2026 yılı beklentileri
Adettendir, takvim yılının sonuna gelinirken, gelecek yıla dair beklentiler paylaşılır. Son yıllarda bu tahminlere dair hata paylarının oldukça yüksek olduğuna şahit olduk. Kısaca hatırlayalım, 2020 yılına dair tahminler covid kriziyle boşa çıktı, 2021 yılında ise Ukrayna-Rusya savaşı ile yanıldık. 2022’de heteredoks politikaları ve 2023’te de yeniden Ortodoks politikalara dönüşü ıskaladık.
2024 yılı Trump sürprizi piyasaları sarsarken, geride bırakmaya hazırlandığımız yılda da dışarıda gümrük savaşları ve içeride mart ayından bu yana devam eden gelişmeler ile çalkalandık. Yenilen pehlivan güreşmeye doymazmış derler, ancak burada durum biraz farklı. Tabii ki tüm gelişmeleri kronolojik olarak öngörmek imkansız ve tahmin süresi uzadıkça hata payı da doğal olarak artıyor. Diğer yandan yatırımcıların görmek istediği mevcut koşullar altında gelecek yıl nasıl şekillenir bilgi sahibi olmak, yani tüm tahminler aslında bu gözle değerlendirilmeli.
Sıkı politikaya rağmen talep hız kesmedi
2025 yılında uygulanan sıkı para politikasına rağmen, iç talebin hız kesmediğini ve ekonominin %3.5-%4 bandının üst kısmına yakın bir büyüme sergilediğini görmekteyiz. Gelecek yıla dair beklentilerim de benzer şekilde, yani ülkemizin %3’e yakın bir büyüme gerçekleştirmesi beklenen dünya ekonomisine görece daha iyi bir büyüme performansı göstermesi muhtemel. Aynı bu hafta olduğu gibi TCMB faizleri 2026 genelinde de kademeli olarak indirmeye devam edecek. Gelecek yılın sonuna dair beklentilerim enflasyonun %25 düzeyine ineceği ve buna paralel olarak politika faizinin de %30 düzeyine çekileceği.
Enflasyonun nasıl bir patikada ilerleyeceğine dair iki belirleyici faktör var. Yeniden değerleme oranının yönetilen ve yönlendirilen tarafa nasıl uyarlanacağı ile asgari ücret zammının hangi oranda belirleneceği önemli. Türk-İş tarafından Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin masraflarını ölçmeye çalışan gıda sepeti 30 bin TL sınırına dayandı. Son yıllarda görmeye alışık olduğumuz gibi bu eşiğin üzerinde bir ücret belirlenirse, TCMB tarafından dile getirilen %16 enflasyon ara hedefinin gerçekleşmesi oldukça zor olacak. Bu baremin altında belirlenen bir ücret ise dezenflasyon açısından olumlu ancak çalışan nüfusun refahı adına negatif algılanacak.
EUR/USD paritesi yakından takip edilecek
Gelecek yıla dair önemli faktörlerden biri de şüphesiz EUR/USD paritesinin seyri olacak. 2025 yılında beklentilerin ötesinde bir yükseliş kaydeden pariteye dair 2026 yılı sonuna dair beklentiler 1.20 civarında. Sınırlı da olsa euro lehine beklentiler, ihracat gelirimizin artması ve ara malı ithalat ödemelerimizin görece azalması adına mühim.
Enerji fiyatları da benzer şekilde bizim dışımızda belirlenen ama etkisi tüm ülkede hissedilen bir unsur. Burada da rüzgarın lehimize esmesi ve 60 dolar varil civarına tabiri caizse demir atan fiyatların gelecek yılı sınırlı artışla tamamlaması beklenmekte. Enerji fiyatlarının belirli bir dengede gitmesi ithalatımız ve dolayısıyla dış ticaret dengemiz açısından önemli.
2026 yılında ülkemize dair beklentiler ile yazının sonuna geldik, arzu ederseniz haftaya da benzer bir fikir jimnastiğini dünyanın geri kalanı adına gerçekleştirelim.