11 °C

”Türk sanayisinin ürettiği ürünleri tüketmeyi öğrenmeliyiz”

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu, "Ankara'da bütün devlet kurumlarında yabancı marka televizyonları görüyorum. Bu çok zoruma gidiyor" dedi.

”Türk sanayisinin ürettiği ürünleri tüketmeyi öğrenmeliyiz”

İSTANBUL - Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, "Ankara'da bütün devlet kurumlarında yabancı marka televizyonları görüyorum. Bu çok zoruma gidiyor. Biz önce kendimiz Türk işçisinin, Türk sanayisinin ürettiğini ürünleri kendimiz tüketmeyi öğrenmeliyiz" dedi.

Ahmet Nazif Zorlu, Condrad Oteli'nde, "Elektrik ve Elektronik Sanayi Strateji Belgesi"ne nihai şeklinin verileceği "Türkiye Elektrik ve Elektronik Buluşması"nda yaptığı konuşmada,, dünyada üretim hacmi 6 trilyon dolara ulaşmış olan elektronik sektörünün Türkiye'deki gelişimine bakıldığında, sektörün ancak 1980'li yıllardan sonra hız kazandığını belirtti.

Zorlu, 1980'li yıllara kadar Türkiye ihracatının neredeyse tamamının düşük teknoloji ürünlerinden oluştuğunu dile getirerek, 1980'li yıllardan sonra orta ve ileri teknoloji ürünlerin payının arttığının görüldüğünü kaydetti.

Geçen yıl açıklanan rakamlara göre Türkiye'nin ileri teknoloji ihracatının 3 milyar dolar seviyesinde kaldığının görüldüğüne işaret eden Zorlu, bugün Türkiye'nin 102 milyar dolarlık toplam ihracatının sadece yüzde 3'ünün yüksek teknoloji ürünleri olduğunu anlattı.

Zorlu, dünyada Ar-Ge'ye 180 milyar dolar harcandığını ifade ederek, bu oranın Türkiye'nin Ar-Ge'ye ayırdığı kaynağı artırması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sektörün gelişmesi için gerekli unsurların başında Ar-Ge ve inovasyonun geldiğini vurgulayan Zorlu, ismi teknoloji ile anılan ülkelere bakıldığında özellikle Ar-Ge ve teknolojilere yatırım yapmaları için çeşitli mekanizmaların hayata geçirildiğinin görüldüğünü söyledi.

Zorlu, Türkiye'de de geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ve elektronik sanayinin gelişmesi açısından Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik kanunun önemli bir kanun olduğunu dile getirerek, dünyada değişen dengelerin pek çok alanda olduğu gibi Ar-Ge'de de gücün Batıdan Doğuya kaydığını anlattı.

Türkiye'de elektronik sektörü denildiğinde akla gelen Vestel'in 127 ülkeyi kapsayan geniş bir ihracat haritasına sahip olduğunu ifade eden Zorlu, Vestel'in her yıl ihracatını ortalama yüzde 20-25 oranında artırdığını bildirdi.

Zorlu, "Dünyanın farklı noktalarındaki 6 ayrı Ar-Ge merkezimiz ve 800 kişilik ekibimiz ile bilgi ve teknoloji yatırımı yapıyor ve son teknoloji ürünlerimiz ile pazara yön veriyoruz. Vestel yenilikçi ve kimliği sadece elektronik ve beyaz eşyada değil, geleceğin teknolojilerinde de yükseliyor. Geleceğin enerji alternatif enerji ve savunma sanayi alanında insansız uçak geliştirme projelerimiz, inovasyonda öne çıkan en önemli özellikler arasında yer alıyor" diye konuştu.

Türkiye'de elektronik sektörünün kendini yeniliyor olmasının, teknolojilere uyum sağlamada ve geleceğin teknolojilerini benimsemede gösterdiği gelişimin, sektörün parlak geleceğine işaret ettiğini anlatan Zorlu, kamu, sanayi ve üniversite işbirliği ile katma değeri yüksek ürünlerin Türkiye'de üretilmesinin sağlamanın temel hedefleri olduğunu kaydetti.

Zorlu, "Ankara'da bütün devlet kurumlarında yabancı marka televizyonları görüyorum. Bu çok zoruma gidiyor. Biz önce kendimiz Türk işçisinin, Türk sanayisinin ürettiği ürünleri kendimiz tüketmeyi öğrenmeliyiz. 1980'li yıllarda dövizimiz yoktu. Makine almaya giderdik, önce peşinatı öderdik. Kapalıçarşı'dan parayı transfer ederdik. Adamlar bizi 4-5 saat kapıda bekletirdi. Ama çok şükür o insanlar şimdi bizi ziyarete geliyor, bizim yüzümüzü görüyorlar" şeklinde konuştu.

"Anayasa mahkemesinin kararı kriz ortamı yaratmaz"

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zorlu, bir gazetecinin, "Anayasa Mahkemesinin kararının iş dünyasını nasıl etkileyeceği"ni sorması üzerine de "Konu Anayasa Mahkemesine gitmiştir. Verilecek karar herkesçe kabul edilmelidir. 'Adaletin kestiği parmak acımaz' derler. Anayasa Mahkemesinden çıkacak kararın bir kriz ortamı yaratacağını düşünmüyorum. Bunun bir etki yapacağını düşünmüyorum" karşılığını verdi.

Zorlu, Türk Lirası'nın değer kazanmasının ihracatı etkileyeceğine ve bu durumun da Türkiye açısından iyi bir durum olmadığını ifade ederek, ihracatın etkilenmesinin istihdamın azalmasına yol açacağını, Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisinin işsizlik sorunu olduğunu, TL'nin değer kazanmaması için yetkililerin tedbir alması gerektiğini söyledi.

Kendi sektörlerinde ihracat pazarlarının daralacağını tahmin etmediğine değinen Zorlu, "Bu yıl grubumuzun ihracat hedefi 2 milyar 800 milyon dolardır. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz. Bunun yüzde 70'i Avrupa pazarlarıdır ve bu oran aynı kalır" dedi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.