Hepimiz birer Anka kuşuyuz

13 yaşında yazdığı kitabı ile Türkiye’nin en genç fantastik yazarı olarak tanındı. Hatta onun için Türkiye’nin J.K Rowling’i dendi. 4 kitaplık ‘Anka’ serisinin son ürünü ‘Sınır’ raflardaki yerini aldı. Genç yazar Melodi Baç için sırada ne var?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Merve YEDEKÇİ

Türkiye’nin en genç fantastik yazarı unvanı taşıyorsunuz… Nasıl başladı hikayeniz?

Yazmaya başlamadan çok önce, henüz ilkokula giderken, fantastik oyunlar üretip arkadaşlarıma roller veriyordum. Annem her zaman bana yarattığım hikayeleri yazmam gerektiğini söylerdi. Hikayelerimi unutmaya başladığımı fark edince yazmaya başladım. Henüz 13 yaşındaydım. Annem ve babamın da yardımı ve sonsuz desteğiyle ilk kitabımı 16 yaşındayken İkinci Adam Yayınları’ndan çıkarttım. İlham kaynağı benim için etrafımdaki her şeydi. Kimseyi ya da hiçbir olayı bire bir kitaplarıma koymadım ama mutlaka etkilendiğimi düşünüyorum. Gördüklerim ve yaşadıklarım hayal gücümü öyle bir genişletti ki 27 yaşında olmama rağmen hala yazıyorum ve durmayacağıma emin olabilirsiniz.

İlk kitabınız ‘Yasak’ yayınlandıktan sonra gelen tepkiler nasıldı?

Herkes küçük yaşta kitap çıkartmamı “şirin” buldu. Büyük başarıydı elbette, fakat ciddiye alınmam üçüncü kitabıma kadar olmadı. Okuyanlar çok beğendi. Bu yaşta nasıl böyle bir hayal gücüne sahip olduğumu sordular. Kısa bir süre içinde kritikler bana ‘Türkiye’nin J.K. Rowling’i unvanını biçtiler. Çok onur vericiydi. Okuyucularım kitabımı severek okudukça, ben de daha çok yazdım. İlk kitabımda böyle bir tepki almak paha biçilemez bir histi.

Oldukça iddialı bir unvan; bu size neler hissettiriyor?

Çok gururlandırıyor. J.K Rowling, dünyada tanınmış bir fantastik edebiyat yazarı. Benim de hayalim tam olarak J.K Rowling gibi dünyaca tanınmak. Ama hedefim Türkiye’nin J.K Rowling’i unvanını aşmak. Onu dünyanın Melodi Baç’ı unvanına çevirmek…

Anka kuşunun efsanesinden yola çıkarak bir seri yarattınız. Bu mitolojik karakterin sizdeki yeri nedir?

Anka kuşu ölümsüzdür. Doğar, büyür, yanarak ölür ve küllerinden tekrar doğar. Bu döngü bana her zaman çok çekici ve güçlü gelmiştir. Benim için her küllerinden doğuş, yenilginin karşısında bile ayağa kalkabilmeyi ve asla pes etmemeyi temsil ediyor. Hepimiz birer anka kuşuyuz. Hayatımız boyunca yüzleştiğimiz tüm zorluklar karşısında yüzlerce kez ölüyor ama her seferinde pes etmeden tekrar doğuyoruz. Zorluklar karşısında pes etmediğimiz her an tıpkı bir anka gibi göklere yükseliyoruz. İşte bende kitaplarımı tam olarak böyle kurguladım. İlk kitap 'Anka’nın Dönüşü' doğum, sonra ‘Yüzüncü Nesil’ ile büyüme, ‘Kül’ ile ölüm, ‘Sınır’ ile tekrar büyüme... Ve seri bu şekilde sona erecek.

‘Sınır’ raflardaki yerini aldı. Bu kitapta bizleri neler bekliyor?

‘Sınır’, baş karakter Carmen’ın kül olduktan sonra tahtını geri kazanmak için sınırlarını zorlamasını ve imkansızı başarmaya çalışmasını anlatıyor. İnancın ve azmin gücünü gösterirken, aslında sınırları bizim çizdiğimizi, imkansız gibi görünen birçok şeyin aslında imkansız olmadığını anlatıyor. Seri yine iki ölümsüz ruhun taht savaşını işliyor. Bu kitap son savaşa doğru bir giriş kitabı. Kişisel gelişim kitaplarına atıfta bulunarak tasarladım bu kitabı. O yüzden ‘Sınır’ı sırf fantastik tutkunlarına değil, aynı zamanda kişisel gelişim meraklılarına da önerebilirim.

Kitaplarınız sizin hayatınızın ne kadarını yansıtıyor?

Kitaplarımda kesinlikle benden çok fazla parça var. Ama hiçbir zaman hayatımda yaşadığım bir şeyi kitaplarıma koymuyorum. Anka Serisi’ni yazarken ben de baş karakter gibi toydum ilk kitapta. İkinci kitapta ise büyüdüm. Ardından hayatımın getirdikleri yüzünden yenildim, metaforik olarak kül oldum. Ve şimdi küllerimden tekrar doğduğumu hissediyorum. Tamamen olgunlaştığımda ise, Anka şahlanarak göklere yükseldiğinde seriyi bitireceğim.

Harry Potter gibi Anka’nın da ekrana taşınma ihtimali var mı?

Evet, aynı zamanda kitaplarımın senaryoları üstünde çalışıyorum. Amerika’ya kitaplarımı beyaz perdeye taşımak için taşındım. COVID öncesinde yapımcılarla ile konuşmalarım ilerlerken, pandemi esnasında maalesef her şey durduruldu. Şimdi başka mecralarda konuşmalarım devam ediyor. Er ya da geç ‘Anka Serisi’ni izleyicilerle buluşturacağım.

ÜNİVERSİTEYİ BİRİNCİLİKLE BİTİRDİ

1995’te İstanbul’da doğan Melodi Baç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’nü 2017 yılında birincilikle bitirdi. 2019 yılında UCLA Üniversitesinde senaryo üzerine eğitimini tamamladı. Dünyaca ünlü Final Draft senaryo yarışmasında jürilik yapan Melodi Baç, aynı zamanda yazdığı dizi senaryosu ile 2019 ScreenCraft Screenwriting Fellowship senaryo yarışmasında çeyrek finalist oldu. 2019’da yayımladığı kitabı ‘Kül’ ile 2021 yılında Vizyon Medya Uluslararası Başarı Ödülleri kapsamında Yılın En İyi Genç Kadın Yazarı Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye’de fantastik kitap denince akla gelen genç yazar, San Diego’da yaşıyor. Hedefi, kitap serisini Hollywood’a taşımak…