”Yargıya sadece yasamadan, yürütmeden baskı gelmez”

Adalet Bakanı Ergin, baskılara karşı bağımsızlığını sağlayabilecek bir mekanizmanın kuyrulması gerektiğini belirtti

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANKARA - Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargıya sadece yasamadan, yürütmeden baskı gelmez. Yargıya kendi içinden baskı gelebileceğini belirterek, "Yargı bağımsızlığı dediğimiz zaman sadece siyasetten, Meclis'ten değil, yargının kendi içerisinden de gelebilecek baskılara karşı kamuoyundan, medyadan gelebilecek baskılara karşı bağımsızlığını sağlayabilecek bir mekanizmayı kurmamız lazım. Bağımsızlığı sadece Kurul'da bakanın bulunup bulunmamasına indirgemek çok kolaycılık olur" dedi.

Ergin, TRT 2'nin canlı yayınında soruları yanıtladı.

Yargı Reformu Strateji Taslağı hakkında bilgi veren ve taslağın hazırlanma sürecini anlatan Ergin, taslağın geniş katılımla mutabakata varılarak hazırlandığını söyledi.

Sadullah Ergin, Taslağın 2. aşamasını oluşturan Eylem Planı'nın tamamen Adalet Bakanlığınca hazırlandığını belirtti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın "Taslaktan haberimiz yoktu" şeklindeki açıklamasının bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ifade eden Ergin, Kılıç'ın Adalet Bakanlığınca hazırlanan Eylem Planı'ndan haberinin olmayabileceğini, Yargı Reformu Strateji Taslağıyla ilgili Kızılcahamam'da yapılan geniş katılımlı toplantıda Anayasa Mahkemesinden görevlilerin de bulunduğunu kaydetti.

Çalışmalar kapsamında Anayasa Mahkemesiyle ilgili yapılması planlanan düzenlemelere ilişkin hazırlık yapılınca bunun Anayasa Mahkemesiyle paylaşılacağını dile getiren Ergin, Eylem Planı içinde Anayasa Mahkemesi ile ilgili bir detay çalışması sunmadıklarını, çalışma yapıldıktan sonra konunun ayrıntılandırılacağını söyledi.

Yargı Reformu Strateji Taslağı'nda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısının değiştirilmesine ilişkin yeni düzenlemeler bulunduğunu hatırlatan Ergin, düzenlemelerden örnekler verdi.

Uluslararası belgelerde HSYK'nın yapısına ilişkin eleştiriler bulunduğunu ifade eden Ergin, HSYK'nın 7 olan üye sayısının 20 ya da 21'e çıkarılacağını, Yargıtay ve Danıştay'ın HSYK'ya doğrudan üye göndereceğini anlattı.

Kürsüdeki hakim ve savcıların da kendi aralarında yapacakları seçimin ardından Kurul'a doğrudan üye göndereceğini, bu seçimde kazananların HSYK üyesi olacağını belirten Ergin, avukat, öğretim üyesi gibi hakim ve savcı olmayan hukukçular arasından Cumhurbaşkanı ve Parlamento tarafından seçim yapılmasının da öngörüldüğünü kaydetti.

HSYK üyeleri arasında Adalet Bakanı'nın ve Adalet Bakanı Müsteşarı'nın bulunması, Cumhurbaşkanı ve Parlamento tarafından HSYK'ya üye seçilmesi konularıyla ilgili itirazlar geldiğini hatırlatan Ergin, "Sadece hakimlerin yapmış olduğu seçimle kurulan, yani tamamını hakimlerin belirlediği bir yapı dünya ve Avrupa'da kabul gören bir yapı değil" dedi.

Avrupa Hakimleri Danışma Konseyi'nin 2007 yılında hazırladığı görüşünden örnekler veren Ergin, bu görüşte, yargı kurullarının kendi içinden gelecek yersiz baskılara maruz kalmadan görev yapmasına imkan tanınmasının gerekliliğine işaret edildiğini aktardı.

Ergin, şöyle konuştu:

"Yargıya sadece yasamadan, yürütmeden baskı gelmez. Yargıya kendi içinden baskı gelebilir, medyadan baskı gelebilir, yargıcın kendi ideolojik bakış açısı, kendi inanışları bir baskı oluşturabilir. Dolayısıyla yargı bağımsızlığı dediğimiz zaman sadece siyasetten, Meclis'ten değil, yargının kendi içerisinden de gelebilecek baskılara karşı kamuoyundan, medyadan gelebilecek baskılara karşı bağımsızlığını sağlayabilecek bir mekanizmayı kurmamız lazım. Bağımsızlığı sadece Kurul'da bakanın bulunup bulunmamasına indirgemek çok kolaycılık olur."