Yaylayı metropole indiren 'Uyanık' kardeşler

Biri endüstri mühendisi, diğeri London School'da ekonomi eğitimi aldı. Nazlı ve İbrahim Uyanık kardeşler, İstanbul'daki kariyerlerini bırakıp Karadeniz yaylalarında kooperatifçiliğe başladılar. Bölgede tersine göç başlatan iki kardeş, Nebyan Doğal markasıyla İstanbul sosyetesine doğal et satıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yasemin SALİH

Onlarınki Türk işi "Ferrarisini satan bilge" hikâyesi. Hikâyenin kahramanları Nazlı Uyanık Yıldız ve İbrahim Uyanık. Samsun'un Bafra ilçesinden yıllar önce İstanbul'a gelen Uyanık ailesi, çocuklarının iyi eğitim alması için her türlü yatırımı yaparken bir yandan da memleketteki yaşantılarından kopmamışlar. Nazlı, Koç Üniversitesi İşletme Bölümü'nün ardından London School'da yüksek lisans yaptıktan sonra uluslararası şirketlerde önemli pozisyonlarda görev almış. Kardeşi İbrahim de Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra iş hayatına atılmış. Şimdilerde ise İstanbul ve Ankara'da isimleri doğal et sevenler tarafından kulaktan kulağa aktarılıyor. Çünkü iki kardeş üç yıl önce kariyerlerini bırakıp girişimciliğe adım atmış. Bu, ikisi için de bir tür köklerine dönüş öyküsü. Kent yaşamına kafa tutma, plaza hayatına baş kaldırma denemesi.

Uyanık kardeşler, babalarının yıllarca Karadeniz yaylalarında yürüttüğü tüccarlıktan gelen bilgi ağını en büyük sermayeleri yapmışlar. Bunu geniş ailelerinin bölgedeki güvenirliği, güçlü ilişkiler ve modern eğitimde öğrendikleriyle birleştirince ortaya özgün bir iş modeli çıkmış. Abla Nazlı, Londra'da tez konusunun da girişimcilikle ilgili olduğunu söyleyerek daha o yıllarda aklında böyle bir projenin varlığı hakkında ipuçları veriyor. Diyor ki, "Ailemiz, akrabalarımız Bafra'nın yaylalarında yıllardır hayvancılıkla uğraşıyor. Hayvanlar hiçbir katkı maddesiyle buluşmadan, gezerek besleniyor ve etinin lezzeti müthiş oluyor. Ancak son yıllarda hayvancılık Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Karadeniz yaylalarında da azaldı. İnsanlar böylesine değerli bir işleri varken kentlere göç eder oldu. Onları organize edip, ellerindeki bu gücü ticari değere dönüştürmek yıllardır babamın projesiydi. Biz biraz da bu hayali gerçekleştiriyoruz."

"Canik'in zenginliğini kente taşıyoruz"

Uyanık ailesinin köklerinin bulunduğu Bafra'ya bağlı bin 300 metre yükseklikteki Soğuksu Yaylası, Canik dağlarının tüm endemik zenginliğini taşıyor. Nazlı ve İbrahim, sadece burada değil Giresun'a kadar olan bölgedeki tüm yaylalarda yaşayan köylülere ulaşarak onları sözleşmeli hayvancılıkla buluşturuyor. Bir tür kooperatif sistemiyle hayvan alımlarını karkas et olarak yapıyor ve soğuk hava zincirini bozmadan İstanbul'a getiriyorlar.
İbrahim Uyanık, sistemi şöyle anlatıyor:

"Nebyan, yaylamızın karşısındaki dağın adı. Bunu markamızda kullanmak istedik. Kuzenlerimden biri oradaki alım organizasyonunu yönetiyor. Projenin beyni ablam Nazlı. Satışlar telefon ve internet üzerinden gelen siparişlerle yapılıyor. Biraz butik hizmet veriyoruz. Talebe göre etleri hazırlayarak adrese teslim ediyoruz."

Nebyan Doğal sistemine şu anda 100 üretici dahil. İlk siparişlere tepkiler olumlu olunca işi büyütme kararı alan kardeşler, pazarlamada kulaktan kulağa sistemini kullanmakta ısrarcı.

Bodrum'a da satış yapıyor

2015'te İstanbul Riva'da bir işleme tesisi kuran Nebyan Doğal, zamanla karkas etin yanında sucuk, kavurma gibi ürünler de satmaya başlamışlar. İbrahim Uyanık, bu alanda yatırımlarını artıracaklarını belirtirken, "En çok anneler bize ulaşıyor. Çünkü etlerimiz doğal ve belgeli. Hedefimiz doğal eti evlere ulaştırmaktı, bunu başardık. 3 bin kişiye satış yaptık. Şimdi İstanbul ve Ankara'nın yanında İzmir ve Bodrum'a da satış yapıyoruz. Sanat ve cemiyet hayatından ünlü isimler var müşterilerimiz arasında. Geçen yıl 3 bin kuzu sattık" diyor.

Uyanık kardeşler tüm bu organizasyonu 12 kişilik bir ekip ve 3 soğuk hava aracıyla gerçekleştiriyor. Nazlı Uyanık Yıldız, fiyat olarak marka kasaplardan farkları olmadığını vurgularken, doğal et iddiasıyla kurdukları güvenlik sistemini şöyle anlatıyor:

"Çok katı işleyen bir sistem kurduk. Etin hangi sürüden, hangi yaylada beslenen hayvandan geldiğini biliyoruz. Kuzunun doğumundan son tüketiciye gelene kadarki süreci takip ediyoruz. Laboratuvarlarda analiz yaptırıyoruz. Hayvan antibiyotik kullanmış mı hemen ortaya çıkıyor. Köylü bu sisteme girdikten sonra kapasitesini yüzde 50 artırdı. Kentten köye dönenler oldu. Bir kez bile kimyasal kalıntı çıkan etin geldiği sürüyü sistemden çıkarıyoruz. Bunu yaptık ve köylü bu riske artık girmiyor. Sözleşmesinin sona ereceğini biliyor. Bu konuda katıyız."

Ete kekik suyu basanlar var

İbrahim Uyanık, hayvancılık ve doğal et üretimiyle ilgili yurtiçi ve dışında sıkı araştırmalar yaparak bu işe girdiklerinin altını çiziyor. Ülkelerin hayvancılık politikalarının çok belirleyici olduğunun altını çizen Uyanık'a göre Türkiye'de herkesin et tüketebilmesinin yolu, kooperatifçiliği yaygınlaştırmaktan geçiyor. Uyanık, piyasada doğal et etiketi altında yapılan hile yöntemlerini de şöyle anlatıyor:

"Etin daha pembe ve sağlıklı görünmesi için özel yemler var. Bunlardan yediriliyor. Doğal algısı yaratmak için kekik suyu basılıyor. 300 kilogram bir hayvandan en fazla 3-4 kilo bonfile çıkar ama et piyasasında bunun çok daha üzerinde bonfile satışları söz konusu. Bonfile diye başka şeyler satılıyor."