Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin: Asıl gururu ülkemiz adına yaşıyoruz

Türkiye’nin ilk ‘decacorn’u olmak kolay değil. Gerçek hedefler, doğru vizyon ve strateji gerektiriyor. Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, bu başarıyı Trendyol’un sahip olduğu kültüre bağlıyor: Değişime açık olmak, veriyle konuşmak, sonuç odaklılık ve samimiyet… Çetin, “Trendyol’u Trendyol yapan bunlar” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, Şeref Oğuz, Hakan Güldağ ve Vahap Munyar'ın Açık Açık köşesinde soruları yanıtladı. 

- Pandemiyle birlikte yükselişe geçen sektörlerin başında e-ticaret geliyor. Şimdi COVID-19 aşılarının yaygınlaşmasıyla birlikte iniş-çıkışlarla da olsa yavaş yavaş gündemdeki ilk sırasını yitiriyor. İnsanlar buluşmayı ve yüz yüze alışverişi özlediklerini söylüyor. Bu dönemde e-ticaretin büyümesinde bir yavaşlama hatta gerileme olur mu?

Elbette son iki yılda pandeminin bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de e-ticarete olan tüketici ilgisinin artması yönünde bir etkisi oldu. İşletmeler işlerinin devamlılığını sağlamak ve daha çok müşteriye ulaşmak için e-ticaret seçeneğini değerlendirirken, müşteriler de bu dönemde ihtiyaçlarını evden çıkmadan e-ticaret üzerinden karşılamayı tercih etti. Eskiden e-ticaret bir tercih olarak düşünülürken, şimdi daha çok bir yaşam tarzı olarak görülmeye başlandı.

Salgın sebebiyle yaşanan kapanma-kısıtlama süreçleri geçtikten sonra da e-ticarete alışan müşterilerin bu alışkanlıklarını devam ettirdiklerini gözlemliyoruz. İnsanların alışveriş alışkanlıklarında kalıcı bir değişim yaşandı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development- UNCTAD) tarafından yapılan araştırmada da Türkiye’de tüketicilerin pandemi sonrasında dönemde de online alışveriş yapmaya devam edeceği belirtiliyor.

- E-ticaret sektör oyuncuları da hayata geçirdikleri KOBİ Destek Paketleriyle işletmelerin dijitale geçişlerine yardımcı oldu. Bu paketler e-ticarette yavaşlama ihtimaline karşın sürer mi? Dünya ve Türkiye ticaretinde ne gibi gelişmeler bekliyorsunuz?

E-ticaretin, genel ticaret içerisindeki payı sürekli olarak artmaya devam edecek. Bu durum hem küresel hem de yerel düzeyde bu şekilde ilerliyor. 2021 yılının ilk 6 ayında Türkiye’de e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 75.6 artarak 161 milyar TL’ye ulaştı. Aynı zamanda 2021’in ilk altı ayında sipariş hacmi 850.7 milyon adetten yüzde 94.4 artarak 1 milyar 654 milyon adede yükseldi. 2024 yılında global olarak e-ticaretin, genel ticarete oranının yüzde 21.8’e çıkacağı düşünülüyor.

Hem globalde hem de ülkemizde teknoloji şirketleri ekonomik birer aktör olarak ön plana çıkmaya başladı. E-ticaret yeni bir satış ve pazarlama kanalı olarak üretim sektöründe de verimliliği artırıyor. E-ticaretin sunduğu avantajlardan sadece perakendeciler değil üretim zincirinin tüm halkalarındaki işletmeler faydalanıyor. Özellikle pandemi dönemi e-ticaret şirketlerinin etkisini daha net ortaya koydu.

Sektör oyuncuları pandemi döneminde tedarik zincirinin devamlılığını sağladı, yeni iş alanları açtı ve istihdam kayıplarının önüne geçti. KOBİ’lerin ve esnafl arın işlerini dijitale taşıyarak, ticari hayatlarını sürdürmesi için de KOBİ Destek Paketleri büyük önem taşıdı. Biz de Trendyol olarak Nisan 2020 - Ekim 2021 tarihleri arasında devreye soktuğumuz KOBİ Destek Paketi ile KOBİ ve esnaflara 750 milyon TL değerinde finansman, pazarlama ve eğitim desteği sağladık. Geçtiğimiz yıl bağımsız araştırma kuruluşu PAL tarafından gerçekleştirilen “Trendyol’un Türkiye Ekonomisine Etkileri” araştırması da satıcılarımızın yüzde 77’sinin COVID-19 etkisini Trendyol sayesinde sınırlı hissettiğini gösterdi. Aynı zamanda satıcılarımızın yüzde 90’ı Trendyol ile çalışmaya başladıktan sonra cirosunu, yüzde 82’si ise istihdamını artırdığını belirtti. Daha çok KOBİ ve esnafın dijital ekonomiye girmesi için Trendyol olarak gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.

“Trendyol olarak Türkiye’den çıkan ilk decacorn olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Ancak asıl gururu ülkemiz adına yaşıyoruz.” ÇAĞLAYAN ÇETİN

 

- Trendyol’un aldığını açıkladığı 1.5 milyar dolarlık yatırımın ne kadarı Türkiye’ye geldi? Hangi alanlarda kullanılıyor?

Yatırım turumuzla birlikte yatırımcılarımızdan aldığımız 1.5 milyar doların tamamı ülkemize geldi. Bizim ana merkezimiz Türkiye. Aldığımız yatırımla müşterilerimizin, esnaf ve KOBİ’lerin e-ticaret deneyimlerini daha da iyileştirecek yatırımlar yapacağız. Yine esnaf ve KOBİ’ler için e-ihracat altyapıları kuracak ve ülkemizin döviz gelirlerini artıracağız. Şu an Trendyol bünyesinde 200 bini aşkın satıcı bulunuyor. Yeni yatırım ile KOBİ’lerimizi ve esnafımızın işlerini onları dijitalleştirerek büyütürken, sektörümüzün gelişmesi için de yatırım yapacağız.

Yatırım odaklarımızı; teknolojik geliştirmeler, lojistik altyapı ve e-ihracat olarak belirledik. 2022 yılında Trabzon, Adana ve Ankara’da üç depo ve aktarma merkezi açacağız. Bu yatırımlarla 4 bin kişiyi aşkın istihdam yaratacağız. Her şeyden önce Trendyol bir teknoloji şirketi. O yüzden de en önemli yatırımlarımız teknoloji odaklı olacak. Şu an Türkiye’nin en çok mühendis barındıran, teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarına en çok yatırım yapan şirketlerinden biriyiz. Bünyemizde bini aşkın mühendis bulunuyor. Operasyonel giderlerimiz içinde Ar-Ge’nin payı yüzde 25’lere denk geliyor. HedefiHedefimiz Trendyol’da çalışan mühendis sayısını 1200’den 3 bin 500’e çıkararak yarattığımız bu istihdamla beyin göçünün de önüne geçmek. Aynı zamanda Ar-Ge çalışmalarımıza da hız vereceğiz. Lojistik altyapımızı da güçlendirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Trendyol ilk kurulduğu günden bu yana gerçekçi hedefler koyan ve bu doğrultuda ilerleyen bir şirket oldu. Kendimize koyduğumuz sıradaki hedef ise Trendyol’u Türkiye’den sonra Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi olarak tanımlanan Avrupa ve Ortadoğu Bölgesi’nin lideri yapmak. Bunu da Türkiye’nin sahip olduğu üretim avantajını kullanarak, Türk üreticilerle birlikte başaracağız. Trendyol olarak Türk ürünlerini ve Türk üreticilerini yurtdışıyla buluşturmak en önemli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. E-ihracat, ülkemize döviz girişini ve ihracatın katma değerini artıracak bir fırsat. Yurtdışındaki milyarlarca tüketiciye satış yapma imkanı, hem ihracat gelirlerini hem de ihracatçı sayısını artırmada önem taşıyor.

SATICILARIMIZIN YÜZDE 98’İ YERLİ ŞİRKETLER

- Elektronik ticarette coğrafyanın bize sağladığı fırsatlar ve tehditler neler?

Türkiye’de e-ticaret sektörü hâlâ gelişme döneminde. Ülkemizin genç nüfus oranının yüksek olması ve bu genç nüfusun yeni teknolojilere hızlı uyum sağlayabilmesi e-ticaret sektörünün ülkemizde gelişimi için önemli bir avantaj sağlıyor. Ülkemizin kaliteli ve hızlı üretim kapasitesi de e-ticaret sektörü için büyük bir fırsat. Başta tekstil, beyaz eşya ve ev aletleri, tarım olmak üzere birçok sektörde dünya ligi oyuncusuyuz.

Türkiye, doğu ile batıyı birbirine bağlayan çok özel bir konuma sahip. Konumunun verdiği avantajla birçok uluslararası şirket tarafından üretim üssü ve yatırım merkezi olarak tercih edilen ülkemiz, bölgesel bir güç olarak öne çıkıyor. Lojistikte de bölgesel bir üs haline gelen Türkiye, karayolu taşımacılığında Avrupa’nın en büyükleri arasında yer alıyor. Uzak Doğu ülkeleri, ABD veya diğer AB ülkelerine kıyasla, ülkemizin e-ticaret pazar penetrasyonun düşük olması da e-ticaretin büyümesi anlamında bize önemli bir fırsat sunuyor.

Trendyol olarak aldığımız son yatırımla Türkiye’den çıkan ilk decacorn olduk ve dünya ligi oyuncusu haline geldik. Avrupa’da halka açık olmayan en büyük üç teknoloji şirketi arasındayız. Yurt içi ve yurtdışı satışlarımız dikkate alındığımızda, sipariş sayısı olarak Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki en büyük 5 e-ticaret şirketinden birisiyiz. Büyüme planlarımız da EMEA bölgesinde önemli bir oyuncu olmayı içeriyor. Şu an Avrupa’nın 27 ülkesinde varız. Türk üreticilerini ve markalarını platformumuz aracılığıyla Avrupalı müşterilerle buluşturuyoruz. Ayrıca satıcılarımız Trendyol üzerinden dünyaya e-ihracat yapabiliyor. Ülke olarak e-ihracat konusunda da yüksek potansiyelimiz var. Trendyol satıcılarının yüzde 98’i yerli şirketler ve Trendyol’da satılan ürünlerin yüzde 72’si yerli imalat. Trendyol olarak Türk üreticiler ile yurt dışındaki müşteriler arasında köprü kurmaya talibiz. Hedefl erimiz doğrultusunda esnafımızı ve KOBİ’lerimizi tüm dünyada satış yapabilir bir hale getirmek istiyoruz. Bu noktada Türkiye’deki esnafımızı, KOBİ’lerimizi daha fazla dijitalleştirmek, onların işini teknolojiyle, e-ticaretle büyütmek de odak noktalarımız arasında.

DECACORN OLMAKLA DÜNYADA ÖNE ÇIKARIZ

- Ağustos ayında aldığınız 1.5 milyar dolar yatırım ve ulaştığınız 16.5 milyar dolar değerleme ile decacorn unvanını alan ilk Türk şirketi oldunuz. Bu ne anlama geliyor?

Yatırım turuna ilk çıktığımızda hedefimizi 1 milyar dolar olarak belirlemiştik. Ancak yatırımcıların şirketimize yoğun ilgisi ile bu tutar 6 milyar doların üzerine çıktı. Bir Türk şirketine yönelik en büyük yatırım talebine imza attık. Ancak bizim Trendyol olarak doğru yatırımcılarla birlikte ilerleme hedefimiz doğrultusunda seçici davranarak yatırım turumuzu 1.5 milyar dolar ile tamamladık. Yeni yatırımla birlikte de şirket değerlememiz 16.5 milyar dolara ulaştı. Bu sayede de şirket değerlemesi 10 milyar doları geçen şirketler için kullanılan decacorn terimine sahip Türkiye’nin ilk şirketi olduk.

Trendyol olarak Türkiye’den çıkan ilk decacorn olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Ancak asıl gururu ülkemiz adına yaşıyoruz. Türkiye’de doğan ve büyüyen bir şirketin decacorn olarak global teknoloji şirketleri arasına ismini yazdırması sadece bizim için değil tüm ülkemiz için gurur verici bir gelişme.

Decacorn olmayı markamızın globalde etkinliğini artırma yolunda ilk adım olarak değerlendirirken, bu durumun ülkemizin dijital ekosistemine olan uluslararası ilgiyi daha da artıracağını düşünüyoruz. Uluslararasılaşmaya dönük yapacağımız yatırımlarla Türk ürünlerinin de yurtdışında daha çok tercih edilmesini sağlayacağız. Genç nüfusumuz, dünya standartlarındaki insan kaynağımız ve stratejik coğrafi konumuz ile büyük bir büyüme potansiyeline sahibiz. Geçtiğimiz günlerde Financial Times gazetesinde yer alan analizde de Türkiye’nin Avrupa teknoloji dünyasının yıldızı olduğu paylaşıldı. Biz de ülkemizin sahip olduğu bu potansiyeli doğru değerlendirmek adına yeni atılımlar gerçekleştirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

TÜRKİYE'YE POZİTİF ETKİMİZİ ARTIRACAĞIZ

- Kurucu Türk ortaklar ve stratejik yatırımcı olarak gelen Alibaba’nın yanına birçok yatırım fonu da yatırım yaptı. Bunlar hangi yatırım fonları?

Yatırım turu sonucunda Türk kurucu ve yöneticilerimiz ile mevcut stratejik yatırımcımız Alibaba’nın arasına yine Asya’dan, Amerika’dan ve Avrupa’dan yeni yatırımcılar katıldı. Yeni yatırımcılarımız ile birlikte de global bir hissedarlık yapısına kavuştuk. Dünyanın en büyük teknoloji fonlarından SoftBank’in, Türkiye’ye yatırımı uzun zamandır bekleniyordu ve Türkiye’de yatırım yaptığı ilk şirket Trendyol oldu. Amerika’nın önde gelen ve iyi bilinen teknoloji yatırımcısı General Atlantic ile de bir süredir görüşmeler yürütüyorduk. Bu yatırım turuna çıktığımızda kendilerini davet ettik. SoftBank ile birlikte General Atlantic, yatırım turunun liderliğini üstlendiler. Merkezi Berlin’de bulunan Princeville Capital de önemli bir teknoloji yatırımcısı olarak ülkemize ilk yatırım için Trendyol’u tercih etti. Orta Doğu’nun en güçlü varlık fonlarından Abu Dabi merkezli ADQ ve Katar’dan QIA da aramıza katıldı. Aynı zamanda stratejik yatırımcımız
Alibaba da bu yılın başında 350 milyon dolar sermaye artırımı yapmıştı.

Yeni global yapımız Avrupa ve Orta Doğu’ya yönelik büyüme hedefl erimiz için büyük önem taşıyor. Yatırımcılarımızın bize duyduğu güven ile hem Türkiye hem de globalde önemli atılımlar gerçekleştirerek, Türkiye’ye pozitif etkimizi artıracağız.

- Bu yatırımcılar neden geldi? Onları size çeken en önemli dinamik ne oldu? Yeni aldığı fonlarla Trendyol hangi yeni ufuklara yelken açmayı planlıyor?

Yatırımcılarımız çok farklı etkenin birleşmesi sonucunda Trendyol’a yatırım yapmayı tercih ettiler. Öncelikle Trendyol kurulduğu 2010 yılından bu yana her zaman düzenli ve güçlü bir büyüme gösterdi. Şu anda sahip olduğumuz pazar payımızla ülkemizdeki e-ticaret sektörünün lider oyuncusuyuz. İş modelimiz, doğruluğunu, uygulanabilirliğini ve başka ülkelere uyarlanabileceğini farklı senaryolarla kanıtlamış durumda. Yatırımcılarımız da bu iş modelini farklı bölgelere götürme hedefimize inandı.

E-ticaret sektöründe müşterinin markaya olan güvenini gösteren, tüm sektör oyuncularının önem verdiği Opas dediğimiz bir kriter var. Opas, bir müşterinin bir e-ticaret platformundan bir senede verdiği sipariş sayısını gösteriyor. Avrupa’da ve hatta dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarında müşteriler yılda 3 ile 5 arasında sipariş verirken, bu rakam Trendyol’da 20’lere yaklaşmış durumda. 30 milyonun üzerinde müşterimiz var. Günlük 1 milyonu aşan paket teslimi yapıyoruz. Satıcı sayımız 200 bini geçti. Sürekli yenilenerek yeni uygulamalarla müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Güçlü altyapımız ve teknolojiye sürekli yatırım yapmamız da bu turun başarıyla sonuçlanmasını sağlayan faktörlerden biri oldu.

HALKA ARZ İÇİN ÖNÜMÜZDE 3-4 YIL VAR

- Trendyol halka açılacak mı? Halka açılma planınız varsa takvimi belli midir?

Dünyadaki tüm büyük teknoloji şirketleri belli bir zamandan sonra borsaya kote oldular. Bizim de Trendyol olarak ana hedeflerimizden biri bir noktada halka arzımızı gerçekleştirmek. Halka arzımızı gerçekleştirirken de mutlaka yurtdışı çalışmalarımızda belirli bir noktaya gelmiş olmayı planlıyoruz. Bunun için de önümüzde 3-4 yıl gibi bir süre var.

- Rekabet Kurumu’nun Trendyol hakkındaki son soruşturması epey gündem yarattı. Bu konuda görüşünüz nedir?

Biz rekabet hukukuna son derece saygılıyız ve büyüme ile birlikte sorumluluklarımızın farkında olarak ciddi bir uyum süreci yürütüyoruz. Bu süreçte bizi ilgilendiren tüm düzenlemelere yüzde 100 uyum sağlama konusunda her zaman olduğu gibi son derece hassasız. Bu süreçte şirketimiz hakkında gerçeklik payı olmayan ithamlarda bulunanlar da çıktı. Bunları tabii ki kabul etmiyoruz. Hukuki süreç devam ediyor, sonucunu hep birlikte göreceğiz.

GENÇLERİ VE YÖNELİMLERİNİ ÇOK İYİ ANALİZ ETTİK, BAŞARDIK

Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de sektörün en büyük oyuncusu Trendyol. 30 milyonu aşkın müşteriniz bulunuyor. Bunu neye borçlusunuz?

Trendyol’un odak noktası kurulduğu günden beri hiç değişmedi; müşterilerimiz için alışveriş kolaylaştırırken satıcılarımızın işlerini dijitale taşıyarak, büyütmelerine destek olmak. Bu yaklaşım bizi bugün 200 binden fazla satıcımızı 30 milyonu aşkın müşterimize ulaştıran Türkiye’nin lider e-ticaret şirketi konumuna getirdi.

Trendyol’un başarısını üç ana etkene bağlıyoruz. İlki; tüm Trendyol ekibinin odağında müşterilerimiz var. Müşterilerimizin beklentilerini ve ihtiyaçlarını düşünerek kararlarımızı alıyoruz. Teknolojik alt yapı ne kadar iyi olursa olsun müşteri memnuniyeti olmadan bu noktalara gelmek mümkün değil. İkincisi; ülkemizdeki genç nüfusu ve yönelimlerini çok iyi analiz ederek mobile çok erken odaklandık. Türkiye’nin ilk mobil e-ticaret uygulamalarından biri olduk.

Son olarak da Trendyol’un ilk kurulduğu günden bu yana sahip olduğu kültür. Öncelikle ortak bir hedefe koşan tek bir ekip olmak çok önemli. Ayrıca değişime açık olmak, veriyle konuşmak, varsayımlardan uzak durmak, sonuç odaklılık ve samimiyet bu kültürün yapıtaşları. Trendyol’un ilk kurulduğundan beri bu değerleri sahipleniyoruz. Trendyol’u Trendyol yapan bunlar diye düşünüyorum.