22 °C

İş dünyası ekonomideki yeni adımları değerlendirdi

İş dünyası Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'ın açıkladığı "Yapısal Dönüşüm Adımları" paketini değerlendirdi...

İş dünyası ekonomideki yeni adımları değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'ın merakla beklenen "Yapısal Dönüşüm Adımları" paketini açıklamasının ardından iş dünyasından da değerlendirmeler gelmeye başladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ‘Yapısal Dönüşüm Adımları, reformist bir aklın yansımasıdır’ derken, ATO Başkanı Gürsel Baran paketin ayakları yere basan, uygulanabilir, etkili, yapısal sorunlara reçete içeren etkili bir paket olduğunu söyledi.

TÜSİAD: Reform gündemine odaklanmak önceliğimiz

TÜSİAD, Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları ile ilgili, "Bugün açıklanmış olan yeni ekonomik reform paketinin ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedefleri ve küresel rekabet gücü açısından olumlu sonuçlara vesile olmasını diliyoruz." açıklamasında bulundu.

Yapılan açıklamada, "Bu yönde hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler ve kapsamlı bir eğitim reformu başta olmak üzere demokrasi, sosyal kalkınma ve yatırım ortamını güçlendirecek reformlara da ivedilikle ihtiyacımız vardır. Böylece aynı zamanda ekonomide verimliliği, girişimciliği, yaratıcılığı ve inovasyonu ilerletmemiz mümkün olacaktır." denildi.

Açıklamada, "İçinde bulunduğumuz uluslararası ekonomik ortamı ve ülkemizin ekonomik durumunu dikkate alarak, enflasyonun düşmesi için gerekli sıkı para ve maliye politikasının devamı ve kurumların bağımsızlığının güçlendirilmesi önceliktir." ifadelerine yer verildi.

DEİK Başkanı Olpak: Takvimlendirilmiş reçete bize göre

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı (DEİK) Nail Olpak'ın Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları ile ilgili değerlendirmesi şöyle: “31 Mart yerel seçimleri sonrası 4,5 yıllık seçimsiz zamanın, YEP çerçevesinde planlanan tüm ekonomik reformların adım adım hayata geçeceği stratejik önemi yüksek bir dönem olacağını dile getirmiştik. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak da bu yılın sonuna kadar atılacak adımları açıkladı. Açıklanan adımlar, ülkemizin ekonomideki temel sorunlarının tespitinin doğru yapıldığını ve ülkemizin ihtiyaçlarına özel bir reçete çalışıldığını gösteriyor.
Bununla birlikte, bu süreci kendi tedavilerimizi geliştireceğimiz ve daha sağlıklı ilerleyeceğimiz bir dönem olarak da değerlendirmek gerekiyor. Ayrıca, iş dünyası olarak, bu adımların yılsonuna kadar takviminin açıklanmasını önemsiyoruz.

Bu çerçevede; finans sektörü kapsamında banka sermayelerin güçlendirilmesi, aktif kalitesinin artırılması, BES ve kıdem tazminatı fonunun hayata geçirilmesi, ihracat ve üretim odaklı kredi arzı, reel sektörde mali şeffaflığın artırılması ve kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi, enflasyonla mücadele kapsamında Tarımda Milli Birlik Projesi ile üretici ve tüketici arasında değer zincirinin sağlanması ve özellikle gıda enflasyonu ile mücadele, SERA A.Ş., küçükbaş hayvancılık, hal yasası ve gıda regülasyonu, bütçe disiplini kapsamında tasarrufların devamlılığının sağlanması, sıkı maliye politikasının sürmesi, vergi dönüşümü kapsamında yeni vergi mimarisiyle vergi adaleti sağlanması ve verginin tabana yayılması, kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülmesi ile kayıt dışıyla mücadele ve mükellef haklarının korunması...

Bu başlıklar, ülkemizin kırılganlıklarını ortadan kaldıracak ve yabancı yatırımcının da güvenini artıracak adımları oluşturuyor. Yanı sıra, yargı reformu gibi önemli başlığın da planda yer alması, bütüncül bir yaklaşımın benimsendiğinin bir göstergesi.

DEİK olarak, ülkemizin sürdürülebilir büyümesine ivme katacak bu gerçekçi adımların takvimlendirilerek hayata geçmesinde üstümüze düşen ne varsa yapacak ve ticari diplomasi faaliyetlerimizi yoğunlaştıracağız.”

TİM Başkanı Gülle: Yeni bir 'mimari' içeren yol haritası

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, “Türkiye Ekonomisi'ni 360 derece kapsayacak yepyeni bir 'mimari' içeren yeni bir yol haritası olarak değerlendiriyorum. İhracata ve istihdama desteğin artarak sürecek olmasını sektörümüz açısından müjde olarak kabul ediyoruz” dedi.

Açıklanan reform adımları ve tedbirlerin, özünde Bakan Albayrak'ın koordinasyonunda ekonomi yönetiminin şekillendireceği Türkiye Ekonomisi'ne yönelik 'gelecek tasarımı'nın ilk adımlarını teşkil ettiğine işaret eden Başkan Gülle, “Kamu bankalarının sermayelerinin güçlendirilecek olması, vergi alanında mükellefi önceleyen bir anlayışa geçilecek olması ve ticaretin hukuki boyutlarına yönelik değişikliklerin de reformlar arasında yer alması çok önemli başlıklar olarak göze çarpıyor. Reformlar hayata geçirildikçe Türkiye ekonomisi gücüne güç katar” diye konuştu.

TİM Başkanı Gülle, Bakan Albayrak’ın altını çizdiği yapısal adımların, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin dayanağının ihracat ve katma değerli ürün üretimini önceliklendirilmesine dayandırılmasını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Türkiye ekonomisinin gelecek tasarımı açısından ihracatın hayati önem arz ettiğini vurguladı. Ağustos ayında açıklanacağı ifade edilen İhracat Master Planı’na, TİM olarak tüm gayretleriyle katkı yapmak üzere çalışacaklarını, yeni master planın ihracatımızın katma değeri ve yeni pazarlar adına önemli katkılar ortaya koyacağına inandığını ifade eden TİM Başkanı Gülle, şöyle konuştu:

“İhracatımız bugün rekorlar kıra kıra ilerliyor. Hükümetimiz var gücüyle ihracatımızı destekliyor. Sayın Bakanımızın ifade ettiği; katma değerli ürün ihracatı ve yerlileşme daha fazla teşvik sağlanması yoluyla ihracatımız yepyeni bir safhaya geçecek. Ağustos ayında açıklanacak olan Master Planı’yla, dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefimize daha güçlü ve kararlı yürüyeceğimize inanıyorum. İhracat ailesi için heyecan ve şevk veren bir açıklama” diye konuştu.

“Ekonominin bütün katmanlarıyla birlikte ele alınması kritik öneme sahip”

Reformların safha safha hayata geçirilecek olmasının ve ihracattan tarıma kadar kapsamlı planlanmasının, çalışmanın ne denli hassasiyetle hazırlandığını ortaya koyduğunu dile getiren TİM Başkanı İsmail Gülle sözlerini şöyle tamamladı:

“Sayın Bakanımız ortaya koyduğu çalışmaya Türkiye’deki paydaşları ve STK’larla birlikte yaptığını konuşmasının daha başında ortaya koyarak “ortak akla” verdiği önemi ortaya koydu. Açıklanan yol haritasının Türkiye Ekonomisi'ne yeni bir ufuk, yeni bir büyüme modeli, yeni rekabetçilik becerileri kazandıracağı kanaatindeyim”.

MÜSİAD Genel Başkanı Kaan: Umut verici ve kapsamlı bir strateji

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise "Yapısal Dönüşüm Adımları paketinin ülkemiz ekonomik hayatı için güzel gelişmelere vesile olması en büyük temennimiz” değerlendirmesini yaptı. Kaan açıklamasında şunları kaydetti: Yeni Ekonomi Paketi başta olmak üzere, Ağustos ayından itibaren hazırlanan ekonomik tedbir ve reform çalışmalarının, MÜSİAD’ın içinde aktif olarak bulunduğu, iş dünyası temsilcileri ile istişareler ekseninde hazırlanmış olması, çoğulcu yönetim anlayışının hayata geçirilmesi adına oldukça önemli ve kritik bir yöntemdir. Bu husustaki tercihlerinden ve hassasiyetlerinden ötürü ekonomi yönetimine teşekkürlerimizi sunarız.

MÜSİAD olarak sıklıkla dile getirdiğimiz kalemlerin bu pakette yer almış olması bizleri memnun etmiş ve ulusal refaha katkı sağlamak adına “Meselesi Türkiye” olan her kesimin beraberlik duygusu içinde nasıl kenetlenebileceğini bir kez daha göstermiştir.

Enflasyonla mücadelede arz-talep dengelerinin kapsamlı sektörel master planlar dahilinde ele alınması, vergi reformu gereksinimi, ekonomimizin en kritik dinamolarından biri olan tarımsal üretimde arz yanlı planlamaların hayata geçirilmesi, enflasyonla mücadelede gıda enflasyonunu önleme odaklı modelin benimsenmesi ve bu konuda kapsamlı çalışmaların başlatılması, konkordato ve kredi yapılandırma sorunlarının tüm tarafların optimum faydasını tesis edecek yasal çerçeveler içinde çözümlenmesi, sorunlu kredilerin bilanço dışı kaynaklara devredilmesi modelinde alternatif olarak sunulan Girişim Sermayesi Fonu ve Gayrimenkul Fonu modellerinin benimsenmesi, kıdem tazminatı meselesinde birleşik fon modeline geçilmesi, ihracat bazlı üretim modellerinde stratejik sektörlerin güncellenmesi ve kredilendirme sisteminde öncelikli hale getirilmesi, tarımda milli marka oluşturma stratejisinin benimsenmesi gibi hususların hayata geçirilmesi konusunda elimizden gelen tüm desteği MÜSİAD olarak vermeye hazır olduğumuzun altını tekrar çizeriz.

Ayrıca bankacılık sektörüne ilişkin atılması planlanan dönüşüm adımları da finans sektörüne yönelik sorunların çözümünde kritik bir misyon üstlenecektir. Dolaylı vergilerin azaltılmasına yönelik adımlar, toplam gelirin toplumun her katmanında daha adil dağılmasında önemli bir fırsat oluşturacakken Kurumlar vergisinin azaltılması, reel sektörde rekabet unsurunun ön plana çıkmasını teşvik edecektir.

Dönüşüm adımlarının sadece ekonomik alanla sınırlandırılmayıp eğitim, yargı, sosyal güvenlik, sosyal yaşam kalitesi gibi ekonomik ilerlemenin ön koşulu olan sahalara da atıf yapıyor olması ayrıca umut verici ve kapsamlı bir stratejidir. 4,5 yıl sürecek seçimsiz yönetim döneminde açıklanan Dönüşüm Adımları Paketinin, Türkiye’nin ihtiyacı olan kabuk değişiminin ilk safhası ve yeni hikâyemizin ilk adımı olarak hepimize hayırlar getirmesini dileriz.

İTO Başkanı Avdagiç: Reformist bir aklın yansıması

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bugün açıkladığı ‘Yeni Ekonomi Programı (YEP) Yapısal Dönüşüm Adımları 2019’ için, “Reform paketi ekonomi yönetiminin Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecini, reformist bir akılla yönetmek istediğini açıkça ortaya koyuyor. Yapısal Dönüşüm Adımları, reformist bir aklın yansımasıdır” dedi.

Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada programın reel sektörün beklentilerini karşılayan ekonominin temellerini güçlendiren nitelikte olduğunu kaydetti. Avdagiç, “Çok önemli birinci adım atıldı ve reform başlıkları belirlendi. Şimdi kararlı ve etkin şekilde bu başlıkları hayata geçirmemiz gerekiyor. Paketin kredibilitesini uygulamadaki başarısı belirleyecektir. Bunun için de görev ekonomi yönetimi, özel sektör ve ekonominin diğer tüm paydaşlarına eşit oranda düşüyor” dedi.
Avdagiç, reform paketinin; finansal sektöre destek, ihracat ve üretim odaklı kredi arzı, kurumlar vergisinin kademeli düşürülmesi, enflasyonla mücadeleye yönelik tarımda milli birlik projesi gibi ciddi bir açılım ortaya koyduğunu belirtti.

Şekib Avdagiç, “Ortaya konulan program, Türkiye’nin meydan okuması gereken başta dışa bağımlılıklarımızın azaltılması olmak üzere, temel sorunlarını aşıp, çıtayı yükseltmesini sağlaması için bir fırsattır. YEP Yapısal Dönüşüm Adımları 2019, piyasa dışı yaklaşımlara prim vermeden, aksine içeride ve dışarıda piyasalara ve ekonominin aktörlerine güven veren, dolayısıyla ekonomiyi ve hayatı normalleştiren bir politika setine işaret ediyor” değerlendirmesini yaptı.
Avdagiç, şöyle devam etti:

“Açıklanan reform programının her bir maddesi, ekonomimize ikinci bir ivme kazandırmamız için önemlidir. Biliyoruz ki Türkiye, üretim artışını, katma değer oluşturmasını, yenilikçi tarafını ancak ve ancak ‘teknoloji üreterek’ geliştirebilecektir. Uzun süredir içinde bulunduğumuz orta gelirden üst gelir seviyesine çıkışımız, ancak böylesine reformist bir dönem yaşamamızla mümkün olacak.”

ATO Başkanı Baran: Ayakları yere basan, uygulanabilir bir paket

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yapısal dönüşüm paketini değerlendirdi. Yeni ekonomik programın, disiplin, dengelenme ve değişim olmak üzere üçayak üzerine kurulduğunu hatırlatan Baran, değişim döneminin yapısal reformlarla gerçekleştirilecek olmasının önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin üretim ve vergilendirmede de reforma ihtiyaç duyduğunu kaydeden Baran, kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Baran, dolaylı vergilerin azaltılıp, dolaysız vergilerin artırılması ve verginin tabana yayılmasının mükelleflerin gönüllü uyum seviyesini artıracağını söyledi.

Türkiye’nin Varlık Fonu eliyle ticarette bölgesel lojistik üs haline getirilecek olmasının önemine dikkat çeken Baran, Türkiye’nin coğrafi avantajlarının ekonomik seviyesinin yükseltilmesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kıdem tazminatı konusunun çözüm bekleyen bir konu olduğunu ifade eden Baran, “Kıdem tazminatı konusu bu haliyle ne işçiyi ne de işvereni memnun ediyor. İş barışına hizmet etmediği gibi mahkemelerdeki iş yükünün artmasına da neden oluyor. Kıdem tazminatının Bireysel Emeklilik Sistemi ile entegre değerlendirilmesi çok önemli bir gelişmedir. Bu süreçte kıdem tazminatı şartları ile tazminata esas çalışma süresi de yeniden ele alınmalıdır” dedi.
Tarım sektörüne ilişkin Tarımda Milli Birlik Projesi’nin açıklanacak olmasının da memnuniyet verici olduğunu kaydeden Baran, şunları söyledi:

“Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın açıkladığı ve yapısal dönüşüm için 2019 yılında atılacak adımları içeren reform paketinin ülke gerçekleri dikkate alınarak hazırlanmış bir paket olduğunu gördük. Vergi sistemini değiştirerek güven veren bir sistemin oluşturulması, kıdem tazminatı konusunun çözüme kavuşturulması, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, sanayinin yerlileştirilerek yerli ürünlerin ön plana çıkarılması, ihracat master programının devreye sokularak ihracat ağırlıklı büyümenin sağlanması, Türkiye’nin coğrafi konumunun avantaja çevrilerek lojistik merkezi haline getirilmesi, hal yasasının çıkartılması, genç nüfusu olan ülkemizde istihdama yönelik eğitim planlaması yapılması çok önemli adımlar.

Maliye ve Hazine Bakanımız Sayın Albayrak’ın açıkladığı paket ayakları yere basan, uygulanabilir, etkili, yapısal sorunlara reçete içeren etkili bir pakettir. Yapısal dönüşüm adımları, ekonomimizi geliştirip, güçlendirecektir”.

TESK Genel Başkanı Palandöken:
Zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesi haksız rekabeti ortadan kaldırır

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından duyurulan "Yeni Ekonomi Programı"nı olumlu bulduklarını belirterek, "Reformların zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesiyle haksız rekabet ortadan kalkacaktır." ifadesini kullandı.

Palandöken, yazılı açıklamasında, tarım ve hayvancılıkta atılacak adımlarla sebze ve meyve fiyatlarının gerilemesinin yanı sıra küçükbaş canlı hayvan sayısının 45 milyondan 100 milyona yükseltilecek olmasının et ithalatını sonlandıracağını kaydetti.

Programı olumlu bulduklarının altını çizen Palandöken, "Reformların zaman kaybedilmeden hayata geçirilmesiyle haksız rekabet ortadan kalkacaktır. En önemlisi üretimin ve ihracatın artmasıyla her alanda istihdam artacak, işsizlik düşecektir. Alınan tedbirler sayesinde bankacılık ve finans sektöründe yaşanacak rahatlamayla piyasalara hareketlilik gelecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Programın başarıya ulaşması için perakende sektörünün kurallarının yeniden düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Palandöken, bunun için perakende alanını düzenleyen kanunun güncellenmesi ve Hal Yasası'nın çıkartılmasının önemine dikkati çekti.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan: Umut verici adımlar

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da "Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak tarafından bugün açıklanan Yapısal Dönüşüm Adımları, hep savunduğumuz Türkiye’nin artık üretim ekonomisine yönelik yeni adımlar atması açısından bize umut vermiştir." ifadelerini kullandı.

Sanayi için çok önemli ve değerli buldukları konuların başında, özellikle finans kesimini rahatlatacak, temel sorunlarının azaltılmasına yönelik alınan kararların geldiğini dile getiren Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bankacılık kesiminin kaynak kalitesini artırmaya yönelik düşüncelerin, reel sektör açısından kredi arzını artıracağını ümit ediyoruz. İstanbul Sanayi Odası olarak yıllardır, uzun vadeli tasarrufları güçlendirmek adına yapılacak en önemli hamlelerden birinin de kıdem tazminatı reformu olduğunu dile getiriyoruz. Bu nedenle, Yapısal Dönüşüm Adımları kapsamında kıdem tazminatının da reforma tabii tutulacak olmasını, Türkiye’nin en büyük ihtiyacı olan uzun vadeli fon birikimine güçlü bir katkı sağlayacağı için çok anlamlı ve değerli buluyoruz.

Özellikle geçici vergiyle ilgili getirilecek yeni uygulamalar, sanayicimizin ve üretim hayatımızın finansman kalitesini bir nebze de olsa rahatlatacaktır. Sanayimizde yerlileşme programının, özellikle orta ve yüksek teknolojiye önem verilerek daha inovatif bir bakış açısıyla desteklenecek olmasını da uzun vadeli nitelikli büyümeye katkı sunması açısından çok önemli bulduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Programda, geleceğimiz adına üzerinde titrenmesi gerektiğini her platforma dile getirdiğimiz eğitimin de yer bulması çok değerlidir. Sanayiciler olarak bu alanda atılacak adımları, eğitim çalışma ve hedeflerimize yönelik katkıda bulunulmasını önemli buluyorum."

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Kopuz: Devrim niteliğinde başlıklar

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, “Her başlığı bir devrim niteliğindeki açıklama iş dünyamızın beklentilerinin üzerindedir.” ifadelerini kullandı. Yatırımların fonlanmasından vergi reformuna kadar, tüm ekonomik alanları kapsayan geniş reform açıklamalarıyla ilgili “Çok umutluyum” ifadesini kullanan Kopuz, "Yıllardır güçlü ve kararlı bir şekilde sürdürülen yapısal reform adımlarının en büyüğü olduğunu gördüğümüz bu açıklamalar, iş dünyası olarak bizleri çok umutlandırdı. Her bir başlık bir devrim niteliğinde ve doğrusunu söylemek gerekirse bizlerin beklentilerinin çok üzerinde." değerlendirmesinde bulundu.

Kopuz, özellikle tarım sektörüyle ilgili reformların çok önemli olduğunu belirterek, tarımla ilgili açıklanan tedbirlerin Türk tarımının makus talihini değiştirecek nitelikte olduğunu kaydetti.

Tarımda Milli Birlik Projesi olarak isimlendirilen tarım tedbirlerin, yıllardır süregelen sorunları çözeceğine inandığını dile getiren Kopuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle sektör temsilcisi olarak ısrarla vurguladığımız ve ilgili bakanlıklara öneriler sunduğumuz; Bölgesel Ürün Bazında Arz Talep Planlaması, Sözleşmeli Tarım, Değer Zinciri, Gıdada Markalaşma, Hal Yasası, Küçükbaş Hayvancılık Hamlesi gibi adımların atılması Türk tarımının dünya ile rekabetinde dev bir adım olacaktır."

ASKON Genel Başkanı Aydın: Büyüme ve istihdam öncelikli

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise Türkiye'nin önünde 4,5 yıl gibi kesintisiz bir icraat dönemi olduğunu belirtti. Bu fırsatın çok iyi değerlendirilmesi gerektiği aktaran Aydın, şu ifadeleri kullandı:

"Bunun için de ülke ekonomimize yeni bir yol haritası ile birlikte yapısal dönüşümlere ilişkin adımlar atılması gerekiyordu. İş dünyası olarak makro ve mikro düzeyde detayların belli olduğu bir icraat dönemine adım atmak istiyoruz. Sürdürülebilir büyüme, artan istihdam, piyasalardaki fiyat ve finansal istikrara yönelik adımları gözlemlemek istiyoruz. Yeni vergi mimarisi, finans sektörünün öncelenmesi, finans mimarisi, finansal istikrara yönelik çözümler, hizmet, tasarım, eğitim, istihdam, yargı, tarım ve turizme ilişkin atılacak adımları çok önemsiyoruz. İthalatımızın yüzde 85’inden fazlası hammadde, yatırımlara, üretime yönelik. Üretim yapabilmemiz adeta ithalata yapmamıza bağlı. Bu noktada özellikle ithalata bağımlı olduğumuz sektörlere ayrı bir parantezle odaklanmamız gerekmektedir."

Yeni adımları çok önemsediklerini dile getiren Aydın, şunları kaydetti:

"Sürdürülebilir büyüme ve istihdamın öncelendiği, finans sektörü başlığı altında bankacılık, tasarruf ve sigorta, ihracat ve üretim odaklı kredi arzı, reel sektöre yönelik reformlar, yerlileşme, ihracat, yüksek katma değerli üretim finans sektörümüzü rahatlatacaktır. Tarımda milli birlik projesi ile birlikte Sera AŞ, küçükbaş hayvancılık hamlesi, hal yasası ve gıda regülasyonu gıdanın tetiklediği yüksek enflasyona fren olacaktır. Gelir arttırıcı adım projeksiyonu, sıkı maliye politikası yeni ekonomi programında öncelediğimiz bütçe disiplininden taviz vermeyeceğimizin göstergesidir.

Yeni vergi mimarisi, kayıt dışı ile mücadele, mükellef hakları verginin tabana yayılmasını ve istihdam oluşturulmasına yönelik yerinde ve çok olumlu adımlardır. Ekonomik refahın oluşması, sosyal tabana yaygınlaştırılması için adil yargı reformunun hayata geçirilecek olması, eğitim ve istihdamın aynı potaya alınması topyekun bir kalkınmanın da işaretidir. Esnafımızdan, sanatkarımıza kadar ihracatın tabana yayılacağı yeni bir yol bizi beklemektedir. Türkiye’nin önünde 4,5 yıl gibi kesintisiz bir icraat dönemi var. Bu dönemi avantajımıza çevirecek, iş dünyamıza yeni bir yol haritası gerekiyordu. Açıklanan yeni yapısal dönüşüm adımları sayesinde topyekun kalkınma yolunda yeni bir rota belirlenmiş oldu. Bu adımlar şüphesiz beraberinde yeni bir heyecan getirecek ve ekonomimiz açısından arzulanan girdiler sağlanmış olacaktır."

TÜMSİAD Başkanı Doğan: Beklentileri karşılayan argümanlar

Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Başkanı Yaşar Doğan, "31 Mart yerel seçimler sonrası da ilk değerlendirmemizi yaptığımızda önümüzde 4,5 yıl seçimsiz bir dönem olduğunu, bu yeni döneme ‘ekonomik gelişim süreci’ adını verdiğimizi belirtmiştik. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak da bu yönde önemli açıklamalar yaptı. Açıklanan reform paketi Türkiye ekonomisinin 2019’daki rotasını gösteriyor ve iş dünyasının beklentilerini karşılayan argümanlardan oluşuyor." ifadelerini kullandı.

Pakette; finansal sektörler, tasarruf, üretim, enflasyonla mücadele, mili tarım politikası gibi Türkiye ekonomisini güçlendirecek başlıklar olduğunu vurgulayan Doğan, ekonomik yapısal dönüşüm adına tasarruf, üretim, ihracat, enflasyonla mücadele ve milli politikaların hayati önem taşıdığını kaydetti.

Doğan, "Türkiye’nin önceliği ekonomi reformuydu ve şu anda hükümetimizin yaptığı çalışmalar da ekonomi alanında yapılacak reformların süreceğini gösteriyor. Türkiye milli üretimle, ihracatla ve ekonomide oluşacak olumlu hava ile daha güçlü temellere oturacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

İNDER YKB Durbakayım: Güçlü Türkiye yolunda önemli adım

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım ise şunları kaydetti: "Bakanımızın açıkladığı reform paketini, Güçlü Türkiye yolunda atılan önemli bir adım olduğunu söyleyebiliriz. Açıklamalar, güçlü bir ekonomik yapının güçlü bir Türkiye için olmazsa olmazı olduğunu gösteriyor. Ekonominin çarklarını döndürecek olan tasarruflar, üretimin adil ve sürdürülebilir olmasını sağlayan vergi dağılımı, büyüme ve istihdamdaki istikrarın sağlanması için mevcut finansal sorunların aşılması; başta inşaat olmak üzere tüm sektörlerin arzuladığı bir reformist adımlardı.

Bunların gerçekleşeceğini duymak umudumuzu artırırken, bizi ekonomik krize sokmaya çalışan dış mihraklara karşı direncimizi de arttırdı. Rekabet reformu içerisinde alınacak her türlü tedbir ve atılacak her bir adımın zincirleme etki yaratarak ülkemizin kalkınmasına ivme kazandıracağı ortadadır. Mikro bazda bakıldığında ise inşaat sektörü olarak her zaman dile getirdiğimiz ‘eşit şartlar altında rekabet ve üretim, her zaman tüketiciye menfaat sağlar’ anlayışını ortaya çıkaracağını düşünüyorum."

İşte yeni ekonomi paketiİşte yeni ekonomi paketi

 

Ekonomi paketine CHP'den tepkiEkonomi paketine CHP'den tepki