2008 yılı rakamlarını yakalarken
Bu yılın ikinci çeyreğinde de yüzde 10.3'lük bir büyüme yakalayarak ilk yarıda yüzde 11'lik bir büyüme elde ettik. Yılın üç ve dördüncü çeyreklerinde ilk yarıdakine benzer baz etkisi olmayacağı için büyüme rakamları daralacak. Buna rağmen yılsonu beklentisi, yüzde 3.5 olan rakamın üstüne yüzde 5-6'lara çıkacak. Kriz dönemi öncesi noktaya geleceğiz. Ama siyasal ve ekonomik istikrar ve büyümenin sürekliliği için yapmamız gerekenler olduğunu unutmamalıyız.
İlk çeyrekteki yüzde 11.7'li büyümenin ardından dün TÜİK'in açıkladığı yine iki haneli yüzde 10,3'lük büyüme ile üst üste iki kez çifthaneli büyüme ile bu yılın altı aylık ilk yarı büyümesinde yüzde11'e, sabit fiyatlarla GSMH'da da 49.3 milyar liraya ulaştık. Böylece 2008 yılının ilk yarı sabit fiyatlarla GSMH rakamı 49.7 milyar liraya çok yaklaştık.
Bu yüksek büyümede bir yandan geçen yılın ilk çeyrek yüzde 14.6, ikinci çeyreğinin 7.6 küçülmesinin baz etkisi oldu. Bunun yanı sıra bir yandan tüketim artışı, öte yandan yatırımlardaki canlanma da büyümenin nedenleri arasında yer aldı. Özel sektör yatırımları ilk çeyrekteki yüzde 23 artışın arkasından ikinci çeyrekte de yüzde 32'lik bir artış gösterdi. Kamu yatırımları ise ilk çeyrekte yüzde 25.6 gerileme göstermişken, ikinci çeyrekte yüzde 14.6'lık bir artışla bir canlanma yaşadı.
İktisadi faaliyet kolları ve sektörler açısından konuyu ele aldığımızda İkinci çeyrekte en hızlı büyümenin yüzde 21.9 ile inşaat sektöründe olduğunu görüyoruz. Gayrimenkul sektöründe bir canlanmanın da habercisi olan bu büyüme ile sektörün 6 aylık yılın ilk yarı büyümesi yüzde 15.1'e çıkmış durumda. Ancak, 6 aylık dönemde imalat sanayi yüzde 18, Toptan ve perakende ticaret sektörü yüzde 17 ile daha hızlı büyüyen iki sektör. Büyümede yüzde 10'un üstünde payı olan sektörler arasında yer alan tarımdaki artış ilk altı aylık dönemde binde 5 seviyesinde kalırken, ikinci çeyrekte 22 sektörde de binde 5 ile yüzde ile yüzde 21.9 oranında büyüme saptandığına tanık oluyoruz.
2009 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 2.7 küçülme, dördüncü çeyreğinde yüzde 6 büyüme yaşanması bu yılın son iki çeyreğindeki büyümenin ilk iki çeyrekteki hızının altında kalacağını ve çift haneli olamayacağını ortaya koyuyor. Tahminler ikinci yarı büyümesinin yüzde 0-2'ler seviyesinde olabileceği yolunda. Bu da bizim yılsonu büyümemizin yüzde 5-6 sınırında olabileceği sonucunu getiriyor.
Büyümede ortaya çıkan bu tablo yeniden sürdürülebilir bir büyüme dönemine girerek, kriz döneminde 4 çeyrek küçülen ekonomimizin o dönemi kapattığını yıl sonunda 2008 rakamlarına ulaşarak yola devam edebileceğimizi gösteriyor.
Tabii bunun sürekli kılınabilmesi ekonomik ve siyasal istikrara bağlı. Ancak, o durumda iç tüketimde başlayan artış sürerken, üretim artışı ve yeni yatırımlar gündeme gelir. Eğer dış konjontürde de geleneksel ihraç pazarlarımızda da olumlu gelişme olursa, o zaman ihracattaki canlanmayla da büyümemizi daha yukarı çekebiliriz.
Güven ve istikrarı sürekli kılabilmek için ise reform politikasının sürmesi, siyasette çatışma değil diyaloğun önde olduğu bir dönem yaşanması, ekonomimizin inandırıcılığı için mutlaka Mali Kural gibi bir çıpanın hayata geçirilmesi gerekir.