Türkiye krizi 'güçlü' karşıladı

Devlet Bakanı Şimşek, 'Hazine Müsteşarı ile aralarının iyi olmadığı' yönündeki iddiaları ise reddetti

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANKARA - Türkiye'nin krizi öncekilere kıyasla oldukça güçlü karşıladığını savunan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, "IMF ile önceliklerimizi, ülkenin menfaatlerini de dikkate alacak nitelikte bir program yapılabilirse o programı yapacağız" dedi.

Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine Müsteşarlığının 2009 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Küresel krizin giderek derinleştiğini ve krizin geçen eylül ayından bu yana hiç kimsenin öngörmediği boyutlara ulaştığını ifade eden Şimşek, "Yapılan eleştirilerde bunun da dikkate alınması gerekiyor" diye konuştu.

Mehmet Şimşek, dünya ile entegre olması nedeniyle uluslararası krizin Türkiye'yi de bir miktar etkileyeceğini bir yıldır söylediklerini belirtti. "Bizim krize hazırlıksız yakalandığımız konusundaki yorumları adil bulmuyorum" diyen Şimşek, dünyadaki ülkelerin, krize yönelik olarak şu ana kadar 6 trilyon dolarlık önlem paketi açıkladıklarını kaydetti.

Devlet Bakanı Şimşek, "Alınan önlemler, kısa vadede pek fazla işe yaramıyor. Hindistan, Rusya ve pek çok ülke, muazzam miktarda rezerv harcamalarına, büyük önlem paketleri açmalarına rağmen bu krizin etkilerini hissettiler" dedi.

Türkiye krizi 'güçlü' karşıladı

Bugünkü krizin 1930'lu yıllardan bu yana yaşanan en büyük kriz olduğuna işaret eden Şimşek, bu durumun ortaya çıkmasında Türkiye'nin bir katkısı bulunmadığını, tam aksine bu krizi, geçmişle kıyaslanamayacak kadar güçlü bir şekilde karşıladığını vurguladı. Bakan Şimşek, bankacılık sektörünün yapısının sağlam olmasının, sadece 2001'de alınan önlemlerle açıklanamayacağını, kendilerinin aldıkları tedbirlerin de bunda etkili olduğunu söyledi.

Mehmet Şimşek, geçen eylül ayı itibariyle Türkiye'nin brüt dış borcunun milli gelire oranının yüzde 37 olduğunu belirtti.

Kamunun toplam net borç stokunun ise yüzde 26'ya düştüğünü ve bunun da çok önemli bir kazanım olduğunu dile getiren Şimşek, bu yılın ilk 9 ayında Hazine'nin, iç borç çevirme oranının da yüzde 70 olduğunu bildirdi.

Bakan Şimşek, "Aldığımız bu tedbirler olmasaydı, Türkiye bu cari açıkla krize bu şekilde yakalansaydı, daha önceki dönemlerde olduğu gibi belki de faizler yüzde 7 binleri bulacak, enflasyon bir kaç rakam değil, belki 3 haneli rakamlara çıkacaktı" dedi.

"Hane halkının durumu iyi"

Türkiye'de hane halkının durumunun iyi olduğunu belirten Şimşek, ülkede hane halkının borcunun toplamının, milli gelire oranının yüzde 10,7 olduğunu bildirdi.

Özel sektörün, geçen haziran ayı itibariyle yaklaşık 85,8 milyar dolarlık döviz varlığının bulunduğunu, bunun da yaklaşık 58,3 milyar dolarını yurt içi ve yurt dışı bankalarda nakit olarak tuttuğu döviz mevduatı olduğunu ifade eden Şimşek, özel sektörün borcunun da 167,3 milyar dolar olduğunu vurguladı.

Mehmet Şimşek, piyasalarda şu anda bir belirsizlik olduğunu, insanların kaygı duyduğunu ifade ederek, "Bu normal bir şey. 1930'lu yıllardan sonra en büyük kriz yaşanıyorsa, bu tedirginliği makul karşılamak lazım" dedi.

IMF ile görüşmeler

Bakan Şimşek, IMF ile yürütülen çalışmalar neticesinde, hükümetleri döneminde, daha önce iki programın başarılı bir şekilde sona erdirildiğini kaydetti.

Programı bitirdikten sonra Türkiye'nin yeni bir kaynağa ihtiyaç duymayacağını teyit ettiklerini dile getiren Şimşek, şöyle konuştu:

"IMF, 'siz 1999'dan beri çok yüksek miktarda bizim imkanlarımızı kullandınız, programımızın içinde kaldınız, dolayısıyla bizim kendi iç yönetmeliklerimiz gereği, program sonrası değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bu program sonrası değerlendirmeyi yapıp, bitirip yönetim kuruluna sunmadan, sizin yeni program önerinizi dikkate alamayız, yönetim kuruluna sunamayız' dediler. Biz de 'tamam' dedik. Bu çalışmalar da ağustosta bitti.

Daha sonra, dünya şartları çok hızlı değişti. Onların öngörüleriyle, bizim öngörülerimiz, onların gördüğü resimle bizim gördüğümüz resim arasında birtakım farklılıklar yaşandığı için bu noktadayız. İhtiyati olur ya da başka bir şey olur. Özel sektörün borçlarını dikkate almak durumundayız. Bu borçlar, tabii ki ekonomiyi etkileyecektir. O nedenle, IMF ile önceliklerimizi, ülkenin menfaatlerini de dikkate alacak nitelikte bir program yapılabilirse o programı yapacağız. IMF'in büyüme rakamlarının, tahminlerinin, bizim tahminlerden farklı olması fiiliyatta çok fazla bir şey değiştirmeyecektir."

Uluslararası uzmanların katılacağı, 1-3 Aralıkta gerçekleştirilecek çalıştayda, ekonomiyi ele alacaklarını belirten Şimşek, bu çalıştaya bütün milletvekillerini davet etti.

Devlet Bakanı Şimşek, bu ay itibariyle, hem maliyeye hem de sosyal güvenlik kurumuna, prim ve vergi borcu olmayan firmalar için şu anda bekleyen bir ödemenin bulunmadığını ifade ederek, reel sektörün desteklenmesi ve canlandırılması için Hazine garantisi kapsamında, 950 milyon dolar finansman sağlandığını bildirdi.

Merkez Bankasının faiz kararlarında bağımsız olduğunu, hiç bir şekilde müdahalede bulunmadıklarını dile getiren Şimşek, "Bu, dünkü kararda da böyledir, önceki kararlarda da böyledir" dedi.

İddiaları reddetti

Mehmet Şimşek, milletvekillerinin, "Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile aralarının iyi olmadığı" yönündeki sorularını da yanıtladı.

Şimşek, "O iddialarının hepsinin mesnetsiz olduğunu daha önce belirtmiştim. Ancak bu iddialar devam ettiriliyor. Hazineden sorumlu Devlet Bakanı olunca, orada vekaleten görev yapanları asaleten atadım ve o günden sonra da ciddi bir atama yapmadım. Bu kadar uydurma iddialar bizi gerçekten üzüyor. İbrahim Bey, çok ciddi birikimi olan, çok değerli bir arkadaşımız. Benim onunla ne şahsi bazda ne de kurum bazında, nasıl bir sorunum olur ki?" diye konuştu.