2025’te Türkiye tarım ekonomisi-1

Tarım, üstü açık bir fabrikaya benzetilir. İklim, üretim, salgın hastalık ve zararlı riskleri ve belirsizlikleri ile sürekli karşı kar­şıya kalır üreticilerimiz.

2025 yılında ülkemiz tarım ekonomisi, bir­çok açıdan büyük bir dayanıklılık testinden geçti. Son 65 yılın en büyük zirai donlarının yanı sıra kuraklık da tarımsal üretimimizi olumsuz etkiledi. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB), 65 bin personeli ile gece-gündüz, zirai don öncesi ve sonrası alınacak tedbirler ko­nusunda üreticilerimizin hep yanında oldu.

TÜİK’in 2025 yılı 3. çeyrek büyüme verileri, tarımda yüzde 12,7’lik bir daralmayı gösterir­ken toplumun önemli bir kesimi, don ve kurak­lığın yol açtığı zararı çoktan unutmuş gibiydi.

Aslında tamamen iklim kaynaklı olan bu üre­tim daralması, maalesef bazı kesimlerin se­vinçlerini gizleme ihtiyacı duymaksızın, Türki­ye’nin bunun altından kalkamayacağı şeklinde­ki talihsiz ifadelerini duymamıza neden oldu.

Dondan en fazla meyve üretimi etkilendi ve 2024 yılında göre yüzde 31 azalma yaşan­dı. Elmada yüzde 48, şeftalide yüzde 46, nek­tarinde yüzde 44, kirazda yüzde 71, üzümde yüzde 28, limonda yüzde 34, fındıkta yüzde 39, cevizde yüzde 38, Antep fıstığı yüzde 62 ve zeytinde yüzde 35 üretim azalması oldu. Kuraklık da 2025’de stratejik ürünlerimizi de vurdu. Buğdayda yüzde 13,7’lik azalma ile 17,9 milyon ton üretim gerçekleşti. Soyada yüzde 17,4 ve ayçiçeğinde ise yüzde 11,8 azal­ma meydana geldi. (Kaynak TÜİK)

Devlet destekli tarım sigortaları (TAR­SİM) kapsamında üreticilere 23,1 milyar TL hasar tazminatı ödenirken zirai don poliçe­si olmayanlara üretim masrafları üzerinden 22,9 milyar TL ödeme yapıldı.

Yeni yılda yeni uygulamalar

TOB, 2026 yılı için meyvelere yönelik ola­rak yeni sigorta paketleri hazırladığını du­yurdu. Yeni sigorta kapsamındaki temel si­gorta paketinde, belirli bir verim kayıp düze­yine kadar ürünlere güvence sağlanıyor. Bir başka pakette, kış donu zararları kapsama alınıyor. Bu sayede, gelişimin her aşamasında ürünler sigorta güvencesine kavuşuyor.

TARSİM’de bir başka yeni uygulama, köy bazlı verim sigortası yerine parsel bazlı si­gorta uygulamasına geçiş. Uygulama 2026’da Tekirdağ’da pilot olarak başlayacak.

Bakan Yumaklı, artık üreticilerin kendi tar­lasındaki verime göre tazminat alabileceğini; 2026’da elma, kayısı, şeftali, erik ve kiraz gibi dokuz ürün için temel sigorta paketinde uy­gulamaya geçileceğini ve narenciyede güneş yanıklığı riskinin de teminat kapsamına alı­nacağını belirtiyor.

SAT1 serotipi şap virüsü

Zamanında alınan tedbirlerle zararı en aza inmiş olsa da bu virüs en büyük zararı dezen­formasyona araç olarak verdi. Aslında SAT1 serotipi yurt dışı kaynaklı bir virüs. En son 60 yıl önce ülkemizde görülmüş. Özellikle ekonomik kayıplar, hayvan hareketliliğinin sınırlandırılması gibi sorunlar makro ekono­miyi etkileyebiliyor.

Yaklaşık 18 milyon büyükbaş hayvan için yerli üretim 21 milyon doz SAT1 aşısı uygulan­mış ve ikinci aşılara da başlanmış durumda.

Bitmeyen orman yangınları

Tarihin en sıcak günlerini yaşadığımız 2025’de her şeye rağmen, yüzde 0,35’lik ya­nan orman alanı oranı ile Fransa’dan sonra Avrupa’da en düşük oranı yakalamışız.

Dayanıklılık testi büyük ölçüde başarılı

Zirai don zararını, sigortalı-sigortasız ayı­rımı yapmadan ödeyen bu ülke, tarımda iyi bir dayanıklılık sınavı verdi. İklim krizinin yanı sıra İsrail-İran ve Hindistan-Pakistan gerginlikleri, devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı ve bölgemizde hep süregelen gergin­likler, artan orman yangınları ve şap hasta­lığına rağmen bu ülkede raflar boş kalmadı, bazı meyvelerde fahiş fiyatlar görülse de gıda güvencemizi tehdit edecek düzeyde stratejik ürünlerde sıkıntı yaşanmadı ve her aile ak­şamları evine sıcak ekmek götürebilme im­kanına sahip oldu.

(Devam edecek…)

Yazara Ait Diğer Yazılar