20 °C

Şimdi tam kekik zamanı

Şimdi tam kekik zamanı. Bugünlerde köy pazarlarında veya aktarlarda demetler halinde veya ufalanmış çok kaliteli, taze kurutulmuş kekikler bulmak mümkün.

Şimdi tam kekik zamanı

FARUK ŞÜYÜN

Kekik serpilmiş hakiki zeytinyağına ekmek banmanın keyfini yaşamayan var mıdır? Mangala koymadan önce kekik gezdirilmiş bir et, pişerken nasıl leziz bir koku yayar... Yemeğin lezzetini artıran da kararında eklenmiş kekik değil midir? Peki hiç kekik tarlalarında otlamış hayvanların mis gibi kokan sütünü içtiniz mi? Özellikle Trakya ve Bandırma civarının kekikli otlarla beslenmiş nefis bahar kuzularını bilir misiniz?

4 bini endemik 12 binin üzerinde türle bir bitki cenneti olan ülkemizin dağlarında yüksek aromalı harika kekikler yetişiyor… Yaz aylarında dağları taşları onların kokuları sarıyor… Eylüle kadar toplanıp demetler halinde kurutuluyorlar…

Bu kaliteli ürünler her yıl, işlenmemiş olarak 61, işlenmiş olarak 74 ülkeye 20 bin tonun üzerinde ihraç ediliyor…

Şimdi tam kekik zamanı. Bugünlerde köy pazarlarında veya aktarlarda demetler halinde veya ufalanmış çok kaliteli, taze kurutulmuş kekikler bulmak mümkün. Ne yazık ki tağşiş (yabancı madde karıştırma), bu leziz baharatın önündeki en büyük tehlike… Bu nedenle uzmanlar, kültür üretimine önem vermenin, üreticiyi teşvik etmenin önemine dikkat çekiyorlar.

Kekik, özellikle Akdeniz'e kıyı ülkelerde çok uzun yıllardır biliniyor ve baharat olarak ette, etli yemeklerde, pizzalarda, turşu yapımında, domates, biber, kabak ve patlıcan dolmalarında tüketiliyor. Bunların yanında salatalarda, çorbalarda ve sos yapımında da kullanılıyor, baharat karışımlarına mutlaka ekleniyor.

Ancak kekik, o kadar aromatik ki eğer amaç lezzetli bir yemek yapmaksa kararı kaçtığında veya yanlış baharatlarla eşleştirildiğinde onu mahvedebiliyor. Aslında her yemeğe de yakışmıyor.

Koyulduğu yemeklerin tadını bastırmaması, inceden bir aroma katarak lezzetini artırması gerekiyor.

Kekiğin Latince ismi "Thymus" ile başlıyor. Bu sözcük Latincede güç, kuvvet anlamına geliyor. Bu nedenle bir zamanlar savaşlara giderken güçlenmek için kekikli sularla yıkanır, kekik yermiş askerler. Mikropları öldürmesi için yaralara basılırmış. Eski Mısırlılar mumyacılıkta ve parfüm yapımında kullanıyorlarmış. Osmanlı İmparatorluğu tütsü olarak da yararlanıyormuş… Van’ın meşhur otlu peynirinin içinde de taze olarak yer alıyor kekik… Kekik yağı, kekik suyu ve kekik çayı da faydaları nedeniyle mutfaklarda ve ecza dolaplarında eksik olmayan ürünler arasında… Önemli bir not, uzmanlar "Kekik çayı yaparken kekiği kaynatırsanız, içindeki en etkili madde olan eterli yağ (thymol) uçacaktır" diyorlar.

Tarihte ilk olarak Fenikelilerin kullandığı düşünülen kekiğin 300’ü aşkın çeşidi var; bunların 40’ı ülkemizde yetişiyor. Hepsinin aromaları birbirlerinden farklı. Günümüzde, İzmir kekiği olarak bilinen bilyal, Filistin kekiği; Girit kekiği gibi çeşitli isimlerle bilinen zahter, kara kekik de denilen İstanbul kekiği ve mercanköşk türleri ülkemizde en çok kullanılanlar arasında…

Bir de kekik balı var. Arıların kekik çiçeklerinin özünden topladıkları besinlerle üretiyorlar. Yoğun bir aroma, hoş bir koku ve güzel bir lezzete sahip.

En güzeli, bu lezzetli ve şifalı kekiği Türkiye’nin dört bucağında güneş gören bir balkonda, saksı içinde yetiştirmek mümkün… Çok su istemeyen, kendi halinde büyüyen saksı kekiğini 5-6 yıl toplayabilirsiniz … Çünkü, oradan taze taze dallar yapraklar koparıp yemeklere, salatalara katmanın keyfi başka…

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap