11 öğrenciye 90 üniversiteden kabul 4 milyon dolarlık burs nasıl sağlanır?

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Başlığı okuyunca ilk anda bir ‘yolsuzluk hikâyesi’ gibi de algılayabilirsiniz ama öyle değil. Yurt dışında üniversite okumak isteyen Eskişehir’deki 11 Türk genci, o kadar başarılı ve stratejik başvurular yaptı ki ABD’deki 90 üniversiteden kabul ve toplamda 4 milyon dolarlık burs imkânı almayı başardı. Tabii ki bu 11 genç sonuçta, 90 üniversite içinden seçim yapacak ve ‘kabulü’ kabul edecek. 4 milyon dolarlık burs imkânından da gidecekleri üniversite ya da bölümlere uyumlu ve yeterli miktarda alabilecekler. Admittance Education kurucusu eğitim danışmanı Yeşim Erez ile konuşuyoruz. Kendisi ABD’de yaşayan bir eğitim girişimcimiz. Üniversiteye Kabul Danışmanları Uluslararası Birliği (IACAC), Bağımsız Eğitim Danışmanları Birliği (IECA) Avrupa Bölge Liderliği ve Global Komite Başkan Yardımcılığı görevlerini de yürüten Yeşim Erez, verdiği yurt dışı eğitim danışmanlığı ile gençlere dünyanın en iyi üniversitelerinin kapılarını açıyor. Eskişehir’de eğitim danışmanlığı verdiği bir özel okuldaki 11 öğrenciye, uzun soluklu çalışma modeliyle 90 üniversiteden kabul ve 4 milyon dolarlık burs sağlamayı başardı. Bu öğrencilerimize kabul veren üniversiteler, ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinden. Yeşim Erez’in ilginç bir yaklaşımı var; “Biz okullara değil ailelerle çalışıyoruz, bağımsız eğitim danışmanlığına inanıyoruz. Maalesef eğitim danışmanlığı veren birçok kişi ya da kurum, okul pazarlamaktan başka şey yapmıyor. Bu da öğrenciyi ve aileleri çoğu zaman zor durumda bırakıyor. Hiçbir okuldan komisyon kabul etmeyiz, komisyon teklif eden bir okul olursa da öğrencimiz için o kadarlık indirim isterizdiyor. 2017’den beri yaklaşık 400 öğrencimizin yurt dışında, istedikleri ya da en uygun olan üniversiteye yerleşmesini sağlayan Yeşim Erez, bunların yarısının ABD üniversitelerinden yarısının da diğer ülkelerden kabul aldığını belirtiyor. “ABD’de 4 bine yakın üniversite var. Türkiye’de genellikle bunların bazıları çok iyi biliniyor. Oysa adını hiç duymadığınız o kadar fazla iyi üniversite var ki hem de daha iyi koşullarda okuma imkânı sağlayabiliyorlar. Son 5 yılda bu üniversitelerde 1 milyona yakın öğrenci azalması yaşanmış. Kapanan üniversiteler oldu. Bunda hem eski başkan Donald Trump’ın, yabancıların ABD’de okuma şartlarını zorlaştırmasının hem de ABD’deki demografik sorunların yani nüfusun yaşlanmasının etkisi var. ABD bunun farkında ama adım atmakta yavaşlar” diyor. Dünyada en çok yabancı öğrenci ağırlayan ülkenin ABD olduğunu ve bundan da çok iyi para kazandığını hatırlatınca şunları söylüyor: “Doğru ama son yıllarda ABD bindiği dalı kesiyor gibi. ABD okuyan yabancı üniversite öğrencilerinin yüzde 60’ı Çin ve Hindistan’dan geliyor. Biraz da bu nedenle pandemi döneminde çok kötü uygulamalara tanık olduk. Kabul almış öğrencilere vize verilmedi. ABD okuyan yabancı öğrencilerin derslere devamı çoğu yerde mümkün olamadı. Böyle bir ortamda Kanada ve Avrupa öne çıkmaya başladı. Kanada’da yabancı öğrenci sayısı hızla artıyor. Çalışma izni de çok önemli etken. Mesela Kanada’da 8 aydan fazla okuduysan çalışmaya iznin oluyor ve 3 yıl kalabiliyorsun. İngiltere ise Brexit’ten sonra bu konuda cazibe kaybetti ama onlar da farklı şekillerde İngiltere’de okumayı teşvik etmeye başladılar. Son dönemde Hollanda da öne çıkıyor. Avrupa’daki 40 ülkede 606 üniversitede 3.275 İngilizce program var. Avrupa’nın kabul standartları birçok öğrencimize uyuyor fakat girdiğinizde şaşırabiliyorsunuz. Sınıf geçmek, ayak uydurmak çok zor olabiliyor. Akademik olarak daha zor bir yapı var.”

1.000 üniversite için ‘tarama’ yazılımımı geliştirdik!

Yeşim Erez, ABD merkezli bir eğitim danışmanlık şirketi olarak, hem en iyi hizmeti vermek hem de rakiplerine fark atmak için dünyanın iyi üniversitelerinin akademik ve finansal verilerini her yıl takip eden, başvuruları, değişimlere göre sürekli düzenleyen özel bir sistem geliştirdiklerini belirtiyor. Pandeminin, ABD’deki kabul ve eğitim sistemini tamamen değiştirdiğini, burs almanın da çok zorlaştığını, başarılı olmak için doğru formülü, işin püf noktalarını bilerek ilerlemek gerektiğini vurguluyor. Erez, şöyle devam ediyor: “Üniversitelerde burs ve kabuller her yıl kayıt idaresi, ekonomik koşullar ve pandemi gibi kontrol edemediğimiz faktörlerden dolayı değişiyor. Bu değişiklikleri takip etmemiz, öğrenciye üniversite eşleştirmesi yaparken, hangi üniversiteleri listeye alacağımıza karar verirken, üniversitelerin koşullarını bilmemiz gerekiyor. Geliştirdiğimiz sistem 1000 üniversitelik bir veri tabanına sahip. Bu, şimdiye kadar hiç uygulanmamış bir yöntem ve bu kadar üniversiteyi kapsayan bir veri tabanı daha önce geliştirilmemişti. Öğrencinin özelliklerine göre 1000 üniversite arasından en uygun olanları ayıklayıp ona göre süreci planlıyoruz.”

Kabul komitesinin gözünden bakmak zorundayız

Öğrencinin üniversiteye kabulünü onaylayacak komitenin bakış açısının çok belirleyici olduğunu belirten Yeşim Erez, bir başvurudan genel şartları karşılamanın dışında ne beklediğini bilmek gerektiğini anlatıyor. Öğrenciyi hazırlarken nelere dikkat ettiklerini de şöyle özetliyor: “Karar kriterleri çok önemli. Çünkü ülkeye ve üniversiteye göre değişiyor. Biz bunları biliyoruz, takip ediyoruz. Üniversitelerle sıkı bir iletişim içindeyiz. Hazırlanmak için zamana ihtiyaç var. Mesela Robert Kolej gibi okullarımızın öğrencileri 11’inci sınıfta da hazırlanmaya başlayabilir ama birçok okulumuzun öğrencileri 10’uncu sınıftan başlamalı. Avrupa, daha çok notlara ve akademik duruma bakar ama ABD, öğrencinin meraklı olup olmadığını, araştırmacı kişiliğinin varlığını, ekip çalışmasına yatkınlığını, kültürel uyum durumunu anlamak ister. Hedeflenen bölüme göre projeler yapmış olmak, önemli kurumlarda ona göre uygulamalı çalışmış olmak çok avantaj sağlayabilir.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar