10 °C
Emre ALKİN
Emre ALKİN PAYLAŞMASAK OLMAZDI emre.alkin@dunya.com

'Spor amaç değil, eğitimin bir aracıdır'

Bu hafta konuğumuz hayatımızın gizli kahramanlarından. Tenis Hocası Mahir Türker. Aslen Trabzon Akçabaatlı. Hayat onu önce İzmir, sonar da İstanbul’a atmış. Benim şansım herhalde, sürekli pozitif enerjisi yüksek insanlarla sohbet ediyorum. Mahir Hoca da böyle biri. Spor aşkı ağır basmış hayatında hep. “Bu işi yapmasam animator olurdum” dedi gülerek. Durmaktan hoşlanmıyor. Hep hareket halinde. “Tenis” en favori sporu. En çok kiminle anlaştığını sordum. Tereddütsüz cevap verdi. Paylaşmasak olmazdı. 

Nasıl bir çocuktunuz? Merak ettim.

Çok hareketli, yerinde duramayan, çabuk sıkılan ve her şeyi merak eden hatta hiperaktif denilebilecek bir çocuktum. Bir yerde uzun süre oturamam.

Neden spor? Başka meslek de olabilirdi değil mi?

Sporu sevmemdeki en önemli etken ailem. Çünkü ablam Hentbol Milli Takımı’ndaydı. Ağabeyim ise basketbolcuydu. Onları izleyerek büyüdüm ve hep içimde spor sevgisiyle yaşadım. Çocukken spora yetenekli olduğumu hep dile getirdiler. Tenis maçlarını TRT ‘den seyrederdik o zamanlar. Plastik raketlerle tenis oynadığımız güzel günler olarak hala anılarımda yerini korumakta. 

'Maddi zorluklar odaklanma sorunu yaratıyor'

Aileniz her zaman kararlarınızda destek oldu mu?

Ailem her zaman kararlarıma saygı duymuş ve her kararımı desteklemişlerdir. Bu anlamda hayatım boyunca severek yapabileceğim bir işim olmasında destek olduklarından dolayı aileme minnettarım.

Spor yapmak veya öğretmek çerçevesinde Türkiye ne durumda?

Türkiye’de herkes kendi imkanları ile spor yapıyorken, Avrupa ve ABD spora yönlendiriyor. Eğitim sisteminin eksikliği olsa gerek,  çocuklarımızı hep bir yarış içerisine sokuyoruz. Spor, eğitimde amaç değil önemli bir araçtır. Ülkemizde ne yazık ki eğitim hayatını etkileyeceği düşünüldüğü için spor hep ikinci plana atılıyor. Fakat Avrupa'da eğitimin önemli bir kısmı spor aktiviteleriyle verilmekte ve çocuklar yetenekli oldukları branşlara eğitmenler tarafından yönlendirilip elit sporcular olmaları konusunda yönlendirilmektedirler. Türkiye’de spor eğitmenleri maddi anlamda yeterli kazanç sağlayamadığı için birkaç meslek yapmak zorunda kalıyor. Ben bunu yaşadım. Bu sebeple odaklanma sorununu önlemek için tamamen tenis eğitmenliğine odaklandım.

Bu işi yapmasaydınız ne yapmak isterdiniz?

Bu işi yapmasaydım tatil köylerinde animasyoncu olmak isterdim, hem eğlenceli geliyor bana hem hareketli bir iş... Bana oturmak yok!

'Benim gerçek kazancım, öğrencimin gelişimidir'

Hangi spor ilk tercihiniz?

Tenis tabii ki... Sıfırdan başlandığı için her şeyi benden öğreniyorlar. Gelişimlerini görmek, başarılarını izlemek bana büyük haz veriyor. Yeni kişiler, farklı karakterler tanımak benimde kişisel gelişimim açısından etkili oluyor. İnsanlarla iletişim halinde olmak onlarla tenis dışında da paylaşımda bulunmak da mutluluk verici. “Ders bitti, görev bitti” mantığı ile hareket etmemek bu işin en güzel tarafı. Bazı aileler beni arayarak “Hocam sizi çocuğumuz çok seviyor, onunla konuşup derslerine de önem vermesini söyler misiniz?” diyorlar. Sadece tenis kortunda olursak başarılı olamayız. Gerçek eğitmen hayatın her anında etkileyebilmeli diye düşünüyorum.

Büyükler mi zor yoksa küçükler mi?

Büyüklerle çalışmak daha zor. Büyüklerde öğrenilmiş becerileri düzeltmek ve yeniden öğretmek daha zor oluyor. Çocuklar ise bir hamur gibi. İstediğiniz şekli verebiliyorsunuz. Kişiliklerini bile etkiliyebiliyorsunuz bu yüzden sadece tenis eğitmeni olmak yeterli olmuyor. Duruşunuzla, konuşmanızla, karakterinizle örnek olmanız gerekiyor.

Hatırlıyorum, bir öğrencim derse gelip hiçbir şey yapmak istemiyordu. Ben de bir süre bekleyip sonra dersi kestim ve öğrencimi evine gönderdim. O kadar üzülmüş ki, annesine gözleri yaşlı şekilde anlatmış bu durumu. Annesi beni arayınca, ben de “zorla güzellik olmaz” diye anlattım. Annesi ricacı oldu, evladımız tekar başladı. Sonunda da iyi bir müsabaka tenisçisi oldu. Gurur duyuyorum onunla. Çocuklar anne ve babalarının maddi ve manevi emeklerine de öğretmenin işine de saygı duymayı öğrenmeliler. Ancak bu şekilde gelişim olur. 

'Eğitici öğretmek kadar, öğrenmeye de hazır olmalı'

Yaptığınız işte eğitimin payı nedir?

Eğitim çok büyük önem arz ediyor. Pedagojik formasyon, antreman bilimi, çocuk psikolojisi, her yaşın farklı fiziksel ve zihinsel gelişimini bilmeniz gerekiyor. Eğitsel oyunlar bilmeniz gerekiyor, öğretim tekniklerini bilmeniz gerekiyor bunları iyi harmanlayıp  öğrencilerinize sunmanız gerekiyor. Özetle iyi eğitim almak ve yenilikleri takip edip öğrenmeye açık olmak çok önemli. 

Bu işte ekmek var mı?

İşinizi iyi yapıyorsanız her işte olduğu  gibi bu işte de ekmek var. Ama maddiyatı ön planda düşünürseniz, “antrenman bitsin hemen gideyim” mantığı güdüyorsanız, öğrencileriniz sizden uzaklaşabiliyor. İnsanları ve işimi seviyorum. İnatla ve sabırla çalışırım. Benim gerçek kazancım öğrencimdeki gelişimi görmektir. Bu da bana sonuçta ekmek olarak dönüyor.

Evlatlarınız bu işi yapsın ister miydiniz?

Tabii ki isterim. Yine de sevdikleri ve mutlu olacakları işi yapmalarını daha çok isterim. Aynen benim gibi.
 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.