12 °C

Bedenim 30, ruhum yüzlerce kilo verdi

İşi için yaşar hale gelen birçok insanın hep söyleyip de cesaret edemediğini yaptı Yasemin Sungur. Bir köye yerleşti, 30 kilo verdi ve sadece kendine odaklandı. Şimdi de bu değişimi başkaları da yaşasın diye"Harekete Geç Hareketi"ni başlattı.

Bedenim 30, ruhum yüzlerce kilo verdi

YAPRAK ÖZER

Yasemin Sungur, hepimizin yapmak istediği şeye karar verdi ve hayata geçirdi. Kendisi için harekete geçmek ve doğru ya da tam istediği gibi gitmediğini düşündüğü işlere "dur" demek istedi. Ve dedi de.

Şimdi deneyimlerinden yola çıkıp, başkalarına yardımcı olmaya çalışıyor. Bunun için “Harekete Geç Hareketi”ni başlatan Sungur, hikâyesini tüm detaylarıyla anlattı.

Harekete geçmek ne demek? Zaten çok koşturmuyor muyuz?

Bir alışkanlıklar silsilesinin içinde kalmıştım, yaşam kurgulanmış bir şekilde benim elimden çıkmış gidiyordu. Bütün bunların arkasında ve altında kalmış hissettim kendimi, harekete geçmeye karar verdim. Yaşamımda değişiklikler yaptım. Öncelikle evimin yerini değiştirdim, doğanın içinde yaşamayı seçtim, bir köye yerleştim. Ama İstanbul’la ilişkimi, adımlarımı kesmeyecek kadar yakın bir köye. Bu benim için ilk adımdı.

Köylü mü oldun?

Köylü oldum. Ve çok memnunum köylü olmaktan, köylü komşularım olmasından, köyden süt, domates, yumurta almaktan çok memnunum. Toprakla uğraşıyor olmaktan memnunum. Bir o kadar da İstanbul’a yakınım çünkü yaptığım iş üretmek istediğim konu İstanbul’da, insanların kalabalık olduğu yerlerde.

Demek ki her şeyden vazgeçmek gerekmiyor...

Hayır gerekmiyor. Sadece bakış açısını değiştirdiğinizde harekete geçiyorsunuz. "Harekete Geç Hareketi"miz, “Harekete geçtim dediğinde başlar” sloganıyla devam ediyor.

Herkes aynı şekilde harekete geçmek zorunda mı?

Herkes hangi konuda harekete geçmek istiyorsa dönüp bir kendine baksın. Acaba onun hayatta sıkıldığı, bunaldığı ne var, neyi harekete geçirmek istiyor? Son yıllarında ertelediği, yük olarak taşıdığı, ağırlık gibi gelen ne var? Bunları bir keşfetmesi gerekiyor ve sonra da "harekete geçtim" demeli.

-İyi misin şimdi?

Çok iyiyim. Bir kere çok enerjiğim.

Eskiden de çok iyiydin, aradaki fark ne?

Aradaki fark 30 kilo! Bence bedenimin verdiği 30 kilodan çok ruhumun verdiği yüzlerce kilo daha önemli. Ruhum çok hafifl edi. Bir kuş gibiyim, kanatlarım var artık.

Bıraktığın hiçbir iş oldu mu?

Bırakmayı seçtiğim işler oldu. Bilinçli olarak "bu işi ben yapmamalıyım, başkası yapmalı" dedim ve başkasını bulup bıraktım. İnsanları yüz üstü bırakmak istemediğim için bu işi benden daha iyi yapar dediğim işler oldu. Ama ben odak merkezimi seçtim. Şikâyet ederek, sadece konuşarak hayatınızda hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.

“Konuşma, ne istiyorsan yap!” diyorsun bize?

Evet, herkese bunu söylüyorum. Her yerde insanlar sadece konuşuyor ve herkes her şeyin uzmanı gibi konuşuyor. İşi uzmanlarına bırakalım, biz sadece saptamalar yapalım ama arkasından ne yapacağımıza karar verelim. Çok boş konuşan insan toplulukları var. Herkes birbirini acımasızca sorguluyor, yargılıyor, ceza veriyor.

 Bu cesaret işi diye düşünüyorum. Karar vermek ne kadar zamanını aldı?

Çok zamanımı aldı. Sancılı bir süreç geçirdim ki işim çok iyi gidiyordu. Yaşamımda her şey çok iyi gidiyordu ama merkezde ben yoktum, iş vardı. Şimdi merkezde ben varım, işim şahane gidiyor. Karar verme sürecinde şunu fark ettim, ben iyi olduğum sürece her şey daha iyi gidecek. Eğer ben iyi olmazsam her şeyin iyi gitme ihtimali azalıyor. Hareketin altında şu var: Kendin için “kaşif ol”. Kaşif olma tekniğini öğretiyorum. - Korkmadın mı?
Korktum, hâlâ korkuyorum. Korkunun doğal bir şey olduğunu fark ettim. Korku beni bilinçli düşünmeye yönlendiriyor artık. Daha bilinçle, bilgiyi seçerek, insanları seçerek, kimlerle birlikteyim, ne yiyor, içiyor ya da üretiyorum… Yaşamayı seçtiriyor korku bana. Korkumdan korkmuyorum artık.

Korkusundan korkmayan insanlar yetiştiriyorsun. Nasıl yapıyorsun?

Facebook’ta 49 gün canlı yayın yapıyorum. Her gün sadece 21 dakika! Facebook’u insanların çöplük gibi kullandığını fark edip, gelişim için buluşacakları bir ortama çekmek üzere sınıfl arımı açtım, “Neden katılmak istiyorsunuz? Neyi harekete geçirmek istiyorsunuz? Harekete geçmek tanımı size ne hissettiriyor?” sorularına yanıt verenler arasından sınıf oluşturdum. Seçiyorum.
Düşen oluyor mu gruptan ya da olabilir mi sence?

Başlayıp da devam edemeyen var, çıkan yok. Kalıp izliyor. Çünkü harekete geçirmek istediği konu için henüz hazır değil. Henüz yüzleşemeyecek.
- Ders içeriğinde ne var?
İlk hafta kendine bakış haftası. Bu haftanın adı. “Kâşif ol”. Keşfetmekten daha öte bir şey. Sadece 21 dakika canlı yayında birlikte çalışıyoruz, sonra herkes kendisi en az iki-üç saat çalışıyor. Geri dönüşlerden görüyorum bunu ve grubun içinde çok farklı eğitimlerden, disiplinlerden, yaşlardan insanlar var. Ekip çalışmasıyla çalışıyorlar. Herkes birbirini görüyor ve isterse bilgisini açık olarak paylaşıyor. Sadece benimle de paylaşabiliyor ama genellikle ilk haftanın sonunda ekip oluyorlar. Grup terapisi tadına dönüşüyor.

kullanılan teknik nedir?

Bir kod adı var bu çalışmanın; 77 7 77. Birçok araştırma gösteriyor ki katlanarak 7 ile yapılan şeyleri hızlı öğreniyoruz. Bu nedenle 7 saniye, 7 dakika, 7 gün, 7 saat, 7 hafta çalışıyoruz. Konuşmak yerine yapmayı seçiyoruz. Korkarak yap, çekinerek yap. Çekinceyi yok etmek için neye ihtiyacın varsa onu yap. Korkmak nasıl bir şey, sana ne öğretiyor? İnsan doğarken korkuyor, tokadı yiyor ve çığlık atıyor. İnsan ölüme giderken korkuyor. Korku o kadar doğal bir şey ki. Korkuyu sevmemiz ve ondan öğrenmemiz lazım. İstemek yetmez, eylem yoksa istediğin sonuç da yok.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.