Türkiye'nin kış turizmi potansiyelinin muazzam düzeyde olduğuna dikkat çeken Klaus Wölfer, Türkiye'nin bu sektörden Avusturya gibi yılda 10 milyar dolar gelir sağlayabileceğini ifade etti.
ANKARA - Avusturya Büyükelçisi Dr.Klaus Wölfer Avusturya'nın kış turizmi sayesinde 10 milyar doların üzerinde gelir sağladığını, Türkiye'nin de kış turizminde bu seviyeye ulaşabilecek potansiyel taşıdığını söyledi. Avusturya'nın kış turizmi ekipmanı alanında da teknolojik olarak ileride olduğunu vurgulayan Wölfer, bu alanda da iki ülke arasında kazan-kazan politikasıyla hareket edilip çok ciddi işbirlikleri sağlanabileceğini kaydetti.
Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımlarda Avusturyalı yatırımcıların üst sıralarda yer aldığını ifade eden Wölfer, gelecek dönemde daha büyük yatırımların geleceğine dikkat çekerek, "Türkiye ve Avusturya arasında yakınlık daha da artacak. Avusturyalı iş hayatı liderleri Türkiye'yi anlıyorlar, biliyorlar." diye konuştu.
Ankara Sohbetleri'ne konuk olan Dr.Klaus Wölfer Avusturya ve Türkiye ilişkileri ile ilgili Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak ve arkadaşımız Filiz Coşkun'un sorularını yanıtladı.
Avusturya ve Türkiye'nin ortak ve birbirini tamamlayabilecek birçok özelliği var ama dış ticaret hacmi 2.5 milyar dolar düzeyinde. Bu rakam nasıl büyüyecek?
Birbirimizi daha iyi tanımamız ve her iki ülkedeki mevcut fırsatları daha iyi öğrenebilmemiz gerekiyor. Bizde bunun için buradayız. Biz ve ticari ofisimiz ve tabii ki İstanbul'da ki ofisimiz, aynen Viyana' da ki Türk diplomasisi gibi ticaretin gelişmesi için çabalıyoruz ve sanırım bu gelişme için şartlar çok uygun, çünkü iki ekonomi birbirine çok uygun.
Size bir örnek verebilirim. Mesela kış turizmi. Avusturya dünyanın en eski kış turizmi ülkesi. Her sene onlarca milyon turist geliyor Avusturya'ya. Bu turistlerden 10 milyar doların üzerinde gelir sağlanıyor. Hatta iki gün önce Schladming'de Dünya Kayak Kupası Şampiyonası'nın açılışı yapıldı. İnnsbruck'ta şimdiye kadar iki kere Kış Olimpiyatları düzenlendi. Ama aynı zamanda, aynı yerlerde, güçlü bir yaz sezonu turizmimiz de var. Bu herkes için çok iyi bir şey, hem turizm endüstrisi için, hem o civarlardaki tarım endüstrisi ve tarım ürünleri için. Dolayısıyla Avusturyalı şirketler ve Avusturya'nın birikimi Kayseri'de Erciyes, Bursa'da Uludağ, Bolu'da Kartalkaya, Erzurum gibi yerlere ihraç edilebilir. Çok mantıklı bir 'kazan-kazan' ilkesi mevcut her taraf için. Siz de kış turizminde 10 milyar doları aşabilirsiniz. Türkiye'nin kış turizmini geliştirme potansiyeli muazzam, şahane manzaralarıyla ve mevcut altyapısıyla her şey hazır. Buna ek olarak sadece donanım ve bilim gerekiyor. Avusturya'nın senerlerdir biriktirdiği bilgiler, ki burada bakın hazırda bir irtibat noktası var, herkesin faydalanacağı. Çünkü, eğer, kış turizmi Türkiye de popülerite kazanırsa, sadece Türk ekonomisine faydalı olmaz, Türkiye'nin sağlığına da faydası olur. Kış sporları düşünebildiğiniz en sağlıklı aktivitelerden biridir. Ve tabi ki cari açığını önleme noktasında milyarlarca dolarlık ek katkı yapabilir.
Birlikte geliştirebilir miyiz bu endüstriyi? Avusturyalı sanayicilerin bu konuda Türkiye'den talepleri var mı? Türkiye kış sporlarıyla yılda kaç turist çekebilir?
Limiti yok ama yavaş yavaş gelişmesi lazım. Hemen istenilen hedeflere ulaşmak zor ve bir zemin lazım. Mesela kendi toplumunuzun, Türklerin kış sporu talepleri olması gerek. Ama aynı zamanda insancıl bir altyapı lazım, hem bilgi hem bu kış sporlarını organize etme geleneğinin gelişmesi lazım. Çünkü kış turizmi bir çok şey içerir, kış ortamında bulunmaktır, kayak yapmaktır ve bizim tabirimizle 'apreés ski'dir, yani dağ başında gecelerin keyfine varmak. Aynı zamanda ailelerin bir araya gelmeleridir, çocuklarıyla eğlenmeleri. Her şeyi yapabilirsiniz, mesela at arabalarıyla geziler düzenleyebilirsiniz, daha çok yürümek gibi, çok çok sağlıklı, katiyen tehlikeli değildir, buz pateni yani herşey kış turizmi dahilinde geliştirilebilir.
Farklı sektörlerden de talep var mı Türkiye'ye?
Tabii ki. Türkiye çok önemli. Zaten önemliydi son yıllarda yaptığı atılımla daha da önem kazandı. Enerji sektörü mesela klasik bir örnek. Türkiye'de bazı noktalarda Avusturyalı endüstrinin gücünü görüyoruz. Avusturyalı yatırımcıların direkt yatırımlarını da görüyoruz. Her alanda. Petrol ofisi networkü var mesela. Doğrudan yatırımların yanı sıra özel projeler oluyor, Avusturyalı şirketler Türkiye'ye hidroelektrik türbinleri sağlıyor. Fırat Nehri üzerindeki Birecik elektrik santralini yeni gezdim, şu anda Avusturyalı şirketin yönetimi altında ve başarıyla yüksek miktarda enerji üretiyor. Başka şirketlerimiz de Güneydoğu Asya ve Asya'dan doğal gaz transferi için boru hatları inşaatlarını geliştiriyorlar Türkiye'de.
2.5 milyar dolarlık dış ticaret hacmi yeterli mi?
[PAGE]
2.5 milyar dolarlık dış ticaret hacmi yeterli mi?
Katılıyorum size. Çok daha yüksek olması lazım, doğru. Ama devam eden bir takım büyük yatırımlar var, çok büyük yatırımlar. Dolayısıyla, bence sadece geçen yılın ticari rakamlarına bakmamak gerekiyor. Avusturyalı firmaların Türkiye'ye yaptıkları mevcut yatırımlara bakmak lazım. Ve bu rakam kocaman, Avusturya en büyük oyunculardan biri, kati rakamlara bakarsak. Yatırımlara yakından bakarsanız, doğrudan uluslararası yatırım istatistiklerine, orada Avusturya'nın Türkiye'de çok büyük bir yatırımcı ülke olduğunu göreceksiniz.
İlişkileri geliştirmek için hükümetler ne yapmalıdır? Yanı sıra, sanayiciler ne yapmalı?
Bence doğru yoldayız, Türkiye mevzuatını Avrupa Birliği kanunlarıyla harmonize ediyor ve modernleşiyor. En iyi yapabileceğiniz şey o. Her şeyi standardize etmek, çok yardımcı oluyor. Kanuni durum tabii temel, gelişmenin bir parçası, dememize gerek yok ve gerçekleşiyor, ve bir gün bu harmonizeleşmenin detaylarını konuşmak zorunda kalmadığımızda, durum mükemmel olacak. Ve bu vaziyete yaklaşıyoruz.
Türkiye yol aldı mı? Dışardan nasıl görünüyor?
Hayır, kendinizi aldattığınızı sanmıyorum. Türkiye'nin uzun vadeli tarihi hakkında uzman değilim, belki 20-25 sene evvel geldim ilk defa, sonra 10 sene önce. Tabii ki çok büyük, çok belli farklar gördüm. Ama benim için en çarpıcı olan, Akdenizdeki bir ülkenin bu kadar hızlı gelişmesi ve bu kadar modern olması. Sadece İstanbul ve Ankara değil, ama deniz kıyısını gezerken, Gaziantep, Mersin; bunlar aktif şehirler, gelişmeyi ve optimizmi hissedebiliyorsunuz.
-Bir kaç senedir kriz var. Krizin yaşandığı Avrupa'nın göbeğinde, nasıl dik durdunuz?
Evet bu önemli bir soru. Bizim ihracatımız her zaman güçlüydü ve endüstriyel inovasyonumuz güçlü, bir tarafı o. Toplu işten çıkartmalar olmadı. Endüstrimiz Alman endüstrisiyle yakın ki Alman endüstrisi gayet iyi durumda. Bu da yardımcı oldu. Aynı zamanda, bir dereceye kadar, Avusturyalı iş dünyasının gerçekleştirdiği özelleştirme ile ilgili. Bir çok yenilikçi endüstrilerimiz var, çevre-dostu teknolojiler gibi. Mesela ahşap endüstrisi en genel anlamda.
Avusturya'da 113 bin Türk var, resmi kayıtlarda. 250 bini bulduğu da söyleniyor.
Sorunlar çıkabiliyordu, bu durum düzeldi mi?
Bu mevzuyu açtığınıza memnun oldum çünkü, dediğiniz gibi, her zaman mükemmel bir durum değil. Ama, aynı zamanda faydalı bir durum olabiliyor, Avusturya için ve Türkiye için. Hazırlıksızdılar Avusturyalılar, Almanlar, hiç kimse hazır değildi, ama Türkler oradaydı, dili bilmiyorlardı, ayak uyduramadılar. Dolayısıyla şimdi hangi hataların yapıldığını biliyoruz, hepimiz hata yaptık, ama sanıyorum ortak bir anlayış var artık durumu düzeltmek için. Biz, tamamen entegre olmuş Türk çalışanlarını Avusturya'da istiyoruz, siz de onları orada istiyorsunuz, veya geri gelmelerini istiyorsunuz, iki ülke arasında çalışmalarını. Ama gerçek şu ki, rakamlardan bahsettiniz, bizim Bakanımız rakamın 280 bin olabileceğini söylemişti. Tabii kesin, bilimsel anlamda sayım mümkün değil, sonra evleniyorlar, Avusturyalılarla ve Almanca konuşanlarla, çocukları iki-kültürlü oluyor. Türk kökenli insanlar, Türk pasaportu olanlar, Türk pasaportları olmayan ama bir şekilde kendilerini Türkiye'ye bağlı hissedenler. Ve bu rakam büyüyecek, orada bulunmaya devam edecekler, ve onlar ülkelerimiz arasındaki mantıklı bir bağ, gittikçe güçlenen bir bağ.
Yurtdışına giden Türkleri tanıyarak Türkiye'ye geldiniz, ne umdunuz, ne buldunuz?
Açıkçası hep Türkiye'de bulunmaya hevesliydim, 10 seneden fazla bu fikirle flört ettim. Çok daha eski ve küçük bir yer bekliyordum, belki 25 sene öncesinden İstanbul ziyaretimden kalan izlenimlerdi bunlar, daha antika ve küçüktü o zamanlar, hava da daha çok kömür tozu vardı. Ve şimdi, otoyollar var, elektronik yol ücretlendirmeleri, aşırı meşgul havalimanları, bir çok sayıda iç hat uçuşları, bunlar çok büyük sürprizdi. Her anlamda Türkiye'nin büyüklüğünü yaşamak, benim için en büyük sürprizdi. Gaziantep'e geliyorsunuz mesela ki Gaziantep'i kim duymuş, Avusturya'nın bir kenarında? Ve gidip görüyorsunuz ki, Viyana büyüklüğünde bir yer!
Nükleer enerjiyi 35 yıl önce bıraktık
Yaklaşık 35 sene önce, Avusturya nükleer enerjiyi bıraktı. Şimdi bu iyi veya kötü bir şey diyebilirsiniz, ama bu bir gerçek ve yaratıcılığımızı başka çözümlere doğru yönlendirdi, erken bir aşamada. Şimdi Almanya ve belli bir derecede Japonya'nın yaptıkları, yani alternatif enerji kaynakları aramak. Avusturya'da daha erken oldu, çünkü 'tamam, nükleeri unutalım, hidro-enerjimizi geliştirelim' dedik. Birazda güneş enerjisiyle ilgileniyoruz ama her şeyden çok enerji tasarrufu yapmaya çalışıyoruz. Evlerde, hava sızdırmayan evler inşa ediyoruz, güneşin onları ısıtmasını ve rüzgarın onları soğutmasını önlüyoruz. Yaratıcılıkla çok şey yapabilirsiniz. Bu alanlarda Avusturya büyük bir bilgi birikimi edinmiştir ve uzmanlaşma, şimdi gayet iyi satabileceğimiz.
Avusturya'dan Türkiye'ye daha büyük yatırımlar gelecek
[PAGE]
Avusturya'dan Türkiye'ye daha büyük yatırımlar gelecek
Bütün uzmanlar diyorlar ki hakikaten ticari rakamlarda gelişmek için yerimiz ve yolumuz var. Ticaret önemli, ama yatırımlar bir o kadar önemli. Avusturya yatırımları büyük. Türkiye'ye daha büyük yatırımların geleceğini belirtiyorlar. Türkiye ve Avusturya arasında yakınlık daha da artacak. Avusturyalı iş hayatı liderleri Türkiye'yi anlıyorlar, biliyorlar. Türkiye'den korkmuyorlar, buradalar, Türkiye'ye bakıyorlar, yakından temastalar. Bu yatırımları daha da artıracaktır. Bir takım faktörler bu yakınlığı destekliyor. Mesela İstanbul'da bir Avusturya Lisesi var, St. Georg Koleji, ve yüz yıldan fazla bir zamandır orada. Böyle şeyler yakınlık ve arkadaşlık yaratıyor, zamanla, uzun vadeli. Veya Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Efes'te arkeolojik hafriyat yürütmüştür, yine yüz küsür senedir. Ve bu da aynen, iş dünyasına taşınıyor, ekonomiye de.
AB için,Türkiye çok çok büyük Peki neden Avrupa Birliği'ne giremiyoruz?
Bence en büyük faktör Türkiye'nin büyük olması. Herhangi bir Avrupa ülkesine benzemiyor. Unutmayın, Avrupa Birliği nedir? Avusturya Avrupa'da büyük bir ülke olarak görülüyor, 8 milyonluk nüfusu ile. Çok çok küçük ülkeler de var. Ve en son demografik verilere göre sizin ülkeniz yakında Avrupa'daki en büyük ülkesi olacak, Rusya'yı saymazsak ki o zaten Asya da. Bu çok önemli bir faktör çünkü sizi Avrupa da benzersiz kılıyor. Ve yine iki yönlü Türkiye'nin böyle bir gruba katılması için, bu katılımın bütün sonuçlarını değerlendirmesi gerek.
Ayrıntılardaki Dr.Klaus Wölfer
Ferit B.PARLAK
Yaklaşık 5 yıl önce Viyana'da Avusturya'nın önemli yatırımcıları ile bir araya gelmiştik.
ABD'de ki mortgage krizinin tepe yaptığı dönemde, yaptıkları ve yapacakları yatırımlar ile ilgili bilgiler almış, Türk ekonomisine yönelik meraklı sorularını yanıtlamaya çalışmıştık. Türkiye'de yatırım yapmaya hevesli olan Avusturyalı yatırımcıların hikâyelerini ise gazetemiz aracılığıyla okuyucularımıza aktarmıştık.
O tarihe kadar, Türkiye'ye doğrudan yatırım yapan yabancı ülkeler sıralamasında yer bulamayan Avusturya, 2008 yılında 586 milyon dolarlık doğrudan yatırımla listeye 10'uncu sıradan girdi. 2009 yılında 681 milyon dolarlık doğrudan yatırımla 2'inciliğe, 2010 yılında ise 1.8 milyar dolarlık doğrudan yatırımla 1'inciliğe tırmandı. Büyükelçi Dr.Klaus Wölfer ile yaptığımız geniş sohbetin satır aralarında Avusturyalı yatırımcıların istekli olduğuna ve Türkiye'de ki yatırımlarının artarak devam edeceğine yönelik işaretler aldık.
Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için çerez politikası ve aydınlatma metni sayfalarını gözden geçirebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.