10 °C

Nakit sıkışıklığına karşı Fransız modeli önerisi

İş dünyası piyasada 30 aya kadar ulaşan uzun ödeme vadelerinin çözümü için yeni bir model öneriyor.

Nakit sıkışıklığına karşı Fransız modeli önerisi

Sercan AKINCI

Dövizdeki oynaklık, küresel ticaret savaşları ve seçimler nedeniyle işlerin rölantiye alması, piyasadaki nakit akışını yavaşlattı.

Yapılan iş veya sektöre göre vadelerin 30 aya ulaştığı ifade edilirken, bu durumun özellikle KOBİ’ler üstünde büyük baskı yarattığı kaydediliyor. Kulislerde konuşulanlara göre yeni kurulacak hükümet gelecek dönemde vadelere üst sınır getirecek bir çalışmaya imza atacak. İş insanları, vadelere üst sınır getiren Fransa modelinin uygulanması halinde özellikle KOBİ'lerin rahatlayabileceği görüşünü paylaştılar. Bu tip bir yasanın kısa vadede çek senetle hayatını sürdüren ‘zombi’ şirketleri iflasa sürükleyebileceği uyarıları da yapılıyor.

Otomotiv sektörünün Türkiye’deki vadelerin en düzenli olduğu sektörlerin başında geldiğini ifade eden Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Alper Kanca, başka sektörlerde ise sıkıntılı durumların olduğunu belirtiyor. Kendi iş yaptıkları, mal alıp sattıkları başka sektörlerdeki firmaların uzun vadeler nedeniyle sorun yaşadıklarına dikkat çeken Kanca, bazı firmaların zorlu dönemleri fırsat bilerek vadeleri değiştirmeye çalıştığını savundu. Vadeler konusunda 2 tip sıkıntıyla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Kanca, “Dövizdeki oynaklık nedeniyle vadelerini kısaltan firmalar var. Normalde 60 günlük vadelerin olduğu yerde, ithal mal alıp satan firmalar daha kısa sürede tahsilat yapmak için uğraşıyorlar. Bu şekilde kurdan zarar etme riskini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bir de piyasadaki nakit sıkışıklığını fırsat bilip vadeleri uzatanlar var. Bu ikisi bir araya geldiğinde dengeleri sarsarak ekonomiye zarar veriyorlar” dedi.

Uzun vade sıkıntısını yaşayan tek ülkenin Türkiye olmadığını belirten Kanca, AB içinde de dönem dönem bu duruma karşı önlem alınmaya çalışıldığına işaret etti. Fransa’nın özellikle küçük ve orta boyuttaki işletmeleri korumak için vadeleri sınırlayan bir yasa çıkarttığını ve bunu başarılı şekilde uyguladığını anlatan Kanca, Türkiye’de de buna ihtiyaç olduğunu ifade etti. Türk Ticaret Kanunu’nda bununla ilgili bir madde olduğunu da hatırlatan Kanca, uygulamadaki sıkıntıların giderilmesi gerektiğini dile getirdi.

Vadeler enflasyonu yukarıda tutuyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran da vadelere sınır getirilmesi konusunda yapılabilecek bir düzenlemeyi destekleyeceğini kaydetti. Bankaların yanı sıra piyasadaki şirketlerin de vadeli çek senet kullanarak bir birini fonladığını anlatan Dalgakıran, bunun enflasyonu aşağı çekmeyi engellediğini belirtti. 12 ay- 18 ay gibi vadelerle satış yapanların yüzde 20 vade farkı koyarak enflasyonun bu seviyelerde kalmasına yol açtığını savunan Dalgakıran, bunun nakit akışını daha da bozduğunu vurguladı. Vadeleri sınırlama durumunda ekonomide bir parça duraklama da olabileceğini bildiren Dalgakıran, şöyle devam etti: “Türkiye’de çok sayıda ‘zombi’ şirket var. Aslında batıklar ama çek senetle varlıklarını sürdürüyorlar. Vadeleri sınırlandırdığınız zaman bunlar piyasadan silinir. Kısa vadede ekonomi bunların silinmesi nedeniyle yavaşlasa da daha sonra ortaya çıkabilecek büyük problemlerin önü kesilmiş olur.”

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken ise esnafların nakit akışındaki bozulma nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını anlattı. Dövizdeki dalgalanma nedeniyle ortamın belirsizleştiğini dile getiren Palandöken, yabancı yatırımcının da beklemede kaldığını bildirdi. Piyasaya verilen paranın yeterli olmadığı için böyle bir sıkıntı olduğunu kaydeden Palandöken, nakit sıkışıklığı olan bir ortamda bunu kullanarak vadeleri daha da uzatanların olduğuna işaret etti. Vadeleri sınırlayacak bir düzenlemenin piyasayı rahatlatabileceğini savunan Palandöken, küçük işletmeler için bunun kurtarıcı olabileceğini vurguladı.

Vadelerin artması finansman ihtiyacını artırıyor

Alacak sigortası şirketi Euler Hermes’in 40 ülkede ve 20 sektörde faaliyet gösteren şirketlerin finansallarına dayanarak hazırladığı ödeme davranışlarını inceleyen raporun ikincisi de vadelerin uzadığını ortaya koyuyor. Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner, “2017 yılında Türkiye’deki alacak tahsil süresi 3 gün daha uzayarak 83 güne ulaştı” dedi. Alacak hesapları, stok ve alacaklılar hesabı gibi değişkenlerden oluşan şirketlerin işletme sermayesi ihtiyaçlarını analiz eden rapora göre vadelerin uzaması nedeniyle işletmelerin finansman ihtiyacı artıyor. CEO Özüner, bu durumun nedenini şöyle anlattı: “Vadeler uzuyor, ödeme yapmayan işletmenin işletme sermayesi ihtiyacı bu nedenle o dönem için azalıyor. Bu durum aynı zamanda finansman ihtiyacını artırıyor. Türkiye ile birlikte Çin pazarında da benzer tepkiler gözlemliyoruz.”

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.