer alan, günlük güneşlenme süresi ortalama sekiz saati geçen güneş potansiyelimizin henüz enerjiye dönüştürülememesi oldukça düşündürücüdür. Fosil kaynaklar açısından fakir olan ülkemizde, kullandığımız enerjinin yüzde 70'inden daha fazlasının ithal edildiği de düşünüldüğünde, güneş enerjisi potansiyelimizin önemi daha da iyi anlaşılacaktır.
Ülkemizin cari açık sarmalı içerisine girmesinin en büyük nedeni de enerjide dışa olan bağımlılığımızdır. Türkiye'nin sürdürülebilir büyümeye ihtiyacı bulunuyor. Sürdürülebilir büyüme, Türk vatandaşlarının hayat seviyelerinin artırılabilmesi için en temel girdi olan enerjide dışa bağımlılık cari açığın oluşmasına neden oluyor. Cari açık artışı da, dış ticarette dengesizliğe, paramızın değerinin düşmesine, uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzün azalmasına, işsizlik ve enflasyonun artışına neden oluyor. Bu açıdan değerlendirme yapıldığında yerel, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretiminde hızla devreye alınması ve kullanım miktarlarının artırılmasına yönelik tedbirlerin uygulanması ve politikalar oluşturulması gerekiyor. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde, güneş potansiyelimiz elektrik üretiminde değerlendirilmeyi bekliyor. Ancak, güneşimizi elektrik üretiminde değerlendirelim demekle de bu işin olamayacağını, son beş yıl içerisinde tecrübe etmiş bulunuyoruz. 
Güneşimizin elektrik enerjisine dönüşebilmesi için yerli sanayimizi öne çıkaracak şekilde, güneşten elektrik üretiminin uzun vadeli olarak devlet eliyle teşvik edilmesi gerekiyor. 10 yıllık bir teşvik programıyla, güneşteki kurulu gücümüzün 1.000 MW seviyesine ulaşması mümkün olabilecektir.