5 °C

KOBİ'lere geç ödeme yapan büyük şirketler teşhir edilsin

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan’ın tahsilat sıkıntısı yaşayan KOBİ’ler için bir çözüm önerisi var...

KOBİ'lere geç ödeme yapan büyük şirketler teşhir edilsin

ECE CEYHUN

TÜRKONFED, KOBİ’lerin yaşadığı tahsilat sıkıntısının çözülmesi için 2011 yılında Türk Ticaret Kanunu içerisinde 1530’uncu maddeyle yapılan düzenlemenin kamu ve belediyeleri de içine alarak yeniden düzenlenmesini talep ediyor.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, “Önce küçüğü düşün!” projesini yeniden canlandırdıklarını anlattı. Orhan Turan, “Paradan para kazanma döneminde, insanlar ödemelerini geciktirerek küçük üreticileri zorluyorlar. KOBİ'lerin bu dönemde en büyük sıkıntısı finansmana erişim ve nakit akışı yönetimi. Kaynağa da erişseler de maliyetler çok yüksek… Bu nedenle düzenlemenin kamunun da dahil edilerek yenilenmesini istiyoruz” dedi.

TÜRKONFED’in paylaştığı bilgiye göre AB ülkelerinde söz konusu düzenlemeyle büyük şirketlerin, tedarikçileri olan KOBİ’lere yaptıkları ödemeler ABD’de 6 gün, İngiltere’de 7 gün, AB içinde Belçika, Hollanda, İsviçre ve Almanya’da borç ödemeleri kanunen – veya kontratlarda öngörülen – zamandan 1-6 gün daha önce yapılıyor. Hindistan 45 gün içinde ödeme yapılmazsa cezai süreci başlatıyor.

TTK’nın 1530. Maddesi AB’nin Geç Ödeme Direktifi ile benzer bir mantıkla çıkarılmış olsa da kanunun uygulama aşamasındaki bazı aksaklıklar yaşandığına işaret eden TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, AB’de 30 gün olarak düzenlenen ödeme süresinin Türkiye’de 60 gün olarak düzenlendiğini belirtti. Piyasada ödeme vadeleri bu sürenin de çok üzerinde seyrederken Turan, yasaya ‘şeffaflık’ şartının da gelmesi gerektiğini vurguladı. TÜRKONFED’in şeffaflıkla ilgili uygulama önerileri arasında bizim dikkatimizi şu 4 madde çekti:

 + 350 en büyük firmaya KOBİ’lere haksızlık yapmayacakları hususunda ilgili devlet kuruluşu ile centilmenlik anlaşması yapma mecburiyeti getirilmesi.

+ İlgili kuruma KOBİ’lere haksızlık yaptığı kesinleşen büyük firmaları teşhir etme yetkisi verilmesi.

+ Büyük firmaların halka açık bilançolarında o yıl KOBİ’lere ortalama ödeme sürelerini açıkça yazmaları mecburiyetinin getirilmesi.

+ Tedarik zinciri zorbalıklarına yönelik olarak “Hızlı Ödeme Kodu” (Prompt Payment Code) adı verilen sistemle “ödül ve ceza” politikalarının etkin bir şekilde kullanılması, tedarik zinciri zorbalığında bulunan büyük firmaların anında çıkartılması.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında ekonomideki gelişmelere ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı.

PARAMI NASIL KAPTIRMAM PEŞİNDE: Özellikle geçen ağustostan bu yana bakıldığında ticaretle uğraşan insanlar risk yönetmeye çalışıyor. Mal satmaktan çok 'paramı nasıl kaptırmayabilirim'in peşindeler. AVM'ye gittiğinizde kredi kartı kullandığınızda risk yok. Aksine kredi kartı satışlarında artış gözlemliyorum. Geçen sene ağustos-eylül-ekimde herkes birbirini risk olarak görüyordu. Bütün olay risk yönetiminde, satıştan öte...

BİZİM SANAYİYE YATIRIMA İHTİYACIMIZ VAR: Gelişmiş ülkelerde sektörler konsolide olmuş. Avrupa'da ve ABD'de oyuncu sayısı çok az. Bizde şöyle bir şey var: Arazisi olan biri otel yapıyor, komşusu da ondan görüp yapıyor. Ama belli bir süre sonra tıkanmaya başlıyor. İşin ölçeği büyüdüğü zaman hizmet ve marka değeri yükseldiği zaman zorlanmaya başlıyoruz. Gayrimenkulde de son 10 yılda böyle oldu. Herkes ek iş olarak gayrimenkule girdi. Mesela birtakım AVM'lerin sahipleri sanayici… Onun için "Bizim sanayiye yatırım yapmamız lazım" diyorum. Ama iş insanı olarak düşürsen 100 TL’nizi gayrimenkulde 5 yılda sanayide 15 yılda geri alabiliyorsunuz. Doğal olarak gayrimenkule yönelim arttı.

BİRBİRİMİZİ KOPYALAMADAN İŞ YAPMAMIZ LAZIM: Temiz bir sayfa açıp, kalkınma mı büyüme mi karar vermemiz gerekiyor. TÜRKONFED olarak biz kalkınmayı önceliklendiriyoruz. Yeniden üretim ve ihracat odaklı ama katma değerli, markalı ve yüksek teknoloji kullanan... Yüksek teknoloji ihracatımızda kullanılan ürünlerin oranı yaklaşık yüzde 3. Bunu artırmamız gerek. Mermeri blok ihraç ediyoruz. Çinli o mermeri kesip, belki bize satıyor! Demir-çeliği veya fındığı işlemeden göndermenin bir anlamı yok. Artık birbirimizi kopyalamadan iş yapmayı öğrenmeliyiz. Dikkat ederseniz ihracat birim değeri artamıyor. 1.47-1.50 bandında gidip geliyoruz. İnşaatta yapı malzemelerinin kilosunun ihracat birim değeri  0.57 cent iken 0.43 cent'e düşmüş dolar bazında.

TEŞVİKLERLE EKONOMİYİ CANLANDIRAMIYORSAK…: Üretim katma değerinde dizayn hatası yapıyoruz. Üretimi ve katma değeri teşvik etmiyorsak, bin tane teşvik çıkarıp ekonomiyi canlandıramıyorsak bir yerde hata yapıyoruz demektir. Ben bir iş insanı olarak kaç paket açıklandı sayısını takip edemiyorum. Bu nedenle ‘Teşvik Denetim Ofisi’ kurulmasını önerdik. Çıkan teşvikleri de ölçebilmeliyiz. Hastasınız, antibiyotik verdik ama doğru sonucu alıp almadığımızı ölçebilmemiz lazım.Bunu göremiyoruz. Hastanın rahatsızlığını iyi teşhis etmezsek iyi bir ilaç veremezsek sürekli ilaç vermiş oluyoruz. Bir sene içinde 30 teşvik açıklıyorsak ve hala büyüyemiyorsak sorgulamamız gerek. Teşvikler konusuna bu yüzden bölgesel,şirketler ve sektörel bazda bakıyoruz. Kalkınmanın az gelişmiş olduğu bölgelerde verilecek teşviklerde, orada uygulanacak ekonomik modelin farklı olmasına üzerine konuşuyoruz.

KGF KREDİSİYLE JEEP’İNİ DEĞİŞTİRMEMELİ: Reel sektör, KGF'den kredi alıp gidip Jeep’ini değiştirmemeli. Verilen teşviklerin doğru yerlere gitmesi lazım. 2008 krizinde üreten, katma değerli ihracat yapan ülkelerin ciddi sorun yaşamadıklarını görürsünüz. Üretmeyen, tüketen ve dışa bağımlı, hiçbir katma değeri olmayan bizim gibi ülkeler problem yaşıyor. Bizim yeni bir sayfa açmamız gerekiyor.

Kur artışı ihracatı artırmıyor!

Geçen yıl G20 ülkeleri içinde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 39 ile TL oldu. İhracattaki artış ise yüzde 7 oldu. TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, “Demek ki döviz kurunun artması da ihracatı artıramıyor. Bunun altını çizmemiz lazım. Bugün kur 10 lira da olsa, ihracatı 250 milyar dolara çıkaramayacağız. Çünkü ihracat öyle bir anda yapılacak bir şey değil. Üstelik hala konvansiyonel üretimle ihracat yapıyoruz. Katma değerli üretimle uğraşmıyoruz. Teşvik verilecekse rekabetçi şirketler ve sektörler gerçekten belirlenmeli. Dolar 3.5 TL'ye gerilese ne yapacağız? İhracat 100 milyar dolara mı düşecek?” dedi.

Tüm iş dünyasının daha fazla ihracat için efor sarf ettiğini de vurgulayan Turan, “Herkes 'ne yapabilirim' deyip ihracatını artırmak istiyor. 'İhracat yapmazsam firmam duracak' diyor. Anadolu’da üretici olmasa da ne ihraç edebilirim diye düşünüp, eline çanta alıp dolaşan insanlar var. İngilizce bilmeden, fuara gelen insanlar gördüm. Tek kelime bilmeden Çin'de fuara gelmiş” bilgisini de paylaştı.

Devlet, ‘bu yatırımı yapamazsın’ demeli

“Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi de tüm sektörlerdeki kapasite kullanım oranlarının çok düşük olmasıdır” diyen TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, “Bazı sektörlerde yüzde 30'un altında kullanım var. Bu durum kurumsal ve ciddi çalışan şirketleri de zora sokuyor. Birine teşvik verilecekse o sektörün kapasite kullanım oranına bakmak gerek. Tamam, liberal ekonomi fakat girişimcimize de bazı şeyleri engellemek gerekiyor. Türk toplumu olarak gaza gelip, ‘komşu yaptıysa yaparım’ diyoruz... iyi bir fizibilite için devletin sektörlerdeki kapasite kullanım oranına bakıp, "kusura bakma sen bu yatırımı yapamazsın" demesi lazım” dedi.

Sarı saçlı, yeşil gözlü turist gelmeli

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, ihracat odaklı çalışan şirket ve sektörlerle turizmden iyi haberler geldiğini de anlattı. Turizm sektörü için bir parantezde açan Turan, turizmde de kişi başına turist gelirinin 647 dolara düştüğüne işaret etti. Türkiye’nin rekabet ettiği ülkelerde ise söz konusu gelirin 1.100 euro seviyesinde olduğuna değinen Turan, “Sarı saçlı, yeşil gözlü turistin gelmesi lazım. Avrupalının gelmesi lazım. Ruslar geliyor onları da otele tıkıyoruz. Katma değeri yalnızca sanayide değil, turizmde de yapmalıyız” diye konuştu.

‘Nasıl yöneteceğim’ diyerek ‘marka’ satın almaktan vazgeçen var

Türkiye’nin mutlaka global bir marka çıkartması ya da global bir markayı satın alması gerektiği üzerinde de duran Orhan Turan, “Türkiye'den küresel markalar çıkarmamız lazım ya da marka satın almamız... Devlet destekleyecekse böyle stratejileri desteklemeli. İş dünyası olarak kendimiz de biraz aynaya bakmalıyız. Biz patronlar da şirket yönetmeyi bırakıp, sermaye yönetmeye odaklanmalı ve kurumsallaşmaya çalışmalıyız. Şirketlerimiz büyüyor ve patronların yöneteceği durumun üzerine çıkıyor. Avrupa'da bir marka satın alacaksak, onu yönetme yetkinliğine de sahip olmalıyız. Tam satın alacakken, "nasıl yöneteceğim" deyip almayanlar var” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap