20 °C

Rus pazarında umut yerine düş kırıklığı!

Rusya’ya ambargo Türkiye’ye yarayacak beklentisi vardı ancak rakamlar hayal kırıklığı gösteriyor

Rus pazarında umut yerine düş kırıklığı!

ESRA ÖZARFAT

BURSA - Ukrayna olayları sonrası Batı’nın Rusya’ya ambargosu Türkiye’nin ihracatı için umut yaratmıştı. Ancak işler böyle gelişmiyor. Rusya’ya genel ihracatta düşüş var. Özellikle bu ülkeyi ‘hedef pazar’ olarak belirleyen otomotiv sanayii endişeli. Otomotivde yüzde 20’lere varan daralma özellikle yatırımı olan 13 yan sanayi şirketini düşündürüyor. Daralmanın nedeni, otomotivde kredi desteklerinin kaldırılması, devalüasyon, petrol fiyatlarının düşmesinin büyümeye olumsuz etkisi olarak sıralanıyor. Hükümet, AB ve ABD’den otomobil ithalatını yasaklamak niyetinde olmadığını açıklamıştı. Bu nedenle pazar henüz doğrudan ambargo konusu olmamakla birlike batı ambargosunun genel ekonomik büyümeyi etkilemesi, pazarı da dolaylı olarak baskı altına alıyor. Bu gelişmelerin sonucu olarak, Türkiye otomotiv yan sanayiinin yatırım yaptığı, hedef pazar olarak belirlediği Rusya’da birçok segmentteki daralma sektörü de harekete geçirdi.

Rusya’da otomobil üretimi ekimde yüzde 18.1, kamyon üretimi ise yüzde 27.6 geriledi. Pazardaki daralmaya paralel olarak fabrikalar üretimi azaltma yoluna gidiyor. Ekim ayında AVTOVAZ Largus hariç bütün modellerin üretime üç gün ara verdi. GAZ, GM ve Daimler için yaptığı kontratlı üretimi azalttı. Şirketlerin maliyetleri kısma yönündeki önlemleri bazı fabrikalarda grev olasılığını gündeme getirdi. Alman otomotiv üreticisi Daimler, geçen yılı karla kapattığı KAMAZ’daki katılımından bu yılın ilk üç çeyreğinde zarara geçti. AVTOVAZ’ın net zararı ise 5 milyar rubleyi aştı.

Rusya otomotiv pazarındaki daralma, başta bu pazara yatırım yapan 13 yan sanayi şirketi olmak üzere, Rusya’yı hedef pazar seçen sektörü endişelendirdi. Pazardaki daralmanın nedeni, otomotiv alımlarındaki kredi desteklerinin 2013 sonunda kaldırılması, rublede devalüasyon, petrol fiyatlarının düşmesinin büyümeyi etkilemeye başlaması olarak sıralanıyor. Hükümetin devlet şirketlerinin ithal otomobil almasını yasaklayan bir uygulama hazırlığında olduğu belirtilmekle birlikte, ekim ayı başında Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, AB ve ABD’den otomobil ithlatını yasaklamak niyetinde olmadıklarını açıklamıştı. Bu nedenle pazar henüz doğrudan ambargo konusu olmamakla birlike batı ambargosunun genel ekonomik büyümeyi etkilemesi, pazarı da dolaylı olarak baskı altına alıyor.

Bu gelişmelerin sonucu olarak, Türkiye’de otomotiv yan sanayinin hedef pazar olarak belirlediği Rusya’da pazarda birçok segmentte ciddi daralmalar ortaya çıktı. Rusya’da otomobil üretimi ekimde yüzde 18.1, kamyon üretimi ise yüzde 27.6 geriledi. Pazardaki daralmaya paralel olarak fabrikalar üretimi azaltma yoluna gidiyor. Ekim ayında AVTOVAZ Largus hariç bütün modellerin üretime üç gün ara verdi. GAZ, GM ve Daimler için yaptığı kontratlı üretimi azalttı. Şirketlerin maliyetleri kısma yönündeki önlemleri bazı fabrikalarda grev olasılığını gündeme getirdi. Alman otomotiv üreticisi Daimler, geçen yılı karla kapattığı KAMAZ’daki katılımından bu yılın ilk üç çeyreğinde zarara geçti. AVTOVAZ’ın net zararı ise 5 milyar rubleyi aştı. OİB Rusya Federasyonu Temsilciliği’nden alınan bilgiye göre Rusya yeni otomobil ve hafif ticari araç (LCV) pazarı ekimde yüzde 20.1 geriledi. Tek başına LCV pazarındaki düşüş oranı ise yüzde 23 düzeyinde oldu. Ocak-ağustos döneminde kamyon satışları yüzde 16 geriledi. 

OİB’in Rusya ihracatı yüzde 30.5 geriledi

Rusya’nın büyük potansiyeliyle sektör için hedef pazar olduğunu söyleyen Uludağ Otomotiv İhracatçıları Birlik (OİB) Başkanı Orhan Sabuncu, “Yüzde 15-20’ler arasında daralma var. Tabii bu da bizim ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Rusya pazarı neden daraldı? Bir sürü sebepleri olabilir; petrol fiyatlarının düşmesinden tutun da Ukrayna ile olan ilişkilerine kadar. Gelecek sene de Rusya pazarının çok fazla toparlanacağını açıkçası ümit etmiyoruz. Bir miktar toparlanabilir ancak yüzde 15-20’lik oranı sıfırlayacak şekilde ya da daha iyi bir duruma geleceğini zannetmiyoruz. Toparlanması birkaç seneyi alabilir” diye konuştu. Rusya Federasyonu’na bu yılın ilk 10 ayında OİB kanalıyla 645.4 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Geçen yıl aynı dönemde 929.7 milyon dolarlık ihracat olmuştu. Buna göre ihracatta yüzde 30.58 gerileme oldu.

TAYSAD: Düşüş 2015 yılında devam etmeyecek

Rusya’da yatırımı olan OİB’e bağlı 13 firma var. Yaklaşık 20 Türk firması da yatırım planı yapıyor. Yeşilova Holding, Rusya fabrikasını geçen yıl kurdu. Coşkunöz Holding, Tataristan’da üretime başladı. Brezilya, Çin, Bulgaristan ve Türkiye’de fabrikaları olan Aktaş Holding, Rusya’da yatırım planı yapanlar arasında. Orhan Holding, 2011’den bu yana Rusya’da üretim yapıyor. Taşıt Araçları Yan Sanayicileri derneği (TAYSAD) Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, veriler ve gelecek tahminleri dikkate alındığında, Rusya’da 2014 sonunda, bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 7.5 düzeyinde üretim düşüşü yaşayacağını söyledi. Bu düşüşün 2015’te devam etmesinin beklenmediğini kaydeden Dudaroğlu; “2015’te hafif ticari araç ve otomobil üretiminde 2014 üretimine paralel bir üretim düzeyini gerçekleştireceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte 2016 yılında yüzde 10’luk bir büyüme tahmini ile 2 milyon üzeri bir üretimi gerçekleştireceğini söyleyebiliriz. 2017 yılı da 2016 ile benzer bir yıl olacaktır” dedi.

Petrol fiyatı toparlanırsa pazarda iyileşme olabilir

Rusya pazarındaki gelişmeleri değerlendiren Coşkunöz Alabuga Genel Müdürü Erdem Acay, “2015 yılında da daralmanın devam etmesine kesin gözüyle bakıldığından, bütün ana sanayiler maliyet düşürme çalışmaları yapıyor ve bu süreçte üretime uzun süreli ara verişlerin yaşanması bekleniyor. Ancak devlet, faiz desteği programını yeniden başlatmaya yönelik planlar yapıyor. Buna paralel olarak, petrol fiyatları da toparlanırsa pazarda bir iyileşme yaşanabilir. Bu arada rublenin değer kaybetmesi, lokal üretimin ucuzlamasına ve ithalatın pahalılaşmasına neden olduğu için ana sanayiler, ‘yerlileştirme’ çalışmalarına ağırlık verecek gibi görünüyor. Bu da lokal üreticiler adına kaybedilen ciroları kompanse etmek adına iyi bir fırsat olabilir. Yine rublenin değer kaybetmesi, bölgede yatırım yapmayı planlayanlar için de ciddi maliyet avantajları sunuyor” diye konuştu.

İlk 10 ayda Rusya’ya ihracat yüzde 15 geriledi

Rusya Federasyonu’na Türkiye’den ocak-ekim döneminde yapılan toplam ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 geriledi. Sektörel bazda ise Türkiye’nin Rusya’ya hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 11 oranında azaldı. Bu düşüşten Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) de payını aldı. UHKİB üyelerinin Rusya'ya yaptığı ihracat bir önceki yıla göre ocak - ekim döneminde yüzde 33’lük düşüş gösterdi. Birlik Başkanı Şenol Şankaya şunları söyledi: “Bunun nedeni olarak; gelirinin yarısına yakınını doğalgaz ve petr olden karşılayan dünyanın en büyük enerji ihracatçısını olan Rusya’ya; Ukrayna krizi gerekçesiyle uygulanan yaptırımlar nedeni ile ülkeden fon çıkışı yaşanması ve petrol fiyatlarınındaki sert düşüş gösterilebilir. Rusya Federasyonu’ndan fon çıkışları ve petrol fiyatlarındaki düşüş nedeni ile rublede yaşanan değer kaybı Türk ihracatçısının Rusya pazarına girmesini zorlaştırıyor. Buna bir de Rus tüketicisinin temkinli ve harcamalarını erteleme yönünde tutumu eklenince Rusya Federasyonu’na ihracatta bir düşüş yaşanması kaçınılmaz oluyor.”

Tekstilciler Doğu'daki şehirlere yönelecek

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin ihracatında ikinci sırada yer alan Rusya Federasyonu’na bu yılın ilk 10 ayında 117 milyon 440 bin dolarlık ihracat yapıldı. Bu rakam geçen yılın yüzde 9.28 gerisinde kaldı. Birlik Başkanı İbrahim Burkay şu değerlendirmeyi yaptı: “Rusya, Türkiye tekstil ihracatında 2007 yılından 2013 yılı sonuna kadar 1 numaralı pazarımız konumundaydı. 2014 ilk 10 ay itibarıyla yerini İtalya aldı. Rusya’nın bizim için bir diğer özelliği son üç yıllık dönemde 1 milyar dolar ihracat barajını aştığımız tek ülke olmasıdır. 2014 ilk 10 aylık dönemde UTİB olarak Rusya pazarında düşüş yaşasak da, Romanya, İngiltere ve İran pazarlarımızdaki yüksek artış oranları ile bu açığı kapattık. Rusya’nın Avrupa Birliği ve Ukrayna ile yaşadığı siyasi gerilim nedeniyle ticari işlemlerde gerileme meydana geldi. Rusya’ya uygulanan ambargonun birkaç yıl daha devam edebileceğini tahmin ediyoruz. Biz bu duruma krizi fırsata çeviren bir anlayışla yaklaşmak istiyoruz. Mesela Rusya’nın Doğu bölgesinde de potansiyel taşıyan şehirler var. Bu bölgeler ile karşılıklı işbirlikleri artırılmalıdır. Karşılıklı çalışmalar ile Rusya ve Türkiye’nin bu olumsuz tabloyu süratle bertaraf edeceğine inanıyoruz.”

Mamul ihracatçıları 2015’ten umutlu

Geçen yılın ilk 10 ayında 4.4 milyon dolarlık ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği de bu yılın aynı döneminde yüzde 38,49 gerilemeyle 2.7 milyon dolarlık ihracat yaptı. Birlik Başkanı Orhan Gençoğlu’nun değerlendirmesi şöyle: “Rusya Federasyonu’na ihracatımız zaten çok sınırlıydı. Şu anda yaşananlar da bir geçiş dönemi. Özellikle dondurulmuş gıda kısmında AB’nin ambargosuyla birlikte bazı ürünlerde Rusya’ya ihracat imkanı doğdu. Önümüzdeki günlerde bunun olumlu dönüşünü göreceğiz. Orada hem fuarlara katıldık, hem de ikili görüşmeler yaptık. 2015 yılı bizim sektör açısından iyi bir yıl olacak gibi gözüküyor. Özellikle de dondurulmuş ürünlerde önümüzdeki yıl umutluyuz.”

Yaş meyve-sebzede de temkin hakim

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin de Rusya Federasyonu’na yaptığı ihracat 1.4 milyon dolardan yüzde 33,34 gerilemeyle 941 bin dolarda kaldı. Birlik Başkanı Salih Çalı şu değerlendirmeyi yaptı: “Rusya’nın aldığı tavır nedeniyle aşırı beklentilere girmek ihracatı ve iç piyasayı olumsuz etkiler. Temkinli olmak gerekir. Ticarette ülkelerin aldıkları kararların etkileri zaman içerisinde etkilerini gösteriyor. Kalite, gıda güvenliği ve rekabetçi fiyattan ödün vermeden üzerimize düşenleri yaparsak ihraç pazarlarında açamayacağımız kapı yok. Örneğin 3 Kasım’dan itibaren Rusya Federasyonu’na ihraç edilecek yaş meyve-sebze ürünleri üç grup altında toplandı ve bunlar yüzde 5 ila yüzde 40 arasında değişen oranlarda analize tabi tutulacak. Bunlardan en önemli kalemi oluşturan narenciye yüzde 5 analiz şartına tabi oldu. Yani yüzde 100’den yüzde 5’e düşürülmüş oldu. Bu, çok önemli bir gelişme. Tabii ihracatçılar olarak, analiz şartı olmaksızın Rusya Federasyonu’na bu işlemin uygulanmasını bekliyoruz.”

OİB, Rusya Federasyonu’nda marka bazlı ilişki geliştiriyor

Rusya’nın yanı sıra Tataristan’dan Belarus’a kadar komşu ülke ve bölgeleri de mercek altında bulunduran otomotiv endüstrisi, Uludağ Otomotiv İhracatçıları Birliği’nin (OİB) organizasyonuyla, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı’nın Başkanlığında bir heyetle Rusya’nın en büyük hafif ticari araç üreticisi GAZ’ı ziyaret etti. 18 Türk otomotiv tedarik sanayi temsilcisi başta GAZ Başkanı Vadim Sorokin ve Satınalma Direktörü Alexander Vasiliev ile bir araya gelerek birlikte neler yapılabileceği üzerinde durdu. Sorokin, “Türk otomotiv endüstrisi, Rusya için örnek teşkil ediyor. Bu nedenle Sakarya’da da yatırım gerçekleştirdik. 2015’te traktör konusunda da atılımlarda bulunmayı planlıyoruz” dedi. OİB Başkanı Orhan Sabuncu, “Rusya Federasyonu’na yönelik temaslarımızı artırarak sürdürüyoruz. Türk otomotiv endüstrisi de küresel marka yaratma konusundaki çalışmaları adına Rusya’yı biz de fırsat olarak görüyoruz. Bu yönde birçok tedarik sanayi markamız burada yatırım yaptı. Rus markalarının da Türk kalitesine güveninden dolayı ve bizleri tercih etmeleri nedeniyle bu ülkeyle ilişkilerimizin gelişeceğini ümit ediyoruz. Önümüzdeki dönemde birçok Türk firmasının burada yatırım yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.