12 °C

Türk tekstilcileri Çin’in önüne geçti

McKinsey’in küresel tekstil sektörü araştırmasına göre ABD ve Avrupalı hazır giyim devleri üretimlerini Uzak Doğu'dan Türkiye’ye kaydırıyor. (Evim Küçük)

Türk tekstilcileri Çin’in önüne geçti

Evrim KÜÇÜK

Geçtiğimiz yıllarda Batılı hazır giyim şirketleri düşük işgücü maliyetlerinden yararlanmak için üretiminin büyük kısmını Çin’de ve diğer Asya ülkelerinde yapıyordu ancak son araştırmalar bahsedilen modelin pazarlarda ortaya çıkan hız gereksinimi ile uyumlu olmadığını ve Türkiye gibi ülkelerin tekstilde Çin ile rekabette öne geçmeye başladığını saptadı. Küresel yönetim danışmanlığı firması McKinsey’in araştırma kolu McKinsey Global Enstitüsü’nün (MGI) giyim, lüks ve moda sektörü üzerine yaptığı “Giyim Üretimi Evine mi Dönüyor?” başlıklı araştırması, küresel tekstil ticaretindeki çarpıcı değişimleri ortaya koyuyor. Rapora göre Asya’dan deniz yoluyla Batı pazarlarına nakliye süresi ortalama 30 gün sürüyor. Böylesine uzun bir teslim süresi esneklik ve farklılaşma ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Hava taşımacılığı ise pahalı ve çevre dostu bir seçenek de değil. Bu modelin faydalarının, ticari kısıtlamalar ve döviz kurlarındaki belirsizliği artıran jeopolitik gerilimler nedeniyle daha da azalma ihtimali var. Araştırmaya göre, yüzde 9 ila 12 civarındaki vergilerin yarattığı maliyet, ticarette çok daha önemli bir rol oynayabilir.

Türkiye’de üretim maliyetleri %3 düşürüyor

McKinsey Global Enstitüsü’nün (MGI) “Giyim Üretimi Evine mi Dönüyor?” başlıklı araştırmasına göre böyle bir ortamda üretimi Çin’den Türkiye’ye kaydırmak daha ekonomik. Raporda şöyle deniliyor:

• Örneğin, kot üretimini Bangladeş veya Çin’den Meksika’ya taşıyan bir ABD hazır giyim şirketi, kâr marjını koruyabilir veya hatta biraz artırabilir. Bangladeş’i üretim kaynağı olarak kullanan Avrupa için birim maliyetler hâlâ düşük, ancak üretimi Çin’den Türkiye’ye aktarmak ekonomik olarak daha uygun görünüyor. Örneğin kot üretiminin Çin yerine Türkiye’de olması durumunda maliyetlerin yüzde 3 oranında daha düşük olabileceği belirtiliyor.

• Bunlara ek olarak Avrupa pazarına yakın olan Türkiye’de kot üretiminin otomasyonunun, parça başına 1.30 ila 2 Dolar arasında maliyet tasarrufu sağlayacağı öngörülüyor. Avrupa pazarında maliyet avantajı yaratan yakınlığın otomasyonla daha da geliştirilebileceği, örneğin, üretimin otomasyon sağlandıktan sonra Bangladeş’ten Türkiye’ye taşınmasının yüzde 3 ila 4 arasında marj iyileştirmeleri sağlayabileceği tespiti yapılıyor.

‘Türk tekstili rakipleriyle arayı daha da açabilir’

McKinsey Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi raporla ilgili olarak, geçmişte hammadde ve emek-yoğun üretime dayalı olan tekstil ve hazır giyim sektörünün küreselleşmenin de etkisiyle son dönemde önemli bir dönüşüm yaşadığını ve günümüzde sektördeki rekabetin temel belirleyicisinin teknoloji, marka ve tasarım olduğunu söyledi. Kendi, şunları söyledi:

“Güneydoğu Asya’dan Avrupa’ya gemilerle gönderilen ürünler 30 günde, Türkiye’den gönderilen ürünler 3 ila 6 günde ulaşıyor. Bu veri, üretimin Türkiye’ye kaydırılmasının Avrupa açısından avantajını açıkça ortaya koyuyor. Türkiye tekstil ve konfeksiyon sektörünün Afrika’ya ihracatı 2018’de tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak, bir önceki yıla göre % 13,5 artışla 1 milyar doları buldu. Sektör açısından stratejik bir açılım olan Afrika pazarındaki bu gelişmede yine Türkiye’nin coğrafi yakınlık avantajı önemli rol oynuyor. Diğer taraftan önümüzdeki 10 yıl içinde otomasyon sayesinde giyim üretim süresinin yüzde 40 ile yüzde 70 arasında düşeceği tahmin ediliyor. Tekstil sektörümüzün bu öngörüleri dikkate alarak otomasyon yatırımlarını doğru zamanlamalarla gerçekleştirmesi durumunda, başta Çin olmak üzere Asya’daki rakipleriyle arasındaki makası daha da açması mümkün görünüyor."

Sektörün geleceğinde kilidi otomasyon

Araştırmaya göre geleceğin başarılı hazır giyim şirketleri, değer zincirini yakınlaşma ve otomasyon anlamında geliştiren şirketler olacak.

İnternetle dönüşen pazar yapısı ve kilit pazarlardaki durgunluk nedeniyle rekabet her zamankinden daha şiddetli ve tüketici talebini tahmin etmek daha zor olduğundan, giyim şirketlerinin işlerini her zamanki gibi yaparak büyümeleri mümkün görünmüyor.

GİYİM ŞİRKETLERİNE TAVSİYE:
Hızlanın, dijitalleşin, pazara yakınlaşın

MGI Araştırmasında, giyim şirketlerinin değişen koşullarda rekabet güçlerini artırmak için yapmaları gereken dört uygulama şöyle sıralanıyor:

1) Ticari satış ekiplerinin onay süreçlerinin azaltılması ve tedarikçilerle daha yakın işbirliğinin sağlanması gibi mevcut süreçler optimize edilmeli.

2) Akıllı tüketici iç görülerinden sanal tasarıma ve prototiplemeye, entegre satış yönetimi araçlarına ve dijital satışa kadar moda döngüsünün tüm aşamaları boyunca süreçler dijitalleştirilmeli.

3) Deniz taşımacılığına karşı etkin bir hava yolu dengesi ve yüksek verimli tesisler kurulması hedeflenerek, lojistik yeniden ele alınmalı.

4) Pazara yakınlaşmayı ve otomasyonu içeren yeni teslimat modelleri geliştirilerek, sürdürülebilir, dairesel değer zincirleri yaratılmalı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap