1995-2014 ve sonrası: Küresel çip krizlerinin yükselişi

Kâğıdın Çin’de icat edilmesin­den sonra bu buluşun Avrupa'ya yayılması yaklaşık 1000 yıl sürdü. Günümüzde ise küreselleşme saye­sinde bilgi ve teknolojinin sınırlar ötesine yayılmasının hızlandığını görüyoruz.

1995–2014 yılları arasın­da Amerika Birleşik Devletleri, Ja­ponya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık (G5) dünya çapında patentli tüm yeniliklerin dörtte üçünü üre­tiyordu. Sonrasında özellikle Çin ve Kore gibi büyük ülkeler küresel bilgi birikimine önemli katkılarda bulun­maya başlayarak birçok sektörde ilk beş lider arasına girdi.

1995’te ABD, Avrupa ve Japon­ya küresel patent atıflarında hâkim konumdayken, Çin ve Kore (toplu­ca “Diğer Asya” olarak gösterilmek­tedir) giderek artan şekilde patent atıfları aracılığıyla küresel bilgi sto­kunu kullanmaya başladı.

2014 sonrasında oluşan yeni kü­resel dengede, otomotiv sektörün­de Çin, Avrupa ve Amerika’nın önüne geçerken; günümüzde yaşa­nan ticaret savaşları ve yeni denge arayışları, yarı iletken krizi, yerin­de üretim ve kritik hammaddeler üzerinden otomotiv endüstri­sini şekillendiriyor.

Küresel çip kıtlığının arkasında ne var?

Çip kıtlığından en çok etkile­nen sektörlerin başında otomo­tiv endüstrisi geliyor.

Bağlantı düzeyi arttıkça, araçlardaki yarı iletken sayısı da yükseliyor; günümüzde bir­çok araçta güvenlik özellikleri, elektrik ve aktarma organları sistemleri, bilgi-eğlence sistemleri, bağlantı teknolojileri ve daha fazla­sını kontrol etmek için binlerce yarı iletken kullanılıyor.

Otomobil endüstrisinin çip talebi toplamın yaklaşık %20’sini oluştu­rurken, ortalama bir otomobilde 1.000’den fazla mikroişlemci kul­lanılıyor.

Çip endüstrisinin günümüzde ya­şadığı zorlukların kökenleri 2018 yı­lına kadar uzanıyor. Paketlemeden buzdolaplarına kadar her şey birbi­rine bağlı hale gelmiş, akıllı telefon­lara olan talep hızla artarken, oto­mobillere olan talep ise daha ılımlı seyretmişti. İhtiyacı karşılamak için yarı iletken üreticileri, artık kritik olan otomotiv bileşenlerini diğer en­düstrilere daha fazla tedarik etmeye başladı. Bu, 2020'nin son çeyreğinde otomobil talebinin beklenmedik bir şekilde artması ve düşük faiz oranla­rı ve tüketicilerin tahmin ettiğinden daha fazla harcanabilir gelire sahip olması sayesinde 2021'in ilk yarısı boyunca devam etmesiyle büyük bir sorun haline geldi.

Fabrikalar, parça aksamaları ne­deniyle üretimi kısmak, hatta geçici olarak kapatmak zorunda kaldı.

Çiplerin kullanım alanı giderek çeşitleniyor ve artıyor; akıllı tele­fonlar, çeşitli iletişim cihazları, bil­gisayarlar, otomobiller, oyun kon­solları, güneş enerji sistemle­ri ve akıllı ev cihazlarının yanı sıra savunma sanayi ile uzay ve havacılık için üretilen pek çok parçayı kapsıyor.

Günümüzde küresel yarı ilet­ken kıtlığının sona erdiği söyle­nirken, Hollanda hükümetinin yaptığı açıklama dikkat çekti. 30 Eylül itibarıyla, Çinli bir bilgi­sayar çipi üreticisinin kontrolü, olası bir teknoloji transferi en­dişesiyle ana Çinli şirketinden alınarak Hollanda yönetimine geçti. Şirket, çiplerinin büyük bir kısmını Avrupa’da üretip daha sonra Çin’de paketliyordu. Operasyonların her iki tarafında da alternatif ortakların hızlı bir şekilde bulunması mümkün görünmüyor ve müşterilerin stokla­rının ne kadar süreyle yeterli olacağı hâlâ belirsizliğini koruyor.

Kriz, otomotiv üretimini etkiliyor

Global otomotiv üreticileri, Hol­landa ile Çin arasında çip üretici­si üzerinden yaşanan çekişmenin otomobil fabrikalarını sekteye uğ­ratabileceğini belirtiyor. Avrupa ve Japonya’daki otomobil şirketleri de, bu anlaşmazlık nedeniyle çip te­darikinde yaşanacak aksaklıkların üretimi ciddi şekilde etkileyebile­ceğini vurguluyor.

Çinli çip üreticisinin kontrolü­nün ele geçirilmesi kararı, Çin’in nadir toprak elementleri ihracatı­na getirdiği son kısıtlamalar nede­niyle mıknatıs gibi ürünlerde po­tansiyel kıtlıkla karşı karşıya ka­lan otomotiv endüstrisi üzerinde önemli bir etki yarattı. Lahey, o dö­nemde Avrupa’nın yarı iletken te­darikini güvence altına almak ve şirketin fiili kontrolünü ele geçir­mek için Soğuk Savaş döneminden kalma bir yasayı devreye soktuğu­nu açıklamıştı.

Tüm otomotiv üreticileri, birlik­leri ve ülkeler, son gelişmelerle çip tedarikinde sıkıntılar yaşanabile­ceğini ve bunun üretimi aksatabile­ceğini belirtiyor. Elektronik kontrol ünitelerinde kritik parçalar olarak kullanılan çiplerin küresel üretim üzerinde ciddi etkisi olması bekle­niyor. Üreticiler, halihazırda Çin­li elektrikli araç üreticilerinin sert rekabetiyle mücadele eden sektör için bu durumun ciddi sonuçlar do­ğurabileceği konusunda uyarıyor. Çip teslimatlarındaki kesintiler kı­sa vadede giderilemezse, durum ya­kında önemli üretim kısıtlamala­rına, hatta üretimin tamamen dur­masına yol açabilir.

Önümüzdeki yıllarda, nesnele­rin interneti (IoT), 5G teknolojileri ve özellikle otomotiv endüstrisinin elektrifikasyonu sürecinde, çip kıt­lığı IoT modüllerinin uygulanması­nı ve elektrikli araç projelerini ya­vaşlatıyor olacak.

Bugün ise artan hammadde sıkın­tıları ve jeopolitik gerilimlerin ne­den olabileceği muhtemel yarı ilet­ken tedarik sorunları, uluslararası emtia piyasaları ve lojistik zincirleri üzerinde olumsuz etkilere yol açabi­lir. Söz konusu olumsuz etkiler, oto­motiv sektöründeki dönüşümü ve oluşacak ekosistemi yavaşlatacak gibi görünüyor. Ancak bu durum, ay­nı zamanda yeni oluşumların ve fır­satların da yolunu açabilir. Otomo­tiv sektörünün bu ekosistemdeki de­ğişim için ayırdığı 500 milyar dolar, sürecin ne kadar kritik ve önemli ol­duğunu açıkça gösteriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar