22 °C

Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı 1.88 çocuk oldu

TÜİK’in açıkladığı 2019 yılı nüfus verilerine göre Türkiye’de 2019 yılında toplam doğurganlık hızı 1.88 çocuk oldu.

Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı 1.88 çocuk oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2020 yılı Dünya Nüfus Günü verilerine göre 2019 yılında, bir kadının 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden, toplam doğurganlık hızı, 2018 yılındaki 1.99 çocuktan, 1.88 çocuğa geriledi.

Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2019 yılında 1,88 çocuk oldu. Diğer bir ifadeyle, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2019 yılında 1,88 oldu. Bu durum doğurganlığın, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10'un altında kaldığını gösterdi.

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,89 çocuk ile Şanlıurfa oldu

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2019 yılında 3,89 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,37 çocuk ile Şırnak, 3,16 çocuk ile Ağrı ve 3,15 çocuk ile Muş izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,33 çocuk ile Gümüşhane oldu. Bu ili 1,34 çocuk ile Kütahya ve Edirne takip etti.

Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri ortalaması 1,56 çocuk oldu

Türkiye'nin toplam doğurganlık hızının AB üyesi 28 ülkenin toplam doğurganlık hızlarından daha yüksek olduğu görüldü. AB üyesi 28 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2018 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,88 çocuk ile Fransa olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülke ise 1,23 çocuk ile Malta oldu.

Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu

Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade ediyor.

Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2019 yılında binde 122 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.

Genç doğurganlık hızı düştü

Genç doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Yaşı çok genç olan annelerden doğan bebeklerin daha yüksek derecede hastalık ve ölüm riskiyle karşı karşıya kalmalarından dolayı genç doğurganlık konusu anne ve bebek sağlığının korunması bakımından oldukça önem taşıyor.

Genç doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2019 yılında binde 17'ye düştü. Diğer bir ifadeyle, 2019 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 17 doğum düştü.

Genç doğurganlık hızının AB üye ülkeleri ortalaması binde 9 oldu

AB üyesi 28 ülkenin genç doğurganlık hızları incelendiğinde, 2018 yılında en yüksek genç doğurganlık hızının olduğu ülke binde 39 ile Bulgaristan, en düşük genç doğurganlık hızının olduğu ülke ise binde 2 ile Danimarka oldu. Genç doğurganlık hızı 2018 yılında binde 19 olan Türkiye, AB üyesi 11 ülke ile beraber AB ortalamasının üzerinde yer aldı.

Doğum yapan annelerin ortalama yaşı 28,9 oldu

Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2019 yılında 28,9 oldu. Diğer yandan ilk doğumunu 2019 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 26,4 oldu.

Anne ölüm oranı yüz binde 13,6'ya geriledi

Anne ölüm oranı, bir yıl içerisinde gerçekleşen yüz bin canlı doğum başına anne ölümlerinin sayısı olarak tanımlanmaktadır. Anne ölümü, gebeliğin başlangıcından doğum sonrası 42. günü kapsayacak şekilde; kaza ve tesadüfi sebeplerden kaynaklanmayan, gebelik veya gebeliğin yönetiminden kaynaklı olarak veya gebeliğin ağırlaştırdığı herhangi bir sebeple kadının ölmesidir.

Türkiye'de 2010 yılında 16,7 olan anne ölüm oranının yıllar içinde azalma eğilimi göstererek 2018 yılında 13,6'ya gerilediği görüldü.

Dünyada anne ölüm oranı en yüksek olan ülke Güney Sudan oldu

Anne ölüm oranı dünya ortalamasının 2017 yılında yüz binde 211 olduğu görüldü. Anne ölüm oranı ülkelere göre incelendiğinde, yüz binde bin 150 ile Güney Sudan ilk sırada yer aldı. Güney Sudan'ı yüz binde bin 140 ile Çad ve yüz binde bin 120 ile Sierra Leone izledi. Anne ölüm oranının en düşük olduğu dört ülke ise yüz binde 2 ile Belarus, İtalya, Norveç ve Polonya oldu. Türkiye'de ise anne ölüm oranının 2017 yılında yüz binde yaklaşık 15 olduğu görüldü.
Bebek ölüm hızı binde 9,1 oldu.

Bebek ölüm sayısı, 2018 yılında 11 bin 598 iken 2019 yılında 10 bin 770 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2018 yılında binde 9,3 iken 2019 yılında binde 9,1 oldu. Diğer bir ifade ile 2019 yılında bin canlı doğum başına 9,1 bebek ölümü gerçekleşti.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2018 yılında binde 11,3 iken 2019 yılında binde 11,2 oldu.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme istatistiklerine göre; 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2009 yılında yüzde 8,1 iken bu oran 2019 yılında yüzde 3,1'e düştü.

Kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi

İlk evlilik yaşının doğumlar üzerinde önemli bir etkisi olup daha erken yaşlarda evlenen kadınların ortalama olarak daha fazla çocuk sahibi olma potansiyeli bulunmakta, bu da genellikle yaşam boyunca daha fazla sayıda doğuma yol açabilmektedir. Kadınlarda 2015 yılında 24,4 olan ortalama ilk evlenme yaşı 2019 yılında 25'e yükseldi.
Yaş grubu 20-24 olan evli kadınların yüzde 5,1'i 18 yaşından önce evlendi.

Birleşmiş Milletler İstatistik Komisyonu tarafından 2013 yılında kabul edilen "Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Göstergeleri 52 Minimum Gösterge Seti"nde yer alan göstergelerden biri olan "20-24 yaş grubunda olup 18 yaşından önce evlenen kadınların oranı" Türkiye'de 2010 yılında yüzde 8,2 iken 2019 yılında bu oran yüzde 5,1 oldu.

Yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 17,5 oldu

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2019 yılında bu oran yüzde 17,5'e yükseldi.

Bu yılın Dünya Nüfus Günü teması, kadınların ve kız çocuklarının sağlıklarının ve haklarının korunması oldu

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından, 1989 yılında dünya nüfusunun 5 milyar insana ulaştığı tarih olan "11 Temmuz 1987" tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edildi. Bu özel günde Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından her yıl nüfusun önemli konularını ele alan bir tema belirlenmekte ve bu temaya ilişkin farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapılıyor.

UNFPA, son yüzyılın en büyük küresel sağlık sorunu olan COVID-19 salgınının dünyadaki tüm insanları, özellikle de "kırılgan nüfus" olarak tanımlanan grupların sağlığını tehdit ettiğine ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini şiddetlendirmekte olduğuna dikkat çekiyor. UNFPA, salgının üreme sağlığını, haklarını ve üreme sağlığı hizmetlerine kesintisiz erişimi olumsuz etkilediğini belirterek, daha fazla sayıda kadın ve kız çocuğunun ailelerini planlama ve sağlıklarını koruma yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

Bu doğrultuda UNFPA tarafından 2020 yılı Dünya Nüfus Günü teması olarak "COVID-19'u frenlemek: Şimdi kadınların ve kız çocuklarının sağlıkları ve hakları nasıl korunabilir?" temasının vurgulanmasına karar verildi. Bu konuda atılabilecek ilk ve en önemli adım söz konusu grupların mevcut durumlarına yönelik en güncel temel istatistiklere sahip olmak oldu. Haber bülteninde bu amaçla doğum, evlenme ve toplumsal cinsiyet istatistikleri konusunda temel bilgiler sunuluyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap