2020 yılı muhasebesine bu sorularla başlayabilirsiniz!

Emrah LAFÇI
Emrah LAFÇI Ekonominin Doğası dunya@dunya.com

Hiç şüphesiz dünya tarihinin en ilginç ve zor yıllarından biri olmayı çoktan hak eden bir yılı geride bırakıyoruz. Geçmiş yılın şöyle bir muhasebesini yapmak ve yeni yıla ilişkin planlamalar yapmak için yıl sonlarının önemine inanırım. Geçmiş yıl muhasebesi yaparken de kendimize karşı ne kadar dürüst olursak sorunları o kadar net görür ve çözüm üretebiliriz. Yoksa aynı yerde takılıp kalırız. Ülkeler de geçmiş yılın muhasebesini dürüst ve açık bir şekilde yapmalı, problemler varsa bunları ortaya koymalıdır. Bu muhasebeyi ilk yapacak kurum siyaset kurumudur. Kendilerini neleri doğru, neleri yanlış yaptık sorularıyla değerlendirmeliler. Ama bu yetmez, kendini değerlendirmek ve eleştirmek zordur. İnsan kendine karşı objektif olamaz. Bu yüzden tarih boyunca bu muhasebeleri yapacak farklı kurumsal yapılar ortaya çıkmıştır. Mesela muhalefet, sivil toplum, MEDYA bunlardan bazılarıdır. Eğer MEDYA başta olmak üzere bu kurumların sesleri duyulmaz hale gelirse o muhasebe de pek işe yaramaz. Herhangi bir OLAY olduğunda buna ilişkin değerlendirmeniz hatalı olabilir, işte bu güçler ayrılığı ve denge-fren mekanizması bu hatanın farkına varmanızı sağlar. Yoksa sevdiğim bir hocamın söylediği gibi yıllarca “Benim annem güzel annem” şarkısını söyler dururuz. Sonra bir bakarız muadil ülkeler almış başını gitmiş. Bir zamanlar kişi başı 12-13 bin dolar olan milli gelirimiz, bugünkü gibi 7-8 bin dolara inmiş.

Özeleştiri yapması gereken herkes yaptı mı?

Ülkemiz ekonomisi açısından bakarsak bu muhasebenin ve planlamanın yıl sonunda değil, 2 ay önceden yani kasım başında biraz da şartların zorlamasıyla yapıldığına şahit olduk. Türkiye ekonomisine bir sihirli değnek değdi ve kasım öncesi yapılan ne kadar uygulama varsa hepsinin yanlış olduğuna kanaat getirildi ve hepsi tam tersleriyle değiştirildi, değiştiriliyor. Aslına bakarsanız ciddiye alınacak hiçbir ülkede aynı parti iktidardayken böyle köklü bir politika değişiminin olması beklenmez. Böyle bir değişim olursa da birileri çıkıp;

- Bu kadar yanlışı 2 yıla nasıl sığdırdınız?

- Bu yapılan yanlışların tek sorumluları görevlerinden ayrılanlar mı?

- İcra makamı yürütme değil midir?

- Bu yanlışlar yapılırken siz nerdeydiniz ve bir özeleştiri yapmanız gerekmez mi?” diye sorar.

Demokrasi olsaydı bu hatalar olur muydu?

Bu sorular demokrasinin gerekleridir. Bizde demokrasi seçimden seçime sandıkta oy kullanmak olarak anlaşıldığı için maalesef bu sorulara gelemiyoruz. Bunun yerine yeni gelen ekonomi yönetiminin icraatları alkışlanıyor. Yapılanların büyük çoğunluğu doğrudur, alkışlanması gerekir. Buna ben de katılıyorum. Ama bu arada bu kadar yanlışın neden yapıldığı ya da bugün bu doğruları yapanların ya da alkışlayanların o yanlışlar yapılırken seslerinin neden gür çıkmadığını da sormamız gerekir. Bu noktada cevabının verilmesi elzem olan birkaç soru daha soralım;

- Bu doğruları madem biliyordunuz bunca yanlış yapılırken sesinizi neden duyuramadınız?

- Sesinizi duyuracak kurumsal yapı mevcut değil midir?

- Eğer öyleyse bu yapının değişmesi için bir çabanız oldu mu?

- Olmadıysa neden olmadı?

- Olduysa ve değiştiremediyseniz neden durmaya devam ettiniz?

Bu sorular sorulmazsa bugünkü bahar havası gün gelir yerini kışa bırakır. İşte böyle sorularla ancak geçmiş yılın hatta geçmiş hayatın muhasebesi yapılır.

Siz yine de umut etmeyi bırakmayın!

Genelde sonraki yıla ilişkin umut aşılamak için “gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olduğu andır” derler. Ülke açısından nerenin en KARANLIK olduğunu, bunun daha karanlığının bulunup bulunmadığını bilmemiz şimdilik zor görünüyor.

Salgının yavaş yavaş ortadan kalkmasıyla hiç olmazsa sizlerin bireysel hayatlarınızda umarım karanlığın dağıldığı, güneşin göründüğü bir yıl olur 2021. Ben her şeye rağmen sizlerle tanıştığım ve görüşlerimi aktarma fırsatı bulduğum için 2020’ye ve bu fırsat için gazeteme teşekkür ederim. Mutlu yıllar!

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar