Yıldırım: Gün birlik beraberlik günüdür

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Fenerbahçe Kulübü, gündemde olan konularla ilgili basın toplantısı düzenlendi.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın1907 tribünü salonunda düzenlenen basın toplantısına Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu Başkanı titriyle çıktı.

İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği'ndeki görevine ihtiyati tedbir kararı koyduğu Yıldırım'ın, oturduğu masada bulunan tanıtma kartında "Futbol AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yıldırım" yazısı yer aldı. Yıldırım ve yöneticiler masaya oturduklarında kartlar kaldırıldı.

Kellemi isteyenlerin kursağında kalacak
Konuşmasına yazılı metinden okuyarak başlayan Yıldırım, tek düşüncesinin Fenerbahçe'ye zarar vermemek olduğunu belirterek, "Aziz Yıldırım'ın kellesini isteyenlerin hevesi kursaklarında kalacaktır" dedi.

Fenerbahçe'nin çok zor günlerden geçtiğini belirten Yıldırım, bu günlerden kurtulmak için Fenerbahçelilerin birleşmesi gerektiğini savunarak, "Aziz Yıldırım'ın istifa edip, kaçıp kaçmayacağını merak ediyorlar. Benim kellemi isteyenlerin kursaklarında kalacak. Herkes bunu bilsin" dedi.

Elbirliğiyle Fenerbahçe'yi düzlüğe çıkaralım
UEFA'daki hukuk süreci tamamlanınca olağanüstü kongre yapabileceklerini aktaran Aziz Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Fenerbahçe'yi kapalı kapılar ardında bölmeye, taraftar grupları üzerinden türlü oyunlarla kulübü karıştırmaya çalışanlara ve üstelik bunu Fenerbahçe'de başkan olma uğruna  yapanlara bu son çağrımdır. Gelin önce elbirliğiyle Fenerbahçe'yi düzlüğe çıkaralım. Türkiye'yi ve Fenerbahçe'yi hak etmediği bu hukuk garabetlerinden kurtaralım. Ondan sonra da yüz yüze hesaplaşalım. Avrupa'daki hukuk mücadelemizin tamamlanmasından hemen sonra Fenerbahçe'ye yakışır bir olağanüstü kongre yapalım. Kulüpten ihraç edilenlerin hepsi için genel kurula affedilmeleri için teklif götüreceğim. Ne söyleyeceğiniz varsa orada söyleyin? Mücadelenizi orada sürdürün, mahkeme kapılarında değil. Buna cesaretiniz yoksa sonsuza kadar susun ve Fenerbahçe'den uzak durun."

Yeni teknik direktörü yarın açıklayacağız
Verilen cezanın UEFA Tahkim Kurulu tarafından kaldırılacağına inandığını belirten Yıldırım, "Bu dava belki de UEFA'yı en zora sokacak, en şanssız davadır. UEFA çatırdayabilir" diye konuştu.

Yıldırım, "Yeni teknik direktörümüzü yarın açıklayacağız ve göreve başlayacak" dedi.

Yılmaz: Mahkeme kararı yanlış yorumlanıyor
Aziz Yıldırım'ın konuşmasından önce, kulüpte yaşanan son gelişmeler hakkında bilgi veren Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Talat Yılmaz, peş peşe çok zor olaylarla karşılaştıklarını belirtti.

UEFA Disiplin Kurulu kararı gelmeden İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararını aldıklarını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu karar bazı kasıt peşinde koşan kişiler tarafından yanlış yorumlanarak Fenerbahçe Kulübü'ne ve yöneticlilerine düşmanca bir tavra dönüşmüştür. Bu mahkemenin verdiği karar, başkanın ve yöneticilerin kulübü temsil ve nizam etmek yönünden, mahkeme kararına kadar durdurma tedbiridir. Kesinlikle Fenerbahçe Kulübü'nün binasında ve sosyal tesislerinden uzaklaşma şeklinde yorumlanmamalıdır." 

Kendisinin görebileceği olası zararların belli olduğunu aktaran Yıldırım,  şunları kaydetti:
"Fenerbahçe zarar görmesin diye susuyorum. Çünkü benim göreceğim zarar belli. Ya gideceğim 4 sene daha hapis yatacağım ya da iddia edilenlerin doğru olmadığını, demokrasi içinde olmaması gereken mahkemelerin verdiği kararla alınan cezaların haklı olmadığını ispatlayacağım. Burada kararı Yargıtay verecektir. Bu konu en çok Fenerbahçe'yi ilgilendirecektir. Şahıslar önemli değil, Fenerbahçe'ye yönelik karalamalar bizleri üzer. Biz kişiler olarak duruşumuzu hapiste yattığımız dönemde de gösterdik."
 

"Trabzonspor Başkanı'nın da ceza alması istendi"
Aziz Yıldırım, 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan şike soruşturması sürecinde adı geçen bazı kulüplerin sonradan dışarıda bırakıldığını savunurken, Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun "agresif' olarak nitelendirdiği tavırlarına değindi.

Büyük kaos olacağı düşüncesiyle bazı kulüplerin sürecin dışında bırakıldığını savunan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Bu sürece dahil edilmeyenler, kendilerini şimdi kamuoyu önünde haklı görüyorlar. Susma nedenimiz, kulüpler arasında, taraftarlar arasında kavganın, kinin olmasını istemememiz. Susma hakkımızı kullandık. Belki de kötü ettik ama Türkiye'nin kardeş kanı dökülecek vaziyete gelmemesi için içimize attık. Biz 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararlarıyla suçlanıyoruz ancak aynı şekilde Trabzonspor'un o dönemdeki başkanı ile bazı kişilerin de cezalandırılması için istekte bulunuldu. Kimse bunları konuşmuyor." 

Trabzonspor'a, Mehmet Ali Yılmaz'ı dışında tutarak, kendi başkanları kadar desteği olduğunu aktaran Yıldırım, şöyle konuştu:

"Yayın havuzu gelirleri konusunda, dördüncü büyük olarak yanımıza aldık. Haklarının savunucusu olduk. Bu konunun şahitleri vardır.  Ama iki yıldır Trabzonspor'da kin gütme üzerine kurulmuş bir politika var. Trabzonspor aslında bu davanın içindedir. Dosyadan ayrılma sebebi de bize karşı yapılan operasyonun onları da kapsamamasının istenmesidir. Bu dava, sadece Aziz Yıldırım, yöneticiler ve Fenerbahçe cezalandırılsın diye yapılan bir operasyon olduğu için Trabzonspor ayrılmıştır. Trabzonspor'a yeni bir başkan geldi ve kendisi bu süreci agresif bir şekilde yürüteceğini düşünerek böyle bir tavır ortaya koydu. Böyle olmaması gerektiğini düşündüğümüz için cevap vermedik. Ona bir sorum var. İstanbul'da yapılan Kulüpler Birliği toplantısında, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz kendisine şike süreciyle ilgili ne ne anlattı, ne sordu? Kamuoyuna açıklasın. Açıklamazsa, ben yazılı olarak açıklayacağım. Kendisi agresiflikten, ahlaktan, etikten, delikanlılıkan bahsediyor. Arkasını doldurursanız hepsi güzel özellikler."

"Suçsuz olduğumuza inanmıyorlar"

UEFA Disiplin Kurulu'na savunma yaparken, kendileriyle ilgili hazırlanan raporda demokrasi olmadığını söylediklerini aktaran Yıldırım, "Tüm müfettiş raporu, 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karara dayanıyordu. 'Avrupa'dan özel mahkemeler kaldırılsın diye bağırıyorsunuz, bizi ise onların suçlama belgeleriyle yargılıyorsunuz' dedik" açıklamasında bulundu.

Alınan kararda en önemli hususun, kulüpler ile kişilerin ayrılması olduğuna dikkati çeken Aziz Yıldırım, daha sonra şöyle konuştu:

"Şahısların ve kulüplerin ayrılmaması gerektiğini söyleyen UEFA, bugün şahıslara ceza vermeyip, kulüplere verdi. Şahıslara, 'sen suç işlemedin ama kulüp suç işledi' demektir bu. Fenerbahçe Kulübü'ne de cezayı, daha önce UEFA'ya verdiğimiz taahhüt mektubuna aykırılık olduğu gerekçesiyle verdiler. Aslında 3 Temmuz olayı UEFA'da devam ediyor. Öyle anlatmışlar ki, bizim suçsuz olduğumuza inanmıyorlar. 'Benimle ilgili bir tape gösterin, para verdiğim ya da suç işlediğime dair bir tape ortaya koyun, tüm suçlamaları kabul edeceğim' dedim. Hiçbir şey yok. Dosyayı bile okumamışlar. Üst seviyedeki yöneticilere başka dostlarımız vasıtasıyla sorduruyoruz; 'Yöneticiler hapisteyken neden UEFA Şampiyonlar Ligi'ne aldınız da şimdi yöneticiler dışarda ve Yargıtay kararı belli bir süreç içinde belli olacakken beklemeden böyle bir karar aldınız.' Üzerlerinde baskı olduğunu kaydetmişler. Bunu söyleyen Infantino ve Platini. Bu baskının kimden olduğunu da sorduk. Kısa zaman içinde bildireceklerini aktardılar. Baskıların çoğunlukla Türkiye'den bazı kulüpler ile uzantıları tarafından yapıldığını biliyoruz. En az 8-10 grubun lobi yaptığı bilgisi geliyor." 

"TFF aldığı kararların arkasında dursun yeter"

Süreçte Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) tutumuna tepki gösteren Aziz Yıldırım, "Randevu alıp UEFA'ya görüşmeye gittiler. Kendilerine ilettiğimiz belgeleri götürüp veremediler. Aldıkları kararların arkasında dursunlar yeter" dedi.

Kendilerine karşı bilinçi olarak başlatıldığını ileri süren 3 Temmuz sürecinin devam ettiğini aktaran ve süreçte yaşanan aksaklıkları hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"İlk Etik Kurulu raporu hazırlanırken hiçbirimize danışılmadı. Ardından ikinci Etik Kurulu raporunu hazırlarken bizi hapiste ziyaret ederek sorular sordular. En basiti Emenike olayı. Nerede bu çanta? Yanıtı yok. Sonrasında TFF yanlış bir ceza verdi. Sportif açıdan ceza verilmesi gerekirken, başka bir şeyin içine soktular. Oylama yapıyorlar ve Şekip Mosturoğlu lehine 6-1 çıkıyor. Sonra başkaları devreye giriyor, bu kez 6-1 Şekip Bey aleyhine karar çıkıyor. Yargılanıyor ve bir sene futboldan men cezası alıyor. Suçlu gibi mahkemelerin sonucunu bekliyor. İnsanlarda vicdan yok mu? TFF karar alırken, 'ben seni seviyorum veya sevmiyorum' diyerek ceza verebilir mi? Fenerbahçe suç işlemişse küme düşürürsünüz. Ama her takıma da aynı işlemi yaparsınız. Böyle şike olmaz. Bu şike davası değil. Bu bir operasyordur ve Türkiye gerçeğinin ta kendisidir. Herkes bu işe öyle bakmalı."

"UEFA'ya yapılan baskılar ülke içinden"

Aziz Yıldırım, yargılananın sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu olduğunu dile getirirken, UEFA üzerindeki tüm baskıların da ülke içinden geldiğini savundu.

"UEFA'ya küm baskılar, içerideki 'Türküm' diyen, Türk sporu içinde olan insanlar tarafından yapılıyor" ifadesini kullanan Yıldırım, şöyle devam etti:

"UEFA Disiplin Kurulu'nda çok iyi savunma yapılmıştır. Raporda bizlere ceza verilmemesi bile büyük bir olaydır. Bu öyle görülmeli. 'Siz suçsuzsunuz ama yalan beyan verdiğiniz için cezalandırıyorum' diyor UEFA. İş o noktaya geldi. UEFA Tahkim Kurulu'nda da en iyisini yapacağız. Bir uçağı doldurup, herkesi götüreceğiz. Tüm şahitleri dinletip, davanın Fenerbahçe lehine  olmasını el birliğiyle sağlayacağız." 

Raporda 5 ayrı maçta şike yapmaktan suçlandıklarını hatırlatan Aziz Yıldırım, "Hepsi de çok kolay savunulacak şeylerdir. Biz şike yapmadık. Türkiye'de en temiziz diyecek kulüpten daha temiz olduğumuzu tekrar söylüyorum" derken, Yargıtay kararını bekledikleri için yargıyla ilgili özellikle açıklamada bulunadıklarını aktardı.

Erzik ve Demirören'e tepki

Aziz Yıldırım, konuşmasında UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ile TFF Başkanı Yıldırım Demirören'i sert bir dille eleştirdi.

"UEFA'da dava var, Sayın Şenes Erzik ortada yok. Yıldırım Demirören konuşmuyor. Peki kim savunacak? Usuller hakkında, toplantı zamanı hakkında, gerekirse belgelerin götürülmesi hakkında, en azından kurulların aldığı kararları savunabilecek kimse yok mu ortada?" ifadelerini kullanan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"UEFA Genel Sekreteri Infantino'nun TFF'ye daha önce gönderdiği bir yazı var. Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarına 1 yıl katılmaması durumunda, başka yaptırımda bulunmayacaklarını belirten ifadeler var. Şimdi bu yazıyı kulübe göndermediklerini, TFF'ye gönderdiklerini söylüyorlar.  O zaman TFF ile aralarında ne anlaşma yaptılar? Bu sözü TFF'ye verdilerse, çıkıp yetkililerin sözlerini yerine getirmelerini söylemesi gerekir. Ama herkes bir yere yatmış. Sayın Erzik ve Sayın Demirören çıkıp açıklama yapmalılar. Bu dava sadece Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın değil, Türk sporunun davası. Aklanacak olan sadece bizler değiliz. Haklı olmadığmız bir konu olsa, o zaman anlarız. Steaua Bükreş davasında parayı veren verdiğini, alan aldığını söylüyor, yine de ceza verilmiyor. Bizden ise kimse çıkıp buna bir açıklamada bulunmuyor." 

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın, Mehmet Ali Aydınlar'ın TFF Başkanlığına seçilmeden önce şike davası sürecinden haberdar olduğunu ima ettiğini de ileri süren Aziz Yıldırım, "Egemen Bağış'ın sözleri düşündürücüdür. Demek ki bu organize bir iş" değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca, Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal'ın, daha önce yaptığı bir değerlendirmede UEFA Disiplin Kurulu'nun Fenerbahçe'ye ceza vereceği şeklindeki sözlerine de göndermede bulunan Yıldırım, "Bir kulüp başkanının, UEFA kararını önceden söylemesiyle yeni bir şey daha öğrenmiş olduk. Demek ki UEFA evraklarını açıyor ve herkes okuyabiliyor. Sadece siz ve biz öğrenemiyoruz. Ancak orada olabilecek insanlar bunu bilebileceği için, bir teşkilatları olduğunu daha iyi anlıyoruz" şeklinde konuştu.

Recep Özcan'a tepki

Aziz Yıldırım, İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açarak kendisinin ve iki yönetim kurulu üyesinin görevlerine ihtiyati tedbir kararı aldıran eski yönetici Recep Özcan'a tepki gösterdi.

Karara bağlanan dava dışında 11 tane daha dava olduğunu öğrendiğini aktaran Yıldırım, Recep Özcan'ın geçmişinin çeşitli suç ve şaibelerle dolu olduğunu savundu.

Yıldırım, şunları kaydetti:

"Biri hırsızlık yapıyor, hepimiz de seyrediyoruz. Recep Özcan kulüpten ihraç edilmiştir ve bunu herkes bilsin. Kendisi Sayın Ali Şen döneminde yönetimde yer almış biridir. Daha sonra Haluk Ulusoy döneminde TFF Disiplin Kurulu'nda da görev almış. TFF'de çalıştığı dönemden kendisiyle ilgili suçlamalar var. Konya'da bir hakime rüşvet vermekten, rüşvet verme ve almaya aracılık etmekten, suç örgütü kurmaktan, görevini kötüye kullanmatan, mal varlığını aklamaktan göz altına alınmış, hapis yatmış biridir. Davaları devam ediyor ve bu suç örgütünde oğlu da var. Yaptığı hadiselerle ilgili elimde çok şey var. Bizi suçlayan, hakkımızda konuşan insanın biraz temiz olması lazım."

Kendilerinin Fenerbahçe için yargılandıklarını söyleyen Yıldırım, Recep Özcan'ı bir organizasyonun üyesi olmakla suçlarken, şöyle konuştu:

"Bizimle ilgili Şahin Ulu diye biri daha suç duyurusu yapıyor. Bunlar ekipler ve beraber çalışıyorlar. Bir araya gelip hakkımızda dava açıyorlar. TFF Disiplin Kurulu'nda çalıştığı dönemde de Galatasaray idarecisi Adnan Sezgin'le aralarında cezayı azaltmak için yapılan konuşmalar var. Galatasaray'la ilişkileri çok enteresan. Bizim için en son işlem yapabilecek insanlar bunlardır. Ama Türkiye'deki ekseni kaymış yargı sisteminden dolayı her şey olabiliyor. Enteresan tarafı, UEFA kararı çıkmadan bu karar geliyor. Bunun için bugün burada Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak konuşuyorum. Ben hapisteyken başkan seçildim. O zaman neden aday olmadınız? Beni seçtirmeseydiniz daha doğru olmaz mıydı? Bütün mesele, 'Aziz Yıldırım gitsin.' Siz Aziz Yıldırım'ı gönderemezsiniz, ancak genel kurul kararıyla gider. Hakim de kendisini yasa koyucu yerine koyuyor.  Bu yol açılırsa her türlü karar alınabilir. Hakim bulup ayarlarsanız, Türkiye'de herkesi görevden alabilirsiniz. Ayıptır. Biz yargıya güvenemeyecek miyiz. 25 milyon Fenerbahçeli bu karara üzülüyor. O zaman bırakalım genel kurulları, herkes mahkemeye gitsin ve yönetici olsun. Bilsinler ki, ölene kadar mücadele edeceğim, ölene kadar hesaplaşacağım. Bunlara destek verenler, arkalarında duranlar, bu işleri yaptıranlar ortaya çıkmalı. Fenerbahce'ye zarar veriyorlar. Fenerbahçe onlara bu izni vermeyecektir."