2020’nin ardından

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Zafer ÖZCİVAN - Satış Direktörü / Sektör Uzmanı

Ekonomik olarak acısıyla tatlısıyla bir yılı geride bırakmaya üzereyiz. Bilindiği üzere 2020 yılı iş dünyası için epey bir zor yıl oldu. Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde başlayan koronavirüs nedeniyle bütün dünya endişe ile gelişmeleri izlemeye ve ülkeler önlemler almaya başlamıştı.

Ülkemizde ilk kez 11 Mart 2020 tarihinde görülen COVID-19 vakası bugüne kadar yaklaşık 9000 vatandaşımızı kaybetmemize sebep oldu. Tabii ki ekonomi ve sağlık yönetimi de birtakım önlemlere başvurmak zorunda kaldığından iş dünyası alınan önlemler nedeniyle birtakım olumsuzluklar yaşamıştır. Öncelikle sokağa çıkma yasağı, işyerlerinde alınması gereken zorunlu önlemler, ücretsiz izinler, kısa çalışma gibi faktörler işletmeleri kendi içlerinde değişik sistemlerin uygulanmasına yol açmıştır. Bu bağlamda alınan önlemler ve yaşanması zorunlu haller aşağıdaki şekilde sıralanabilir;

- Sokağa çıkma yasağı nedeniyle devletin verdiği kısa çalışma ödeneğinin yetersiz kalacağına inanan bazı işletmeler personeline ödeneğin üzerini tam maaşa tamamlayarak bir ek maliyete katlanmak durumunda kalmışlardır.

- İşletmelerde her giren bireyin ateşini ölçme, dezenfektan kullanımı, işyerlerinde sosyal mesafeye uyum sağlayarak çalışılması sürekli hale gelmiş, ateş yüksekliği görülen bireyler hastanelere yönlendirilmiştir ve uygulama devam etmektedir.

- Bazı işletmeler küçülen hacimleri nedeniyle bir kısım personelini ücretsiz izin vererek normalleşme sürecini beklemektedir. Dolayısıyla bu gruptaki personel geçim sıkıntısına düşmüş, çareyi yeni iş aramakta bulsa da büyük çoğunluğu sonuç alamamıştır.

Her gün yazılı ve görsel medyada yapılan korunma tedbirleri sayesinde hastalık bir nebze olsun yayılması önlenmiş olmalı ki birçok ülkeden daha iyi durumda olduğumuz bir gerçektir.

Diğer yandan ekonomi yönetimimiz esnafa kredi desteği ile yardımını esirgemeyip ticari ve üretim kaybını en aza indirgemeyi amaçlamıştır. Aynı zamanda azalan üretim hacmi de yurtdışından gelen birtakım ürünlere getirilen ithal vergilerinin arttırılmasıyla yerli üreticilerimiz desteklenmiştir. (Söz konusu vergiler sanayimizin gelişmesi için kalıcı hale getirilmelidir.)

Pandeminin sosyal yönlerinden de bahsedecek olursak,

- Özellikle kronik hastalığı olan ve/veya 65 yaş üstü büyüklerimiz bulundukları yaş riski nedeniyle diğer yaş gruplarından daha fazla evde kalmış, doğal olarak birtakım rahatsızlıklar ortaya çıkmıştır.

- 2020 yılının mart ayından itibaren öğrenci kardeşlerimiz okullar tatil edildiğinden ya derslere katılamamış ya da online olarak bilgi almışlardır. Bugün de yüz yüze öğrenim tam olarak sağlanamamıştır ve dolayısıyla öğrencilerimizin eğitim ve öğrenim kaybı ortaya çıkmıştır.

- Hastanelerimizde acil vakalar dışında cerrahi girişimler yapılamamış, zorunlu olmadıkça muayene için bile hastaneye gidilmemesi sağlık bakanlığımızca önerilmiştir.

- Maske kullanımı, temizlik ve sosyal mesafeye uyum toplumun büyük bölümü tarafından benimsenerek uygulanmıştır. Evlerdeki, işyerlerimizdeki temizlik alışkanlığımız olumlu yönde değişmiştir.

- Pandemi süresince, sosyalleşmenin kısıtlanması nedeniyle toplumda birtakım psikolojik sorunlar ortaya çıkmış, hatta sıkıntıdan sigara içmeye başlayanların olduğu da görülmüştür.

- Ülkemizde bacasız sanayi dediğimiz turizm sektörü de pandemiden etkilenen sektörlerden biridir. Yurt içinde iş seyahatlerinin azalması, yurtdışından da kısıtlı sayıda turistin gelmesi nedeniyle özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde bazı oteller açılmamıştır. Ayrıca vatandaşlarımız tatile çıkmayı ötelemişlerdir.

- Yukarıda saymaya çalıştığımız etkenler, tüm tüketicilerimizin birinci derece dışında ihtiyaçlarını ertelemek durumunda bırakmıştır. Bir diğer yandan esnaf borçlarını ödemede zorlandığından kredi beklentileri artmıştır. Ancak, ekonomi yönetimi tarafından yeniden yapılandırma gündeme alınmıştır.

- 2020 yılının Ocak-Mart döneminde, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin verilerine göre 23.3 bin keşidecinin 162 bin adet, 10.4 milyar TL çeki karşılıksız çıkmıştır. (En çok İstanbul, Ankara ve Antalya)

- Bu dönemde döviz kurları da ciddi artışlar göstermiş, bu artışların fiyatlara yansıması sonucu enflasyon da yükselmiştir.

Konuya başka açıdan bakmaya çalışalım, pandemi süresince olumlu gelişmeler de yok değildir. Öncelikle beslenme, temizlik alışkanlığımız pozitif yönde değiştiğinden pandemi sonrası da bu alışkanlıklarımız devam edecektir. Ve bu sürede gıda, temizlik, maske, kolonya vb. sektörlerde olumlu gelişmeler de yaşanmıştır.

Son gelişme ise ambalajlı ürünleri hijyen duruma getiren buzdolabı, telefon veya anahtar gibi eşyalarımızı temizleyen cihazlar, çamaşırlarımızı dezenfekte ederek yıkayan makinaların üretimine geçilmiştir.

Bir diğer önemli konu da Çin’den ithalat dünyanın birçok ülkesinde gündemde idi. Ancak pandeminin Çin’den dünyaya yayılması nedeniyle, bu ülkeden yapılan ithal ürünlerinin kullanımı artık kuşkulu duruma düştüğünden veya düşeceğinden bizim Türk mallarına olan talebi arttıracak ve pandemiden sonra ihracat rakamlarımızın yükselmesi, dış pazarlarda pazar payımızın büyümesine yol açacaktır.

Özetle 2020 yılı bizlere beş önemli şey öğretti

- İnsan ne kadar aciz

- Ölüm ne kadar yakın

- Sağlık ne büyük nimet

- Tedbir ne kadar gerekli

- Temizlik ne kadar önemli

Hepinize bol kazançlı, bereketli, hayırlı işler ve sağlıklı günler dilerim.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar