6 °C

Toprağa adanmış bir hayat…

Ekoloji Profesörü Franz H. Meyer’in, "Hiç böylesine kişisel çıkar gütmeden, kendini insanlığın yararına çalışmaya adamış birine rastlamadım" sözleri ile tanımladığı Toprak Dede Hayrettin Karaca, bugün toprağı ile buluşuyor.

Toprağa adanmış bir hayat…

Didem ERYAR ÜNLÜ

Ülkemizde yılda 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor. Oysa toprak kaybetmeyi göze alamayacağımız kadar kıymetli bir varlık; çünkü eğer toprağımızı kaybedersek hayatımızı da kaybederiz.

90’lı yıllar, dünya kamuoyunun doğadaki bozulmaların farkına yeni yeni varmaya başladığı yıllardı. 1992 yılında Brezilya’nın Rio kentinde düzenlenen Yeryüzü Zirvesi’nde, devletler, insanın ekosistemler üzerinde yarattığı zararı kabul ettiler. Dünyanın geleceğini korumak için küresel bir mücadele vermek gerektiğini dile getirdiler.

TEMA Vakfı, Rio Zirvesi’nden sadece birkaç ay sonra, 11 Eylül 1992 tarihinde kuruldu. İki toprak sevdalısı Hayrettin Karaca ile A. Nihat Gökyiğit tarafından kurulan TEMA Vakfı’nın varoluş nedeni “yaşama yani toprağa sahip çıkmak, korumak” olarak tanımlandı.

“Toprak Dede” Hayrettin Karaca “Yaprak Dede” A. Nihat Gökyiğit, Anadolu’da yaşanmakta olan erozyon ve çölleşme tehlikesine kamuoyunun dikkatini çekmeyi ve bu mücadelenin devlet politikası haline gelmesine katkı sağlamayı hedeflediler.

“Türkiye Çöl Olmasın” sloganı ile, eğer önlem alınmazsa ülkemizin çöl olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu yüksek sesle dile getirdiler. Bu Türkiye için bir ilkti!

Geleceğe bakışlarını şu sözlerle tanımladılar: “Sürdürülebilir yaşam ilkesiyle başta topraklarımız olmak üzere doğal varlıkların korunması için, bilim temelli çalışan, topraktan gelen toplumsal barışa inanan, halkla bütünleşen, ülkenin ve dünyanın geleceğinde söz sahibi olan, gönüllü, bilinçli, öncü, uluslararası ve muteber bir Sivil Toplum Kuruluşu olmak.”

3,5 milyon çocuğa çevre eğitimi verdi

TEMA tam 28 senedir; toprakla birlikte dünya üzerindeki ekosistemi oluşturan tüm doğal varlıkların korunması; insan kaynaklı iklim değişikliğine dair politikaların ve toplumsal bilincin oluşturulması; doğal ormanların korunması; topluma ağaç sevgisinin aşılanması; tarım alanları, çayır ve meraların korunması ve geliştirilmesi için çalışıyor. Doğal varlıkların korunması ve doğru şekilde yönetilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına öncülük ediyor. Özel sektörle geliştirilen farklı iş birlikleri kapsamında kırsal kalkınma ve koruma projelerini hayata geçiriyor.

TEMA'nın çok önemli bir diğer misyonu da çocuklara çevre bilinci aşılamak. Bugüne kadar 3,5 milyondan fazla çocuk TEMA'dan doğa eğitimi aldı, çevre bilinci ile yetişti.

TEMA Vakfı’nın gönüllü sayısı ise 850 bini aşıyor. TEMA gönüllüleri; 81 il, 349 ilçe, 122 mahalle/belde ve 160 üniversitedeki gönüllü örgütlenmeleri ile, başta toprak olmak üzere, orman, su ve biyolojik çeşitlilik gibi tüm doğal varlıkları korumak için çalışıyor.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, TEMA Vakfı’nı, her geçen gün büyüyen bir aileye benzetirken, özellikle gençlerin gönüllü olarak doğa koruma çalışmalarında aktif sorumluluk almasının çok önemli olduğunu söylüyor.

Gönüllüler, TEMA Vakfı’nı temsil eden ilk beş özelliği; ‘başarılı’, ‘saygın’, ‘aile gibi’, ‘toplumun her kesimini kucaklayan’ ve ‘deneyimli’ olarak ifade ediyorlar. TEMA gönüllüsü olmaktan gurur duyuyorlar.

Geçtiğimiz sene Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı tarafından gerçekleştirilen İtibar Araştırması’nda Türkiye’nin En İtibarlı Sivil Toplum Kuruluşu seçilen TEMA Vakfı, Deniz Ataç’ın dediği gibi; “gücünü gönüllülerinden alan bir halk hareketi olarak, başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıklarımızı korumak için savunuculuk çalışmalarına ve ‘Umut Yeşertmeye’ devam ediyor.”

TEMA Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Toprak Dede Hayrettin Karaca’nın “toprağı bolsun”…

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap