11 °C

Un ihracatçıları Irak’a alternatif adresler arıyor

İhracatının yarısını Irak’a yapan un sanayicileri Latin Amerika, Uzakdoğu ve Afrika’yı yakın markaja aldı. (Güneş Doğdu Soylu - Hüsnügül Şurgun)

Un ihracatçıları Irak’a alternatif adresler arıyor

Güneş Doğdu Soylu - Hüsnügül Şurgun

Dünya un ticaretinde 3.5 milyon ton ihracatla liderliğe ismini yazdıran Türkiye’de sanayici alternatif pazarlara odaklandı. Un ihracatının yarısını Irak’a gerçekleştiren sanayiciler, yeni pazarlar için çalışma başlattı. Cazip pazarlar arasında Latin Amerika, Uzakdoğu ve Afrika var.

Güneydoğu Un Sanayicileri Derneği (GUSAD) tarafından organize edilen “Un Sanayicileri için Bölgesel İhracatın Önemi” konulu toplantı Ramada Harbour Otel’de geniş bir katılım ile gerçekleştirildi. 3.5 milyon ton ile 1 milyar doları aşan un ihracatı yapan un sanayileri sorunlarını masaya yatırarak katma değerli ürün üretimi ve pazar çeşitlenmesi konusunda görüşlerini ortaya koydular. Toplantının açılışında konuşan GUSAD Başkanı Erhan Özmen, “Türkiye 2018’de 3.5 milyon ton ihraç etti. 1 milyar doları aşan bir ihracat sağladı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) olarak da 1 milyon 432 bin ton buğday ununu, 463 milyon dolar ihracatla gerçekleştirdik. Un ihracatının yarısı Irak’a gerçekleştiriliyor. En fazla ihracat yapılan ikinci ülke Suriye. Suriye’nin ihracatımızda aldığı pay yüzde 10. Üçüncü sırada Angola yer alıyor, aldığı pay yüzde 7. En önemli pazarımız Irak’a çift gümrükleme uygulamasından dolayı sıkıntı yaşıyorduk. 17 Şubat 2018 tarihinde Bağdat tarafından gümrük kaldırıldı. Biz ihracatçılar için maliyetlerimizi düşüren önemli gelişmedir bu” diye konuştu. Özmen, şunları söyledi: “Dünyada 12 milyon ton/yıl un ticareti yapılıyor. Bu ticarette 3.5 milyon ton un ihracatıyla Türkiye birinci, 2.5 milyon ton ile Kazakistan ikinci sırada yer alıyor. Ülkenin ne ihtiyacı var diye iyi araştırma yapmalıyız. Rakibimiz yine kendimiz. Kalite fiyat rekabeti yapıyoruz. Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisi. Refah anlamında dünyada 66. sırada. Türkiye’nin buradan çıkması lazım. Teknoloji ve bilgi rekabeti noktasına geçmemiz lazım.”

Özdemir: Limak İskenderunPort ile maliyeti düşürmeyi hedefliyoruz

Bu yıl 43’üncü kuruluş yıldönümlerini kutladıklarını anımsatan Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, “Un sanayicilerinin arlarında olduğu ihracatçıların maliyetlerini düşürmek ve hizmet sunmak için İskenderun’da faaliyet gösteriyoruz. Limak İskenderunPort bölge sanayicilerimiz için uluslararası standartlarda hizmet sunmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Özdemir, ticaret savaşlarının bu yıla damgasını vuracağını anımsatarak, “Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen ülkemizin ihracatı arttı. DEİK’te görevim var. İhracatta ülkemizin hedefl eri büyük” dedi. Müteahhitlik, turizm gibi sektörlerde faaliyet gösterdiklerini anımsatan Özdemir, “Limak olarak 70 binin üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. Dünyada Uluslararası Müteahhitler listesinde 68. sıradayız. Bu yıl için iyimseriz” açıklamalarını yaptı. İskenderun Kaymakamı İskender Yönden,Türk Eximbank Gaziantep Şube Müdürü Metin Çelik de toplantıda konuşma yaptılar. Programın sonunda LimakPort Liman Gezisi gerçekleştirildi.

Irak kendi ununu üretme hazırlığında

Moderatörlüğünü Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin’in yaptığı panelde sektörün Irak ve Suriye pazarları dışında, çeşitlenmeye gitmesi gerektiğinin altı çizildi. Panelistler, son 8 yılda Türkiye’nin un ihracatında dünya birincisi olduğuna dikkat çekerek, 12 yıl önce yapılan Uzakdoğu açılımının önemli kazanımlar sağladığını söylediler.

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir: Ülkemizde 640 tane un tesisi var var. Türkiye un ihracatında il olarak Mardin ön sırada yer alıyor. Sektörün ihracatı komşu ülkelere. Bizim un ihracatımız DİR kapsamında gerçekleşiyor. İhracatın yüzde 44’ü DİR kapsamında. İthal buğday getirerek ihracatta dünyada söz sahibi olan bir ülke konumunda olmamız çok enteresan. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir durum yok.

Tahıl ve Bakliyat İşleme Teknolojileri, Depolama ve Analiz Sistemleri Derneği (TABADER) Başkanı Mustafa Bayram: Gıda sektörü hazır gıdaya kaymaya başlıyor. Un sektörü için strateji değişmemiz lazım. Mesela Ar-Ge birimi olmazsa olmaz. Uzakdoğu ekmeği bilmez, İngiltere bu bölgeyi unu alıştırdı.

Orta Anadolu İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Turgay Ünlü: En çok ihracatı Irak ve Suriye’ye yapıyoruz. Lokal ticaretler önemli ama sektör gelip bir yere dayandıysa bunun sürdürülebilir olması gerekiyor. Sürdürülebilirliği de pazar çeşitlenmesi ile yapabiliriz. 2002’de birliğimizde Uzakdoğu ülkelerine yönelik bir proje başlattık. O yıldan bu yıla sektör 12 kattan daha fazla bir büyüme gerçekleştirdi. Endonezya, Sri Lanka ve Tayland’a un gönderdik. Endonezya’da yaşanan Tsunami bize önemli fırsatlar sundu. Arjantin’e rağmen Brezilya’ya un sattık. Arkasından Filipinler geldi. Şu sıralar Afrika ülkelerine yönelik bir projemiz var bunun üzerine çalışıyoruz. Un, makarna, bulgur, bisküvi, kek, irmik yani buğday ticaretini geliştiren sektörlere baktığımızda Türkiye miktarsal olarak 5 milyon 338 bin ton, bu miktarın karşılığı olarak da 2 milyon 700 bin dolarda ihracat gerçekleştiriliyor. Son 8 yılda un ihracatında dünya birincisiyiz. Sektör, 2018’de 119 gümrüklü bölge 112 ülkeye ihracat gerçekleştirdi.

Azim Group Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İlhan: Un ihracatı için Mardin çok önemli. Irak’ a tek gümrük ile ürün gönderiyoruz. Ancak biz bunu uncular olarak lehimize çeviremedik fiyat artıramadık. Irak‘ta yolun sonu görünüyor artık başka pazarlar bulmamız lazım. Irak ve Suriye pazarı bizler için çok önemli bir pazardı. Irak şu an kendi üretimi gerçekleştirmeye çalışıyor. Tabi biz uncular olarak kendimizi de eleştirmeliyiz. Irak’ı hem ekmekle doyuruyoruz hem finansman ile besliyoruz.

Angoram Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Cem Oğuz Kırtız: Un ihracatı buğday ile başlayan bir süreç. Türkiye maalesef tüm hububatta ithalatçı konumda. Türkiye’nin bugün 82 milyonluk nüfusu var. Çekirge gibi tüketiyoruz arı gibi üretmiyoruz. Bundan sonraki süreçte de ithalata bağımlı kalacağımız kesin gibi gözüküyor. Buğday stratejik ürün diyoruz ama halen ithalata bağlı büyüyoruz. En fazla ithalat yaptığımız ülkeler Rusya, Litvanya, Ukrayna ve Kazakistan olarak devam ediyor. Uncular olarak biz Türkiye’nin kg bazındaki ortalamasını düşürüyoruz. 3,5 milyon unu 0.35 cent/kg üzerinden satıyoruz. Ama bunun yanında çok ciddi istihdam sağlıyoruz.

Buğdayın evcilleştirildiği bölgeden ihracatın %42’si gerçekleştiriliyor

Fikret Kileci

GAİB Koordinatör Başkanı

Göbeklitepe arpa ve buğdayın ilk evcilleştirildi bir yerdir. Bereketli topraklarımız var. Bereketin öncüleri de uncularımız. Üreticilerimizin asli görevi bu una değer katmaktır. Gün geçtikçe tarım alanlarımız azalıyor. Buğday gibi ihracat edebileceğimiz ürünlerimizi ithal eder konuma geldik. Yerli üretime yönelmemiz gerek. Türkiye’de en fazla buğday ithalatı yapan 6 ilin 3’ü bizim bölgemizde. İthal edilen buğday daha çok ihracat ürünlerinde kullanılıyor. Aslında ülkemizde üretilen buğday bize yetiyor. Buğday üretim koşullarının iyileştirilmesi gerekmiyor. Ülkemizden 3.5 milyon ton buğday unu, 1.2 milyon ton makarna,260 bin ton bulgur ve 80 bin ton irmik ticareti yapılırken bölgemizden ise 1.4 milyon ton buğday unu, 915 bin ton makarna, 150 bin ton bulgur ve 68 bin ton irmik ticareti yapılmaktadır. Buna göre buğdayın yüzde 46’sı, makarnanın yüzde 75’i, bulgurun yüzde 57’si ve irmiğin yüzde 85’i bölgemizden ihraç edilmektedir.

Mehmet Akıncı
Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı

1 milyar dolar un ihracatı gerçekleştirildi. 3.5 milyon ton un ihracatının yarısı Irak’a yapılıyor. Dünya pazarından aldığımız payı artırmamız lazım. Biz de Borsa olarak üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın sorunlarının çözümünde her zaman yanındayız.

Tuncay Yıldırım
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı

Bir sektörün ülkemiz, kentimiz adıyla anılması bizleri çok mutlu ediyor. Halı ve un sektörü Gaziantep ile anılıyor. Ancak katma değer konusunda istediğimiz noktada değiliz. Uzak ülkelere lojistik maliyetin yüksek olmasından dolayı istenilen şekilde ihracat yapılamıyor. Ama katma değerli ürün olunca bu lojistik maliyet ortadan kalkacak ve uzak pazarlara ihracat gerçekleştirilebiliriz diye düşünüyorum.

Yusuf Dönmez
Öz-Trans Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı

İskenderun Limanı un sektörünün lojistik destekçisi. Öz-Trans olarak gıda, demir-çelik, yem, maden, ithalat- ihracat, çimento ve lojistik sektöründe hizmet veriyoruz. 800 araçlık filomuz 90 milyon ton taşıma kapasitemiz ve 2200 çalışanımız ile İstanbul 3.havalimanı projesinin önemli bir lojistik tedarikçiyiz. Un sektörünün ihtiyacı olan buğdayı 5 yıl öncesine kadar Mersin Limanı’ndan gerçekleştiriyorduk, yoğun gayretler sonucunda İskenderun Limanı’nın faaliyete geçmesini sağlayarak firmaların maliyetlerinin önemli ölçüde düşürülmesini sağladık.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap