11 °C

“Türkiye’nin ABD’deki en yakın dostu Trump”

"Erdoğan'ın başarısı" olarak nitelendirdiği Erdoğan-Trump görüşmesini değerlendiren risk analisti Saruhan Hatipoğlu’na göre Erdoğan ‘İttifakımız devam ediyor, artık iş konuşalım’ mesajı verdi. Hatipoğlu, Türkiye’ye karşı ciddi yaptırımlar bekliyor.

“Türkiye’nin ABD’deki en yakın dostu Trump”

Hüsniye GÜNGÖR

Washington merkezli ekonomik ortam risk analizi şirketi BERI’nin CEO’su Saruhan Hatipoğlu, CTNG America kanalına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretini ve Türkiye- ABD ilişkilerini değerlendirdi. 

Aynı zamanda kanalın global ekonomi analisti de olan Hatipoglu, görüşmeyi “Erdoğan’ın başarısı” olarak nitelendiriyor. Hatipoğlu Türkiye ekonomisine ilişkin en çok zorlanacak alanının içteki büyümeyi sağlamak olduğunu söyledi.

Hatipoğlu, Erdoğan-Trump görüşmesine ilişkin “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bugün alışık olmadığımız bir şekilde biraz heyecanlı buldum. Bu, beklediğimiz bir şey değildi. Gazetecilerin önünde değil kapalı kapılar ardında konuşulacağını düşündüğümüz oldukça hassas konuları gündeme getirdi. Bunlardan biri Türkiye’nin PKK’nın uzantısı olarak gördüğü YPG. Diğeri Erdoğan’ın oldukça iddialı olduğu FETÖ terör örgütü. Erdoğan Başkan Trump’ın önünde örgüt liderinin fiiziki anlamda ABD’de yaşadığının altını çizdi. Bunların medya önünde olmasını beklemiyorduk” değerlendirmesinde bulundu.  

Buna karşılık Erdoğan’ın karşısında oldukça yumuşak bir Başkan Trump olduğunu belirten Hatipoğlu, “Bu konuların hiçbiri hakkında yorum yapmadı, geçtiğimiz ay içinde Türkiye’yle ilgili attığı tweet’lerdeki tavrı görmedik. Görüşme genel itibariyle Erdoğan’ın başarısıyla sonuçlandı diyebiliriz” şeklinde konuştu.

‘Erdoğan zamanlamada stratejik davrandı’

Hatipoğlu, program sunucusunun “Trump bu görüşmeyi neden bu kadar büyüttü, ne gibi bir avantaj umuyor bundan” sorusu karşısında şunları söyledi: “Güzel soru. Bir teorim var. ABD tarafı açısından, Washington Türkiye dış politikasında istikrarlı bir Doğuya kayış gözlemledi. Türkiye NATO üyesi ama son iki yıl içindeki politikalarında Rusya’nın yanında yer aldı. Bu her ne kadar ABD Dış İşleri Bakanlığı’nın konusu olsa da, Washington’da da kaygı yaratan bir durum.”

“Türkiye açısından Erdoğan’ın hükümeti ve destekçileri ABD kongresindeki tutum değişikliğinin farkında. Bunu meclisten geçirdikleri yaptırımlarda, (sözde) Ermeni Soykırımı konusunda gördük. Erdoğan bu durumun stratejik olarak ABD’ye ziyaret için iyi bir zamanlama olduğunu düşündü. ABD başkanı Trump ile yanyana bir duruş sergileyerek, ‘ittifakımız devam ediyor , artık iş konuşalım’ mesajı verdi.”

‘2020 itibariyle ciddi yaptırımlar bekliyorum’

En erken 2020’de başlamak üzere Türkiye’ye karşı ciddi yaptırımlar söz konusu olacağına dikkat çeken Hatipoğlu, “Washington’da konuyla ilgili kişilerle görüşmelerimde gözlemlediğim bir durum bu. Türkiye’ye karşı olan duyarlılık değişiyor. Türkiye’nin gerçekten de ABD’deki en yakın dostu Başkan Trump. Azil süreciyle ilgili ne olacağını bilmiyoruz ama 4 ya da 5 yıl sonra Başkan Trump burada olmayacak. Demokrat ve Cumhuriyetçiler birbirine benziyor. İki tarafın da Türkiye’nin Suriye’de yaptıklarına karşı tepkileri olumsuz. Kongreden, senatodan geçti, Cumhuryetçilerin kendilerini biraz geride tutmaların sebebiyse Başkan Trump’a Türkiye ile anlaşabilmesi için menevra alanı bırakabilmek. Ancak bu da kolaylıkla değişebilir. Dolayısıyla Halkbank, S-400 gibi konularda yaptırımların oldukça yakında gerçekleşeceğini düşünüyorum” dedi. 

‘3 yılda yüzde 5 büyüme zor’

Türkiye ekonomisinin en çok zorlanacağı alanın içteki büyümeyi yakalamak olacağını belirten Hatipoğlu, “Türkiye çok uzun zamandır, hata 16 yıllık AK Parti iktidarı öncesinde de yabancı finansmana bağımlı oldu. Yapısal reformların aciliyeti devam ediyor” dedi. 

Olumlu gelişmelere de iyaret eden Hatipoğlu şöyle konuştu: “Uzun süredir çift haneli ilerleyen enflasyonun Eylül’de yüzde 9’lara düştüğünü gördük. Büyümeyi destekleyecek bazı önlemler de söz konusu. Ancak benim hala kaygılarım var çünkü yeni ekonomi programındaki yüzde 5 büyüme hedefinin nasıl gerçekleştirileceğini bilmiyoruz. Programda 3 yıl içinde yüzde 5’lik büyümenin nasıl karşılanacağına dair bir şey yok. Cari açık gibi ekonomideki aşırılıkları dengeleyen kredi kullanımı ve yabancı sermaye girişi olacak. Plan güzel ama Türkiye hükümetinin bu hedefi nasıl gerçekleştireceğini bilmiyoruz.”    

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap