22 °C

Türkiye-Malezya ilişkileri hızla gelişiyor

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed'in Türkiye ziyaretiyle çeşitli alanlarda iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Türkiye-Malezya ilişkileri hızla gelişiyor

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed'in Türkiye ziyareti, iki ülkenin gelişmekteki ilişkilerini daha ileriye taşımayı öngörüyor.

Resmi ziyaret için Türkiye'de bulunan Mahathir'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de bir araya geleceği görüşmelerde, savunma sanayisi başta olmak üzere Türkiye ve Malezya arasındaki ikili ilişkiler tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, iş birliğinin geliştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacak.

Güneydoğu Asya ülkelerinden Malezya, gelişmekteki ekonomisi, Müslüman dünyadaki etkili konumu ve tarihten bugüne Türklerle ortak bağlarından ötürü Türkiye'nin bölgedeki en yakın dost ülkelerinden birisi olarak biliniyor.

Siyasi, ekonomik ve kültürel alandaki ikili ilişkileri son yıllarda oldukça gelişen Malezya ve Türkiye'nin dostluğu 16. yüzyıla dayanıyor.

İki ülke arasında 2014'te imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, karşılıklı ticaret hacminin artmasına katkı sağlamakla Malezya'yı, Türk yatırımcılar için cazip kılıyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Gelişmekte Olan Sekiz Ülke (D-8) gibi uluslararası kuruluşlarda aynı çatı altında yer alan iki ülke, Filistin ve Arakan gibi Müslüman dünyasının sorunlarına dair fikir birliğinde hareket ediyor.

Osmanlı döneminde başlayan dostluk

Tarih kaynaklarına göre, Türk-Malay ilişkileri, Malay Yarımadası'nda 1400'de kurulan Malakka Sultanlığı'nın 1511'de Portekizli sömürgecilerce işgal edilmesinin ardından Malay Sultanı Ahmed Şah'ın, Osmanlı Devleti'nden askeri yardım istemesiyle başladı.

Osmanlı Devleti'nin askeri desteğiyle Malaylar, yarımadayı Portekiz İmparatorluğu'nun elinden kısa süreliğine almayı başardı fakat yarımadada Malay hakimiyeti sağlanamadı.

Malakka bölgesinde Portekizlilerin ardından Hollanda Krallığı ve İngiliz İmparatorluğu'nun işgali, Türk ve Malay ilişkilerinin ilerlemesinin önünde engel oluşturdu.

Malaka Sultanlığı'nın yıkılmasının ardından Osmanlı döneminde Türk-Malay ilişkileri, yarımadanın güneyinde 1528'de kurulan Johor Sultanlığı üzerinden devam etti.

Johor Sultanı Ebu Bekir'in 19. yüzyılda İstanbul'a yaptığı ziyaretler, Osmanlı'nın Malaylarla yakın ilişki kurması yönünde önemli adım teşkil etti.

Hükümdarlığı döneminde uzak bölgelerdeki Müslüman topluluklarda Osmanlı'nın etkisini artırma politikası güden Sultan II. Abdülhamid, o dönemde İstanbul'u iki defa ziyaret eden Johor Sultanı Ebu Bekir ile dostluk kurdu.

Johor Sultanı'nın ziyaretleri sonrasında II. Abdülhamid, Türklerle Malaylar arasında akrabalık bağları kurulması için sarayında iyi eğitim görmüş cariyelerden Rukiye ve Hatice Hanım'ı Johor Sultanlığı'na gönderdi. Rukiye ve Hatice Hanım'ın soyundan gelen Johor hanedanı mensupları, Malezya'nın kuruluşunda önemli rol oynadı.

Osmanlı Devleti'nin son yıllarında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürütülen İstiklal Savaşı ve 1923'te kurulan Cumhuriyet, o dönemde İngiliz egemenliğindeki Malay Yarımadası'nda baş gösteren bağımsızlık hareketlerinin ilham kaynaklarından biri oldu.

Dönemin Malay düşünürleri, Türklerin bağımsızlık savaşı ve Atatürk üzerine kitaplar yazdı.

Malezya'nın bağımsızlığı ve Türkiye ile gelişen ilişkiler

Malezya'nın 1957'de bağımsızlığını kazanmasından 7 yıl sonra Türkiye, Malezya ile diplomatik ilişkilerini başlattı. İki ülke liderleri arasında ilk temas, Malezya'nın üçüncü Başbakanı Hüseyin Onn'un 1977 ve 1983'te Türkiye'ye yaptığı ziyaretler kapsamında kuruldu.

Soyu, Osmanlı döneminde Johor Sultanlığı'na gönderilen cariyelerden Rukiye Hanım'a dayanan Hüseyin, kökeninden ötürü Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak istedi. Bu kapsamda Türkiye ile Malezya arasında ortak havayolları ağı kurulması ve 1983'te Malezya'da kurulan Uluslararası İslam Üniversitesine Türkiye'den öğrenci ve akademisyen gönderilmesi üzerine anlaşmalar sağlandı.

Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın liderliğinde Türkiye, Malezya ile savunma sanayi, ekonomi ve kültürel ilişkiler kapsamında somut adımlar atmayı hedefledi. 1996'da Malezya'ya ziyarette bulunan Erbakan, önderliğini yaptığı D-8 teşkilatına Malezya'yı dahil ederek iki ülke ilişkilerinin sıkılaşmasını sağladı.

Erbakan'ın Malezya ile yakın ilişkiler kurma çalışmaları neticesinde 1997'de iki ülke arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı.

2003 sonrası artan ticaret hacmi ve pekişen dostluk

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2003'te başbakan olduğu dönemde, Malezya-Türkiye ilişkileri her alanda zirveye çıktı.

Malezya'yı, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'ya açılan kapısı olarak gören Erdoğan, başbakan seçildiği yılda ilk ziyaretlerinden birisini Malezya'ya gerçekleştirdi.

Erdoğan hükümetinden önce Malezya ile 396,9 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2003'ten itibaren hızla artarak 1 milyar doların üstüne çıktı.

Dönemin Başbakanı Necip Rezak'ın 2011'de Türkiye'ye gelişi ve 2014'te Erdoğan'ın Malezya'ya ziyareti, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi oldu. Erdoğan'ın ziyaretinden üç ay sonra Necip Rezak, Türkiye'ye ziyarette bulunarak iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması'nı imzaladı.

Serbest Ticaret Anlaşması her iki ülkeden yatırımcıların, karşılıklı ticaret hacminin gelişimine katkı sağlamasına yardımcı oldu.

Türkiye ile Malezya'nın ticaret hacmi 2014'te 1,4 milyar dolarken, 2017'de yaklaşık 2 milyar dolar artarak 3,4 milyar doları buldu. Birçok alanda kurulan ortaklıklarla iki ülke, karşılıklı ticaret hacmini en az 5 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

FETÖ tehdidine karşı Malezya Türkiye'nin yanında durdu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) planladığı 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Malezya'nın Türkiye'ye yönelik destekleri, iki ülke arasındaki dostluğun en önemli göstergelerinden birisi olarak tarihe geçti.

Darbe girişiminin ardından dönemin Malezya Başbakanı Necip Rezak, FETÖ'nün demokrasiyi yok etmeye yönelik girişimine karşı Türk hükümetinin yanında bulunduğunu açıkladı.

Hükümetin haricinde Malezya'da çok sayıda sivil toplum kuruluşu, darbe girişimine karşı Türk hükümetinin ve Erdoğan'ın yanında olduklarına dair beyanlarda bulundu.

15 Temmuz'un ardından ülkedeki FETÖ varlığını yok etmek üzere sert tedbirler alan Malezya hükümeti, bölge ülkelerinden farklı tavır göstererek 2017'de Malezya'daki üst düzey üç FETÖ üyesini tutuklayarak Türkiye'ye iade etti.

İthalat ihracat ve karşılıklı yatırımlar

Türkiye'nin Malezya'ya ihraç ettiği ürünlerin başında demir çelik, savunma sanayisi, altın gümüş kaplama ürünleri, kimyasallar ve tekstil elyafı geliyor.

Malezya'nın Türkiye'ye ihraç ettiği ürünler ise başta palm yağı olmak üzere bitkisel yağlar, işlenmemiş alüminyum, elektrikli makina ve cihazlarla kauçuktan oluşuyor.

Son yıllarda Türkiye ile Malezya'nın ekonomik ilişkileri, temel ürün ithalat ve ihracatının dışına çıkarak ortak yatırım projeleriyle ayrı boyut kazandı. Malezya'nın varlık fonu Khazanah, 2011'de Acıbadem Sağlık Yatırımları Holding'in çoğunluk hisselerini satın aldı.

Malezya Havalimanları Şirketi 2014'te İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına ait hisselerin tamamını alarak havalimanını işletmeye başladı.

Savunma sanayisinde büyük ortaklıklar

Savunma sanayisi, Türkiye'nin Malezya ile son yıllarda imzaladığı ortak projelerde ağırlığını gösterdi.

Türkiye 2011'de Malezya ile imzaladığı 600 milyon dolarlık sözleşme kapsamında, Malezya ordusuna 257 8x8 tekerlekli zırhlı muharebe aracı PARS'lardan yollamayı taahhüt etti.

Türkiye'nin dünya markası haline gelen savunma sanayi şirketi ASELSAN, 2017'de Malezya'da şube açarak iki ülke arasında savunma sanayi alanındaki ilişkilerini ileriye taşıdı.

ASELSAN, deniz savunması için geliştirdiği 30 milimetre MUHAFIZ Uzaktan Komutalı Silah Sistemi'ni Malezya'ya satmaya devam ediyor.

Bunun yanı sıra martta Malezya'da düzenlenen Langkawi Uluslararası Denizcilik ve Havacılık Fuarı'nda Türk savunma sanayi firmaları, Malezyalı şirketlerle 10 ayrı mutabakat metni imzaladı.

İmzalar kapsamında Trabzon Silah Sanayi AŞ (TİSAŞ), Zigana PX-9 model tabancanın Malezya'da ortak üretimi ve denizcilik alanında Türk firmalarının Malezya'da gemi ve bot inşasına yönelik projelere başladı.

Eğitim ve kültür alanında ortak çalışmalar

Malezya halkı, Osmanlı Devleti'nin mirasçısı olarak gördüğü Türklerle kendilerini oldukça yakın hissediyor.

Türk dizilerini beğeniyle izleyen ve bu sayede Türk kültürünü tanıyan çok sayıda Malezyalı, Osmanlı'dan kalma tarihi mirasları görmek için Türkiye'ye geliyor.

Kuala Lumpur merkezini 2017'de faaliyete geçiren Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Malezya'da Türk dili ve kültürünün yayılması için faaliyetlerde bulunuyor. Enstitünün girişimiyle şimdiye kadar ülke çapında 4 üniversitede Türkçe "seçmeli ders" olarak müfredata girdi.

Malezya'da geleneksel Türk okçuluğu da büyük rağbet görüyor. YEE'nin inisiyatifiyle geçen yıl Malezya'da bir okulda ders müfredatına giren Geleneksel Türk Okçuluğu, 100'ün üzerinde öğrenciye öğretiliyor.

Bunun yanı sıra Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'da kurulan "Malay Dünyası ve Osmanlı Araştırmaları Merkezi"nde Türk-Malay ilişkileri tarihi üzerine akademik yayınlar yapılıyor.

Kaynak: AA

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap