2020 yılına bakış

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

2019’u küresel çapta belirsizliklerin derinleştiği bir yıl olarak değerlendirebiliriz. ABD-Çin gerginliği, zorlu Brexit süreci ve jeopolitik gelişmelerle dünya ticaret hacmi geriledi ve küresel büyüme ilk kez 2009 kriz dönemindeki seviyelerine geldi. Bu gelişmelerin etkisiyle merkez bankaları da daha destekleyici konuma geçti. Global belirsizliklerle baş etme amacıyla Fed, 3 kez faiz indirirken, küresel çapta maliye politikalarının kullanımı gündeme daha fazla geldi. İş dünyası güveni gerilerken yatırımlar ötelendi ve 2019’da küresel büyüme tüketimden geldi.Tüketici güveninin daha dirençli olmasında; ücretlerdeki artış, sermaye piyasalarının güçlü seyrine bağlı refah etkisi ve enflasyonun düşük seyrinin tüketicilerin satın alma gücünü yükselmesi etkili oldu.

Piyasa etkilerine baktığımızda ise; ABD bono piyasalarının seyri de piyasa güveninin bir göstergesi. 2019 Ağustos ayında, 10 yıllık tahvil faizi ile 2 yıllık tahvil faizi arasındaki farkın negatife geçmesi ile piyasalar olası bir resesyonu fiyatlarken, Fed’den gelen faiz indirimleri ve destekleyici duruşun korunacağı beklentisiyle tahvil getiri eğrisi tekrar pozitife geçti. Yılın son döneminde ABD-Çin arasında uzlaşılan faz 1 ticaret anlaşması da bu görünüme destek oldu. Yine yaz aylarında güvenli liman saikiyle, gelişmiş ülke bonolarına gelen talep ile küresel çapta negatif getirili bono tutarı ağustos ayında 17 trilyon dolara kadar yükselmesinin ardından, görünüme ilişkin olumlu beklentilerle bu tutar halihazırda 11,7 trilyon dolara geriledi.

Düşük faizlerin uzun süre korunacağı beklentisi ve ticaret belirsizliklerindeki azalma 2020 yılında daha olumlu bir büyüme beklentisine yol açarak hisse senedi piyasalarına ek destek verecek görünüyor. Gelişmiş ülke hisse senedi piyasaları gelişmekte olan ülkelere göre daha primli: S&P 500, 2018’de %6,2 gerilemesinin ardından 2019’da %29 değer kazanırken; gelişmekte olan ülkelerin hisse senedini gösteren (MSCI EM) endeksi de sırasıyla %16,6 daralmanın ardından bu yıl %15,4 mertebesinde arttı. Dolar ise diğer gelişmiş ülke para birimlerine göre sınırlı bir miktar değer kazandı.

2020 yılında toparlanmanın özellikle yılın 2. yarısında belirginleşmesi bekleniyor. Burada da şu faktörler belirleyici olacak: İlki ABD-Çin ticaret gerginliklerinde bir istikrar sağlandı. Faz-1 anlaşması ile ABD’nin Çin’den ithal edilen mallara yeni tarife uygulamayacağı daha önce belli ürünlere uygulanan tarifeleri azaltılacağı; Çin’in ise ABD’den ithal ettiği tarım ürünlerini artıracağı belirtiliyor (40-50 milyar dolar). Ayrıca fikri mülkiyetlerin korunması konusunda da reform sözü verildiği bildiriliyor. İkinci olarak, İngiltere seçimlerde muhafazakar partinin çoğunluğu kazanması ile Brexit’de büyük bir ekonomik belirsizlik de azalmış durumda. Bu gelişmeler iş dünyası güveni açısından olumlu olurken, belirsizliklerin etkisiyle daralmış olan yatırımların da bir şekilde normalleşmeye başlaması bekleniyor. Son olarak, 2020’de destekleyici para ve muhtemelen ek maliye politikası önlemleri, büyümeyi ve finansal piyasaları desteklemeye devam edecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar