Teknoloji, çalışma süresini uzattı

Bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki gelişmeler çalışanları her yerde, her zaman ulaşılabilir kıldı. Bu durum da reel çalışma süresinin uzamasına neden oldu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esnek çalışma yöntemlerine ilişkin yapılan araştırmalar, haftada bir gün evden çalışanların iş yerindeki verimliliğinin arttığını ortaya koyarken, İstanbul gibi megakentlerde çalışma saatlerine eklenen yoğun trafik, esnek çalışmanın büyük önem taşıdığını gösteriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Üniversitesi Şehir Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Şeker, OECD tarafından tanımlanan iş-yaşam dengesinin, bir insanın günlük 15 saatinin sosyal hayatına ayırabilmesi olarak ifade edildiğini belirterek, insanların kendilerine zaman ayırmalarının önündeki en önemli etkenlerden birisinin ise uzun çalışma saatleri olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Şeker, OECD'nin açıkladığı 2018 iş-yaşam dengesi raporunda Hollanda, Danimarka, Fransa ve İspanya ilk sıralarda gelirken, listenin son sırasında yer alan Türkiye'de çalışanların 3'te 1'inin haftada 50 saatten fazla çalıştığının görüldüğünü ifade ederek, "Son Davos Zirvesi'nde, geçmişte 60 saat olup günümüzde ortalama 40 saat düzeyinde olan haftalık çalışma saatlerinin insanların sosyal hayat dengesini kurmakta zorlanmasına neden olduğunu ifade edilerek, Yeni Zelanda'da hayata geçirilen 4 gün çalışma 3 gün hafta tatili uygulamasının insan üzerinde yarattığı pozitif etki vurgulanmıştır" diye konuştu.

İstanbul'un iş-yaşam dengesi

OECD raporlarından hareketle İstanbul'da çalışanlar üzerinde iş-yaşam dengesi konusunda bir araştırma yaptıklarını ifade eden Şeker, şunları kaydetti:

"Araştırmada, iş-yaşam dengesi, iş ve kariyer memnuniyeti ile iş yerinde stres boyutları arasındaki ilişki analiz edildi. Araştırmanın ana sonucu, iş-yaşam dengesini sağlayan çalışanların, iş ve kariyerlerinden yüksek düzeyde memnun olmaları. Aynı zamanda araştırmada bu kişilerin iş yerinde yaşadıkları stresin de düşük düzeyde seyrettiği ortaya çıktı."

Şeker, iş-yaşam dengesi değişkeninde meydana gelen 1 birimlik artışın, çalışma yaşam kalitesini ortalama 0,65 birim artırdığına işaret ederek, sosyal yaşamına, evine ve ailesine zaman ayırabilen çalışanların iş yerinde daha verimli olduğunu ifade etti.

İş-ev arası ulaşıma günde 1,5 saat

Prof. Dr. Murat Şeker'in yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Hakan Bektaş ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Güler'in yürüttüğü araştırmada, İstanbul'da çalışanların yüzde 40'ının iş-ev arası ulaşım için günde 1,5 saat harcadığı tespit edildiğini aktaran Şeker, "Araştırmaya katılanların yüzde 60'ının iş hayatı ile özel hayatı arasında zaman açısından sağlıklı bir denge kuramadığı ortaya çıktı. Uzun çalışma saatleri trafikte geçirilen zamanla birleşince evine, ailesine ve sosyal hayatına zaman ayıramayanların oranı yüzde 60 düzeyinde oldu. Bu oranın özellikle evli ve çocuklu çalışanlarda çok daha fazla olduğu görüldü" diye konuştu.

Araştırmada bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki gelişmelerin çalışanları her yerde, her zaman ulaşılabilir kıldığı, bu durumun da reel çalışma süresini artırdığını aktaran Şeker, "Reel çalışma süresi artan bireyler, mesai saatleri dışında bile iş sorumluluklarını, sosyal yaşam alanına taşıyor. Eve iş getirme oranı arttıkça iş dışındaki sorumluluklarla çatışma yaşanıyor" dedi.

"Evden çalışma verimliliği artıracaktır"

Şeker, iş-yaşam dengesini sağlamak için esnek çalışma yöntemlerinin kullanılması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'de bazı şirketlerde esnek çalışma yöntemlerinin kullanmaya başlandığını belirten Prof. Dr. Şeker, "Bu bir politika olarak benimsenebilir. Uzun süreli ve verimsiz çalışma koşulları, bireylerin sosyal yaşama zaman ayıramaması ve yaşadıkları şehrin olanaklarına yeterince erişememesine neden oluyor. Başlangıç olarak özellikle uygun sektörlerde haftada 1 gün evden çalışma olanağının sağlanması çalışanların verimliliğini artıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.