Djtalleşme KOBİ’lere fırsat penceresi açtı

KOBİ’lerin Küresel Durumu ve Dijitalleşme” paneliyle pandeminin dijitalleşme oranı düşük KOBİ’ler için açtığı fırsat penceresi masaya yatırıldı. Pandemi ile birlikte yaşanan dijital patlamadan Türkiye’deki KOBİ’lere fırsat penceresi açıldığı anlatıldı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ekonominin lokomotifi KOBİ’ler, DÜNYA ve Facebook ortak yayında “KOBİ’lerin Küresel Durumu ve Dijitalleşme” paneliyle masaya yatırıldı. Facebook’un anketine göre Türkiye’de KOBİ’lerin yüzde 43’ü daha önce hiç dijital satış kanallarını kullanmadı. Panelde bunun önemli eşik olduğu ve bunun değişmesi gerektiğinin altı çizildi. Pandeminin tüm dünyada hem arzın hem de talebin aynı anda durduğu eşi görülmemiş bir kriz olduğu vurgulanırken, KOBİ’lere dijitalleşmenin ve dijital ticaretin önemini öğrettiği de belirtildi. Pandemi ile birlikte yaşanan dijital patlamadan Türkiye’deki KOBİ’lere fırsat penceresi açıldığı anlatıldı.

DÜNYA Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünü üstlendiği panele Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Derya Matraş, İstanbul Ekonomi Danışmanlık Yönetici Ortağı Sinan Ülgen konuşmacı olarak katıldı. Facebook, Dünya Bankası ve OECD ortaklığıyla hazırladığı Future of Business Raporu’na değinen Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Derya Matraş, KOBİ’lerin pandemi döneminden nasıl etkilendiğini amacıyla pandemi süresince aylık olarak yayınladıklarını ifade ederek, 50 ülkede 25 binden fazla KOBİ katıldığını ekledi.

Nakit akışı ve düşük talep KOBİ’lerin başlıca endişesi

Matraş, pandemiyle dünyanın aynı anda etkilendiği, hem arzın hem talebin durduğu günler yaşadığını söyleyerek, raporda öne çıkan bulguları şöyle an

lattı: “Platformlarımızın önem bir kısmı dünya 160 milyondan fazla işletme, Türkiye’de 1.7 milyon işletme kullanıyor. Türkiye’de alınan COVID-19 önlemleri KOBİ’leri negatif yönde etkilese de, en başta bu etki kısa süreli oldu. Mayıs ayında, Türkiye’deki KOBİ’ler dünyada COVID-19’dan en çok etkilenen işletmelerden oldu. KOBİ’lerin yüzde 70’i satışlarının düştüğünü söylüyor. Nakit akışı ve düşük talep, Türkiye’deki KOBİ’lerin başlıca endişesi. KOBİ’lerin yüzde 47’si en önemli ihtiyaçlarının

kredilerin ötelenmesi olduğunu söylüyor. Her kriz yanında fırsatlarıyla gelir. E-ticarete yönelik adımlar dijitalleşmenin önünü açtı. Burada çok ciddi patlama yaşandı. COVID-19, Türkiye’de dijital işletmeler için adeta bir katalizör oldu: Ülkedeki e-ticaret hacmi, 2020’nin ilk yarısında yüzde 63 büyüdü. Türkiye’deki KOBİ’lerin dünya geneliyle karşılaştırıldığında maalesef oldukça az dijitalleşmiş olduklarını görülüyor. Türkiye’de dijital kanallar üzerinden hiçbir satış yapmadığını bildiren işletmelerin oranı mayıs ayında yüzde 43 iken, dünyada bu oran yüzde 34 idi.”

“Teknoloji ihraç etmeye başladık”

Matraş; COVID-19 ile birlikte günlük yaşama yeni trendlerin girdiğini ancak KOBİ’lerin için önemli olanın hangilerinin kalıcı olacağını bilmek ve onlara hazırlanmak olduğunu ifade ederek, şunları ekledi: “Türkiye’deki kullanıcıların 3’te 1’i ilk kez online market alışverişi yaptı. Belirli alışkanlıkların kalıcı olması için geçen süre 2 aydır, biz bu şekilde 1 yıldır yaşıyoruz. Yeni alışkanlıkların kalıcı olmasını bekliyoruz. Güvenli alışveriş, güvenli ticaret talebi geldi. Dışarı çıkma korkuları, fiyat, kalite, uygunluk gibi kriterlerin önüne geçti. Kullanıcıların yüzde 70’den fazlası güvenliğin en önemli kriter olduğunu söylüyor. Karantinada yaşamak yeni kişilik hissiyatı doğurdu ve Glokal’ diye bir kavram ortaya çıktı. Bir yandan mahallemizi aile yapan lokal işletmelerin değerini anladık, destek olmak istedik. Diğer yandan global vatandaş hissettik. Dünyanın her yerinde aynı virüsten korkup eve kapandık. Kullanıcıların yüzde 70’i lokal işletmeleri desteklemenin bir yolunu buluyor, yüzde 50’si ise daha pahalı olsa da lokal işletmelerden alışveriş yapmak istiyor. KOBİ’lerin trendleri sermayeye çevirebilmesi için zamana ihtiyacı var. Kısa vadede en önemli konu, dijital kanalları en kolay kullanabilmelerini sağlamak. Facebook bir teknoloji şirketi olarak bir dijital ekosistem yaratıyor. Geçen yıl içinde 10’un üzerinde NİŞ teknoloji şirketi Türkiye’den EMEA bölgesine ve globale hizmet eder hale geldi.

Teknoloji ihraç etmeye başladık.”

“Küresel talep şoku geçtikten sonra yeniden başarı hikayeleri yazılacaktır”

İstanbul Ekonomi Danışmanlık Yönetici Ortağı Sinan Ülgen ise, KOBİ’lerin Türk ekonomisinin çok büyük kesimini oluşturduğunu söyleyerek, KOBİ’lerin de yüzde 92.29’u mikro KOBİ yani 1 ila 9 çalışana sahip işletme olduğunu belirtti. Türkiye’de böyle bir yapısal sorun olduğunu vurgulayan Ülgen, “Türkiye’nin KOBİ bağlamında birinci sorunu, bu işletmelerin zaman içinde büyümelerini sağlayamamak. Son 10 yılda yapısal dönüşüm yok. Mikro KOBİ’lerin oranı 2009’da yüzde 93.78 iken, 2019’da 92.29… Bir değişiklik yok. Türkiye’nin bu işletmeleri zaman içinde büyütecek, daha fazla istihdam yapmalarını sağlayacak. Mikro işletmelerde ihracat oranı 1,29’a düşüyor. Finans piyasalarında çeşitlilik ve derinlik olması gerekiyor ki KOBİ’ler finansmana daha rahat ulaşabilsin. COVID-19 KOBİ’lerin dijital dünyaya uyumlarını hızlandırdı. Bu açıdan krizi fırsata dönüştüren önemli bir KOBİ grubuyla karşılaştık. KOBİ dünyasının dijital dönüşüme uyumu henüz yeterli değil. Yüzde 43 olması, bir şeylerin daha hızla yapılması gerektiğine işaret ediyor. Kamuya da KOBİ’ye de düşen sorumluluklar var. Türkiye’de çok sayıda başarılı, ihracat yapan, küresel değer zincirlerine katılan KOBİ’lerimiz var. Küresel talep şoku geçtikten sonra yeniden başarı hikayeleri yazılacaktır. Mesele bu zor dönemde onların tünelin ucundaki ışığı görecek şekilde yanlarında olmaktır.”

“Yapısal bir sorunumuz var. Mikro işletmelerin payı çok yüksek”

Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay geçen yıl şok yılı olduğunu ve dünya ticaretinin yüzde 9.2 küçüldüğünü belirtti. Turagay, şunları söyledi: “Türkiye ekonomisinin yüzde 99.8’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Bugün 3.2 milyon KOBİ var. KOBİ’lerin e-ticaret yönelmesi önemli. İlk kez talebin bir anda düştüğü, arzın ortadan kalktığını gördük. Birden tedarik zincirinin koptuğunu gördük. Gümrükler kapandı. Dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğunu bu kriz bize öğretti. Eskiden toplam harcamaların yüzde 6’sı dijitalken, hane halkında bu oran yüzde 30-40’lara çıktı. Türkiye, 4 yılda e-ticaret kullanım oranının en yüksek artacağı ülkelerin başında geliyor. Yapısal bir sorunumuz var. Mikro işletmelerin payı çok yüksek. Bu işletmeleri ihracata yönlendirmeniz de kolay değil. Kümelenme modeli gerekiyor. Toplam ihracatın yüzde 36.6’sını KOBİ’ler yapıyor ama mikro işletmelerinin payı çok düşük. Bunlar üzerinde çalışmamız gerek. Sanal ortamında satış yapmayan firmaların oranı yüzde 43. Bu çok yüksek bir rakam. Eximbank kredilerinin yüzde 71’i KOBİ, ama değer bazında pay yüzde 11. Eximbank’ta bir teminat sıkıntısı yaşıyoruz. Ama onlara da bir kolaylık getirdik. Sigorta yapıyorsa sigortanın poliçesini teminat olarak kabul etmeye başladık. Buralarda da çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bakanlık, e-ticaret sitelerine üyeliği destekliyor. Sanal fuar, sanal tanıtımları destekliyor. Kolay ihracat platformu 100 bin kişiye ulaştı. Bizde sistem bazen ters işliyor. Şirket kurmadan devlet hangi desteği veriyor, teşviki nasıl alırım diye üzerinde çalışmaya başlıyor. Önce amacınız olmalı. Dünyayı takip edeceksiniz. Sanal satış oranı dünyayı takip etmediğimizin kanıtı. Dijital okuryazarlığı artırmamız lazım.”