9 °C

”Türkiye'yi kurtarın diye bizi çağıracaklar ”

Doğu Perinçek, Türkiye'ye karşı bir plan yürütüldüğünü ve bu plan kapsamında tutuklandıklarını söyledi.

”Türkiye'yi kurtarın diye bizi çağıracaklar ”

 

İSTANBUL – Birinci "Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Benim tutuklu olmamın tek bir gerekçesi var, Türkiye'ye karşı yürütülen bu plan" dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde söz alan Perinçek, emniyet ve savcılık sorgusunda kendisine sorulan soruların nasıl berraklaştığının kovuşturma aşamasında ortaya çıktığını, Genelkurmay Başkanlığı, bakanlıklar ve MİT'ten gelen belgelerle bunların doğrulandığını ileri sürdü.

Kemal Alemdaroğlu, İlhan Selçuk, Emin Gürses'i tanıdığını ancak Veli Küçük ile hiçbir görüşmesinin olmadığını söyleyen Perinçek, bunun iddianamenin bir yerinde de belirtildiğine dikkati çekti.

Tuncay Güney ile hiç bir zaman görüşmediğini ve Güney'in Aydınlık dergisinde çalışmadığını ifade ederek, "İP liderlerini burada tanıdınız. Hiç bunların içinde Tuncay Güney'e biraz benzeyen insan var mı? Koyun sürüsü içinde domuz gibi görünür. Tuncay Güney bunların arasında sırıtmaz mı?" diye konuştu.

"Lobi belgesini yazan şerefsizdir"

Perinçek, örgüt belgesi olduğu iddia edilen ve davanın en önemli delilleri arasında gösterilen "lobi belgesi"nin kendisiyle bir alakasının olmadığını savunarak, "Lobi belgesini yazan şerefsizdir. Böyle bir belge, Türkiye düşmanının yazacağı bir belgedir" dedi.

Genelkurmay Başkanlığı ile iş birliği yaparak Kuzey Irak'a 24 bin adet silah gönderdiği iddialarının yalan olduğunun ortaya çıktığını dile getiren Perinçek, Ulusal Kanal'a 500 bin lira sağladığı iddialarının da doğru olmadığını söyledi.

Kendisi ile ilgili hiçbir şüphenin kalmadığını iddia eden Perinçek, şöyle konuştu:

"Ben burada siyasi sebeplerle bulunuyorum. Onun için aslanlar gibi yatıyorum. İş başka yere gelmiştir. Kürt açılımı, Ermeni açılımı. 15 gün sonra Kıbrıs açılımı. Türkiye bu planı bozacak. Harita çıkmış zaten ortada. Bu haritadan ne çıkar? Amerikalılar'ın bozgunu çıkar. Amerika Türkiye, Suriye, Azerbaycan, Irak ve Afganistan'ı parçalayacak. Sizlerin yurtseverliğine, dürüstlüğüne, hukukçuluğuna sesleniyorum; biz Türkiye'ye lazımız. Türkiye'yi öyle bir hale getirecekler ki en sonunda bizleri çağıracaklar 'kurtarın' diye. Benim tutuklu olmamın tek bir gerekçesi var, Türkiye'ye karşı yürütülen bu plan."

Perinçek, konuşmasının ardından tahliye talebinde bulundu.

Tutuklu sanık Oktay Yıldırım da 27 aydır tutuklu olduğunu ifade ederek, "Esaret altında üçüncü Ramazanı geçiriyorum. Çocuklarım büyüdü. Vicdanlarınıza sesleniyorum; beni artık salıverin" dedi.

Tutuklu sanık Mehmet Demirtaş, tutuklu sanıklardan Ümit Sayın olduğu iddia edilen gizli tanık Anadolu'nun beyanlarını eleştirerek, bu beyanlar nedeniyle tahliye olamayacağını söyledi.

Demirtaş, "Gizli tanık Anadolu'nun Ümit Sayın olduğunu söylemeyeceğim ama ben gizli tanığa tahliye istiyorum" diye konuştu.

Tutuklu diğer sanık Kemal Kerinçsiz, mahkemede yaptığı konuşmaların savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği dile getirerek, mahkemenin yarım saatlik konuşma sınırlamasını kaldırmasını istedi.

Tutuklu sanıklardan Oktay Yıldırım'ın avukatı Yıldırım Çavuşoğlu, Ümraniye'de ele geçirilen bombalara ilişkin emniyet raporunun 18 Haziran tarihli olduğunu, müvekkilinin ise 16 Haziran'da tutuklandığını ifade ederek, emniyetin bu raporu tekrar gönderdiğini ve tarihsiz olan kısmına elle 14 Haziran tarihinin atıldığını öne sürdü.

Çavuşoğlu, 6 Temmuz tarihli cevabi yazıda emniyet raporunda müvekkilinin 3, ekspertiz raporunda ise 1 adet parmak izinin yer aldığını kaydetti.

Parmak izinin yer aldığı şeffaf bandın mahkemeye teslim edilmiş olması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, şeffaf bandın getirilmesini, tüm sanıkların parmak izinin farklı kurumlar tarafından tekrar alınmasını istediklerini ifade etti.

Çavuşoğlu, Osman Yıldırım ile ilgili de "61 yıl sonra hapisten çıkacak olan bir sanığın kanıtlanamayan beyanlarına nasıl güvenilebilir" dedi.

"18 aydır altını temizliyorum"

Tutuklu sanıklardan Emin Gürses söz alarak, aynı koğuşta kaldığı davanın tutuklu sanıklarından Ümit Sayın'ın 18 aydır altını temizlediğini söyledi.

Ümit Sayın'ın çok hasta olduğunu, bunu ilgililere bir çok kez ilettiğini belirten Gürses, "Zekeriya Öz'ün bana düşmanlığı var biliyorum. Ümit Sayın'a diyor ki (Emin hocanın burnunu biraz daha sürtelim)" dedi.

Gürses, Ümit Sayın'ın bütün ailesinin profesör olduğunu ifade ederek, "Ama Adli Tıp'taki 'fincancılar' buna rapor vermezler" diye konuştu.

Tutuklu sanıklardan Veli Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük, yargılamanın yavaş ilerlediğini ileri sürerek, "Alparslan Aslan olsun ya da olmasın, Danıştay sorgusunun başlaması için gerekli tedbirleri almanızı talep ediyoruz" dedi.

"Beni kışın tahliye etmeyin"

Öte yandan, tutuklu sanıklarından Erol Ölmez mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, işlemediği bir suç yüzünden cezaevinde tutuklu bulunduğunu ve daha fazla mağdur edilmek istemediğini bildirdi.

Ölmez, dilekçesinde şunları kaydetti:

"Eğer beni bu zamanlarda tahliye yaparsanız hayata atılırım. Yok beni kışın tahliye etmek isterseniz ben bunu kabul etmem. Nedeni ise kışın tahliye olursam benim kalacak bir evim yok ve dışarıda kalırım. Sizden ricam lütfen beni kışın tahliye etmeyiniz. Sizden hürriyetimi geri istiyorum."

Savcıdan, avukat Çetinbaş hakkında suç duyurusu talebi

Taleplerin ardından söz alan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, eski DGM hakimi olan avukat Metin Çetinbaş'ın kaldırılan İstanbul 6 No'lu DGM'de verdiği Susurluk davası kararının bir bölümünü okudu.

Pekgüzel "Az önce okuduğum bölümler, avukat Çetinbaş'ın imza attığı ve biz savcılara da okumamızı önerdiği mahkeme kararından alıntıdır. Burada verdiği kararla ve kendi görüşleri ile çelişen savunma yapması anlamlıdır" dedi.

Çetinbaş'ın savunması sırasında, iddianame savcılarına Atatürk'ü hedef aldıkları yönünde ithamlarla, iftirada ve hakarette bulunduğunu söyleyen Pekgüzel, Çetinbaş'ın iddianame savcılarının yakın bir zamanda tutuklanacakları yönündeki beyanlarının da "görev sırasında tehdit eylemini" oluşturduğunu kaydetti.

Pekgüzel, Çetinbaş'ın gizli tanık Anadolu hakkındaki açıklamalarıyla, bu kişiyi terör örgütlerine hedef gösterdiğini dile getiren Pekgüzel, Çetinbaş hakkında İstanbul ve Silivri Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Sanıkların, devam eden soruşturmaya delil toplandığı yönündeki iddialarına da yanıt veren Pekgüzel, soruşturma sırasında bir örgütün ortaya çıkarılamayabileceğini, savcıların delil toplamalarını yasaklayan bir hükmün de olmadığını belirtti.

Danıştay saldırısı zanlısı Alparslan Arslan'ın bürosunda ele geçirilen "Ergenekon" belgesinin getirilmesini isteyen Pekgüzel, Arslan'ın telefonuna Danıştay saldırısından önce gelen ve yanıtları olmayan şüpheli görülen mesajları okudu.

Pekgüzel, telefonun 17 Mayıs 2006'dan 5 yıl geriye dönük olarak tüm görüşme kayıtlarının getirtilmesini talep etti.

Kerinçsiz'in iddianamenin okunması konusunda usulsüzlük olduğu yönündeki açıklamasıyla ilgili de Pekgüzel, "Bugüne kadar hiçbir davada iddianamenin baştan sona okunduğunu, birinci sınıf savcı olarak görmedik" dedi.

Talepler üzerine iddianameyi haftalarca bizzat okuduklarını ifade eden Pekgüzel, yasada iddianamenin savcılar tarafından okunması konusunda bir açıklık olmadığını, iddianame okunduğu dönemde itiraz etmeyen sanığın bugünkü talebini iyi niyetle bağdaştırmadıklarını söyledi.

Duruşmaya taleplerin değerlendirilmesi amacıyla ara verildi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap