10 °C

Yaklaşan tehdide karşı kriz masaları kuruluyor

Koronavirüs salgınının İran’a sıçramasının ardından dün de Tahran’dan gelen THY uçağının 132 yolcu ve 8 mürettebat ile karantinaya alınması hem hükümeti hem de iş dünyasını alarma geçirdi. Birçok sektörde virüsün etkilerini değerlendirmek için kriz masaları oluşturuldu.

Yaklaşan tehdide karşı kriz masaları kuruluyor

Leyla İLHAN - Mehmet KAYA 

Çin’den tüm dünyaya yayılan koronavirüsün Türkiye’ye etkileri artıyor. Dün öğle saatlerinde Tahran’dan İstanbul’a hareket eden THY uçağında bazı yolcularda yüksek ateş saptanması üzerine Ankara’ya mecburi iniş yapması, ardından 132 yolcu ve 8 mürettebat karantinaya alınması tüm ülkede endişeleri artırdı. Ülke çapında koruma önlemlerinin artırılması için çalışmalar hızlanırken, birçok sektörde yetkililer virüsün etkilerini değerlendirmek için kriz masası oluşturdu.

Çin’de başlayan ve çok sayıda ülkeye yayılan koronavirüs (Covid- 19) ekonomiye etkisi yakından takip ediliyor. Türkiye’de de hem ekonomik, hem de sağlık anlamında önlemler sıkılaştırıldı. Virüsün İran ve Afrika’da görülmesi ilave risk unsuru olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, özellikle Afrika’da virüsün yayılmasından endişe edildiğini, Afrika’nın çok büyük bir bölümünde sağlık imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle hızlı bir yayılma ihtimalinden endişe edildiği vurgulandı.

“Risk Analiz Merkezi” devrede

Koronavirüs’ün görülmesinin ve Çin’de karantina kararını alınmasının ardından Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bir grup gazeteciye Türkiye’nin dış ticaret ve tedarik sistemini izlemek üzere daha önce devreye alınan “Risk Analiz Merkezi” üzerinden ekonomiye yönelik her türlü gelişmeyi izlediklerini açıklamıştı.

Özellikle Türkiye’nin tedarik sistemine bir aksaklığa imkan verilmemesi için de sistemin kullanıldığını vurgulayan Bakan Pekcan, risk analiz merkezinin ürün bazlı olarak Türkiye’nin dış ticaretini izlediğini, herhangi bir ülkeden ithalatta yoğunlaşma olursa sistemin otomatik uyarı verdiğini açıklamıştı. Bakan Pekcan, bu sürecin koronavirüs sonrası Çin ithalatı bazlı olarak incelendiğini ve Türkiye’nin olası bir tedarik sıkıntısına düşmemesi için de alternatifl eri incelediğini vurguladı.

Gümrüklerde çalışma grubu kuruldu

Türkiye’nin koronavirüs riski oluşmasının hemen ardından da Sağlık Bakanlığı ile görüşerek gümrüklerde çalışma grubu kurduğu kaydedildi. Bu çalışma gruplarının ithalatı sürekli izlediği, sağlık alanında yapılan uyarılara göre tedbirleri uygulamak üzere sürekli hazır tutulduğu vurgulandı. Yine Gümrüklerde personelin korunması ve virüsle ilgili olası bir çalışma için teknik donanım ve koruyucu giysi-ekipmanın sağlandığı bildirildi. Virüsün cansız yüzeylerde uzun süre yaşamadığı yönünde Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığının mevcut açıklamaları çerçevesinde Dünya ve Türkiye’de Çin’den mal girişine yönelik henüz bir kısıtlama yapılmadı.

Sağlık Bakanlığı “Bilim Kurulu” oluşturdu

Koronavirüs’ün küresel risk olarak ilan edilmesiyle birlikte Sağlık Bakanlığı da bir bilim kurulu oluşturdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında çalışan Kurul, Dünya Sağlık Örgütü, Çin ve diğer ülkelerden gelen bilgilere göre olası tedbirleri tartışıyor.

Bakanlık, bu süreçte teşhis süresini kısaltan bir tanı kitinin üretilmesi başarılmıştı. Bu tanı kitinin riskli görülen havalimanı, kara yolcu giriş kapılarına da gönderildiği belirtildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, alınan tedbirlere yönelik yaptığı açıklamada, ilk aşamadan itibaren sınır kapıları, valilikler ve Sağlık Bakanlığı teşkilatının tamamına bilgi verildiği ve olası her türlü riske karşı eğitim verildiğini açıkladı. İstanbul, Gürbulak gibi riskli ülkelerden seyahat edenlerin giriş-çıkış yaptığı yolcu gümrük kapılarında da termal kameralar kurulmuştu. Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin yolcu girişi yapan hudut kapılarında 24 saat boyunca sağlık personeli görevlendirmişti. Bu sağlık personeli gerekli görürse pasaport öncesi sağlık kontrolü yapabiliyor. Bakanlık, boş durumda olan Ankara’daki Zekai Tahir Burak hastanesini daha önce Çin’in Wuhan kentinden getirilen kişilerin karantinası için hazırlamıştı. Son olarak İran’dan gelen yolcu uçağındaki bazı yolculardaki risk nedeniyle uçak bu nedenle Ankara’ya yönlendirildi ve riskli kişiler bu hastanedeki karantina merkezine alındı. Bakanlık, sınır bölgeleri dahil riskli görülen her yer için koruyucu elbise ve maskeleri gönderdiklerini açıkladı.

Sağlık alanında Türkiye’nin aldığı iki ciddi tedbir, Çin’e her türlü uçuşun durdurulması ve İran’dan karayoluyla giriş yapılabilen Ağrı-Gürbulak, Van- Kapıköy, Hakkari-Esendere, Iğdır-Dilucu kara hudut kapıları ile Van-Kapıköy demir yolu hudut kapısından yolcu girişleri durdurulmuştu.

Hangi sektör nasıl etkileniyor?

SEİS Başkanı Metin Demir: Bakanlık ile koordineli çalışıyoruz

Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Genel Başkanı Metin Demir, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, maske üreticilerinin 3 vardiyaya çıkarak aylık 30 milyon üretim kapasitesini “Sağlık Bakanlığı tüm dünyada en hızlı harekete geçen bakanlıklardan biri oldu. Çok iyi yönetiyorlar” diyen Metin Demir, her türlü ihtiyaç için sürekli temas halinde bulunduklarını ve tedarik için çalıştıklarını kaydetti. Metin Demir, sorunun Çin’de başlamasının ilave bir risk oluşturduğunu kaydederek, “Çin özellikle tıbbi cihazlar ve sarf malzemelerinde yıkıcı rekabetle son yıllarda çok sayıda ülkedeki üretimin durmasına yol açmıştı. Şimdi talebin oradan geliyor olması nedeniyle ihtiyacı karşılamakta zorlanılıyor” dedi. Tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinin stratejik önemde olduğunu belirten Demir, “Sadece Türkiye değil, bütün dünyada üretimin önemi ortaya çıktı" diye konuştu.

TEMSAD Başkanı Adil Nalbant: Karaborsa dönemine girilebilir

Çin’deki limanların açılmamış olması, Çin’deki tedarik zincirinin çok büyük sekteye uğramasının tüm sektörleri etkilediği gibi makine sektörünü de etkilediğini söyleyen Tekstil Makina ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Başkanı Adil Nalbant, “Virüsü bugün bitirseler bile 2020 yılının bu olumsuzluğu hissettirecek, birkaç ay daha devam etmesi durumunda ise 2021 ve devamını da olumsuz etkileyecek. 2020 ile ilgili bütün ekonomik tahminler gözden geçirilmeli” dedi. Çin’i dünyanın tedarik merkezi haline çeviren batılı ülkelerin yanlışının farkına varması gerektiğini aktaran Nalbant, “Dünyanın karaborsa dönemine gireceğini düşünüyorum. Makine ve bütün yatırımları tetikleyecek” dedi. Çin’den gelen makine ekipmanları konusunda az da olsa bir daralma yaşayacaklarını bildiren Nalbant, “Alternatif olan batı da kendi içinde bir sıkıntıya düşecektir. Ama Türkiye’de koronavirüs etkisiyle tekstil sektörü ve dolaylı olarak da tekstil makine sektörü de canlanacaktır” şeklinde konuştu. İran tarafında sıkıntıya uğrayabileceklerini vurgulayan Nalbant, “İran bizim için çok iyi bir pazardı fakat o da kapandı. İhracatımızda ilk 5’te olan İran’da yaşanan olaylar bizi sıkıntıya sokacaktır” dedi. Nalbant ayrıca, tekstil makineleri özelinde bir belirsizlik olduğunu belirterek, "İç piyasada bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum fakat ihracatımızı etkileyecektir” dedi.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç: Irak’taki yayılırsa etkileniriz

Türk mobilya sektörü olarak 3.5 milyar dolar ihracat yaptıklarını hatırlatan Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “En fazla ihracatımızı Irak’a yapıyoruz. Yüzde 14’ler 500 milyon dolar ihracat yaptığımız Irak pazarında bir sıkıntı olursa olumsuz etkileniriz. Fakat biz ihracatta tek bir ülkeye kote olmuş bir ülke değiliz, Irak pazarında sıkıntı çıkması durumunda ABD ve Avrupa pazarında yoğunlaşırız” dedi.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Diğer ülkelerden iyi durumdayız

Koronavirüsün tekstili de etkilediğini söyleyen İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “İran ve İtalya’daki durumlarla birlikte bu durum global bir sorun olacak gibi gözüküyor. Sektörümüz koronavirüs sürecinde diğer ülkelere nazaran daha çok olumlu etkilendi”dedi. Avrupa’nın Türkiye’ye yatkın olduğu için siparişleri daha iyi çevirebildiğini bildiren Öksüz, İran için de şöyle konuştu: “İran özelinde de pek bir şey olmadı, çünkü orada ambargodan dolayı pek bir ticaretimiz yok. Onlar daha çok buradan bavul ticareti yapıyorlar. İran’la ticaretimiz yakın zamanda zaten çok düşüktü. İran’dan ithalatımız da yok.”

PROMASİAD Başkanı Ömer Karatemiz: İş hacmimiz % 40’a kadar yükselir

Çin tarafından kopan siparişlerin Türkiye tarafına gelmeye başladığını söyleyen Promosyon ve Matbaa Sanayici İş Adamları Derneği (PROMASİAD) Başkanı Ömer Karatemiz, “Bunlara örnek vermek gerekirse anahtarlık ve tükenmez kalem özelinde gelen siparişler bizim tarafa kaydılar” diye konuştu. Siparişlerin kalıcı olacağını düşündüklerini aktaran Karatemiz, “Çünkü biz hem fiyat olarak hem de kalite olarak Çin’den çok ilerideyiz. Dolayısıyla biz bu ivmenin kalıcı olacağını düşünüyoruz. Kapasitemiz yeterli olur bilemeyiz ama yetiştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Siparişlerin katlanarak arttığını dile getiren Karatemiz, “Koronavirüs bize olumlu yansıdı. Koronavirüs nedeniyle iş hacmimiz yüzde 40’a kadar yükselir” ifadesini kullandı.

TÜMMER Başkanı İbrahim Alimoğlu: Mermerci alternatif pazar için destek istiyor

Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Başkanı İbrahim Alimoğlu, işlenmemiş mermer olan blok mermerde en büyük pazarlarının Çin olduğunu hatırlatarak, virüs nedeniyle Çin’e yaptıkları ve yıllık 1 milyar doları aşkın bu satışların durduğunu dile getirdi. Mermer ocaklarının blok mermer üretimlerinin yüzde 70’ini bu ülkelere yaptıklarını aktaran Alimoğlu, “Blokta bir miktar Hindistan alım yapıyordu. Alırsa o alır. Ancak bizim esas ana pazarımız Çin” bilgisini verdi. Çin’de Hindistan’da işçilik çok ucuz olması ve bizdeki mermer türü olmadığı için Türkiye’den ham mermer aldıklarını aktaran Alimoğlu, “İşlenmiş mermer her yere gidiyor. Bizim de bu işe ağırlık vermemiz gerekebilecek. Fakat işlenmiş mermerde elektrik ve işçilik gibi maliyetlerimiz yüksek. Bu konuda verilecek destekler de önemli olacak” değerlendirmesini yaptı.

“İzmir fuarı da ertelensin”

Blok mermer satışında en büyük pazarları olan Çin’e ihracatları duran mermerciler, İzmir’de 1-4 Nisan tarihleri arasında yapılacak olan mermer fuarının ertelenmesini talep etti. Çin’de mart ayında yapılması planlanan mermer fuarın tedbir amaçlı olarak haziran ayına ertelendiğini aktaran İbrahim Alimoğlu, 1-4 Nisan arasında İzmir’de yapılacak olan mermer fuarının ertelenmesini istedi. Fuara bu yıl Çinlilerin gelmeyeceğini, Avrupalıların ise Çinliler gelecek diye fuara gelmeyeceğini söyleyen Alimoğlu, “Çin nasıl kendi fuarını ertelediyse bizde erteleyelim istiyoruz. Bu konudaki talebimizi organizatör firmaya ilettik. İtalya şimdiden tedbir almaya başladı. Hatta eylül ayında İtalya’da yapılacak mermer fuarının bile ertelenmesini bekliyorum” diye konuştu.

TASD Başkanı Sabur Endican: İran tarafında sıkıntımız yok

Çin tarafında üretim gerçekleştiren firmaların üretimini Türkiye’ye çevirebileceğine değinen Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Sabur Endican, ayakkabı sektörü özelinde net bir şey olmadığını fakat ham madde konusunda olumlu da etkilenmediklerini söyleyerek “İtalya fuarında bazı büyük firmalar bizlerle görüştü ama şu an için bir alım gerçekleşmedi. İran’la ambargo nedeniyle büyük bir alışverişimiz yoktu, yani oradaki durum bizi pek etkilemez” dedi.

MÜSİAD Bilişim Bşk.Fahrettin Oylum Teknoloji sektörü ara mamülden etkilenebilir

MÜSİAD Bilişim Sektörü Başkanı Fahrettin Oylum bilişimde donanım tarafında zora gireceğini belirterek, “Birçok şirketin nihai ürünleri Çin’de üretiliyor. Şu an Çin sipariş alamaz durumda. Tüm dünyada nihai ürün sıkıntısı yaşanacak gibi görünüyor. Yerli üretici de birçok ara mamul temininde sıkıntı yaşayacak. Bu da bize yerli ve milli üretimin ara konperant ürünler de ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Uzun vadede bu açıdan bakılırsa yerli üretime yarayacağını düşünüyorum” dedi.

MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı: Üretim kapasitesi daraldığı için belirli bir vadede ürün tedarikinde daralma yaşanabilir. Bu da fiyatlara artış olarak yansıyabilir. Teknoloji ihtiyacı olanların bu taleplerini ertelememelerini öneriyoruz.

İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan: Çin’in boşalttığı pazarı doldurma şansımız yok

Çin’den yıllık 20 milyar dolarlık ithalatı olan Türkiye için koronavirüsün tehdit yarattığını aktaran Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı Ferdi Erdoğan, “Çin’den ağırlıkla sanayi için gelen malzeme de sıkıntı var. Bu ülkeden yedek parça ithalatı yapıyoruz. Hatta mamul malzemelerde orada yapılıp getiriliyor. Şu anda yedek parçanın temininde sıkıntı var. O da imalatı etkiliyor. Civataları paslanmaz hale getiren ham madde yok. Alternatifi de çok pahalı. Bu durum da imalatta sıkıntı yaratıyor” diye konuştu. “Ayrıca hedef pazarlara konteynerler gemilerle gittiğinde o geminin içinde Çin’den gelen konteynerler varsa bütün konteynerleri limanlarda kontrol amaçlı bekletiyorlar. Dolayısıyla böyle bir zorluk yaşıyorlar. Bundan dolayı da ürünlerimiz limanlarda bekletilebiliyor” değerlendirmesini yaptı. Öte taraftan Suudi Arabistan’ın artık turist kafilesinden ticari heyetlere kadar koronavirüsü taraması yapacağını açıkladığını aktaran Erdoğan, “O bakımdan Çin’in boşalttığı pazarı bizim doldurma şansımız yok. İnşaat sektörü adına Çin’in inşaat malzemeleri ihracatı yıllık 200 milyar dolar. Bizim inşaat malzemeleri ihracatımız ise 21 milyar dolar ve bunun içinde ciddi ithal girdi kullanılıyor. Bu nedenle bizim için pek fırsat değil, bundan dolayı Midyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmayalım” uyarısında bulundu.

HISİAD Başkanı Çetin Tecdelioğlu: Rekabet gücümüzü kaybediyoruz!

Virüsün etkilediği bir diğer alan ise hırdavat sektörü oldu. Çin’den hırdavat ürünü getiremeyen bu sektörün hizmet verdiği alanların başında ise otomotiv yana sanayi, makine ve ekipmanlar, tarım makinaları, inşaat malzemeleri, ısıtma, soğutma ve havalandırma gibi geniş bir segment yer alıyor. Hırdavat Sanayici ve İşadamları Derneği (HISİAD) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Çin’den gelen birçok hırdavat ürünü olduğunu belirterek, “Elektrikli el aletlerin yanı sıra sanayide kullanılan, kesici takımlar, rulman, bilye, conta, segmanlar gibi tamamlayıcı ürünler fiyat ve rekabet avantajından dolayı Çin’de geliyor. Ancak bu ürünlerin tedariğinde sorunlar yaşıyoruz. Dünyada bunların alternatifi var, ancak yüzde 40 ila 50 arasında fiyat farklılıkları var. Bu nedenle Avrupa menşei kullanmak zorunda kalıyorlar. Bu ürünler de maliyetlerimizi çok arttırdığı için rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Çünkü bu durumda fiyat artırmak zorunda kalıyoruz. Fiyat artırınca da işi başka tedarikçilere kaptırıyoruz. Bu hırdavat sektöründe ithalatçılar açısından sektörde bir kargaşa var. Ayrıca istediğimizi terminde ve adette ürün bulamıyoruz. Bundan dolayı ürünlerimizi tamamlamada gecikmeler yaşıyoruz” diye konuştu. Son bir haftadan bu yana bu ürünleri tedarik etmede sorunlar yaşadıklarını anlatan Tecdelioğlu, “Çin’de muhatap bulamıyoruz. Gemi bulamıyoruz. Fabrikalar çalışmadığı için ürünler limanlara ulaşamıyor. Ocak ayında şubat ayında yüklenmesi gereken ürünler yüklenmedi. Bunun nereye gideceği de belli değil bu nedenle gelecekle ilgili çok ciddi kaygımız var. Eğer birkaç hafta içinde Çin’den yükleme yapılamazsa tamamen yokları yaşayacağız. Kocaman bir makine bir rulman yüzünden, bir iş makinası bir segment yüzünden tamamlanamayacak” açıklamasını yaptı.

TAB Gıda YK Üyesi Caner Dikici: Wuhan’daki tüm mağazaları kapattık

Burger King’in 'master franchise’larından biri olarak Çin’de bin 300 mağazası bulunan TAB Gıda’nın Yönetim Kurulu Üyesi Caner Dikici, Çin’de devletin önlemler aldığını kendilerinin de diğer şirketler gibi bu önlemlere uyduğunu dile getirdi. Dikici, “Bazı bölgelere giriş çıkışlar sınırlandı. Wuhan’da 30 mağazamız var. Hepsi kapalı şu anda. Çalışanlarımız evinde. Bu durum cirolarımıza elbette yansıyacaktır ancak önceliğimiz çalışanlarımızın güvenliği” diye konuştu.

Penti YK Başkanı Sami Kariyo: Çorapta yerli üretici şanslı

Özellikle Çin’e bağımlı üretime hem şirketlerin hemde son tüketicinin soru işaretiyle baktığını söyleyen Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo, bu etkinin ucuz üretimi elinde bulunduran Çin ve tüm tedarikçi ülkeler için gündemi değiştirebileceğini kaydederek “Penti'nin etkilendiği bir durum yok. Çünkü son 4 yılda Penti olarak yerli üretim payımız yüzde 40’lardan yüzde 91’lere ulaştı. 2020 sonuna kadar hedefimiz yerli üretimimizi yüzde 95'e çıkarmak” diye konuştu.

Mado/Mehmet Yılmazoğlu: Çin’deki 5 şubemiz hala çalışıyor

Çin’de 5 şubeleri olduğunu belirten Mado’nun Genel Koordinatörü Mehmet Yılmazoğlu, “Belediyelerin belirlediği saatlerde ve günlerde şubelerimiz çalışıyor. Ürünlerimizi zaten Türkiye’den gönderiyoruz. Bir ay önce yüklü miktarda ürün gönderdiğimiz için ürün anlamında sıkıntımız yok. Tüketimde azalma olduğu için birkaç ay daha buradaki dükkanlarımızı idare edecek” dedi.

Arzum YKB Murat Kolbaşı: Asla tamamen Çin’e dönmedik

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, yüzde 75-80 yerli üretici ile çalıştıklarını vurgulayarak, "Kendi fabrikamız dışında bize üretim yapan yerli üreticilerimizin bazıları kompenant maddeleri alıyor. Arzum olarak hiçbir zaman tamamen Çin’e dönmedik” dedi. Aynı zamanda DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Kolbaşı, küçük ev aletleri özelinde ise "Türkiye’de motor üretimi yok, ağırlıklı olarak Çin’den geliyor.Sektör olarak Türkiye’de nasıl üretiriz ya da Türkiye civarında hangi ülkelerden alabiliriz’ diye konuşuyoruz. Bu da maliyetleri değiştirecek" dedi.

EVSİD Başkanı Burak Önder: Bu fırsatlar sürdürülebilir değil

Korona virüsünün dünya ticaretinde sınırları yeniden belirlediğini söyleyen Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder, “Şu anda küresel çapta yaşanan kriz tüm rotaları yeniden belirledi. Üretim potansiyelimiz ve katma değeri yüksek ürünlerimizle dünyanın önemli tedarikçi ülkeleri arasında olabiliriz ancak ticaret savaşlarından nemalanmak bize uzun vadede bir şey kazandırmaz. İhtiyacımız olan şey kısa vadeli kazanımlar değil, orta-uzun vadeli stratejiler. Gerekirse bazı riskleri almak, dersimizi iyi çalışmak durumundayız" dedi.

UND açıklama yaptı: Alternatif dönüş güzergâhı verildi

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), İran’da kapatılan sınır kapıların giriş/ çıkış yapan TIR’larla ilgili son durumu net olarak görebilmek için önceki kriz masası oluşturdu. UND yetkilileri dün üyelerine uyarıda bulunarak, İran güzergahının kapalı olması sebebiyle, Türk Cumhuriyetlerinden yurda dönüş yapacak olan Türk araçlarının Hazar güzergahı üzerinden (Azerbaycan, Gürcistan) dönüşleri tavsiye edildi. Ayrıca, öz konusu güzergah üzerinden yurda dönüş yapacak araçlar için güzergah üzerindeki ülkelerde kolaylıkların sağlanması konusunda çalışma yapıldığı söylendi.

Tahtakale’de esnaf stoktan çalışıyor

Çin’in Wuhan kendinde başlayıp kısa zamanda dünyanın birçok ülkesine sıçrayan Corana virüsünün ülke ekonomisine 2 ay içinde 550 milyar dolar zarar ettirdiği belirtiliyor. Bundan sonrasında da ne olacağı tam olarak kestirilemeyen salgının Türkiye’ye olan ithalatında ki etkilerini irdelemek üzere ticaretin kalbi olan Tahtakale piyasasının nabzını tuttuk. Esnaf ve ithalatçıyla konuştuk, virüsün piyasalara olan etkilerini sorduk. Büyük oranda Çin’den ithal edilen, elektronikten aksesuara, ayakkabıdan tekstile, optikten oyuncak sektörüne kadar birçok ürün yelpazesinin yer aldığı Tahtakale piyasasında bulunan küçük büyük tüm esnaf, normal krizin dışında salgının etkisini yaşamadıklarını söylüyorlar.

Sıkıntının sadece Çin’den gelecek olan malların çıkışında yaşandığını, bunun sebebinin de Çin’de kutlanan yılbaşı tatilinin her yıl olduğu gibi şubat ayı ortalarında bitmesinden dolayı insanların köylerinden, kasabalarından çıkıp iş yerlerine henüz gitmeye başladıklarını, fakat ülkede ki salgın tedirginliğinden dolayı hükümetin işe başlama tarihini Mart ayının sonu olarak açıkladığını belirtiyorlar. Ürünlerin siparişlerinin verildiği gibi paralarının da ödendiğini ama sürenin biraz daha ileriye atılmasından dolayı sıkıntı yaşayabileceklerine vurgu yapan esnaf, bilgi kirliliğinin haricinde hiçbir problemin olmadığını, aksine her şeyin normal gittiği görüşündeler. Depolarında yeterli denecek kadar stok ürünlerinin olduğunun da altını çizen ithalatçı, ilerleyen zaman içinde farklı bir durum olması halinde o anki duruma göre hareket edeceklerini, gerekirse farklı ülkelerden ürün tedariki yapabileceklerini ifade ettiler.

Tahtakale’ye mal gelmemesi durumunda da tüm esnafın dükkanlara kilit vurmaktan başka yapacak bir şeylerinin olmadığını, bununda ülke olarak çöküş olacağını dile getirdiler. Yerli tüketicinin de virüs var diye kesinlikle ürünü satın almaktan kaçınmadığına da değinen esnaf, her zaman olduğu gibi bazı fırsatçı tedarikçilerin ellerinde bulunan ürünlere zam yaptıklarını, bununda kendilerini çok rahatsız ettiğini, fakat farklı alternatiflerinin olmamasından dolayı ister istemez fiyat artışlarını halka yansıtmaktan başka çarelerinin kalmadıklarını da beyan ediyorlar. (Ömer GÖREN / İSTANBUL)

Yerli turist yurtdışına çıkmaya korkuyor

İtalya’da yakın zamanlı yurt dışı turlarında iptaller yaşandığını belirten Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, İtalya gitmekten korkan misafirler için değişiklik hakkı tanıdıklarını söyledi. Koronavirüs sebebiyle yakın dönemli satışların Uzak Doğu’da yüzde 40, Avrupa’da yüzde 20 düştüğünü, İtalya’da düşüşlerin daha yüksek olduğunu ifade eden Onaran, genel yurtdışı satışlarında yüzde 30 düşüş olduğunu belirterek, “Türkler de çoğunlukla bir bekleme gör politikası var. Yakın dönemde seyahat etmeye korktuk” dedi.

Turizmde asıl risk talep geri döndüğünde...

Koronavirüsden en çok İstanbul, Çanakkale, Kapadokya ve Denizli bölgelerinin etkilendiğini dile getiren ETİK Başkanı Mehmet İşler, ilk darbesini 7 günlük otobüs seyahatlerine vurduğunu kaydetti. Kapadokya’da özellikle baloncuların zor durumda kaldığını ifade eden İşler, “Kuşadası ve İzmir’de kaotik ortamdan nasibini aldı” dedi. Özellikle İran pazarında da kayıpların fazla olacağını belirten İşler, Van ve İstanbul’u etkileyeceğini ifade etti. Virüsle beraber asıl tehlikenin seyahatleri erteleme ve seyahat etme hevesinin azalması olduğuna dikkat çeken İşler, “İran ve Çin pazarı dışında Avrupa tarafında da bir durgunluk oluştu. Herkes de güvence olarak evde kalma isteği oldu. Tatil almak yerine bekle ve gör dönemine girildi. Virüsün etkisinin Mart ve Nisan ayında havaların ısınmasıyla azalacağını düşünüyoruz. O zaman da erken rezervasyon döneminde alamadığımız rezervasyonlar bizi zora sokacak. Tur operatörleri, otellerin boşluğundan yararlanarak fiyat kırılma yoluna gidebilir. Önemli olan bu taleplere direnmek” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hızlı davranarak sektörden önce ileriyi görerek, özellikle önemli kaynak pazarlardan 6 ülkeden vizeyi kaldırdığını hatırlatan İşler, “Bu çok önemli bir hareket oldu. Bu koronavirüsten doğacak negatif etkiyi geri çevirmek için güzel bir adım. Taleplerin geri döndüğü, toparlanma döneminde B planı olarak devreye girecek. Çünkü son anda geri dönecek talebi vize prosedürü etkileyebilirdi. Bu da çok büyük avantaj olacak. Bakanlığımız ön görüp hızlı davrandı” diye konuştu. (Selenay YAĞCI)

"Ertelenen fuar satışlarımıza olumsuz yansıyacak”

Çekiçler Mermer Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç, martta düzenleneceği ilan edilen ve Türk ihracatçıların da katılmak üzere hazırlık yaptığı fuarın ileri bir tarihe ertelenmesinin, Türk mermercilik sektörü için bir kayıp olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin toplam maden ihracatının 4,5 milyar dolar olduğu, bunun da 1,3 milyar dolarının da tek başına Çin’e yapıldığına dikkat çeken Çekiç, Çin’deki salgın nedeniyle satışların durduğunu ifade etti. Çekiç, şunları kaydetti: “Bu sene Mart ayında Çin’de düzenlenecek ve Türk ihracatçılarının da katılacağı doğaltaş fuarı ertelendi. Seyahatlerin iptal edilmesi, müşterilerin Türkiye’ye gelememesi, özellikle mermer blok ihracatçılarını zora soktu. Doğaltaş sektöründe, müşterilerin gelip, blokları yerinde incelemesi gerekiyor. Korona virüsü nedeniyle iki ülke arasındaki seyahat ve sevkiyat durdu, projeler ertelendi. Türk mermer ve maden ihracatçıları zor duruma düştüler. Korona virüsü nedeniyle yaşadığımız bu sıkıntılardan dolayı maden ruhsatlarından kaynaklanan ve ödenmesi gereken yıllık ruhsat bedeli, devlet hakkı, her türlü vergi ve ceza bedelinin mücbir sebep kapsamında ertelenmesi ve taksitlendirilmesi gerekmektedir. Madencinin, mermercinin üzerindeki devlet yükünün azaltılması gerekmektedir. Blok pazarında yaşanan bu daralma, işlenmiş mermerde fırsata dönüştürüyor. Çin’den alım yapan Amerikalı, Orta Doğulu, Uzak Doğulu ve Avrupalı müşteriler Türkiye’ye yöneliyor. Şu anda gelen taleplerde işlenmiş mermer ihracatımızın artacağını gösteriyor.”

“Markalaşma konusunda sıkıntı yaşıyoruz”

Çekiç, mermerde dünyanın en iyi ülkelerinden biri olan Türkiye’nin dünya rezervinin yaklaşık yüzde 40’ına, mermer çeşidi olarak da 650’nin üzerinde bir çeşide sahip olduğunu söyledi.

Türk mermerinin çok kaliteli bir mermer olmasına karşın, özellikle markalaşma anlamında ciddi sıkıntıları olduğuna dikkat çeken Çekiç, Türk mermerini öne çıkaracak markalaşma ve tasarım çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Dünyadaki kullanıcıların ve mimarların Türk mermerini yeterince tanımadığını, o yüzden de projelerinde İtalyan mermerini tercih ettiğini ifade eden Çekiç, “Türkiye’nin sahip olduğu mermer rezervi ile küresel ölçekte daha iyi bir konumda yer alması için markalaşma kritik bir öneme sahip. Ülkemiz zengin rezervlere sahip olsa da satış ve pazarlamada eksiğimiz var. Dünyanın önemli ve prestijli projelerinde ne yazık ki bizim taşlarımız geri planda kalıyor, İtalyan mermeri tercih ediliyor. İtalya hem rezerv olarak hem de çeşitlilik olarak bizim gerimizde. Ama satış, pazarlama ve tasarım da bizim ilerimizdeler” dedi.

“Dünya taş pazarında Türkiye’nin önemli bir payı var”

Çekiç, dünyada yaklaşık 10 milyar dolarlık bir doğal taş pazarı bulunduğunu, Türkiye’nin ise bu pazardan yaklaşık 2,3 milyar dolarlık pay aldığını dile getirdi. Türkiye’nin mermer pazarında en büyük alıcılarının blokta Çin, işlenmişte ABD olduğunu belirten Çekiç, “Çin’e blok mermer olarak 1 milyar dolar civarında ihracatımız var. Çin bizden aldığı blok mermerin yüzde 60 ile 70 oranını kendi iç pazarında tüketiyor. Geri kalan yüzde 30’unu da bizim pazarlara satıyor. Çin’i 70 milyon dolar ile Hindistan izliyor. İşlenmiş mermerde ise birinci pazarımız Amerika. Amerika’nın işlenmiş mermer pazarındaki payı 300 milyon dolar civarında. Amerika’dan sonra Suudi Arabistan geliyor. Suudi Arabistan ise Ortadoğu’daki önemli bir pazarımız” ifadelerini kullandı. (Ayşe KAYTAN UÇAK/ ESKİŞEHİR)

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap