Bin 500 yıllık tarihe yeni doku

İstanbul’un tarihi yarımadasında hatta kimileri için gerçek İstanbul’da yer alan tarihi Yerebatan Sarnıcı, bin 500 yıl sonra girdiği en kapsamlı restorasyon sonrası yeni yüzüyle “merhaba” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Merve YEDEKÇİ

Eski adı Bazilika olan sarnıcın restorasyon çalışmaları 2016 yılında başlamıştı. Yenilenen haliyle tarihin tozlu sayfalarını aralayacağınız, gizemli bir sarnıca dönüştü. Sarnıcı, 1500 yıllık tuğlaların üzerinde yer alan, damlayan sularla ıslanmış betonarme yol aracılığıyla, tam 52 basamak aşağıda Medusa bekliyor! Sarnıç İstanbul’un binlerce yıllık çok katmanlı tarihinden bugünlere uluşan önemli izlerden birisi. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 6. yüzyılda yaptırılan sarnıç, Osmanlı Dönemi’nde de uzun süre halkın su ihtiyacını karşıladı. İstanbul’un Osmanlı tarafından fethinden sonra Topkapı Sarayı’nın bahçelerine buradan su verilmişti. Sarnıcın kuzeybatı köşesinde yer alan iki sütun, altında kaide olarak yapılan iki Medusa başıyla Roma Dönemi’nin heykeltıraşlık sanatına da örnek gösteriliyor. Gelin hep beraber Yerebatan Sarnıcı’ndaki restorasyona bir göz atalım…

SUYLA BÜTÜNLEŞEN SEYİR KEYFİ

İBB Miras tarafından 2016 yılından bu yana süren çalışmaların ardından Sarnıç yapısının giriş ve çıkış kısımları yeniden düzenlendi. Sarnıcın giriş kısmının küçük olması sebebiyle ziyaretçi kuyrukları sokak boyunca uzuyordu. Restorasyon kapsamında giriş alanı cam saçak ile kapatılarak bir bekleme alanı oluşturuldu. Sarnıcın çıkış yapısında da gerekli plan tadilatı yapılarak müzeye daha uygun bir çıkış düzenlemesi yapıldı. Ve giriş çağdaş bir cephe tasarımı ile tamamlandı.

Restorasyon kapsamında ayrıca; özellikle yağışlı havalarda, sarnıcın tavan kısmından ziyaretçilerin yürüme alanlarına yüksek miktarda su sızıntısı olması nedeniyle, ziyaretçilerin güvenliğini tehlikeye atan bölgelere yalıtım uygulaması yapıldı.

Yapıda bulunan betonarme platform kaldırıldı ve yerine modern malzemeler kullanılarak inşa edilen yeni bir platform yani delikli metal zemin yerleştirildi. Yeni yürüyüş yolu, sarnıçla izleyici arasındaki mesafeyi kısaltarak, yapının derinliğini hissettiren; heybetli yüksekliğini deneyimleme fırsatı sunan; sütunlarla, zeminle ve suyla bütünleşmiş bir seyir keyfi vaat ediyor ziyaretçilere.

Yapı içerisindeki kolonlarda, duvarlarda ve tonozlarda gerekli güçlendirme çalışmaları restorasyon projesi ve raporu doğrultusunda tekniğine uygun olarak yapıldı. Sarnıcın tavan ağırlığı kemerler vasıtasıyla sütunlara aktarıldı. Tuğladan örülmüş 4.80 m. kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçirmez hale getirildi.

Tüm Antik Roma yollarının başlangıç noktası, dünyanın merkezi kabul edilen ve 4. yüzyıl ile tarihlendirilen Million Taşı ve hemen yanında yer alan 16. yüzyıla ait su terazisi de restorasyon kapsamında çalışma gördü.

YEREBATAN'DA 'DAHA DERİNE' DALIŞ

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Yerebatan Sarnıcı’nda açılışı vesilesiyle düzenlenen çağdaş sanat sergisi ‘Daha Derine’ de ilk kez sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Mahir Polat’ın yaptığı serginin danışmanlığını ise Zeynep Çulha ile Derya Yücel üstlendi. Küratör Polat, sergiye ilişkin, yazar Mircea Eliade’nin ‘Demirciler ve Simyacılar’ isimli kitabına göndermede bulunarak, özetle şunları söylüyor: “Dogonlara göre, bölgenin ilk mitsel sakinleri, yeraltında kaybolmuş olan negrillolardır. Yorulmak bilmez demirciler olan bu kişilerin çekiç sesleri hâlâ duyulabilmektedir.”

Belgeseller ve fotoğraf ile tarihsel metinlerle de harmanlanan bir atmosferde gezilebilen sarnıçta izlenen yapıtlar arasında, en ilgi çekisi eserlerden biri Berkay Buğdan’ın ‘Yeni Sokak’ adlı eseri… Beton, demir ve nervürlü çelikle üretilen 2018 tarihli figüratif yapıtı ‘Yeni Sokak’, özellikle değişim, yenilenme ve İstanbul’un uğradığı dönüşümü görülebilir. Sergide Buğdan imzalı diğer iki yapıt olan ‘Oba’ ve ‘Nipton’ ise entropi, kaos ve gerçekliği odağına alan bir seriye dair. Sergide, sarnıcı restorasyon projesi esnasında 2022’de yeni keşfedilen 70 cm genişliğinde, 110 cm yüksekliğinde güneydoğu yönüne doğru ilerleyen sekiz metrelik kanal da izlenebiliyor.